Önceki Sonraki

3:81Âl-i Imrân Suresi 81. Ayet

Kuran Sırası: 3 İniş Sırası: 89
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165166167168169170171172173174175176177178179180181182183184185186187188189190191192193194195196197198199200

3:81Âl-i Imrân Suresi 81. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
وإذ
ve iƶ
|
ve ne zaman
Kombi Müfredat
أخذ
eḣaƶe
EḢZ̃|ا خ ذ
almıştı
3
الله
llahu
|
Allah
Kombi Müfredat
ميثاق
mīṧāḳa
VS̃G|و ث ق
şöyle söz
Kombi Müfredat
النبيين
n-nebiyyīne
NBE|ن ب ا
peygamberlerden
6
لما
lemā
|
elbette
Kombi Müfredat
آتيتكم
āteytukum
ETY|ا ت ي
size verdim
8
من
min
|
Kombi Müfredat
كتاب
kitābin
KTB|ك ت ب
Kitap
10 Kombi Müfredat
وحكمة
ve Hikmetin
ḪKM|ح ك م
ve hikmet
11
ثم
ṧumme
|
sonra
12 Kombi Müfredat
جاءكم
cā'ekum
CYE|ج ي ا
geldiğinde
13 Kombi Müfredat
رسول
rasūlun
RSL|ر س ل
bir peygamber
14 Kombi Müfredat
مصدق
muSaddiḳun
ṦD̃G|ص د ق
doğrulayıcı
15
لما
limā
|
bulunan(Kitap)ı
16
معكم
meǎkum
|
yanınızda
17 Kombi Müfredat
لتؤمنن
letu'minunne
EMN|ا م ن
mutlaka inanacak
18
به
bihi
|
ona
19 Kombi Müfredat
ولتنصرنه
veletenSurunnehu
NṦR|ن ص ر
ve ona mutlaka yardım edeceksiniz
20 Kombi Müfredat
قال
ḳāle
GVL|ق و ل
demişti
21 Kombi Müfredat
أأقررتم
eeḳrartum
GRR|ق ر ر
bunu kabul ettiniz mi?
22 Kombi Müfredat
وأخذتم
ve eḣaƶtum
EḢZ̃|ا خ ذ
ve aldınız mı?
23
على
ǎlā
|
üzerinize
24
ذلكم
ƶālikum
|
bu hususta
25 Kombi Müfredat
إصري
iSrī
EṦR|ا ص ر
ağır ahdimi
26 Kombi Müfredat
قالوا
ḳālū
GVL|ق و ل
dediler
27 Kombi Müfredat
أقررنا
eḳrarnā
GRR|ق ر ر
kabul ettik
28 Kombi Müfredat
قال
ḳāle
GVL|ق و ل
dedi
29 Kombi Müfredat
فاشهدوا
feşhedū
ŞHD̃|ش ه د
o halde tanık olun
30
وأنا
ve enā
|
ben de
31
معكم
meǎkum
|
sizinle beraber
32
من
mine
|
33 Kombi Müfredat
الشاهدين
ş-şāhidīne
ŞHD̃|ش ه د
tanık olanlardanım
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَإِذْ: ve ne zaman | أَخَذَ: almıştı | اللَّهُ: Allah | مِيثَاقَ: şöyle söz | النَّبِيِّينَ: peygamberlerden | لَمَا: elbette | اتَيْتُكُمْ: size verdim | مِنْ: | كِتَابٍ: Kitap | وَحِكْمَةٍ: ve hikmet | ثُمَّ: sonra | جَاءَكُمْ: geldiğinde | رَسُولٌ: bir peygamber | مُصَدِّقٌ: doğrulayıcı | لِمَا: bulunan(Kitap)ı | مَعَكُمْ: yanınızda | لَتُؤْمِنُنَّ: mutlaka inanacak | بِهِ: ona | وَلَتَنْصُرُنَّهُ: ve ona mutlaka yardım edeceksiniz | قَالَ: demişti | أَأَقْرَرْتُمْ: bunu kabul ettiniz mi? | وَأَخَذْتُمْ: ve aldınız mı? | عَلَىٰ: üzerinize | ذَٰلِكُمْ: bu hususta | إِصْرِي: ağır ahdimi | قَالُوا: dediler | أَقْرَرْنَا: kabul ettik | قَالَ: dedi | فَاشْهَدُوا: o halde tanık olun | وَأَنَا: ben de | مَعَكُمْ: sizinle beraber | مِنَ: | الشَّاهِدِينَ: tanık olanlardanım | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |وإذ WÎZ̃ ve ne zaman | أخذ ÊḢZ̃ almıştı | الله ELLH Allah | ميثاق MYS̃EG şöyle söz | النبيين ELNBYYN peygamberlerden | لما LME elbette | آتيتكم ËTYTKM size verdim | من MN | كتاب KTEB Kitap | وحكمة WḪKMT ve hikmet | ثم S̃M sonra | جاءكم CEÙKM geldiğinde | رسول RSWL bir peygamber | مصدق MṦD̃G doğrulayıcı | لما LME bulunan(Kitap)ı | معكم MAKM yanınızda | لتؤمنن LTÙMNN mutlaka inanacak | به BH ona | ولتنصرنه WLTNṦRNH ve ona mutlaka yardım edeceksiniz | قال GEL demişti | أأقررتم ÊÊGRRTM bunu kabul ettiniz mi? | وأخذتم WÊḢZ̃TM ve aldınız mı? | على AL üzerinize | ذلكم Z̃LKM bu hususta | إصري ÎṦRY ağır ahdimi | قالوا GELWE dediler | أقررنا ÊGRRNE kabul ettik | قال GEL dedi | فاشهدوا FEŞHD̃WE o halde tanık olun | وأنا WÊNE ben de | معكم MAKM sizinle beraber | من MN | الشاهدين ELŞEHD̃YN tanık olanlardanım | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ve iƶ: ve ne zaman | eḣaƶe: almıştı | llahu: Allah | mīṧāḳa: şöyle söz | n-nebiyyīne: peygamberlerden | lemā: elbette | āteytukum: size verdim | min: | kitābin: Kitap | ve Hikmetin: ve hikmet | ṧumme: sonra | cā'ekum: geldiğinde | rasūlun: bir peygamber | muSaddiḳun: doğrulayıcı | limā: bulunan(Kitap)ı | meǎkum: yanınızda | letu'minunne: mutlaka inanacak | bihi: ona | veletenSurunnehu: ve ona mutlaka yardım edeceksiniz | ḳāle: demişti | eeḳrartum: bunu kabul ettiniz mi? | ve eḣaƶtum: ve aldınız mı? | ǎlā: üzerinize | ƶālikum: bu hususta | iSrī: ağır ahdimi | ḳālū: dediler | eḳrarnā: kabul ettik | ḳāle: dedi | feşhedū: o halde tanık olun | ve enā: ben de | meǎkum: sizinle beraber | mine: | ş-şāhidīne: tanık olanlardanım | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VÎZ̃: ve ne zaman | ÊḢZ̃: almıştı | ELLH: Allah | MYS̃EG: şöyle söz | ELNBYYN: peygamberlerden | LME: elbette | ËTYTKM: size verdim | MN: | KTEB: Kitap | VḪKMT: ve hikmet | S̃M: sonra | CEÙKM: geldiğinde | RSVL: bir peygamber | MṦD̃G: doğrulayıcı | LME: bulunan(Kitap)ı | MAKM: yanınızda | LTÙMNN: mutlaka inanacak | BH: ona | VLTNṦRNH: ve ona mutlaka yardım edeceksiniz | GEL: demişti | ÊÊGRRTM: bunu kabul ettiniz mi? | VÊḢZ̃TM: ve aldınız mı? | AL: üzerinize | Z̃LKM: bu hususta | ÎṦRY: ağır ahdimi | GELVE: dediler | ÊGRRNE: kabul ettik | GEL: dedi | FEŞHD̃VE: o halde tanık olun | VÊNE: ben de | MAKM: sizinle beraber | MN: | ELŞEHD̃YN: tanık olanlardanım | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : An o zamanı ki Allah, peygamberlerden, size kitap ve hikmet verdim, sonra da sizdeki kitabı gerçekleyen bir peygamber göndereceğim, ona mutlaka inanacaksınız, mutlaka yardım edeceksiniz diye söz almıştı ve ikrar ettiniz mi, size yüklediğim bu ağır yükü aldınız, yüklendiniz mi demişti. İkrar ettik demişlerdi de o da öyleyse tanık olun demişti, ben de sizinle berâber tanıklık edenlerdenim.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Hani Allah, peygamberlerden: "Ben size Kitap ve hikmet verdikten sonra nezdinizdekileri tasdik eden bir peygamber geldiğinde ona mutlaka inanıp yardım edeceksiniz" diye söz almış, "Kabul ettiniz ve bu ahdimi yüklendiniz mi?" dediğinde, "Kabul ettik" cevabını vermişler, bunun üzerine Allah: O halde şahit olun; ben de sizinle birlikte şahitlik edenlerdenim, buyurmuştu.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Hani Allâh Nebilerden (ve ümmetlerinden şu konuda) söz almıştı: "Size hakikat bilgisinden ve Hikmet verdim, bundan sonra beraberinizde olanı tasdik eden bir Rasûl geldiğinde, Ona bütününüzle iman edecek ve yardım edeceksiniz. Kabul ettiniz ve ağır yükümü üzerinize aldınız mı?", "Kabul ettik" dediler! "Şahit olun, ben de şahidim hakikatiniz olarak. "Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Allahın peygamberlerden, ümmetlerinden şu kesin sözü, taahhüdü aldığını insanlara hatırlat: 'Ben size kitapları ve hikmeti, peygamberliği, sağlıklı ve ahlâklı yaşama bilgisini, peygamberinizin sünnetini verdikten sonra, size, ellerinizdeki doğru bilgileri, kutsal kitaplardaki bilgileri tasdik eden bir Rasûl geldiğinde, ona, mutlaka inanıp yardım etmelisiniz. Bunu kabul ediyor musunuz? Bu şartlarla, sorumluluk gerektiren emirlerimi, hükümlerimi yerine getireceğinize dair söz veriyor musunuz?' dediğinde: 'Yerine getireceğimize söz veriyoruz' dediler. Allah da: 'O halde şâhit olun, ben de sizlerle birlikte şâhit olanlardanım' buyurdu.