Kırık Meal (Arapça) : |كُلُوا: yeyin | مِنْ: -nden | طَيِّبَاتِ: temizleri- | مَا: şeylerin | رَزَقْنَاكُمْ: sizi rızıklandırdığımız | وَلَا: ama | تَطْغَوْا: taşkınlık etmeyin | فِيهِ: bu hususta | فَيَحِلَّ: sonra iner | عَلَيْكُمْ: üzerinize | غَضَبِي: gazabım | وَمَنْ: ve kimin | يَحْلِلْ: inerse | عَلَيْهِ: üstüne | غَضَبِي: gazabım | فَقَدْ: andolsun o | هَوَىٰ: düşmüş(mahvolmuş)tur |
Kırık Meal (Harekesiz) : |كلوا KLWEyeyin | من MN-nden | طيبات ŦYBETtemizleri- | ما MEşeylerin | رزقناكم RZGNEKMsizi rızıklandırdığımız | ولا WLEama | تطغوا TŦĞWEtaşkınlık etmeyin | فيه FYHbu hususta | فيحل FYḪLsonra iner | عليكم ALYKMüzerinize | غضبي ĞŽBYgazabım | ومن WMNve kimin | يحلل YḪLLinerse | عليه ALYHüstüne | غضبي ĞŽBYgazabım | فقد FGD̃andolsun o | هوى HWdüşmüş(mahvolmuş)tur |
Kırık Meal (Okunuş) : |kulū: yeyin | min: -nden | Tayyibāti: temizleri- | mā: şeylerin | razeḳnākum: sizi rızıklandırdığımız | ve lā: ama | teTğav: taşkınlık etmeyin | fīhi: bu hususta | feyeHille: sonra iner | ǎleykum: üzerinize | ğaDebī: gazabım | ve men: ve kimin | yeHlil: inerse | ǎleyhi: üstüne | ğaDebī: gazabım | feḳad: andolsun o | hevā: düşmüş(mahvolmuş)tur |
Kırık Meal (Transcript) : |KLVE: yeyin | MN: -nden | ŦYBET: temizleri- | ME: şeylerin | RZGNEKM: sizi rızıklandırdığımız | VLE: ama | TŦĞVE: taşkınlık etmeyin | FYH: bu hususta | FYḪL: sonra iner | ALYKM: üzerinize | ĞŽBY: gazabım | VMN: ve kimin | YḪLL: inerse | ALYH: üstüne | ĞŽBY: gazabım | FGD̃: andolsun o | HV: düşmüş(mahvolmuş)tur |
Abdulbaki Gölpınarlı : Sizi rızıklandırdığımız tertemiz şeyleri yiyin ve bu hususta taşkınlık etmeyin, sonra size gazabım vâcip olur ve kime gazabım vâcip olursa uçuruma yuvarlanır, helâk olur gider.
Adem Uğur : Size rızık olarak verdiklerimizin temiz olanlarından yeyiniz, bu hususta taşkınlık ve nankörlük de etmeyiniz; sonra sizi gazabım çarpar. Her kim ki kendisini gazabım çarparsa, hakikaten o, yıkılıp gitmiştir.
Ahmed Hulusi : Sizi beslemekte olduğumuz yaşam gıdalarının temiz olanlarından yeyin ve onda aşırı gitmeyin. . . Yoksa üzerinizde (yaptıklarınızın sonucu olarak) gazabım açığa çıkar. Kimin üzerinde gazabım açığa çıkarsa hakikaten o derin düşüştedir.
Ahmet Tekin : 'Size rızık olarak verdiğimizin helâlinden, temizinden, sağlıklısından lezizinden yeyin. Bu hu-susta ölçüyü aşmayın, taşkınlık ve nankörlük etmeyin ki, üzerinize gazabım inmesin. Kimin üzerine gazabım inerse, o artık mahvolmuştur.'
