Kırık Meal (Arapça) : |وَكَذَٰلِكَ: işte böyle | نَجْزِي: cezalandırırız | مَنْ: kimseleri | أَسْرَفَ: israf eden | وَلَمْ: ve | يُؤْمِنْ: inanmayanları | بِايَاتِ: ayetlerine | رَبِّهِ: Rabbinin | وَلَعَذَابُ: ve elbette azabı | الْاخِرَةِ: ahiretin | أَشَدُّ: daha çetindir | وَأَبْقَىٰ: ve daha süreklidir |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وكذلك WKZ̃LKişte böyle | نجزي NCZYcezalandırırız | من MNkimseleri | أسرف ÊSRFisraf eden | ولم WLMve | يؤمن YÙMNinanmayanları | بآيات B ËYETayetlerine | ربه RBHRabbinin | ولعذاب WLAZ̃EBve elbette azabı | الآخرة EL ËḢRTahiretin | أشد ÊŞD̃daha çetindir | وأبقى WÊBGve daha süreklidir |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve keƶālike: işte böyle | neczī: cezalandırırız | men: kimseleri | esrafe: israf eden | velem: ve | yu'min: inanmayanları | biāyāti: ayetlerine | rabbihi: Rabbinin | veleǎƶābu: ve elbette azabı | l-āḣirati: ahiretin | eşeddu: daha çetindir | ve ebḳā: ve daha süreklidir |
Kırık Meal (Transcript) : |VKZ̃LK: işte böyle | NCZY: cezalandırırız | MN: kimseleri | ÊSRF: israf eden | VLM: ve | YÙMN: inanmayanları | B ËYET: ayetlerine | RBH: Rabbinin | VLAZ̃EB: ve elbette azabı | EL ËḢRT: ahiretin | ÊŞD̃: daha çetindir | VÊBG: ve daha süreklidir |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve işte biz, suç işlemekte ileri gidenleri ve Rabbinin âyetlerine inanmayanları böyle cezâlandırırız; âhiret azâbıysa elbette daha da çetindir, daha da sürekli.
Adem Uğur : Doğru yoldan sapanı ve Rabbinin âyetlerine inanmayanı işte böyle cezalandırırız. Ahiret azabı, elbette daha şiddetli ve daha süreklidir.
Ahmed Hulusi : (Halifelik istidadını açığa çıkarıcı ömrünü) israf etmiş ve Rabbinin hakikatindeki delillerine iman etmemiş kimse, sonuçlarını böylece yaşar! Gelecek azabı ise daha şiddetli ve daha kalıcıdır.
Ahmet Tekin : Cahilce davranarak doğru yoldan sapan, haddi aşan ve Rabbinin âyetlerine, Kur’ân’a inanmayanı, işte böyle cezalandırırız. Âhiret, ebedî yurt azâbı, elbette daha şiddetli ve daha süreklidir.
Ahmet Varol : İşte sınırı aşan ve Rabbinin ayetlerine inanmayanları böyle cezalandırırız. Ahiret azabı elbette daha çetin ve daha süreklidir.
Ali Bulaç : İşte biz ölçüsüzce davrananları ve Rabbinin ayetlerine inanmayanları böyle cezalandırırız; ahiretin azabı ise gerçekten daha şiddetli ve daha süreklidir.
Ali Fikri Yavuz : İşte KUR’AN’dan yüz çevirenleri cezalandırdığımız gibi, şirke varıb Rabbinin ayetlerine iman etmiyenleri de böyle cezalandırırız. Muhakkak ki ahiret azabı (dünyadakinden) daha şiddetli ve devamlıdır.
Bekir Sadak : iste haddi asanlari, Rabbinin ayetlerine inanmayanlari boylece cezalandiracagiz. Hem, ahiretin azabi bu dunya azabindan daha siddetli ve daha devamlidir.
Celal Yıldırım : (İşte günah ve haksızlıkta) ileri gidenleri, haddini aşanları ve Rablarının âyetlerine inanmayanları da böylece cezalandıracağız. Âhiret azabı ise daha şiddetli ve daha süreklidir.
Diyanet İşleri : Haddi aşan ve Rabbi’nin âyetlerine inanmayanları işte böyle cezalandırırız. Şüphesiz ahiret azabı daha şiddetli ve daha kalıcıdır.
Diyanet İşleri (eski) : İşte haddi aşanları, Rabbinin ayetlerine inanmayanları böylece cezalandıracağız. Hem, ahiretin azabı bu dünya azabından daha şiddetli ve daha devamlıdır.