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Allah, peygamberlerden: 'Ben size Kitap ve hikmet verdim. Daha sonra sizin yanınızda olanı doğrulayıcı bir peygamber geldiğinde ona kesin olarak inanacak ve kendisine yardımda bulunacaksınız' diye söz almıştı. 'Bunu kabul edip bu husustaki ağır yükümü üzerinize aldınız mı?' dedi. Onlar da: 'Kabul ettik' dediler. (Allah da): 'Öyleyse şahid olun, ben de sizinle birlikte şahitlerdenim' dedi.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Hani Allah peygamberlerden 'kesin bir söz (misak)' almıştı: "Andolsun size Kitap ve hikmetten verip sonra size beraberinizdekini doğrulayan bir elçi geldiğinde, ona kesin olarak iman edecek ve ona yardımda bulunacaksınız." Demişti ki: "Bunu ikrar ettiniz ve bu ağır yükümü aldınız mı?" Onlar: "İkrar ettik" demişlerdi de "Öyleyse şahid olun, ben de sizinle birlikte şahid olanlardanım," demişti.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Hem Allah, vaktiyle Peygamberlerin mîsakını (bağlılık sözünü) şöyle almıştı: “- Celâlim hakkı için size kitap ve hikmetten verdim. Sonra size, beraberinizdekini tasdik eden bir Peygamber geldiğinde mutlaka ona iman edeceksiniz ve her halde ona yardımda bulunacaksınız; bunu ikrar ettiniz mi ve bu ağır ahdimi üzerinize alıp kabullendiniz mi?” buyurdu. Onlar: “-İkrar ettik”, dediler. Allah şöyle buyurdu; “- Öyle ise birbirinize karşı şâhit olun, ben de sizinle beraber şâhitlerdenim.”Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Allah peygamberlerden ahid almisti: «And olsun ki size Kitab, hikmet verdim; sizde olani tasdik eden bir peygamber gelecek, ona mutlaka inanacaksiniz ve ona mutlaka yardim edeceksiniz, inkar edip bu ahdi kabul ettiniz mi?» demisti. «Ikrar ettik» demislerdi de: «µahid olun, Ben de sizinle beraber sahidlerdenim» demisti.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Hani Allah, Peygamberlerden kesin söz almıştı: «And olsun ki size kitap ve hikmet verdim, sonra sizinle beraber bulunanı kabul eden bir peygamber gelince, herhalde ona inanasınız ve ona mutlaka yardım edesiniz» (buyurmuş ve) «bunu ikrar ettiniz mi, bunun üzerine ahde bağlı ağır yükümü kabul ettiniz mi ?» demişti. Onlar da: «İkrar ettik» diye kesin söz vermişlerdi. (Allah): «Öyle ise şâhid olun, ben de sizinle beraber şâhidlerdenim» buyurmuştu.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Hani, Allah peygamberlerden, “Andolsun, size vereceğim her kitap ve hikmetten sonra, elinizdekini doğrulayan bir peygamber geldiğinde, ona mutlaka iman edeceksiniz ve ona mutlaka yardım edeceksiniz” diye söz almış ve, “Bunu kabul ettiniz mi; verdiğim bu ağır görevi üstlendiniz mi?” demişti. Onlar, “Kabul ettik” demişlerdi. Allah da, “Öyleyse şahid olun, ben de sizinle beraber şahit olanlardanım” demişti.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Allah peygamberlerden ahid almıştı: 'And olsun ki size Kitap, hikmet verdim; sizde olanı tasdik eden bir peygamber gelecek, ona mutlaka inanacaksınız ve ona mutlaka yardım edeceksiniz, ikrar edip bu ahdi kabul ettiniz mi?' demişti. 