3:44Âl-i Imrân  Suresi 44. Ayet

Kuran Sırası: 3 İniş Sırası: 89
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165166167168169170171172173174175176177178179180181182183184185186187188189190191192193194195196197198199200

3:44Âl-i Imrân  Suresi 44. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. ذَٰلِكَ (Z̃LK) = ƶālike : bunlar
2. مِنْ (MN) = min : -ndendir
3. أَنْبَاءِ (ÊNBEÙ) = enbā'i : haberleri-
4. الْغَيْبِ (ELĞYB) = l-ğaybi : görünmez alemin
5. نُوحِيهِ (NVḪYH) = nūHīhi : vahyettiğimiz
6. إِلَيْكَ (ÎLYK) = ileyke : sana
7. وَمَا (VME) = ve mā :
8. كُنْتَ (KNT) = kunte : sen değildin
9. لَدَيْهِمْ (LD̃YHM) = ledeyhim : onların yanında
10. إِذْ (ÎZ̃) = iƶ : zaman
11. يُلْقُونَ (YLGVN) = yulḳūne : attıkları
12. أَقْلَامَهُمْ (ÊGLEMHM) = eḳlāmehum : (kur'a) oklarını
13. أَيُّهُمْ (ÊYHM) = eyyuhum : hangisi
14. يَكْفُلُ (YKFL) = yekfulu : kefil olacak (diye)
15. مَرْيَمَ (MRYM) = meryeme : Meryem'e
16. وَمَا (VME) = ve mā :
17. كُنْتَ (KNT) = kunte : sen değildin
18. لَدَيْهِمْ (LD̃YHM) = ledeyhim : yanlarında
19. إِذْ (ÎZ̃) = iƶ : zaman
20. يَخْتَصِمُونَ (YḢTṦMVN) = yeḣteSimūne : birbirleriyle çekiştikleri
bunlar | -ndendir | haberleri- | görünmez alemin | vahyettiğimiz | sana | | sen değildin | onların yanında | zaman | attıkları | (kur'a) oklarını | hangisi | kefil olacak (diye) | Meryem'e | | sen değildin | yanlarında | zaman | birbirleriyle çekiştikleri |

[] [] [NBE] [ĞYB] [VḪY] [] [] [KVN] [] [] [LGY] [GLM] [] [KFL] [] [] [KVN] [] [] [ḢṦM]
Z̃LK MN ÊNBEÙ ELĞYB NVḪYH ÎLYK VME KNT LD̃YHM ÎZ̃ YLGVN ÊGLEMHM ÊYHM YKFL MRYM VME KNT LD̃YHM ÎZ̃ YḢTṦMVN

ƶālike min enbā'i l-ğaybi nūHīhi ileyke ve mā kunte ledeyhim yulḳūne eḳlāmehum eyyuhum yekfulu meryeme ve mā kunte ledeyhim yeḣteSimūne
ذلك من أنباء الغيب نوحيه إليك وما كنت لديهم إذ يلقون أقلامهم أيهم يكفل مريم وما كنت لديهم إذ يختصمون

3:44Âl-i Imrân  Suresi 44. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
ذلك | Z̃LK ƶālike bunlar That
من | MN min -ndendir (is) from
أنباء ن ب ا | NBE ÊNBEÙ enbā'i haberleri- (the) news
الغيب غ ي ب | ĞYB ELĞYB l-ğaybi görünmez alemin (of) the unseen -
نوحيه و ح ي | VḪY NVḪYH nūHīhi vahyettiğimiz We reveal it
إليك | ÎLYK ileyke sana to you.
