Kırık Meal (Arapça) : |قَالَ: (O) dedi ki | سَاوِي: sığınacağım | إِلَىٰ: | جَبَلٍ: bir dağa | يَعْصِمُنِي: o beni korur | مِنَ: -dan | الْمَاءِ: su- | قَالَ: dedi ki | لَا: yoktur | عَاصِمَ: kurtulacak | الْيَوْمَ: bugün | مِنْ: -nden | أَمْرِ: emri- | اللَّهِ: Allah'ın | إِلَّا: dışında | مَنْ: kimselerin | رَحِمَ: merhanet ettiği | وَحَالَ: bu sırada girdi | بَيْنَهُمَا: aralarına | الْمَوْجُ: bir dalga | فَكَانَ: ve o da oldu | مِنَ: -dan | الْمُغْرَقِينَ: boğulanlar- |
Kırık Meal (Harekesiz) : |قال GEL(O) dedi ki | سآوي S ËWYsığınacağım | إلى ÎL | جبل CBLbir dağa | يعصمني YAṦMNYo beni korur | من MN-dan | الماء ELMEÙsu- | قال GELdedi ki | لا LEyoktur | عاصم AEṦMkurtulacak | اليوم ELYWMbugün | من MN-nden | أمر ÊMRemri- | الله ELLHAllah'ın | إلا ÎLEdışında | من MNkimselerin | رحم RḪMmerhanet ettiği | وحال WḪELbu sırada girdi | بينهما BYNHMEaralarına | الموج ELMWCbir dalga | فكان FKENve o da oldu | من MN-dan | المغرقين ELMĞRGYNboğulanlar- |
Kırık Meal (Okunuş) : |ḳāle: (O) dedi ki | sāvī: sığınacağım | ilā: | cebelin: bir dağa | yeǎ'Simunī: o beni korur | mine: -dan | l-māi: su- | ḳāle: dedi ki | lā: yoktur | ǎāSime: kurtulacak | l-yevme: bugün | min: -nden | emri: emri- | llahi: Allah'ın | illā: dışında | men: kimselerin | raHime: merhanet ettiği | ve Hāle: bu sırada girdi | beynehumā: aralarına | l-mevcu: bir dalga | fekāne: ve o da oldu | mine: -dan | l-muğraḳīne: boğulanlar- |
Kırık Meal (Transcript) : |GEL: (O) dedi ki | S ËVY: sığınacağım | ÎL: | CBL: bir dağa | YAṦMNY: o beni korur | MN: -dan | ELMEÙ: su- | GEL: dedi ki | LE: yoktur | AEṦM: kurtulacak | ELYVM: bugün | MN: -nden | ÊMR: emri- | ELLH: Allah'ın | ÎLE: dışında | MN: kimselerin | RḪM: merhanet ettiği | VḪEL: bu sırada girdi | BYNHME: aralarına | ELMVC: bir dalga | FKEN: ve o da oldu | MN: -dan | ELMĞRGYN: boğulanlar- |
Abdulbaki Gölpınarlı : O, dağda bir yere sığınırım ben dedi. Nûh, bugün dedi Allah'ın acıdığı kişilerden başka onun emrinden kurtulacak yok ve derken aralarına bir dalgadır giriverdi ve o da boğulanlara katıldı.
Adem Uğur : Oğlu: Beni sudan koruyacak bir dağa sığınacağım, dedi. (Nuh): "Bugün Allah'ın emrinden (azabından), merhamet sahibi Allah'tan başka koruyacak kimse yoktur" dedi. Aralarına dalga girdi, böylece o da boğulanlardan oldu.
Ahmed Hulusi : (Oğlu) dedi ki: "Beni sudan koruyan bir dağa sığınacağım". . . (Nuh) dedi ki: "Bugün, rahmet ettiği kimse müstesna, Allâh hükmünden koruyucu yoktur". . . İkisi arasına giren dalga ile o da boğulanlardan oldu.
Ahmet Tekin : Oğlu:
'Beni suda boğulmaktan koruyacak bir dağa çıkacağım, oraya sığınacağım' dedi. Nuh:
'Bugün, Allah’ın icra planından, azâbından, Allah’ın rahmeti ve merhametiyle muamele ettiği kimseler korunur' dedi. Aralarına dalgalar girdi. Böylece o da boğulanlardan oldu.
Ahmet Varol : O: 'Bir dağa sığınacağım. O beni sudan korur' dedi. (Nuh): 'Bugün kendilerine rahmet ettiklerinin dışında Allah'ın emrinden kurtulacak yoktur' dedi. Bu sırada aralarına bir dalga girdi ve o da boğulanlardan oldu.
