Önceki Sonraki

11:40Hûd Suresi 40. Ayet

Kuran Sırası: 11 İniş Sırası: 52
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123

11:40Hûd Suresi 40. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
حتى
Hattā
|
sonunda
2
إذا
iƶā
|
zaman
3 Kombi Müfredat
جاء
cā'e
CYE|ج ي ا
geldiği
4 Kombi Müfredat
أمرنا
emrunā
EMR|ا م ر
emrimiz
5 Kombi Müfredat
وفار
ve fāra
FVR|ف و ر
ve kaynadığında
6
التنور
t-tennūru
|
tandır
7 Kombi Müfredat
قلنا
ḳulnā
GVL|ق و ل
dedik ki
8 Kombi Müfredat
احمل
Hmil
ḪML|ح م ل
bindir
9
فيها
fīhā
|
ona
10
من
min
|
11 Kombi Müfredat
كل
kullin
KLL|ك ل ل
her şeyden
12 Kombi Müfredat
زوجين
zevceyni
ZVC|ز و ج
çifti
13 Kombi Müfredat
اثنين
ṧneyni
S̃NY|ث ن ي
ikişer
14 Kombi Müfredat
وأهلك
ve ehleke
EHL|ا ه ل
ve aileni
15
إلا
illā
|
dışındaki
16
من
men
|
olanlar
17 Kombi Müfredat
سبق
sebeḳa
SBG|س ب ق
önceden
18
عليه
ǎleyhi
|
aleyhlerine
19 Kombi Müfredat
القول
l-ḳavlu
GVL|ق و ل
hüküm verilmiş
20
ومن
ve men
|
ve
21 Kombi Müfredat
آمن
āmene
EMN|ا م ن
iman edenleri
22
وما
ve mā
|
ve
23 Kombi Müfredat
آمن
āmene
EMN|ا م ن
zaten iman etmemişti
24
معه
meǎhu
|
onunla beraber
25
إلا
illā
|
dışında
26 Kombi Müfredat
قليل
ḳalīlun
GLL|ق ل ل
çok az kimse
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |حَتَّىٰ: sonunda | إِذَا: zaman | جَاءَ: geldiği | أَمْرُنَا: emrimiz | وَفَارَ: ve kaynadığında | التَّنُّورُ: tandır | قُلْنَا: dedik ki | احْمِلْ: bindir | فِيهَا: ona | مِنْ: | كُلٍّ: her şeyden | زَوْجَيْنِ: çifti | اثْنَيْنِ: ikişer | وَأَهْلَكَ: ve aileni | إِلَّا: dışındaki | مَنْ: olanlar | سَبَقَ: önceden | عَلَيْهِ: aleyhlerine | الْقَوْلُ: hüküm verilmiş | وَمَنْ: ve | امَنَ: iman edenleri | وَمَا: ve | امَنَ: zaten iman etmemişti | مَعَهُ: onunla beraber | إِلَّا: dışında | قَلِيلٌ: çok az kimse | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |حتى ḪT sonunda | إذا ÎZ̃E zaman | جاء CEÙ geldiği | أمرنا ÊMRNE emrimiz | وفار WFER ve kaynadığında | التنور ELTNWR tandır | قلنا GLNE dedik ki | احمل EḪML bindir | فيها FYHE ona | من MN | كل KL her şeyden | زوجين ZWCYN çifti | اثنين ES̃NYN ikişer | وأهلك WÊHLK ve aileni | إلا ÎLE dışındaki | من MN olanlar | سبق SBG önceden | عليه ALYH aleyhlerine | القول ELGWL hüküm verilmiş | ومن WMN ve | آمن ËMN iman edenleri | وما WME ve | آمن ËMN zaten iman etmemişti | معه MAH onunla beraber | إلا ÎLE dışında | قليل GLYL çok az kimse | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |Hattā: sonunda | iƶā: zaman | cā'e: geldiği | emrunā: emrimiz | ve fāra: ve kaynadığında | t-tennūru: tandır | ḳulnā: dedik ki | Hmil: bindir | fīhā: ona | min: | kullin: her şeyden | zevceyni: çifti | ṧneyni: ikişer | ve ehleke: ve aileni | illā: dışındaki | men: olanlar | sebeḳa: önceden | ǎleyhi: aleyhlerine | l-ḳavlu: hüküm verilmiş | ve men: ve | āmene: iman edenleri | ve mā: ve | āmene: zaten iman etmemişti | meǎhu: onunla beraber | illā: dışında | ḳalīlun: çok az kimse | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |ḪT: sonunda | ÎZ̃E: zaman | CEÙ: geldiği | ÊMRNE: emrimiz | VFER: ve kaynadığında | ELTNVR: tandır | GLNE: dedik ki | EḪML: bindir | FYHE: ona | MN: | KL: her şeyden | ZVCYN: çifti | ES̃NYN: ikişer | VÊHLK: ve aileni | ÎLE: dışındaki | MN: olanlar | SBG: önceden | ALYH: aleyhlerine | ELGVL: hüküm verilmiş | VMN: ve | ËMN: iman edenleri | VME: ve | ËMN: zaten iman etmemişti | MAH: onunla beraber | ÎLE: dışında | GLYL: çok az kimse | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Sonucu emrimiz gelip tandırın altından su kaynamaya başlayınca her mahlûktan birer çifti ve helâki taktîr edilenden başka âilenden olanları ve inananları gemiye yükle dedik; zâten maiyetinde bulunan inanmış kişiler de pek azdı.