وما | VME ve mā And not
كنت ك و ن | KVN KNT kunte sen değildin you were
لديهم | LD̃YHM ledeyhim onların yanında with them
إذ | ÎZ̃ zaman when
يلقون ل ق ي | LGY YLGVN yulḳūne attıkları they cast
أقلامهم ق ل م | GLM ÊGLEMHM eḳlāmehum (kur'a) oklarını their pens
أيهم | ÊYHM eyyuhum hangisi (as to) which of them
يكفل ك ف ل | KFL YKFL yekfulu kefil olacak (diye) takes charge (of)
مريم | MRYM meryeme Meryem'e "Maryam;"
وما | VME ve mā and not
كنت ك و ن | KVN KNT kunte sen değildin you were
لديهم | LD̃YHM ledeyhim yanlarında with them
إذ | ÎZ̃ zaman when
يختصمون خ ص م | ḢṦM YḢTṦMVN yeḣteSimūne birbirleriyle çekiştikleri they (were) disputing.
3:44 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

bunlar | -ndendir | haberleri- | görünmez alemin | vahyettiğimiz | sana | | sen değildin | onların yanında | zaman | attıkları | (kur'a) oklarını | hangisi | kefil olacak (diye) | Meryem'e | | sen değildin | yanlarında | zaman | birbirleriyle çekiştikleri |

[] [] [NBE] [ĞYB] [VḪY] [] [] [KVN] [] [] [LGY] [GLM] [] [KFL] [] [] [KVN] [] [] [ḢṦM]
Z̃LK MN ÊNBEÙ ELĞYB NVḪYH ÎLYK VME KNT LD̃YHM ÎZ̃ YLGVN ÊGLEMHM ÊYHM YKFL MRYM VME KNT LD̃YHM ÎZ̃ YḢTṦMVN

ƶālike min enbā'i l-ğaybi nūHīhi ileyke ve mā kunte ledeyhim yulḳūne eḳlāmehum eyyuhum yekfulu meryeme ve mā kunte ledeyhim yeḣteSimūne
ذلك من أنباء الغيب نوحيه إليك وما كنت لديهم إذ يلقون أقلامهم أيهم يكفل مريم وما كنت لديهم إذ يختصمون

[] [] [ن ب ا] [غ ي ب] [و ح ي] [] [] [ك و ن] [] [] [ل ق ي] [ق ل م] [] [ك ف ل] [] [] [ك و ن] [] [] [خ ص م]

3:44Âl-i Imrân  Suresi 44. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
ذلك | Z̃LK ƶālike bunlar That
Zel,Lam,Kef,
700,30,20,
DEM – masculine singular demonstrative pronoun
اسم اشارة
من | MN min -ndendir (is) from
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
أنباء ن ب ا | NBE ÊNBEÙ enbā'i haberleri- (the) news
,Nun,Be,Elif,,
,50,2,1,,
N – genitive masculine plural noun
اسم مجرور
الغيب غ ي ب | ĞYB ELĞYB l-ğaybi görünmez alemin (of) the unseen -
Elif,Lam,Ğayn,Ye,Be,
1,30,1000,10,2,
N – genitive masculine noun
اسم مجرور
نوحيه و ح ي | VḪY NVḪYH nūHīhi vahyettiğimiz We reveal it
Nun,Vav,Ha,Ye,He,
50,6,8,10,5,
V – 1st person plural (form IV) imperfect verb
PRON – 3rd person masculine singular object pronoun
فعل مضارع والهاء ضمير متصل في محل نصب مفعول به
إليك | ÎLYK ileyke sana to you.