Ahmet Varol : Size rızık olarak verdiklerimizin temizlerinden yiyin ve bu konuda taşkınlık etmeyin. Yoksa gazabım üzerinize iner. Kimin üzerine gazabım inerse, o, uçuruma yuvarlanmıştır.
Ali Bulaç : Size, rızık olarak verdiklerimizden temiz olanlarından yiyin, bu konuda azgınlık yapmayın, yoksa gazabım üzerinize kaçınılmaz olarak iner: benim gazabım, kimin üzerine inerse, muhakkak o, tepetaklak düşmüştür.
Ali Fikri Yavuz : Size verdiğimiz rızıkların en temizlerinden yeyin ve rızık hususunda taşkınlık (israf ve nankörlük) etmeyin ki, sonra üzerinize gazabım iner. Kimin üzerine de gazabım inerse, muhakkak o uçuruma düşmüştür.
Bekir Sadak : Size verdigimiz riziklarin temizlerinden yiyin, bunda asiri gitmeyin ki gazabimi haketmeyesiniz. Gazabimi hakeden kimse muhakkak mahvolur.
Celal Yıldırım : Size rızık olarak verdiklerimizin temizlerinden yeyin; bunda azgınlık ve taşkınlık etmeyin, sonra gazabım size gerekli olur. Kimin üzerine gazabım gerekli olursa, şüphesiz ki o uçuruma yuvarlanıp düşer.
Diyanet İşleri : “Size rızık olarak verdiğimiz şeylerin temiz ve helâl olanlarından yiyin. Bu konuda aşırı da gitmeyin, yoksa üzerinize gazabım iner. Gazabım da kimin üzerine inerse, o muhakkak helâk olmuş demektir.”
Diyanet İşleri (eski) : Size verdiğimiz rızıkların temizlerinden yiyin, bunda aşırı gitmeyin ki gazabımı haketmeyesiniz. Gazabımı hakeden kimse muhakkak mahvolur.
Diyanet Vakfi : Size rızık olarak verdiklerimizin temiz olanlarından yeyiniz, bu hususta taşkınlık ve nankörlük de etmeyiniz; sonra sizi gazabım çarpar. Her kim ki kendisini gazabım çarparsa, hakikaten o, yıkılıp gitmiştir.
Edip Yüksel : Size verdiğimiz rızıkların iyilerinden yeyiniz ve bu konuda taşkınlıkta bulunmayın; yoksa gazabıma uğrarsınız. Gazabıma uğrayanlar düşmüştür.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Size verdiğimiz rızıkların en temizlerinden yiyin ve bunda taşkınlık etmeyin, sonra üzerinize gazabım iner. Kimin üzerine de gazabım inerse, muhakkak o mahvolur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Size verdiğimiz rızıkların en hoşlarından yiyin ve o hususta taşkınlık yapmayın ki, sonra gazabım iner üzerinize; her kimin üzerine de gazabım inerse, o uçuruma gider.
Elmalılı Hamdi Yazır : Size verdiğimiz rızıkların en hoşlarından yeyin ve hakkında tuğyan etmeyin ki sonra üzerinize gadabım iner, her kim üzerine de gadabım inerse o uçuruma gider
Fizilal-il Kuran : Size sunduğumuz temiz rızıklardan yiyiniz. Yiyeceklere ilişkin sınırlarımızı çiğnemeyiniz. Yoksa gazabıma çarpılırsınız. Kim gazabıma çarpılırsa mahvolur.
Gültekin Onan : Size, rızık olarak verdiklerimizden temiz olanlarından yiyin, bu konuda azgınlık yapmayın, yoksa gazabım üzerinize kaçınılmaz olarak iner; benim gazabım, kimin üzerine inerse, muhakkak o tepetaklak düşer.
Hakkı Yılmaz : Sizi rızıklandırdığımız şeylerin temizlerinden yiyin ve bunda aşırı gitmeyin, sonra üzerinize gazabım iner. Kimin üzerine de gazabım inerse, kesinlikle o iner [düşer, mahvolur].