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Nihayet emrimiz gelip de sular coşup yükselmeye başlayınca Nuh'a dedik ki: "(Canlı çeşitlerinin) her birinden iki eş ile -(boğulacağına dair) aleyhinde söz geçmiş olanlar dışında- aileni ve iman edenleri gemiye yükle!" Zaten onunla beraber pek azı iman etmişti.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Nihayet hükmümüz geldiğinde ve sular kaynaklardan fışkırıp taştığında dedik ki: "Ona, her cinsten bir çift ile daha önce aleyhlerine hüküm verilmiş olanlar dışında, aileni ve tüm iman etmiş olanları yükle". . . Zaten Onunla beraber iman eden çok azdı.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Nihayet gemilerin yapımı bitirilip, planımızın icra vakti geldiğinde, bütün kaynaklardan fışkıran sularla, yeryüzünde sular yükselirken, tan yeri ağardığı sırada; buhar kazanları çalıştırılıp istim yükselmeye başlayınca, biz Nûh’a: 'Canlıların her birinden erkekli dişili birer çift ile, aleyhinde hüküm verilenlerin dışında aileni ve iman edenleri gemiye al, yükle' dedik. Zaten onunla beraber kavminden pek azı iman etmişti.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Sonuçta emrimiz gelip tandır kaynayınca: 'Her şeyden birer çifti ve aleyhlerine önceden hükmümüz verilmiş olanlar dışındaki aile fertlerini ve iman edenleri gemiye bindir' dedik. Zaten onunla beraber ancak çok az kimse iman etmişti.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Sonunda emrimiz geldiğinde ve tandır feveran ettiği zaman, dedik ki: "Her birinden ikişer çift (hayvan) ile aleyhlerinde söz geçmiş olanlar dışında, aileni ve iman edenleri ona yükle." Zaten onunla birlikte çok azından başkası iman etmemişti.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Nihayet helâk etme emrimiz geldiği ve fırından su taşıp fışkırdığı (yahut geminin kazanı kaynadığı) vakit Nûh’a şöyle dedik: “-Faydalanılan hayvanların her cinsinden erkek ve dişi olmak üzere ikişer tane çift ve üzerlerine boğulma emri takdir edilenler müstena, aile halkınla bir de iman edenleri gemiye yükle.” Zaten beraberinde iman edenler pek azdı.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Buyrugumuz gelip tandirdan sular kaynamaga baslayinca, «Her cinsten birer cifti ve aleyhine hukum verilmis olanin disinda kalan coluk cocugunu ve inananlari gemiye bindir» dedik. Pek az kimse onunla beraber inanmisti.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Sonunda emrimiz gelip tennur kaynamaya başlayınca (Nuh'a) dedik ki: «Her (hayvanın) dişi ve erkeğinden ikişer taneyi ve aleyhinde (ilâhi) hüküm geçmiş olanlar dışında aileni ve imân edenleri gemiye yüklet (bindir)!» Ne var ki, beraberinde imân edenler pek az kimseler idi.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Nihayet emrimiz gelip, tandır kaynamaya başlayınca (sular coşup taşınca) Nûh’a dedik ki: “Her cins canlıdan (erkekli dişili) birer çift, bir de kendileri hakkında daha önce hüküm verilmiş olanlar dışındaki âilen ile iman edenleri ona yükle.” Ama, onunla beraber sadece pek az kimse iman etmişti.