,Lam,Ye,Kef,
,30,10,20,
P – preposition
PRON – 2nd person masculine singular object pronoun
جار ومجرور
وما | VME ve mā And not
Vav,Mim,Elif,
6,40,1,
REM – prefixed resumption particle
NEG – negative particle
الواو استئنافية
حرف نفي
كنت ك و ن | KVN KNT kunte sen değildin you were
Kef,Nun,Te,
20,50,400,
V – 2nd person masculine singular perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والتاء ضمير متصل في محل رفع اسم «كان»
لديهم | LD̃YHM ledeyhim onların yanında with them
Lam,Dal,Ye,He,Mim,
30,4,10,5,40,
LOC – location adverb
PRON – 3rd person masculine plural possessive pronoun
ظرف مكان و«هم» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
إذ | ÎZ̃ zaman when
,Zel,
,700,
T – time adverb
ظرف زمان
يلقون ل ق ي | LGY YLGVN yulḳūne attıkları they cast
Ye,Lam,Gaf,Vav,Nun,
10,30,100,6,50,
V – 3rd person masculine plural (form IV) imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
أقلامهم ق ل م | GLM ÊGLEMHM eḳlāmehum (kur'a) oklarını their pens
,Gaf,Lam,Elif,Mim,He,Mim,
,100,30,1,40,5,40,
"N – accusative masculine plural noun → Pen
PRON – 3rd person masculine plural possessive pronoun"
اسم منصوب و«هم» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
أيهم | ÊYHM eyyuhum hangisi (as to) which of them
,Ye,He,Mim,
,10,5,40,
INTG – nominative interrogative noun
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
اسم استفهام مرفوع و«هم» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
يكفل ك ف ل | KFL YKFL yekfulu kefil olacak (diye) takes charge (of)
Ye,Kef,Fe,Lam,
10,20,80,30,
V – 3rd person masculine singular imperfect verb
فعل مضارع
مريم | MRYM meryeme Meryem'e "Maryam;"
Mim,Re,Ye,Mim,
40,200,10,40,
"PN – accusative feminine proper noun → Maryam"
اسم علم منصوب
وما | VME ve mā and not
Vav,Mim,Elif,
6,40,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
NEG – negative particle
الواو عاطفة
حرف نفي
كنت ك و ن | KVN KNT kunte sen değildin you were
Kef,Nun,Te,
20,50,400,
V – 2nd person masculine singular perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والتاء ضمير متصل في محل رفع اسم «كان»
لديهم | LD̃YHM ledeyhim yanlarında with them
Lam,Dal,Ye,He,Mim,
30,4,10,5,40,
LOC – location adverb
PRON – 3rd person masculine plural possessive pronoun
ظرف مكان و«هم» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
إذ | ÎZ̃ zaman when
,Zel,
,700,
T – time adverb
ظرف زمان
يختصمون خ ص م | ḢṦM YḢTṦMVN yeḣteSimūne birbirleriyle çekiştikleri they (were) disputing.
Ye,Hı,Te,Sad,Mim,Vav,Nun,
10,600,400,90,40,6,50,
V – 3rd person masculine plural (form VIII) imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
ذلك
ƶālike
|
bunlar
2
من
min
|
-ndendir
Kombi Müfredat
أنباء
enbā'i
NBE|ن ب ا
haberleri-
Kombi Müfredat
الغيب
l-ğaybi
ĞYB|غ ي ب
görünmez alemin
Kombi Müfredat
نوحيه
nūHīhi
VḪY|و ح ي
vahyettiğimiz
6
إليك
ileyke
|
sana
7
وما
ve mā
|
Kombi Müfredat
كنت
kunte
KVN|ك و ن
sen değildin
9
لديهم
ledeyhim
|
onların yanında
10
إذ
|
zaman
11 Kombi Müfredat
يلقون
yulḳūne
LGY|ل ق ي
attıkları
12 Kombi Müfredat
أقلامهم
eḳlāmehum
GLM|ق ل م
(kur'a) oklarını
13
أيهم
eyyuhum
|
hangisi
14 Kombi Müfredat
يكفل
yekfulu
KFL|ك ف ل
kefil olacak (diye)
15
مريم
meryeme
|
Meryem'e
16
وما
ve mā
|
17 Kombi Müfredat
كنت
kunte
KVN|ك و ن
sen değildin
18
لديهم
ledeyhim
|
yanlarında
19
إذ
|
zaman
20 Kombi Müfredat
يختصمون
yeḣteSimūne
ḢṦM|خ ص م
birbirleriyle çekiştikleri