'İkrar ettik' demişlerdi de: 'Şahid olun, Ben de sizinle beraber şahidlerdenim' demişti.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Hani Allah, peygamberlerden: «Ben size Kitap ve hikmet verdikten sonra nezdinizdekileri tasdik eden bir peygamber geldiğinde ona mutlaka inanıp yardım edeceksiniz» diye söz almış, «Kabul ettiniz ve bu ahdimi yüklendiniz mi?» dediğinde, «Kabul ettik» cevabını vermişler, bunun üzerine Allah: O halde şahit olun; ben de sizinle birlikte şahitlik edenlerdenim, buyurmuştu.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : ALLAH peygamberlerden (nebilerden) şöyle misak almıştı: 'Size kitap ve hikmet vereceğim. Daha sonra, beraberinizdekileri doğrulayan bir elçi (resul) geldiğinde ona inanacak ve onu destekleyeceksiniz. Bunu kabul ettiniz mi ve bu sözleşmeyi yerine getireceğinize söz verdiniz mi,' demişti. Onlar 'Kabul ettik,' deyince, 'Öyleyse şahid olun, ben de sizinle beraber şahid olanlardanım,' demişti.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Allah peygamberlerden şöyle söz almıştı: «Andolsun ki size kitab ve hikmet verdim, sonra yanınızda bulunan (kitaplar)ı doğrulayıcı bir peygamber geldiğinde ona muhakkak inanacak ve ona yardım edeceksiniz! Bunu kabul ettiniz mi? Ve bu hususta ağır ahdimi üzerinize aldınız mı?» demişti. Onlar: «Kabul ettik» dediler. (Allah da) dedi ki: «Öyleyse şahit olun, ben de sizinle beraber şahit olanlardanım».Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Allah, vaktiyle peygamberlerden: «Andolsun ki, size kitap ve hikmetten her ne verdiysem, sonra size beraberinizdekini doğrulayan bir peygamber geldiğinde ona kesinlikle inanacaksınız ve çaresiz ona yardım edeceksiniz.» diye söz almış ve: «Bunu kabul ettiniz mi? Bunun üzerine ağır ahdimi boynunuza aldınız mı?» demişti. Onlar: «Kabul ettik.» dediler. Allah da: «Öyle ise, şahit olun, ben de sizinle birlikte şahitlik edenlerdenim!» buyurdu.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Hem Allah vaktiyle Peygamberlerin şöyle misakını almıştır: Celâlim hakkıyçün size kitab ve hikmetten her ne verdimse sonra size beraberinizdekini tasdik eden bir Resul geldiğinde ona mutlak iman edeceksiniz ve lâbüdd ona yardımda bulunacaksınız, buna ıkrar verdiniz mi? ve bunun üzerine ağır ahdimi boynunuza aldınız mı? buyurdu. Ikrar verdik dediler, öyle ise, buyurdu: Şahid olun ben de sizinle beraber şahidlerdenim.Dinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Hani Allah, peygamberlerden 'Bakınız, size kitap ve hikmet verdim, ilerde yanınızdaki kitabı onaylayan bir peygamber gelince ona kesinlikle inanacak, kendisini destekleyeceksiniz' diye söz aldı; 'Bu direktifimi kabul ettiniz, omuzlarınıza yüklediğim bu görevi üstlendiniz mi?' dedi. 'Kabul ettik' dediler, Allah da 'Birbirinize şahid olunuz, ben de sizinle birlikte şahidlerdenim' dedi.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Hani Tanrı peygamberlerden 'kesin bir söz (misak)' almıştı: "Andolsun size Kitap ve hikmetten verip sonra size beraberinizdekini doğrulayan bir elçi geldiğinde, ona kesin olarak inanacak ve ona yardımda bulunacaksınız". Demişti ki: "Bunu ikrar ettiniz ve bu ağır yükümü aldınız mı? Onlar : "İkrar ettik" demişlerdi de "Öyleyse şahid olun, ben de sizinle birlikte şahid olanlardanım," demişti.