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Buyruğumuz gelip tandırdan sular kaynamağa başlayınca, 'Her cinsten birer çifti ve aleyhine hüküm verilmiş olanın dışında kalan çoluk çocuğunu ve inananları gemiye bindir' dedik. Pek az kimse onunla beraber inanmıştı.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Nihayet emrimiz gelip de sular coşup yükselmeye başlayınca Nuh'a dedik ki: «(Canlı çeşitlerinin) her birinden birer çift ile -(boğulacağına dair) aleyhinde söz geçmiş olanlar dışında- aileni ve iman edenleri gemiye yükle!» Zaten onunla beraber pek azı iman etmişti.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Nihayet emrimiz gelip de gök kaynayıp taşınca, kendisine dedik ki: 'Her türden birer çifti, daha önce mahkum edilmiş olanlar hariç, çoluk çocuğunu ve inananları ona yükle.' Kendisiyle birlikte inanmış olanlar zaten bir kaç kişiydi.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Nihayet emrimiz geldiği ve tennur (tandır veya geminin kazanı) tutuşup parladığı zaman dedik ki; «Erkeği ve dişisi olan her canlıdan ikişer tane, aleyhlerinde hüküm verilmiş olanların dışında, aileni ve iman etmiş olanları geminin içine yükle». Zaten beraberinde iman edenler çok az idi.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Nihayet emrimiz gelip de tennür (geminin kazanı) kaynayınca Nuh'a: «Her birinden ikişer çift alıp aleyhinde hüküm geçmiş olanların dışında aileni ve iman edenleri gemiye yükle!» dedik. Zaten onunla birlikte pek azı dışında kimse iman etmemişti.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Nihayet emrimiz geldiği ve tennur feveran ettiği vakıt dedik ki: yükle içine her birinden ikişer çift, ve aleyhinde huküm sebketmiş olandan maada ehlini ve iyman edenleri, maamafih pek azından maadası beraberinde iyman etmemişti, dediDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Nihayet emrimiz gelip tandır kaynamaya (her taraftan sular fışkırmaya) başlayınca Nuh'a «Her canlı türünün birer çiftini, boğulacağına ilişkin hükmümüzün kesinleştiği kimse dışında kalan aile bireylerini ve mü'minleri gemiye bindir» dedik. Zaten O'na az sayıda kişi inanmıştı.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Sonunda buyruğumuz geldiğinde ve tandır feveran ettiği zaman dedik ki: "Her birinden ikişer çift (hayvan) ile aleyhlerinde söz geçmiş olanlar dışında ehlini (aileni) ve inananları ona bindir." Zaten onunla birlikte çok azından başkası inanmamıştı.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Sonunda emrimiz geldiği ve iş kızıştığı zaman Biz dedik ki: “Her cinsten birer çifti ve aleyhlerinde hüküm verilmiş olanların dışında aileni ve iman etmiş olanları onun içine yükle.” –Zaten o'nunla birlikte çok azından başkası iman etmemişti.– Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Nihayet emrimiz gelib de fırın kaynadığı zaman (Nuha) dedik ki: «Her birinden (her bir neviden erkek ve dişi) ikişer çift ile — aleyhinde söz geçmiş (helakleri takdîr edilmiş) olanlar müstesna — aileni ve îman edenleri içine yükle». Zâten onun maiyyetindeki az kimselerden başkası da îman etmemişdi. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Nihâyet emrimiz gelip de fırın kaynadığı (iş kızışıp, sular kabarmak üzere olduğu) zaman, (Nûh’a) buyurduk ki: '(Canlıların) her birinden (erkek ve dişi olmak üzere) ikişer eş ile (sana îmân etmediklerinden, boğulacaklarına dâir) aleyhinde söz geçmiş olanlar (bir oğlun ile diğer zevcen) dışında âileni ve îmân edenleri ona (gemiye)yükle!' Zâten onunla berâber ancak pek az kimse îmân etmişti.