Diyanet Vakfi : Doğru yoldan sapanı ve Rabbinin âyetlerine inanmayanı işte böyle cezalandırırız. Ahiret azabı, elbette daha şiddetli ve daha süreklidir.
Edip Yüksel : Sınırı aşanları ve Rabbinin ayet ve mucizelerine inanmıyanları işte böyle cezalandırırız. Ahiretin cezası elbette daha çetin ve daha süreklidir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : İşte haddi aşanları, Rabbinin âyetlerine inanmayanları biz böyle cezalandırırız. Ve muhakkak ki ahiret azabı (dünya azabından) daha şiddetli ve daha devamlıdır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ve işte haddi aşıp Rabbinin ayetlerine inanmayanları Biz böyle cezalandırırız ve elbette o ahiret azabı daha çetin ve daha kalıcıdır.
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve işte rabbının âyâtına iyman etmeyip israf edeni biz böyle cezalandıracağız ve elbette o Âhıret azâbı daha şiddetli ve daha bakalıdır
Fizilal-il Kuran : Biz azıtarak Rabb'inin ayetlerine inanmayanları işte böyle cezalandırırız. Hiç kuşkusuz ahiret azabı daha ağır ve daha süreklidir.
Gültekin Onan : İşte biz ölçüsüzce davrananları ve rabbinin ayetlerine inanmayanları böyle cezalandırırız; ahiretin azabı ise gerçekten daha şiddetli ve daha süreklidir.
Hakkı Yılmaz : Ve işte Biz, sınırları aşanları ve Rabbinin âyetlerine inanmayanları böyle cezalandırırız. Ve âhiretin azabı kesinlikle daha şiddetli ve daha süreklidir.
Hasan Basri Çantay : İşte israfa sapan ve Rabbinin âyetlerine inanmayanları biz böyle cezalandırırız. Âhiretin azâbı ise elbet daha çetin ve daha süreklidir.
Hayrat Neşriyat : İşte (haddi aşarak ömrünü) isrâf eden ve Rabbinin âyetlerine îmân etmeyeni böyle cezâlandırırız. Âhiretin azâbı ise, elbette daha şiddetli ve daha devamlıdır.
İbni Kesir : İşte israf edenleri, Rabbının ayetlerine inanmayanları böylece cezalandıracağız. Hem ahiretin azabı daha çetin ve daha süreklidir.
İskender Evrenosoğlu : İsraf edenleri (haddi aşanları) ve Rabbinin âyetlerine inanmayanları işte böyle cezalandırırız. Ve ahiret azabı daha şiddetli ve bâkidir (devamlıdır).
Muhammed Esed : Çünkü, kendi elindekileri boşa harcayan ve Rabbinin mesajlarına inanmayan kimseleri Biz işte böyle cezalandıracağız; ve (böylelerinin) ahirette (çekeceği) azap, gerçekten de, (azapların) en zorlusu olacaktır!
Ömer Nasuhi Bilmen : «Ve israf eden ve Rabbisinin âyetlerine imân etmeyen kimseyi böylece cezalandırırız ve ahiretin azabı ise elbette ki, daha şiddetlidir ve daha bakidir.»
Ömer Öngüt : Haddi aşan ve Rabbinin âyetlerine inanmayan kimseyi işte biz böyle cezalandırırız. Ahiret azabı ise, hem daha çetin, hem daha süreklidir.
Şaban Piriş : İşte, aldatılanları ve Rabbinin ayetlerini tasdik etmeyenleri böyle cezalandırırız. Ahiret azabı, daha şiddetli ve daha devamlıdır.
Suat Yıldırım : İşte inkârda ve günahta hadlerini aşanları ve Rab’lerinin âyetlerine inanmayanları böyle cezalandırırız. Âhiret azabı ise elbette daha şiddetli ve daha devamlı olacaktır.
Süleyman Ateş : İşte isrâf eden ve Rabbinin âyetlerine inanmayanları böyle cezâlandırırız. Elbette âhiretin azâbı daha çetin ve daha süreklidir.
Tefhim-ul Kuran : İşte biz ölçüsüzce davrananları ve Rabbinin ayetlerine inanmayanları böyle cezalandırırız; ahiretin azabı ise gerçekten daha şiddetli ve daha süreklidir.
Ümit Şimşek : Haddini aşan ve Rabbinin âyetlerine inanmayanları Biz işte böyle cezalandırırız. Âhiret azabı ise daha da şiddetli ve süreklidir.
Yaşar Nuri Öztürk : İsraf eden/haddi aşan ve Rabbinin ayetlerine inanmayan kimseleri biz böyle cezalandırırız. Ve âhiretin azabı çok daha şiddetli, çok daha kalıcıdır.