Hasan Basri Çantay : Size rızklandığımız şeylerin en temizlerinden yeyin, bu hususda taşkınlık (ve nankörlük) etmeyin. Sonra üstünüze gazabım vaacıb olur. Benim gazabım da kimin üzerine vaacıb olursa muhakkak ki o, (helak uçurumuna) yuvarlanmışdır.
Hayrat Neşriyat : Sizi rızıklandırdığımız temiz şeylerden yiyin; bu hususda aşırı gitmeyin; yoksa üzerinize gazabım vâcib olur! Kimin de üzerine gazabım vâcib olursa, artık gerçekten (o, uçuruma düşüp) helâk olmuştur.
İbni Kesir : Size rızık olarak verdiklerimizin temizlerinden yeyin, bunda aşırı gitmeyin ki gazabımı hak etmeyesiniz. Gazabımı hak eden, muhakkak mahvolmuştur.
İskender Evrenosoğlu : Sizi rızıklandırdığımız temiz şeylerden yeyin. Ve onda (yediğiniz şeylerde) azgınlık (nankörlük) etmeyin. Aksi halde size gazabım iner. Ve kimin üzerine gazabım inerse, artık o heva olmuştur (nefsinin hevasına tâbî olup dalâlete düşmüştür).
Muhammed Esed : (ve şöyle dedik:) "Size rızık olarak verdiğimiz temiz ve hoş şeylerden yiyin ama bunda ölçüyü aşmayın; yoksa, gazabıma uğrarsınız; Benim gazabıma uğrayan kimse, bilin ki, gerçekten kendini bütünüyle yıkıma sürükleyen kimsedir!"
Ömer Nasuhi Bilmen : Size rızk olarak verdiğimiz şeylerin temizlerinden yiyiniz ve onda aşırı gitmeyiniz, sonra üzerinize gazabım teveccüh eder ve kimin üzerine gazabım teveccüh ederse artık helâk olmuş olur.
Ömer Öngüt : Size rızık olarak verdiklerimizin temiz olanlarından yiyin, bu hususta taşkınlık (ve nankörlük) etmeyin. Sonra gazabım üzerinize iner. Gazabım kimin üzerine inerse, şüphesiz ki o mahvolur.
Şaban Piriş : Size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyin. Bu hususta azgınlık etmeyin. Yoksa gazabıma uğrarsınız. Gazabıma uğrayan yok olur gider.
Suat Yıldırım : O halde size verdiğimiz rızıkların en hoş ve temiz olanlarından yiyin, ama bu hususta taşkınlık yapmayın, yoksa gazabım tepenize iniverir. Kimi de gazabım çarparsa artık o uçuruma düşmüştür.
Süleyman Ateş : "Size verdiğimiz rızkın temizlerinden yeyin, ama bu hususta taşkınlık etmeyin; sonra gazabım üzerinize iner, kimin üstüne gazabım inerse o, düşmüş(mahvolmuş)tur.
Tefhim-ul Kuran : Size, rızık olarak verdiklerimizden temiz olanlarından yiyin, bu konuda azgınlık yapmayın, yoksa gazabım üzerinize kaçınılmaz olarak iner: benim gazabım, kimin üzerine inerse, muhakkak o, tepetaklak düşmüştür.
Ümit Şimşek : Size verdiğimiz helâl ve temiz rızıklardan yiyin. Sakın bunlarda haddi aşmayın; yoksa gazabıma müstehak olursunuz. Gazabımı hak eden ise, helâk çukuruna yuvarlanmış demektir.
Yaşar Nuri Öztürk : Size verdiğimiz rızkın temizlerinden yiyin! Bu konuda azgınlık etmeyin! Yoksa öfkem üzerinize çöker. Ve kimin üstüne öfkem inerse o uçuruma gider.