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Nihayet buyruğumuz gelip sular kaynamaya başlayınca: Her cinsten birer çifti ve hakkında hüküm verilmiş olanın dışında kalan çoluk çocuğunu ve inananları gemiye al, dedik. Zaten onunla beraber pek az kimse inanmıştı.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ve emrimiz gelince, tennur kaynadı. “O zaman herşeyden, iki unsurdan oluşan (bir dişi ve bir erkek) bir çifti ve haklarında söz geçmiş olanlar (boğulacakların sözü: âyet-37) hariç, aileni ve âmenû olanları onun içine yükle.” dedik. Az kişiden başkası, onunla beraber âmenû olmadı.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : (Bu böylece devam etti) ta ki, hükmümüz vaki olup da yeryüzünde sular taşkınlar halinde kaynayıp coşuncaya kadar. (Nuh'a): "Her cins (hayvandan) birer çift ve haklarında hüküm verilmiş olanları değil, yalnız aileni ve imana erişenleri gemiye bindir!" dedik, çünkü o'nun inancını paylaşanlar zaten küçük bir topluluktu.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Nihâyet emrimiz geldiği ve tennur kaynadığı vakit dedi ki: «Onun içine herbirinden ikişer çift ve aleyhine hüküm sabketmiş olandan maada ehlini ve imân etmiş olanları yükle.» Ve maamafih pek azından başkası onunla beraber imân etmemişti.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Nihayet emrimiz gelip de fırın kaynadığı zaman, Nuh'a dedik ki: “Her cinsten ikişer çift ile, aleyhinde hüküm verilmiş olanlar dışında, âileni ve iman edenleri gemiye yükle!” Zaten pek az kimse onunla beraber iman etmişti.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Sonunda emrimiz gelip, yerden sular kaynamağa başlayınca: -Her şeyden ikişer çift aleyhlerinde hüküm verilmiş olan dışında aileni ve iman edenleri ona bindir, dedik. Zaten onun yanında iman etmiş olan kimseler çok azdı.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Nihayet emrimiz gelip de tennur kaynadığı zaman Nuh’a dedik ki:"Her hayvan türünden erkekli dişili ikişer eş ile haklarında helâk hükmü verilmiş olanları hariç olmak üzere, aileni bir de iman edenleri gemiye al!" Zaten beraberinde iman eden pek az insan vardı.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Nihâyet emrimiz gelip de tandır kaynayınca (iş ciddileşip sular kaynamağa başlayınca, Nûh'a) dedik ki: "Her şeyden ikişer çifti ve aleyhlerinde hüküm verdiklerimiz hâric olmak üzere âileni ve inananları gemiye yükle!" Zaten onunla beraber inanan pek azdı.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Sonunda emrimiz geldiğinde ve tandır feveran ettiği zaman, dedik ki: «Her birinden ikişer çift (hayvan) ile aleyhlerinde söz geçmiş olanlar dışında, aileni ve iman edenleri ona yükle.» Zaten onunla birlikte çok azından başkası iman etmemişti.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Nihayet emrimiz geldi, sular kaynamaya başladı. Ve Nuh'a dedik ki: 'Hepsinden birer çift ile hakkında azap hükmü verilmiş olanlar dışında aileni ve iman edenleri gemiye al.' Zaten onunla beraber iman eden pek az kişi vardı.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Nihayet emrimiz gelip de tandır kaynayınca şöyle seslendik: "Yükle içine her birinden ikişer çift ve aleyhinde hüküm verilen hariç olmak üzere aileni, bir de iman etmiş olanları." Ama Nûh'la birlikte çok az bir kısmı iman etmişti.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.