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |ذَٰلِكَ: bunlar | مِنْ: -ndendir | أَنْبَاءِ: haberleri- | الْغَيْبِ: görünmez alemin | نُوحِيهِ: vahyettiğimiz | إِلَيْكَ: sana | وَمَا: | كُنْتَ: sen değildin | لَدَيْهِمْ: onların yanında | إِذْ: zaman | يُلْقُونَ: attıkları | أَقْلَامَهُمْ: (kur'a) oklarını | أَيُّهُمْ: hangisi | يَكْفُلُ: kefil olacak (diye) | مَرْيَمَ: Meryem'e | وَمَا: | كُنْتَ: sen değildin | لَدَيْهِمْ: yanlarında | إِذْ: zaman | يَخْتَصِمُونَ: birbirleriyle çekiştikleri | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |ذلك Z̃LK bunlar | من MN -ndendir | أنباء ÊNBEÙ haberleri- | الغيب ELĞYB görünmez alemin | نوحيه NWḪYH vahyettiğimiz | إليك ÎLYK sana | وما WME | كنت KNT sen değildin | لديهم LD̃YHM onların yanında | إذ ÎZ̃ zaman | يلقون YLGWN attıkları | أقلامهم ÊGLEMHM (kur'a) oklarını | أيهم ÊYHM hangisi | يكفل YKFL kefil olacak (diye) | مريم MRYM Meryem'e | وما WME | كنت KNT sen değildin | لديهم LD̃YHM yanlarında | إذ ÎZ̃ zaman | يختصمون YḢTṦMWN birbirleriyle çekiştikleri | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ƶālike: bunlar | min: -ndendir | enbā'i: haberleri- | l-ğaybi: görünmez alemin | nūHīhi: vahyettiğimiz | ileyke: sana | ve mā: | kunte: sen değildin | ledeyhim: onların yanında | : zaman | yulḳūne: attıkları | eḳlāmehum: (kur'a) oklarını | eyyuhum: hangisi | yekfulu: kefil olacak (diye) | meryeme: Meryem'e | ve mā: | kunte: sen değildin | ledeyhim: yanlarında | : zaman | yeḣteSimūne: birbirleriyle çekiştikleri | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |Z̃LK: bunlar | MN: -ndendir | ÊNBEÙ: haberleri- | ELĞYB: görünmez alemin | NVḪYH: vahyettiğimiz | ÎLYK: sana | VME: | KNT: sen değildin | LD̃YHM: onların yanında | ÎZ̃: zaman | YLGVN: attıkları | ÊGLEMHM: (kur'a) oklarını | ÊYHM: hangisi | YKFL: kefil olacak (diye) | MRYM: Meryem'e | VME: | KNT: sen değildin | LD̃YHM: yanlarında | ÎZ̃: zaman | YḢTṦMVN: birbirleriyle çekiştikleri | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Bunlar, gaibe ait haberler ki sana vahyetmekteyiz. Meryem'i yetiştirmeyi tekeffül edecek kimdir diye kura çekmek için kalemlerini attıkları zaman da yanlarında değildin, bu hususta çekiştikleri zaman da. Kopyala Paylaş
Adem Uğur : (Resûlüm!) Bunlar, bizim sana vahiy yoluyla bildirmekte olduğumuz gayb haberlerindendir. İçlerinden hangisi Meryem'i himayesine alacak diye kur'a çekmek üzere kalemlerini atarlarken sen onların yanında değildin; onlar (bu yüzden) çekişirken de yanlarında değildin. Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : İşte bu bilgiler, sana vahyetmekte olduğumuz gayba ait haberlerdir. Kim Meryem'in hâmisi olsun, diye kur'a çektiklerinde sen onların yanında değildin. (Bu konuda) tartışırlarken de yanlarında değildin. Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Bunlar, bizim sana vahiy yoluyla bildirdiğimiz, bilgi alanın dışındaki olaylardan, gayb âleminin haberlerindendir. İçlerinden hangisinin Meryem’i himayesine alacağına dair kura çekmek üzere kalemlerini (oklarını) atarlarken sen onların yanında değildin. Onlar bu yüzden tartışırlarken de yanlarında değildin. Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Bunlar sana vahyetmekte olduğumuz gayb haberlerindendir. Meryem'i kimin sorumluluğuna alacağını belirlemek için kalemlerini attıkları sırada sen yanlarında değildin. Aralarında tartıştıkları zaman da sen yanlarında değildin. Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Bunlar, gayb haberlerindendir; bunları sana vahyediyoruz. Onlardan hangisi Meryem'i sorumluluğuna alacak diye kalemleriyle kur'a atarlarken sen yanlarında değildin; çekişirlerken de yanlarında değildin. Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : İşte bu Meryem, Zekeriyya ve Yahya (Aleyhisselâm) kıssaları, sana vahyetmekte olduğumuz gayb haberlerindendir. Ey Rasûlüm, yoksa Meryemi hangisi himayesine alacak diye, Tevrat yazdıkları kalemleriyle kur’a atarlarken, sen onların yanlarında değildin; çekişirlerken de yanlarında bulunmuyordun. Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Bu Sana vahyettigimiz gayb haberlerindendir. Meryem'e hangisi kefil olacak diye kalemlerini atarlarken sen yanlarinda degildin, cekisirlerken de orada bulunmadin. Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : İşte bu sana vahyettiğimiz, gayb haberlerindendir. (Yoksa) Meryem'i kim himayesine alıp onu koruyacak diye kalemlerini (kur'a için) atarlarken sen yanlarında değildin. (Bu hususta) tartışırlarken de yanlarında bulunmadın.. Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : (Ey Muhammed!) Bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Meryem’i kim himayesine alıp koruyacak diye kalemlerini (kur’a için) atarlarken sen yanlarında değildin. (Bu konuda) tartışırlarken de yanlarında değildin.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Bu Sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Meryem'e hangisi kefil olacak diye kalemlerini atarlarken sen yanlarında değildin, çekişirlerken de orada bulunmadın. Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : (Resûlüm!) Bunlar, bizim sana vahiy yoluyla bildirmekte olduğumuz gayb haberlerindendir. İçlerinden hangisi Meryem'i himayesine alacak diye kur'a çekmek üzere kalemlerini atarlarken sen onların yanında değildin; onlar (bu yüzden) çekişirken de yanlarında değildin. Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Bunlar, sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Meryem'e hangisi kefil olacak diye zar atarlarken sen onların yanında değildin; çekiştikleri zaman da sen onların yanında değildin.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : İşte bu, sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. (Yoksa) «Meryem'i kim himayesine alıp koruyacak?» diye kalemlerini (kur'a için) atarlarken sen yanlarında değildin. (Bu hususta) Tartışırlarken de yanlarında bulunmadın. Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bu, sana vahy ile bildirdiğimiz gayb haberlerindendir, Ey Muhammed, yoksa, Meryem'i hangisi himayesine alacak diye kalemleriyle kur'a atarlarken de çekişirlerken de sen yanlarında değildin. Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Bu işte sana gayb haberlerinden, onu sana vahy ile bildiriyoruz (ya Muhammed), yoksa Meryemi hangisi himayesine alacak, diye kalemleriyle kur'a atarlarken de sen yanlarında değildin, çekişirlerken de yanlarında değildin.Dinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Bunlar sana vahiy yolu ile bildirdiğimiz gayb alemine ilişkin haberlerdir. Onlardan hangisi Meryem'in sorumluluğunu üstlenecek diye kalemleri ile kur'a çekerlerken sen yanlarında değildin, bu konuda çekişirken de orada değildin. Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Bunlar, gayb haberlerindendir; Bunları sana vahyediyoruz. Onlardan hangisi Meryem'i sorumluluğuna alacak diye kalemleriyle kur'a atarlarken sen yanlarında değildin; çekişirlerken de yanlarında değildin. Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : İşte bu, algılama imkânının olmadığı, geçmişin önemli haberlerinden sana vahyettiklerimizdir. Ve Meryem'e hangisi kefil olacağına kalemlerini atarlarken sen yanlarında değildin. Onlar tartışırlarken de sen yanlarında değildin. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : (Habîbim) bunlar sana vahyetmekde olduğumuz ğayb haberlerindendir. Meryem'i onlardan hangisi himaayesine alacak diye kalemlerini atarlarken sen yanlarında değildin. (Bu hususda) çekişirlerken de yine yanlarında yokdun. Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : (Habîbim, yâ Muhammed!) Bunlar gayb haberlerindendir ki, onu sana vahyediyoruz. Yoksa, içlerinden hangisi Meryem’i himâyesine alacak diye kalemlerini (kur'a için nehre) atarlarken, sen onların yanında değildin! (Onlar) birbirleriyle çekişirlerken de yanlarında değildin! Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Bunlar sana vahyetmekte olduğumuz gayb haberlerindendir. Meryem'e hangisi kefil olacak diye kalemlerini atarlarken sen yanlarında değildin. Çekişirlerken de orada bulunmadın. Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : İşte bu, gayb haberlerindendir, onu sana vahyediyoruz. Ve "Meryem'e, onlardan hangisi kefil (vekil) olacak?” diye, onlar (kur'a çekmek için) kalemlerini attıkları zaman, sen onların yanlarında değildin. Ve onlar tartışırken de, sen onların yanlarında değildin. Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Sana (şimdi) vahyettiğimiz şey, senin idrakini aşan bir hususla ilgilidir: zira, hangisinin Meryem'in hamisi olacağını kur'a ile belirlediklerinde sen onlarla birlikte değildin, ve (o konuda) birbirleriyle çekiştiklerinde yanlarında yoktun.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Bu sana gayb haberlerindendir. Onu sana vahyediyoruz. Meryem'i hangisi tekeffül edecek diye kalemlerini attıkları zaman sen onların yanında değildin ve onlar muhâsemede bulundukları zaman da sen onların yanında bulunmuyordun. Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Resulüm! Bunlar, bizim sana vahiy yolu ile bildirdiğimiz gayb haberlerindendir. İçlerinden hangisi Meryem'i himayesine alacak diye kalemleri ile kura atarlarken sen onların yanında değildin. Çekiştikleri zaman da orada bulunmadın. Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Bunlar, sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Meryem’e hangisi kefil olacak diye kalemlerini atarlarken (kura çekerlerken) sen yanlarında değildin, konuyu tartışırlarken de yanlarında değildin. Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : İşte bunlar gayb kabîlinden haberler olup onları Biz sana vahyediyoruz. Yoksa onlar Meryem’i kimin himaye edeceğine dair kur’a çekerlerken ve birbirleriyle tartışırlarken sen yanlarında bulunmuyordun. Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : (Ey Muhammed) Bunlar sana vahyettiğimiz, görünmez âlemin haberlerindendir. Meryem'e hangisi kefil olacak diye (kur'a) oklarını atarlarken sen onların yanında değildin; birbirleriyle çekiştikleri zaman da sen yanlarında değildin.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Bunlar, gayb haberlerindendir; bunları sana vahy ediyoruz. Onlardan hangisi Meryem'i sorumluluğuna alacak diye kalemleriyle kur'a atarlarken sen yanlarında değildin; çekişirlerken de yanlarında değildin. Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : İşte bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Yoksa, onlar Meryem'in bakımını kim üstlenecek diye kur'a çekerken sen onların yanında değildin. Onlar tartışırken de sen yanlarında değildin. Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Bu, gayb haberlerindendir ki, sana vahyediyoruz. Onlar, Meryem'in bakımını kimin üstleneceğini belirlemek için kalemlerini atarlarken sen yanlarında değildin. Çekiştikleri sırada da yanlarında değildin.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.