3:170Âl-i Imrân  Suresi 170. Ayet

Kuran Sırası: 3 İniş Sırası: 89
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165166167168169170171172173174175176177178179180181182183184185186187188189190191192193194195196197198199200

3:170Âl-i Imrân  Suresi 170. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. فَرِحِينَ (FRḪYN) = feriHīne : sevinirler
2. بِمَا (BME) = bimā : şeylerden
3. اتَاهُمُ ( ËTEHM) = ātāhumu : kendilerine verdikleri
4. اللَّهُ (ELLH) = llahu : Allah'ın
5. مِنْ (MN) = min : -ndan
6. فَضْلِهِ (FŽLH) = feDlihi : lutfu-
7. وَيَسْتَبْشِرُونَ (VYSTBŞRVN) = ve yestebşirūne : ve müjdelemek isterler
8. بِالَّذِينَ (BELZ̃YN) = bielleƶīne : kimselere
9. لَمْ (LM) = lem :
10. يَلْحَقُوا (YLḪGVE) = yelHaḳū : henüz yetişemeyen(lere)
11. بِهِمْ (BHM) = bihim : kendilerine
12. مِنْ (MN) = min :
13. خَلْفِهِمْ (ḢLFHM) = ḣalfihim : arkalarından
14. أَلَّا (ÊLE) = ellā :
15. خَوْفٌ (ḢVF) = ḣavfun : korku olmadığına
16. عَلَيْهِمْ (ALYHM) = ǎleyhim : onlara
17. وَلَا (VLE) = ve lā :
18. هُمْ (HM) = hum : onların
19. يَحْزَنُونَ (YḪZNVN) = yeHzenūne : üzüntüye uğramayacaklarına
sevinirler | şeylerden | kendilerine verdikleri | Allah'ın | -ndan | lutfu- | ve müjdelemek isterler | kimselere | | henüz yetişemeyen(lere) | kendilerine | | arkalarından | | korku olmadığına | onlara | | onların | üzüntüye uğramayacaklarına |

[FRḪ] [] [ETY] [] [] [FŽL] [BŞR] [] [] [LḪG] [] [] [ḢLF] [] [ḢVF] [] [] [] [ḪZN]
FRḪYN BME ËTEHM ELLH MN FŽLH VYSTBŞRVN BELZ̃YN LM YLḪGVE BHM MN ḢLFHM ÊLE ḢVF ALYHM VLE HM YḪZNVN

feriHīne bimā ātāhumu llahu min feDlihi ve yestebşirūne bielleƶīne lem yelHaḳū bihim min ḣalfihim ellā ḣavfun ǎleyhim ve lā hum yeHzenūne
فرحين بما آتاهم الله من فضله ويستبشرون بالذين لم يلحقوا بهم من خلفهم ألا خوف عليهم ولا هم يحزنون

3:170Âl-i Imrân  Suresi 170. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
فرحين ف ر ح | FRḪ FRḪYN feriHīne sevinirler Rejoicing
بما | BME bimā şeylerden in what
آتاهم ا ت ي | ETY ËTEHM ātāhumu kendilerine verdikleri bestowed them
الله | ELLH llahu Allah'ın Allah
من | MN min -ndan of
فضله ف ض ل | FŽL FŽLH feDlihi lutfu- His Bounty,
ويستبشرون ب ش ر | BŞR VYSTBŞRVN ve yestebşirūne ve müjdelemek isterler and they receive good tidings
بالذين | BELZ̃YN bielleƶīne kimselere about those who
لم | LM lem (have) not
يلحقوا ل ح ق | LḪG YLḪGVE yelHaḳū henüz yetişemeyen(lere) yet joined
بهم | BHM bihim kendilerine [with] them
من | MN min [from]
خلفهم خ ل ف | ḢLF ḢLFHM ḣalfihim arkalarından (but are) left behind -
ألا | ÊLE ellā that (there will be) no
خوف خ و ف | ḢVF ḢVF ḣavfun korku olmadığına fear
عليهم | ALYHM ǎleyhim onlara on them
ولا | VLE ve lā and not
هم | HM hum onların they
يحزنون ح ز ن | ḪZN YḪZNVN yeHzenūne üzüntüye uğramayacaklarına will grieve.
3:170 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

sevinirler | şeylerden | kendilerine verdikleri | Allah'ın | -ndan | lutfu- | ve müjdelemek isterler | kimselere | | henüz yetişemeyen(lere) | kendilerine | | arkalarından | | korku olmadığına | onlara | | onların | üzüntüye uğramayacaklarına |

