Önceki Sonraki

11:87Hûd Suresi 87. Ayet

Kuran Sırası: 11 İniş Sırası: 52
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123

11:87Hûd Suresi 87. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
قالوا
ḳālū
GVL|ق و ل
onlar (şöyle) dediler
Kombi Müfredat
يا
Y
EY/HEY/AH
Kombi Müfredat
شعيب
şuǎybu
ŞAB|ش ع ب
Şu'ayb
Kombi Müfredat
أصلاتك
eSalātuke
ṦLV|ص ل و
SaLâT'ın mı?/Desteğin mi?(Zikrullah)
Kombi Müfredat
تأمرك
te'muruke
EMR|ا م ر
emreder sana?
6
أن
en
|
Kombi Müfredat
نترك
netruke
TRK|ت ر ك
terketmemizi
8
ما
|
-şeyleri
Kombi Müfredat
يعبد
yeǎ'budu
ABD̃|ع ب د
hizmet/kulluk ettiği-
10 Kombi Müfredat
آباؤنا
ābā'unā
EBV|ا ب و
babalarımızın-
11
أو
ev
|
veya
12
أن
en
|
13 Kombi Müfredat
نفعل
nef'ǎle
FAL|ف ع ل
-faaliyetimizi
14
في
|
-dair
15 Kombi Müfredat
أموالنا
emvālinā
MVL|م و ل
mallarımıza-
16
ما
|
şekilde
17 Kombi Müfredat
نشاء
neşā'u
ŞYE|ش ي ا
istediğimiz
18
إنك
inneke
|
doğrusu sen
19
لأنت
leente
|
birisin
20 Kombi Müfredat
الحليم
l-Halīmu
ḪLM|ح ل م
yufka yürekli
21 Kombi Müfredat
الرشيد
r-raşīdu
RŞD̃|ر ش د
akıllı
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |قَالُوا: onlar (şöyle) dediler | يَا: EY/HEY/AH | شُعَيْبُ: Şu'ayb | أَصَلَاتُكَ: SaLâT'ın mı?/Desteğin mi?(Zikrullah) | تَأْمُرُكَ: emreder sana? | أَنْ: | نَتْرُكَ: terketmemizi | مَا: -şeyleri | يَعْبُدُ: hizmet/kulluk ettiği- | ابَاؤُنَا: babalarımızın- | أَوْ: veya | أَنْ: | نَفْعَلَ: -faaliyetimizi | فِي: -dair | أَمْوَالِنَا: mallarımıza- | مَا: şekilde | نَشَاءُ: istediğimiz | إِنَّكَ: doğrusu sen | لَأَنْتَ: birisin | الْحَلِيمُ: yufka yürekli | الرَّشِيدُ: akıllı | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |قالوا GELWE onlar (şöyle) dediler | يا YE EY/HEY/AH | شعيب ŞAYB Şu'ayb | أصلاتك ÊṦLETK SaLâT'ın mı?/Desteğin mi?(Zikrullah) | تأمرك TÊMRK emreder sana? | أن ÊN | نترك NTRK terketmemizi | ما ME -şeyleri | يعبد YABD̃ hizmet/kulluk ettiği- | آباؤنا ËBEÙNE babalarımızın- | أو ÊW veya | أن ÊN | نفعل NFAL -faaliyetimizi | في FY -dair | أموالنا ÊMWELNE mallarımıza- | ما ME şekilde | نشاء NŞEÙ istediğimiz | إنك ÎNK doğrusu sen | لأنت LÊNT birisin | الحليم ELḪLYM yufka yürekli | الرشيد ELRŞYD̃ akıllı | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ḳālū: onlar (şöyle) dediler | : EY/HEY/AH | şuǎybu: Şu'ayb | eSalātuke: SaLâT'ın mı?/Desteğin mi?(Zikrullah) | te'muruke: emreder sana? | en: | netruke: terketmemizi | : -şeyleri | yeǎ'budu: hizmet/kulluk ettiği- | ābā'unā: babalarımızın- | ev: veya | en: | nef'ǎle: -faaliyetimizi | : -dair | emvālinā: mallarımıza- | : şekilde | neşā'u: istediğimiz | inneke: doğrusu sen | leente: birisin | l-Halīmu: yufka yürekli | r-raşīdu: akıllı | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |GELVE: onlar (şöyle) dediler | YE: EY/HEY/AH | ŞAYB: Şu'ayb | ÊṦLETK: SaLâT'ın mı?/Desteğin mi?(Zikrullah) | TÊMRK: emreder sana? | ÊN: | NTRK: terketmemizi | ME: -şeyleri | YABD̃: hizmet/kulluk ettiği- | ËBEÙNE: babalarımızın- | ÊV: veya | ÊN: | NFAL: -faaliyetimizi | FY: -dair | ÊMVELNE: mallarımıza- | ME: şekilde | NŞEÙ: istediğimiz | ÎNK: doğrusu sen | LÊNT: birisin | ELḪLYM: yufka yürekli | ELRŞYD̃: akıllı | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Ey Şuayb dediler, kıldığın namaz mı, tuttuğun din mi emrediyor sana da bizi atalarımızın taptıklarından vazgeçirmeye uğraşıyor, mallarımızı da dilediğimiz gibi tasarruf etmemize mâni olmaya kalkışıyorsun? Halbuki sen, şüphe yok ki halîm selim ve aklı başında bir adamsın.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Dediler ki: Ey Şuayb! Babalarımızın taptıklarını (putları), yahut mallarımız hususunda dilediğimizi yapmayı terketmemizi sana namazın mı emrediyor? Oysa sen yumuşak huylu ve çok akıllısın!Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Dediler ki: "Yâ Şuayb. . . Yöneldiğin mi sana emrediyor, atalarımızın tapındıklarına tapınmamamızı ya da mallarımızda dilediğimiz gibi tasarruf etmememizi! Muhakkak ki sen Haliym'sin, Reşiyd'sin. "Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Onlar: 'Ey Şuayb, atalarımızın taptıklarını terketmemizi veya mallarımızla ilgili Allah’ın sünnetinin, düzeninin yasaları ve iradesinin tecellileri içinde dilediğimizi yapmaktan vazgeçmemizi, sana namazın (dinin) mi emrediyor? Çünkü sen ihtiraslarına hâkim, güçlü, temkinli, müsamahakâr, aklı başında bir adamsın.' dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Onlar şöyle dediler: 'Ey Şuayb! Bizim babalarımızın taptıklarını bırakmamızı yahut mallarımızda istediğimizi yapmaktan vazgeçmemizi sana namazın mı emrediyor? Doğrusu sen yufka yürekli, akıllı birisin!'Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Dediler ki: "Ey Şuayb, atalarımızın taptığı şeyleri bırakmamızı ya da mallarımız konusunda dilediğimiz gibi davranmaktan vazgeçmemizi senin namazın mı emrediyor? Çünkü sen, gerçekte yumuşak huylu, aklı başında (reşid bir adam)sın."Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Onlar dediler ki: “- Ey Şuayb! Babalarımızın taptıkları şeyleri terketmemizi, istemekten vazgeçmemizi, sana namazın mı emrediyor? Doğrusu sen, yumuşak huylusun, çok akıllısın. (MaşAllah!... diyerek alay ettiler.)”Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : «Ey µuayb! Babalarimizin taptigini birakmamizi emreden veya mallarimizi istedigimiz gibi kullanmamizi meneden senin namazin midir? Sen dogrusu akli basinda, yumusak huylu birisin» dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Onlar, «ey Şuâyb,» dediler, «babalarımızın taptığını terketmemizi veya kendi mallarımızda dilediğimizi yapmamızı bırakıvermemizi senin namazın mı emrediyor? Şüphesiz ki sen, yumuşak huylusun, doğru bir kimsesin, aklı basındasın.»Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Dediler ki: “Ey Şu'ayb! Babalarımızın taptığını, yahut mallarımız hakkında dilediğimizi yapmayı terk etmemizi sana namazın mı emrediyor. Oysa sen gerçekten yumuşak huylu ve aklı başında bir adamsın.”Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : 'Ey Şuayb! Babalarımızın taptığını bırakmamızı emreden veya mallarımızı istediğimiz gibi kullanmamızı meneden senin namazın mıdır? Sen doğrusu aklı başında, yumuşak huylu birisin' dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Dediler ki: Ey Şuayb! Babalarımızın taptıklarını (putları), yahut mallarımız hususunda dilediğimizi yapmayı terketmemizi sana namazın mı emrediyor? Oysa sen yumuşak huylu ve çok akıllısın!Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Dediler ki: 'Şuayb, atalarımızın tapmış olduklarını veya ticaretimizi dilediğimiz gibi çevirmekten vazgeçmemizi, senin namazın mı gerektiriyor? Sen aslında yumuşak huylusun, akıllısın.'Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Dediler ki; «Ey Şu'ayb, atalarımızın taptıklarını terketmemizi veya mallarımızda dilediğimizi yapmaktan vazgeçmemizi sana namazın mı emrediyor? Oysa ki sen yumuşak huylusun ve aklı başında bir adamsın.»Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Onlar: «Ey Şu'ayb, atalarımızın taptıklarını terketmemizi veya mallarımız hususunda dilediğimizi yapmamamızı sana namazın mı emrediyor? Herhalde sen çok uslu ve akıllısın !» dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Ya Şuayb, dediler: atalarımızın taptıklarını terketmemizi veya mallarımızda dilediğimizi yapmamızı sana namazın mı emrediyor? Her halde sen, çok uslu akıllısınDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Soydaşları dedi ki; «Ey Şuayb, atalarımızın taptıkları ilahlara tapmayı bırakmamızı ve mallarımız konusunda dilediğimiz tasarrufları yapmaktan kaçınmamızı emreden, empoze eden faktör, şu kıldığın namaz mıdır? Aslında sen yumuşak huylu, uslu ve aklı başında bir adamsın.»Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Dediler ki: "Ey Şuayb, atalarımızın taptığı şeyleri bırakmamızı ya da mallarımız konusunda dilediğimiz gibi davranmaktan vazgeçmemizi senin namazın mı buyuruyor? Çünkü sen, gerçekte yumuşak huylu, aklı başında (reşid bir adam)sın."Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : "Onlar dediler ki: “Ey Şu‘ayb! Atalarımızın taptıklarını veya mallarımızda dilediğimizi yapmayı terk etmeyi sana senin salâtın mı [mâlî yönden ve zihinsel açıdan destek olmayı; toplumu aydınlatmayı içeren dinin mi] emrediyor? Şüphesiz sen yumuşak huylusun ve aklı başında bir adamsın.” "Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Dediler ki: «Ey Şuayb, atalarımızın tapdığı şeylerden, yahud mallarımızdan ne dilersek onu yapmamızdan vaz geçmemizi sana namazın mı emrediyor? Çünkü sen, muhakkak ki sen (biliyoruz) yumuşak huylu, aklı başında (bir adam) sın». Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Dediler ki: 'Ey Şuayb! Atalarımızın tapmakta oldukları şeylerden, yâhutmallarımız hakkında ne diliyorsak yapmaktan vazgeçmemizi, sana namazın mı emrediyor?Şübhesiz ki sen, hakikaten yumuşak huylu, aklı başında bir kimsesin!'Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Dediler ki: Ey Şuayb; senin namazın mı bize babalarımızın taptıklarını ve mallarımızı dilediğimiz gibi kullanmamızı men'ediyor? Sen, doğrusu aklı başında, yumuşak huylu birisin.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : “Ya Şuayb! Babalarımızın ibadet ettiği şeyleri ve de mallarımız konusunda dilediğimizi yapmayı terketmemizi sana namazın mı emrediyor? Muhakkak ki sen, halimsin, reşidsin (rüşde erensin, irşad edensin).” dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : "Ey Şuayb!" dediler, "(Şu) senin dua (alışkanlığın) mı, atalarımızın tapınageldiği şeyleri bırakmamız ve malımız mülkümüz üzerine keyfi tasarruflarda bulunmamamız yönünde bizi uyarmanı zorunlu kılıyor? Çünkü, (biz) sen(i) aslında yumuşak başlı, aklı başında biri (olarak biliriz).Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Dediler ki: «Ey Şuayb! Atalarımızın ibadet ettikleri şeyleri veya mallarımızda dilediğimizi işlememizi, terk etmemizi sana namazın mı emrediyor? Şüphe yok elbette sen, çok ilim ve akıl sahibisin.»Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Dediler ki: “Ey Şuayb! Babalarımızın taptığını bırakmamızı veya mallarımız üzerinde dilediğimizi yapmayı terketmemizi sana namazın mı emrediyor? Doğrusu sen yumuşak huylusun, çok akıllısın. ”Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Onlar da: -Ey Şuayb, atalarımızın kulluk ettiğini veya mallarımızı istediğimiz gibi kullanmamızı bırakmamızı senin salâtın mı emrediyor? Oysa sen olgun ve yumuşak huylu birisiydin, dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : "Şuayb!" dediler, "atalarımızın taptıkları tanrılarımızı terketmeyi yahut mallarımızı dilediğimiz gibi kullanmaktan vazgeçmemizi senin namazın mı emrediyor? Aferin, amma da akıllı, uslu bir adamsın ha!"Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : "Ey Şu'ayb, dediler, senin namazın mı sana, babalarımızın taptığı şeylerden, yahut mallarımız üzerinde dilediğimizi yapmaktan vazgeçmemizi emrediyor? Oysa sen, yumuşak huylu, akıllı(bir insan)sın!"Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Dediler ki: «Ey Şuayb, senin namazın mı atalarımızın taptığı şeyleri bırakmamızı ya da mallarımız konusunda dilediğimiz gibi davranmaktan vaz geçmemizi emretmektedir. Çünkü sen, gerçekte yumuşak huylu, aklı başında (reşid bir adam) sın.»Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : 'Şuayb,' dediler, 'yoksa atalarımızın ibadet ettiği şeyleri terk etmemizi veya kendi malımız hakkında dilediğimizi yapmaktan vazgeçmemizi sana namazın mı emrediyor? Oysa sen yumuşak huylu ve aklı başında bir adamdın.'Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Dediler ki: "Ey Şuayb! Namazın mı emrediyor sana, atalarımızın tapar olduğunu terk etmemizi yahut mallarımızda dilediğimiz gibi davranmaktan vazgeçmemizi? Esasında sen; gerçekten yumuşak huylu, olgun bir insansın."Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.