Ali Bulaç : (Oğlu) Dedi ki: "Ben bir dağa sığınacağım, o beni sudan korur." Dedi ki: "Bugün Allah'ın emrinden, esirgeyen olan (Allah)dan başka bir koruyucu yoktur." Ve ikisinin arasına dalga girdi, böylece o da boğulanlardan oldu.
Ali Fikri Yavuz : O, (babasına) dedi ki: “- Beni sudan koruyacak bir dağa sığınırım.” Babası şöyle dedi: “- Bugün Allah’ın emrinden koruyacak yoktur. Meğer ki, Allah iman nasip etmekle rahmet buyursun.” Nihayet, ikisinin arasına dalga girdi, o da boğulanlardan oldu.
Celal Yıldırım : O, «ben az sonra bir dağa sığınırım, o beni sudan korur» dedi. Nûh ona: «Bugün Allah'ın emrinden koruyacak (hiçbir güc ve yardımcı) yoktur; ancak O'nun merhamet ettiği müstesna,» derken aralarına dal ga(lar) girdi ve o da boğulanlardan (biri) oldu.
Diyanet İşleri : O, “Ben, kendimi sudan koruyacak bir dağa sığınacağım” dedi. Nûh, “Bugün Allah’ın rahmet ettikleri hariç, O’nun azabından korunacak hiç kimse yoktur” dedi. Derken aralarına dalga giriverdi de oğlu boğulanlardan oldu.
Diyanet İşleri (eski) : Oğlu: 'Dağa sığınırım, beni sudan kurtarır' deyince, Nuh: 'Bugün Allah'ın buyruğundan O'nun acıdıkları dışında kurtulacak yoktur' dedi. Aralarına dalga girdi, oğlu da boğulanlara karıştı.
Diyanet Vakfi : Oğlu: Beni sudan koruyacak bir dağa sığınacağım, dedi. (Nuh): «Bugün Allah'ın emrinden (azabından), merhamet sahibi Allah'tan başka koruyacak kimse yoktur» dedi. Aralarına dalga girdi, böylece o da boğulanlardan oldu.
Edip Yüksel : O ise, 'Beni sudan koruması için bir tepeye sığınacağım,' dedi. (Nuh): 'Bugün ALLAH'ın yargısından koruyacak hiç bir şey yoktur; ancak O'nun acıdıkları hariç,' dedi. Dalgalar ikisi arasından geçti; o, boğulanların arasındaydı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : O, dedi ki; «Ben, beni sudan koruyacak bir dağa çıkacağım». Nuh da «Bu gün Allah'ın merhamet ettiğinden başkasını, Allah'ın bu emrinden koruyacak kimse yoktur.» dedi. Derken dalga aralarına giriverdi. O da boğulanlardan oldu.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : O: «Ben, beni sudan koruyacak bir dağa sığınacağım.» dedi. Nuh: «Bugün Allah'ın emrinden koruyacak yok; meğer ki O rahmet ede!» dedi, derken dalga aralarına giriverdi ve o da boğulanlardan oldu.
Elmalılı Hamdi Yazır : O, ben: beni sudan koruyacak bir dağa sığınacağım dedi, bu gün, dedi: Allahın emrinden koruyacak yoktur, meğer ki o rahmet buyıra derken, dalga aralarına giriverdi, o da boğulanlardan oldu
Fizilal-il Kuran : Oğlu «Beni sulardan koruyacak bir dağa sığınacağım» dedi. Nuh, ona «Bugün Allah'ın emrinden kurtaracak hiçbir güç yoktur, sadece O'nun esirgedikleri kurtulabilir» dedi. Tam bu sırada aralarına bir dalga girdi de Nuh'un oğlu boğulanların arasına katıldı.
Gültekin Onan : (Oğlu) Dedi ki: "Ben bir dağa sığınacağım, o beni sudan korur." Dedi ki: "Bu gün Tanrı'nın buyruğundan esirgeyen (Tanrı)dan başka bir koruyucu yoktur. Ve ikisinin arasına dalga girdi, böylece o da boğulanlardan oldu.
Hakkı Yılmaz : Nûh'un oğlu dedi ki: “Ben, kendimi sudan koruyacak bir dağa sığınacağım.” Nûh, “Bugün Allah'ın merhamet ettiğinden başkasını, Allah'ın bu emrinden koruyacak kimse yoktur” dedi. Ve dalga aralarına girdi. O da suda boğulanlardan oluverdi.