[FRḪ] [] [ETY] [] [] [FŽL] [BŞR] [] [] [LḪG] [] [] [ḢLF] [] [ḢVF] [] [] [] [ḪZN]
FRḪYN BME ËTEHM ELLH MN FŽLH VYSTBŞRVN BELZ̃YN LM YLḪGVE BHM MN ḢLFHM ÊLE ḢVF ALYHM VLE HM YḪZNVN

feriHīne bimā ātāhumu llahu min feDlihi ve yestebşirūne bielleƶīne lem yelHaḳū bihim min ḣalfihim ellā ḣavfun ǎleyhim ve lā hum yeHzenūne
فرحين بما آتاهم الله من فضله ويستبشرون بالذين لم يلحقوا بهم من خلفهم ألا خوف عليهم ولا هم يحزنون

[ف ر ح] [] [ا ت ي] [] [] [ف ض ل] [ب ش ر] [] [] [ل ح ق] [] [] [خ ل ف] [] [خ و ف] [] [] [] [ح ز ن]

3:170Âl-i Imrân  Suresi 170. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
فرحين ف ر ح | FRḪ FRḪYN feriHīne sevinirler Rejoicing
Fe,Re,Ha,Ye,Nun,
80,200,8,10,50,
N – accusative masculine plural noun
اسم منصوب
بما | BME bimā şeylerden in what
Be,Mim,Elif,
2,40,1,
P – prefixed preposition bi
REL – relative pronoun
جار ومجرور
آتاهم ا ت ي | ETY ËTEHM ātāhumu kendilerine verdikleri bestowed them
,Te,Elif,He,Mim,
,400,1,5,40,
V – 3rd person masculine singular (form IV) perfect verb
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
فعل ماض و«هم» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
الله | ELLH llahu Allah'ın Allah
Elif,Lam,Lam,He,
1,30,30,5,
"PN – nominative proper noun → Allah"
لفظ الجلالة مرفوع
من | MN min -ndan of
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
فضله ف ض ل | FŽL FŽLH feDlihi lutfu- His Bounty,
Fe,Dad,Lam,He,
80,800,30,5,
N – genitive masculine noun
PRON – 3rd person masculine singular possessive pronoun
اسم مجرور والهاء ضمير متصل في محل جر بالاضافة
ويستبشرون ب ش ر | BŞR VYSTBŞRVN ve yestebşirūne ve müjdelemek isterler and they receive good tidings
Vav,Ye,Sin,Te,Be,Şın,Re,Vav,Nun,
6,10,60,400,2,300,200,6,50,
CIRC – prefixed circumstantial particle
V – 3rd person masculine plural (form X) imperfect verb
PRON – subject pronoun
الواو حالية
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
بالذين | BELZ̃YN bielleƶīne kimselere about those who
Be,Elif,Lam,Zel,Ye,Nun,
2,1,30,700,10,50,
P – prefixed preposition bi
REL – masculine plural relative pronoun
جار ومجرور
لم | LM lem (have) not
Lam,Mim,
30,40,
NEG – negative particle
حرف نفي
يلحقوا ل ح ق | LḪG YLḪGVE yelHaḳū henüz yetişemeyen(lere) yet joined
Ye,Lam,Ha,Gaf,Vav,Elif,
10,30,8,100,6,1,
V – 3rd person masculine plural imperfect verb, jussive mood
PRON – subject pronoun
فعل مضارع مجزوم والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
بهم | BHM bihim kendilerine [with] them
Be,He,Mim,
2,5,40,
P – prefixed preposition bi
PRON – 3rd person masculine plural personal pronoun
جار ومجرور
من | MN min [from]
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
خلفهم خ ل ف | ḢLF ḢLFHM ḣalfihim arkalarından (but are) left behind -
Hı,Lam,Fe,He,Mim,
600,30,80,5,40,
N – genitive masculine noun
PRON – 3rd person masculine plural possessive pronoun
اسم مجرور و«هم» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
ألا | ÊLE ellā that (there will be) no
,Lam,Elif,
,30,1,
SUB – subordinating conjunction
NEG – negative particle
حرف مصدري
حرف نفي
خوف خ و ف | ḢVF ḢVF ḣavfun korku olmadığına fear
Hı,Vav,Fe,
600,6,80,
N – nominative masculine indefinite noun
اسم مرفوع
عليهم | ALYHM ǎleyhim onlara on them
Ayn,Lam,Ye,He,Mim,
70,30,10,5,40,
P – preposition
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
جار ومجرور
ولا | VLE ve lā and not
Vav,Lam,Elif,
6,30,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
NEG – negative particle
الواو عاطفة
حرف نفي
هم | HM hum onların they
He,Mim,
5,40,
PRON – 3rd person masculine plural personal pronoun
ضمير منفصل
يحزنون ح ز ن | ḪZN YḪZNVN yeHzenūne üzüntüye uğramayacaklarına will grieve.
Ye,Ha,Ze,Nun,Vav,Nun,
10,8,7,50,6,50,
V – 3rd person masculine plural imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
فرحين
feriHīne
FRḪ|ف ر ح
sevinirler
2
بما
bimā
|
şeylerden
Kombi Müfredat
آتاهم
ātāhumu
ETY|ا ت ي
kendilerine verdikleri
4
الله
llahu
|
Allah'ın
5
من
min
|
-ndan
