Kırık Meal (Arapça) : |إِنَّ: şüphesiz ki | الَّذِينَ: kimseler | امَنُوا: iman eden(ler) | وَعَمِلُوا: ve işleyenler | الصَّالِحَاتِ: iyi işler | وَأَخْبَتُوا: ve gönülden boyun eğenler | إِلَىٰ: | رَبِّهِمْ: Rabblerine | أُولَٰئِكَ: işte onlar | أَصْحَابُ: ehlidirler | الْجَنَّةِ: cennet | هُمْ: onlar | فِيهَا: orada | خَالِدُونَ: kalıcıdırlar |
Kırık Meal (Harekesiz) : |إن ÎNşüphesiz ki | الذين ELZ̃YNkimseler | آمنوا ËMNWEiman eden(ler) | وعملوا WAMLWEve işleyenler | الصالحات ELṦELḪETiyi işler | وأخبتوا WÊḢBTWEve gönülden boyun eğenler | إلى ÎL | ربهم RBHMRabblerine | أولئك ÊWLÙKişte onlar | أصحاب ÊṦḪEBehlidirler | الجنة ELCNTcennet | هم HMonlar | فيها FYHEorada | خالدون ḢELD̃WNkalıcıdırlar |
Kırık Meal (Okunuş) : |inne: şüphesiz ki | elleƶīne: kimseler | āmenū: iman eden(ler) | ve ǎmilū: ve işleyenler | S-SāliHāti: iyi işler | ve eḣbetū: ve gönülden boyun eğenler | ilā: | rabbihim: Rabblerine | ulāike: işte onlar | eSHābu: ehlidirler | l-cenneti: cennet | hum: onlar | fīhā: orada | ḣālidūne: kalıcıdırlar |
Kırık Meal (Transcript) : |ÎN: şüphesiz ki | ELZ̃YN: kimseler | ËMNVE: iman eden(ler) | VAMLVE: ve işleyenler | ELṦELḪET: iyi işler | VÊḢBTVE: ve gönülden boyun eğenler | ÎL: | RBHM: Rabblerine | ÊVLÙK: işte onlar | ÊṦḪEB: ehlidirler | ELCNT: cennet | HM: onlar | FYHE: orada | ḢELD̃VN: kalıcıdırlar |
Abdulbaki Gölpınarlı : İnanıp iyi işlerde bulunanlara ve Rablerine yalvarıp yakaranlara gelince: Onlardır cennet ehli ve onlar, orada ebedî kalırlar.
Adem Uğur : İnanıp da güzel işler yapan ve Rablerine gönülden boyun eğenlere gelince, işte onlar cennet ehlidir. Onlar orada ebedî kalırlar.
Ahmed Hulusi : Muhakkak ki iman edip imanın gereği fiilleri ortaya koyanlar ve Rablerine huşû ve itaat hâlinde olanlar var ya, işte onlar cennet ehlidir! Onlar orada ebedî kalıcılardır.
Ahmet Tekin : İman ederek, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenler, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanlar, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanlar, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenler Rablerine kemâl-i edeple gönülden boyun eğenler, işte onlar cennet ehlidirler. Onlar orada ebedî yaşayacaklar.
Ahmet Varol : İman edip iyi işler işleyen ve Rabblerine gönülden boyun eğenlere gelince; işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada sonsuza kadar kalacaklardır.
Ali Bulaç : İman edip salih amellerde bulunanlar ve 'Rablerine kalbleri tatmin bulmuş olarak bağlananlar', işte bunlar da cennetin halkıdırlar. Onda süresiz kalacaklardır.
Ali Fikri Yavuz : Fakat iman edip sâlih amellerde bulunanlar ve huşû ile Rablerine itaat edenler (var ya), işte bunlar cennetliktirler, orada onlar ebedî kalıcıdırlar.
Bekir Sadak : Dogrusu inanan ve yararli is yapanlar ve Rablerine boyun egenler, iste onlar cennetliklerdir; orada temellidirler.
Celal Yıldırım : Onlar ki, imân edip iyi-yararlı amellerde bulundular ve Rablarına gönülden bağlanıp kalb yatışkanlığıyla O'na yönelip eğildiler, işte onlar Cennet yaranıdırlar ve orada ebedî kalıcılardır.
Diyanet İşleri : İman edip, salih ameller işleyen ve Rablerine gönülden bağlananlara gelince, işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
Diyanet İşleri (eski) : Doğrusu inanan ve yararlı iş yapanlar ve Rablerine boyun eğenler, işte onlar cennetliklerdir; orada temellidirler.
Diyanet Vakfi : İnanıp da güzel işler yapan ve Rablerine gönülden boyun eğenlere gelince, işte onlar cennet ehlidir. Onlar orada ebedî kalırlar.