Hasan Basri Çantay : O, dedi ki: «Bir dağa sığınırım, o beni sudan korur». (Nuh da şöyle) dedi: «Bu gün Allahın emrinden, esirgeyen kendinden başka, hiç bir koruyucu yokdur», ikisinin arasına dalga girdi, o da boğulanlardan oldu.
Hayrat Neşriyat : (Oğlu yine de îmân etmekten kaçınarak:) 'Beni sudan muhâfaza edecek bir dağa sığınacağım' dedi. (Nûh:) 'Bugün (Allah’ın) merhamet ettiği kimse müstesnâ, Allah’ın emrinden (azâbından) koruyucu kimse yoktur!' dedi. Ve aralarına dalga girdi de (artık o)boğulanlardan oldu.
İbni Kesir : O: Dağa sığınırım, beni sudan kurtarır, deyince; Nuh: Bu gün Allah'ın rahmetine erişenden başkası için Allah'ın buyruğundan kurtuluş yoktur, dedi. Ve aralarına dalga girdi, o da boğulanlardan oldu.
İskender Evrenosoğlu : (Nuh (A.S)'ın oğlu şöyle) dedi: “Beni sudan koruyacak bir dağa sığınacağım.” Nuh (A.S): “Bugün Allah'ın emrinden koruyan bir koruyucu yoktur. (Allah'ın) rahmet ettiği kimseler hariç.” dedi. Ve ikisinin arasına dalga(lar) girdi ve böylece boğulanlardan oldu.
Muhammed Esed : (Fakat oğlu:) "Ben, beni sulara karşı koruyacak bir dağa sığınacağım" dedi.(Nuh:) "Bugün, (Allah'ın) acımasını, esirgemesini hak etmiş olanların dışında, kimse için Allah'ın hükmünden kurtuluş yoktur!" Ve tam o anda aralarında bir dalga yükseldi ve (oğul) boğulup gidenlerin arasına karıştı.
Ömer Nasuhi Bilmen : Dedi ki: «Ben bir dağa sığınacağım, beni sudan korur.» (Nûh da) Dedi ki: «Bugün Allah'ın emrinden koruyacak yoktur, O'nun rahmet ettiği müstesna.» Ve ikisinin arasına dalga giriverdi de o boğulanlardan oldu.
Ömer Öngüt : Oğlu: “Dağa sığınırım, beni sudan kurtarır. ” dedi. Nuh: “Bugün Allah'ın emrinden, O'nun merhamet ettikleri dışında kurtulacak yoktur. ” dedi. Aralarına dalga girdi, böylece o da boğulanlardan oldu.
Şaban Piriş : Oğlu: -Beni sudan koruyacak bir dağa sığınacağım dedi. Nuh: -Bugün, Allah’ın kendisine acıdığından başkasının tutunacağı bir yer yoktur, derken aralarına bir dalga girdi de o da boğulanlardan oldu.
Suat Yıldırım : O: "Beni sudan koruyacak bir dağa sığınırım!" dedi. Nuh ise: "Bugün Allah’ın helâk emrinden koruyacak hiçbir kuvvet yoktur. Ancak O’nun merhamet ettiği kurtulur!" der demez, birden aralarına dalga girdi, ve oğlu boğulanlardan oldu.
Süleyman Ateş : (Oğlu): "Beni sudan koruyacak bir dağa sığınacağım," dedi. (Nûh): "Bugün, Allâh'ın emrinden koruyacak hiçbir şey yoktur, ancak O'nun acıdığı (kurtulur)." dedi. Ve aralarına dalga girdi, o da boğulanlardan oldu.
Tefhim-ul Kuran : (Oğlu) Dedi ki: «Ben bir dağa sığınacağım, o beni sudan korur.» Dedi ki: «Bugün Allah'ın emrinden, esirgeyen olan (Allah) dan başka bir koruyucu yoktur.» Ve ikisinin arasına dalga girdi, böylece o da boğulanlardan oldu.
Ümit Şimşek : O ise 'Bir dağa sığınırım, o beni sudan korur' diye cevap verdi. Nuh dedi ki: 'Bugün Allah'ın merhamet ettiklerinden başkasını Onun emrinden hiç kimse kurtaramaz.' Derken aralarına dalga girdi, o da boğulup gitti.
Yaşar Nuri Öztürk : Oğlu cevap verdi: "Bir dağa sığınacağım, beni sudan korur." Nûh dedi: "Allah'ın merhamet ettiği dışında bugün hiç kimse için Allah'ın kararından kurtaracak yoktur." Ve ikisi arasına dalga girdi de o, boğulanlar arasına katıldı.