Kombi Müfredat
فضله
feDlihi
FŽL|ف ض ل
lutfu-
Kombi Müfredat
ويستبشرون
ve yestebşirūne
BŞR|ب ش ر
ve müjdelemek isterler
8
بالذين
bielleƶīne
|
kimselere
9
لم
lem
|
10 Kombi Müfredat
يلحقوا
yelHaḳū
LḪG|ل ح ق
henüz yetişemeyen(lere)
11
بهم
bihim
|
kendilerine
12
من
min
|
13 Kombi Müfredat
خلفهم
ḣalfihim
ḢLF|خ ل ف
arkalarından
14
ألا
ellā
|
15 Kombi Müfredat
خوف
ḣavfun
ḢVF|خ و ف
korku olmadığına
16
عليهم
ǎleyhim
|
onlara
17
ولا
ve lā
|
18
هم
hum
|
onların
19 Kombi Müfredat
يحزنون
yeHzenūne
ḪZN|ح ز ن
üzüntüye uğramayacaklarına
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |فَرِحِينَ: sevinirler | بِمَا: şeylerden | اتَاهُمُ: kendilerine verdikleri | اللَّهُ: Allah'ın | مِنْ: -ndan | فَضْلِهِ: lutfu- | وَيَسْتَبْشِرُونَ: ve müjdelemek isterler | بِالَّذِينَ: kimselere | لَمْ: | يَلْحَقُوا: henüz yetişemeyen(lere) | بِهِمْ: kendilerine | مِنْ: | خَلْفِهِمْ: arkalarından | أَلَّا: | خَوْفٌ: korku olmadığına | عَلَيْهِمْ: onlara | وَلَا: | هُمْ: onların | يَحْزَنُونَ: üzüntüye uğramayacaklarına | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |فرحين FRḪYN sevinirler | بما BME şeylerden | آتاهم ËTEHM kendilerine verdikleri | الله ELLH Allah'ın | من MN -ndan | فضله FŽLH lutfu- | ويستبشرون WYSTBŞRWN ve müjdelemek isterler | بالذين BELZ̃YN kimselere | لم LM | يلحقوا YLḪGWE henüz yetişemeyen(lere) | بهم BHM kendilerine | من MN | خلفهم ḢLFHM arkalarından | ألا ÊLE | خوف ḢWF korku olmadığına | عليهم ALYHM onlara | ولا WLE | هم HM onların | يحزنون YḪZNWN üzüntüye uğramayacaklarına | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |feriHīne: sevinirler | bimā: şeylerden | ātāhumu: kendilerine verdikleri | llahu: Allah'ın | min: -ndan | feDlihi: lutfu- | ve yestebşirūne: ve müjdelemek isterler | bielleƶīne: kimselere | lem: | yelHaḳū: henüz yetişemeyen(lere) | bihim: kendilerine | min: | ḣalfihim: arkalarından | ellā: | ḣavfun: korku olmadığına | ǎleyhim: onlara | ve lā: | hum: onların | yeHzenūne: üzüntüye uğramayacaklarına | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |FRḪYN: sevinirler | BME: şeylerden | ËTEHM: kendilerine verdikleri | ELLH: Allah'ın | MN: -ndan | FŽLH: lutfu- | VYSTBŞRVN: ve müjdelemek isterler | BELZ̃YN: kimselere | LM: | YLḪGVE: henüz yetişemeyen(lere) | BHM: kendilerine | MN: | ḢLFHM: arkalarından | ÊLE: | ḢVF: korku olmadığına | ALYHM: onlara | VLE: | HM: onların | YḪZNVN: üzüntüye uğramayacaklarına | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Ferah-fahûr bir halde Allah'ın onlara ettiği lütuf ve ihsânlarla ve onlar, henüz kendilerine katılmayanlara, fakat artlarından gelmekte olanlara da bilin ki ne korku vardır onlara, ne de mahzun olurlar diye müjde vermeyi isterler. Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Allah'ın, lütuf ve kereminden kendilerine verdikleri ile sevinçli bir halde arkalarından gelecek ve henüz kendilerine katılmamış olan şehit kardeşlerine de hiçbir keder ve korku bulunmadığı müjdesinin sevincini duymaktadırlar. Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Allâh'ın fazlından, hakikatleri olması sebebiyle kendilerinde açığa çıkardığıyla sevinçlidirler. Kendilerine katılmamış, geride kalanlara müjdelemek isterler ki; onlara ne bir korku vardır ne de üzülecekleri bir şey. Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Allah’ın lütfundan verdiği nimetlerle, imkânlarla sevinç içindedirler. Arkalarından gelecek, henüz kendilerine katılmamış şehit olacak kardeşlerine de, her iki dünyada korku olmadığının, geride bıraktıkları yakınları ve yapamadıkları şeylerden dolayı mahzun da olmayacaklarının müjdesinin sevincini duymaktadırlar. Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Allah'ın lütfundan kendilerine vermiş olduklarıyla sevinç içindedirler ve arkalarından henüz onlara kavuşmamış olanları, kendilerine bir korku olmayacağını ve üzülmeyeceklerini üzere müjdelerler. Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Allah'ın kendi fazlından onlara verdikleriyle sevinç içindedirler. Onlara arkalarından henüz ulaşmayanlara müjdelemeyi isterler ki onlara hiç bir korku yoktur, mahzun da olacak değillerdir. Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Onlar, Allah’ın kendilerine verdiği ihsandan (şehidlik rütbesinden) dolayı neş’eli haldedirler ve arkalarından kendilerine şehidlik rütbesi ile katılamıyan mücahidler hakkında şunu müjdelemek isterler: “- Onlara hiç bir korku yoktur ve onlar mahzun da olmıyacaklardır.” Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : (169-17) 0 Allah yolunda oldurulenleri olu saymayin, bilakis Rableri katinda diridirler. Allah'in bol nimetinden onlara verdigi seylerle sevinc icinde riziklanirlar, arkalarindan kendilerine ulasamayan kimselere, kendilerine korku olmadigini ve kendilerinin uzulmeyeceklerini mujde etmek isterler. Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Allah'ın kendi fazl-u kereminden verdiği (o yüce) nîmetlerle sevinçlidirler. Arkalarından henüz kendilerine ulaşamıyan kimselere de hiçbir korku olmayacağını, üzülmeyeceklerini müjdelemek isterler.. Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : (169-170) Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah’ın, lütfundan kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayarak rızıklandırılmaktadırlar. Arkalarından kendilerine ulaşamayan (henüz şehit olmamış) kimselere de hiçbir korku olmayacağına ve onların üzülmeyeceklerine sevinirler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : (169-170) Allah yolunda öldürülenleri ölü saymayın, bilakis Rableri katında diridirler. Allah'ın bol nimetinden onlara verdiği şeylerle sevinç içinde rızıklanırlar, arkalarından kendilerine ulaşamayan kimselere, kendilerine korku olmadığını ve kendilerinin üzülmeyeceklerini müjde etmek isterler. Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : (169-170) Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın. Bilakis onlar diridirler; Allah'ın, lütuf ve kereminden kendilerine verdikleri ile sevinçli bir halde Rableri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar. Arkalarından gelecek ve henüz kendilerine katılmamış olan şehit kardeşlerine de hiçbir keder ve korku bulunmadığı müjdesinin sevincini duymaktadırlar. Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : ALLAH'ın onlara bolca verdiği nimetlerle neşe içindedirler. Kendilerine daha katılmamış yoldaşlarına bir korku ve üzüntü olmadığını müjdelemek isterler.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Allah'ın lütfundan verdiği nimetle sevinçlidirler. Arkalarından kendilerine ulaşamayan kimselere de hiç bir korku olmayacağını ve üzülmeyeceklerini müjdelemek isterler. Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği mutlulukla sevinç duyarlar ve arkalarından şehit olarak kendilerine katılmamış olan mücahitler hakkında: «Onlara hiçbir korku yok ve onlar üzüntü de duymayacaklardır.» müjdesinde bulunurlar. Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Allahın fazlından kendilerine bahş ettiği saadetle şadgâm olarak merzuk olurlar, arkalarından şehadetle kendilerine yetişemiyen mücahidler hakkında da şunu istibşar ederler ki onlara bir korku yok, onlar da mahzun olmıyacaklarDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Allah'ın, keremiyle kendilerine sunduğu nimetlerden dolayı sevinç içindedirler. Arkadaki henüz kendilerine katılmamış olanlar için korku ve üzüntü söz konusu değil diye onlar adına sevinçlidirler. Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Tanrı'nın kendi fazlından onlara verdikleriyle sevinç içindedirler. Onlara arkalarından henüz ulaşmayanlara müjdelemeyi isterler ki onlara hiç bir korku yoktur, mahzun da olacak değillerdir. Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : (169-171) Allah yolunda öldürülenleri de sakın ölüler sanma. Tam tersi onlar diridirler, Allah'ın armağanlarından verdiği şeylerle sevinçli olarak Rableri katında rızıklanmaktadırlar. Arkalarından kendilerine henüz ulaşmayan kimselere, kendileri için hiçbir korku olmayacağını ve üzülmeyeceklerini müjdelemek isterler. Onlar, Allah'tan bir nimeti, armağanı ve Allah'ın şüphesiz, mü’minlerin ecrini kaybetmeyeceğini müjdelemek isterler. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : (169-170) Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bil'akis onlar Rableri kafında diridirler. (Öyle ki Allanın) lutf-ü inayetinden, kendilerine verdiği (şehidlik mertebesi) ile hepsi de şâd olarak (cennet ni'metleriyle) rızıklanırlar.. Arkalarından henüz onlara katılamayan (şehid dindaş) lar (ı) hakkında da: «Onlara hiç bir korku yokdur. Onlar mahzun da olacak değillerdir» diye müjde vermek isterler. Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : (Hem onlar,) Allah’ın kendilerine ihsânından verdiği şeylerle sevinen kimselerdir ve arkalarından kendilerine (henüz) katılamayanları: 'Onlara hiçbir korku yoktur ve onlar mahzun(da) olmayacaklardır' diye müjdelemek isterler! Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Allah'ın keremiyle kendilerine verdiklerinden sevinerek arkalarından henüz kendilerine katılmayanlara; kendilerine korku olmadığını ve üzülmeyeceklerini, müjdelemek isterler. Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Allah'ın onlara kendi fazlından verdiği şeyle ferahlarlar. Ve arkalarından henüz kendilerine katılmayan (henüz şehit olmayan) kimselere, "onlara bir korku olmayacağını ve onların mahzun olmayacaklarını" müjdelemek isterler. Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Allah'ın lütfuyla kendilerine bağışladığı (şehitlikten) övünç duyarlar. Ve arkada kalıp henüz kendilerine katılmamış olan (kardeş)lerine, bir korku ve üzüntü duymayacakları müjdesinde bulunmaktan zevk alırlar:Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Onlar kendilerine Allah Teâlâ'nın fazlından verdiği şey ile mesrûrdurlar. Ve onlar, arkalarında varıp kendilerine yetişmemiş olanlara bir korku olmadığı ile ve onların mahzûn olmayacakları ile de müjdelenmiş bulunurlar. Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Allah'ın kendilerine verdiği ihsanlardan dolayı sevinç içindedirler. Arkalarından henüz kendilerine katılmayan kimselere de hiçbir korku olmayacağını ve üzülmeyeceklerini müjdelemek isterler. Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Allah’ın kendilerine fazlından verdiği şeylere sevinenler, arkalarından (kendilerine) yetişemeyenlere, kendilerine bir korku olmadığını ve mahzun da olmayacaklarını müjdelemek isterler. Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Allah’ın lütfundan ihsan ettiği nimetlere kavuşmaktan dolayı sevinç içindedirler. Arkalarından henüz kendilerine kavuşmayan müstakbel şehitlere, "kendilerine hiçbir korku olmayacağına ve üzüntü hissetmeyeceklerine" dair de müjde vermek isterler. Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Allâh'ın, keremiyle kendilerine verdiklerinden sevinçli olarak, arkalarından henüz kendilerine yetişemeyenlere de korku olmadığına, onların da üzüntüye uğramayacaklarına sevinirler.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Allah'ın kendi fazlından onlara verdikleriyle sevinç içindedirler. Onlara arkalarından henüz ulaşmayanlara müjdeler vermektedirler ki onlara hiç bir korku yoktur, mahzun da olacak değillerdir. Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Allah'ın kereminden onlara bağışladığı nimetlerin mutluluğu içinde, arkalarında olup da henüz kendilerine katılmamış kardeşlerine, kendileri için hiçbir korku olmayacağını ve hiçbir şey için üzülmeyeceklerini müjdeliyorlar. Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiğiyle sevinçlidirler. Ve arkada kalıp kendilerine katılmamış olanlara şunu müjdeliyorlar: Onlar için korku yoktur; tasalanmayacaklardır onlar.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.