Edip Yüksel : İnanıp erdemli davrananlar ve Rab'lerine gönülden boyun eğenler ise cennet halkıdır. Onlar orada ebedi kalıcıdır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Fakat iman edip salih amel işleyenler ve Rablerine karşı edepli olanlar, güvenen ve itaat edenler var ya, işte bunlar da cennet ehlidirler. Onlar orada ebedi kalırlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Fakat iman edip güzel işler yapanlar ve Rablerine edeple gönülden itaat edenler, işte bunlar, cennetliklerdir; orada sonsuza dek kalacaklardır.
Elmalılı Hamdi Yazır : Fakat iyman edip salih salih ameller yapanlar ve mevlâlarına edeb ve ıtmi'nan ile itaatkâr olanlar işte bunlar eshabı Cennet hep orada muhalleddirler
Fizilal-il Kuran : İman edip iyi ameller işleyenlere ve Allah'a gönülden saygı besleyenlere gelince, onlar cennetliklerdir ve orada ebedi olarak kalacaklardır.
Gültekin Onan : İnanıp salih amellerde bulunanlar ve 'rablerine kalbleri tatmin bulmuş olarak bağlananlar', işte bunlar da cennetin halkıdırlar. Onda süresiz kalacaklardır.
Hakkı Yılmaz : Şüphesiz iman edenler, düzeltmeye yönelik işleri yapanlar ve Rablerine derin saygı ve alçakgönüllülük ile bağlananlar, işte bunlar da cennet ashâbıdırlar. Onlar orada sonsuz olarak kalırlar.
Hasan Basri Çantay : Îman edib de güzel işler yapanlar (a) ve huşu ve tevaazu'la Rablerine bağlananlar (a gelince) onlar cennetin yaranıdırlar. Onun içinde ebedî kalıcıdırlar onlar.
Hayrat Neşriyat : Muhakkak îmân edip sâlih ameller işleyenler ve Rablerine gönülden boyun eğenler var ya, işte onlar Cennet ehlidirler. Onlar orada ebedî olarak kalıcıdırlar.
İbni Kesir : Doğrusu inanan, salih ameller işleyen ve Rabblarına boyun eğenler; işte onlardır cennetlik olanlar. Orada ebediyyen kalacaklardır.
İskender Evrenosoğlu : Muhakkak ki; âmenû olanlar (ölmeden evvel Allah'a ulaşmayı dileyenler), ıslâh edici amel (nefs tezkiyesi) yapanlar ve Rab'lerine huşû duyanlar (kalplerine ihbat konulanlar, razı ve itaatkâr olanlar), işte onlar, cennet ehlidir. Onlar, orada ebedî kalanlardır.
Muhammed Esed : (Buna karşılık,) gerçek imana erişen, dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyan ve Rablerine alçak gönüllülükle boyun eğen kimseler; cennetlik olanlar, orada yerleşip sonsuza kadar yaşayacak olanlar işte böyleleridir.
Ömer Nasuhi Bilmen : İmân edenler, ve sâlih amellerde bulunanlar ve Rablerine kemal-i itaat ve huşû ile mutmain olanlar (yok mu) işte şüphesiz ki onlar cennet sahibidirler, onlar orada ebedîyyen kalıcılardır.
Ömer Öngüt : İman edip sâlih ameller işleyen ve Rablerine gönülden boyun eğenlere gelince, işte onlar cennet halkıdırlar. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
Şaban Piriş : İman edip, doğru işler yapanlar ve Rab’lerine kesinkes bağlananlar, onlar, cennet halkıdırlar. Onlar orada temelli kalacaklardır.
Suat Yıldırım : Fakat iman edip makbul ve güzel işler yapanlar ve mevlâlarına gönülden bağlanıp itaat edenler ise cennetliktir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
Süleyman Ateş : İnanıp iyi işler yapan ve Rablerine gönülden boyun eğenlere gelince; işte onlar da cennet halkıdır, onlar orada ebedi kalacaklardır.
Tefhim-ul Kuran : İman edip salih amellerde bulunanlar ve 'Rablerine kalbleri tatmin bulmuş olarak bağlananlar', işte bunlar da cennetin halkıdırlar. Onda temelli olarak kalacaklardır.
Ümit Şimşek : İman eden, güzel işler yapan ve Rablerine gönülden itaat edenlere gelince, işte onlar Cennet ehlidir; orada sürekli kalacaklardır.
Yaşar Nuri Öztürk : İman edip hayra ve barışa yönelik işler yaparak Rablerine içten bir bağlılıkla boyun eğenlere gelince, onlar cennet halkıdırlar. Sürekli kalacaklardır orada.