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Ve hani Allah, peygamberlerden: “Andolsun ki size kitaptan ve haksızlık, bozgunculuk ve kargaşayı engellemek için konulmuş kanun, düstur ve ilkelerden verdim, sonra yanınızda bulunanı doğrulayıcı bir elçi geldiğinde ona kesinlikle inanacak ve ona yardım edeceksiniz!” sağlam sözünü almıştı. Allah, “Bunu ikrar edip de kabul ettiniz mi? Ve bu hususta ağır ahdimi üzerinize aldınız mı/verdğiniz sözü kesinlikle yerine getirecek misiniz?” dedi. Onlar: “İkrar ettik” dediler. Allah: “Öyleyse şâhit olun, Ben de sizinle beraber şâhit olanlardanım” dedi. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Allah, (geçmiş) peygamberler (in) den — and olsun ki size Kitab ve hikmet verdim. Sonra da size nezdinizdeki (o Kitab ve hikmeti) tasdik eden bir peygamber gelmişdir (gelecekdir). Ona kat'iyyen îman ve ona her halde yardım edeceksiniz diye — (ahd ve) mîsâk aldığı zaman dedi ki «Ikraar etdiniz ve uhdenize bu ağır yükümü (vecîbemi) alıb kabul eylediniz mi»? Onlar (cevaben): «Ikraar etdik» dediler. (Allah) dedi ki: «Öyleyse (birbirinize ve ümmetlerinize karşı) şâhid olun, ben de sizinle beraber (bu ıkraarınıza) şâhidlik edenlerdenim. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Hem Allah, vaktiyle peygamberlerin: 'Size kitab ve hikmetten her ne versem, sonra size berâberinizde olanı tasdîk edici bir peygamber gelse, mutlaka ona îmân edeceksiniz ve mutlaka ona yardım edeceksiniz!' diye sağlam sözlerini aldığında: 'İkrâr ettiniz (mi) ve bu ağır ahdimi (üzerinize) aldınız mı?' buyurdu. (Onlar:) 'İkrâr ettik!' dediler. (Allah:) 'Öyle ise şâhid olun, ben de sizinle berâber şâhidlerdenim!' buyurdu.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Hani Allah, Peygamberlerden söz almış: And olsun ki; size, kitabı, hikmeti verdim. Yanınızda olanı doğrulayıcı bir peygamber geldiğinde mutlaka o'na inanacak ve yardım edeceksiniz. İkrar edip de ahdi kabul ettiniz mi? demişti. Onlar da: İkrar ettik, demişlerdi. Allah: Şahid olsun, Ben de sizinle beraber şahidlerdenim, demişti.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ve Allah, nebilerden, "Size kitap ve hikmet verdim. Sonra size, beraberinizde olanı (Allah'ın size verdiği kitapları) tasdik eden bir Resûl geldiği zaman, ona mutlaka îmân edeceksiniz ve ona mutlaka yardım edeceksiniz" diye misak aldığı zaman, "İkrar ettiniz mi (kabul ettiniz mi?) ve bu ağır (ahdimi) üzerinize aldınız mı?" diye buyurdu. (Onlar da): "İkrar ettik (kabul ettik)" dediler. (Allahû Teâlâ): "Öyleyse şahit olun ve Ben sizinle beraber şahitlerdenim." buyurdu.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Allah, (geçmiş vahiylerin izleyicilerinden) peygamberler vasıtasıyla şu taahhüdü talep etti: "Eğer, vahyi ve hikmeti size bahşettikten sonra, halen sahip olduğunuz hakikati tasdik eden bir elçi size gelirse o'na inanmalı ve yardım etmelisiniz. Bu şarta dayalı ahdimi kabul ve tasdik eder misiniz?" Onlar: "Kabul ederiz!" dediler. Allah: "Öyleyse (buna) şahit olun, Ben de sizin şahidiniz olacağım."Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Yâdet o zamanı ki, Allah Teâlâ peygamberlere hitaben «Size kitap ve hikmet verdim, sonra sizin nezdinizdekini musaddık olarak bir resûl gelecektir. O'na elbette imân ve yardım edeceksiniz» diye peygamberlerden bir müekked ahd aldıkta buyurdu ki, «İkrar ettiniz mi? Ve bunun üzerine benim o ahdimi alıp kabul eylediniz mi?» Onlar da, «İkrar ettik,» dediler. (Cenâb-ı Hak da) Buyurdu ki: «Öyleyse şahit olunuz, ben de sizinle beraber şahitlerdenim.»Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Allah vaktiyle peygamberlerden kesin söz almıştı: “Celâlim hakkı için, size kitap ve hikmet verdim. Sizde olan o kitap ve hikmeti tasdik edip doğrulayan bir peygamber gelecek. Ona mutlaka iman edeceksiniz ve mutlaka ona yardımda bulunacaksınız. Bunu kabul ettiniz mi? Ve bu ağır ahdimi üzerinize aldınız mı?” demişti. Onlar da: “Kabul ettik. ” demişlerdi. Allah da: “O halde şâhit olun, ben de sizinle beraber şâhit olanlardanım. ” buyurmuştu.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Allah, peygamberlerden: -Size kitap ve hikmet verdim, sonra sizden olanı doğrulayan bir peygamber gelecek, ona kesinlikle iman edecek ve ona yardım edeceksiniz! diye söz aldığı zaman (sormuştu): -Karar verdiniz ve size yüklediğim bu ağır yükü kabul ettiniz mi? demişti. Onlar: -Kabul ettik diye cevap verdiler. -Şahit olun, ben de sizinle birlikte şahitlik edenlerdenim, buyurmuştu.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Hem Allah, vaktiyle peygamberlerden "Size kitap ve hikmet vermemden sonra, Sizin yanınızda bulunan kitabı tasdik edici bir peygamber geldiğinde, mutlaka ona inanıp yardımcı olacaksınız." diye söz almıştır. Allah: "Bunu kabul ettiniz, bu ağır yükümü sırtınıza aldınız mı?" dediğinde onlar: "Kabul ettik" diye kesin söz verince, Allah Teâlâ: "Siz de şahit olun, zaten Ben de sizinle beraber şahitlik edeceğim." buyurdu.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Allâh, peygamberlerden şöyle söz almıştı: "Bakın, size Kitap ve hikmet verdim; imdi yanınızda bulunan(Kitap)ı doğrulayıcı bir peygamber geldiğinde, ona mutlaka inanacak ve ona mutlaka yardım edeceksiniz! Bunu kabul ettiniz mi? Ve bu hususta ağır ahdimi üzerinize aldınız mı?" demişti. "Kabul ettik!" dediler. "O halde tanık olun, ben de sizinle beraber tanık olanlardanım." dedi.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Hani Allah peygamberlerden 'kesin bir söz (misak) ' almıştı: «Andolsun size Kitap ve hikmetten verip sonra size beraberinizdekini doğrulayan bir peygamber geldiğinde, ona kesin olarak iman edecek ve ona yardımda bulunacaksanız.» Demişti ki: «Bunu ikrar ettiniz ve bu ağır yükümü aldınız mı?» Onlar: «İkrar ettik» demişlerdi de «Öyleyse şahid olun, ben de sizinle birlikte şahid olanlardanım» demişti.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Allah peygamberlerden ahit alarak, 'Ben size kitap ve hikmet verdikten sonra, sizdeki kitabı tasdik edici bir peygamber geldiğinde ona inanacak ve yardım edeceksiniz' buyurmuş ve sormuştu: 'Bu ahdi kabul edip üstleniyor musunuz?' Onlar 'Kabul ettik' dediler. Allah buyurdu ki: Şahit olun; Ben de sizinle beraber bu ahdin şahidiyim.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Ve unutma ki Allah, peygamberlerden mîsaklarını almış, şöyle demişti: "Size Kitap'tan ve hikmetten nasip verdim. Sonra size elinizdekini doğrulayıcı bir resul geldiğinde, ona mutlaka inanacak ve ona muhakkak yardım edeceksiniz. Kabul ettiniz ve ağır yükümü üzerinize aldınız mı?". "Kabul ettik." dediler. "O halde tanık olun, sizinle beraber ben de tanıklardanım." dedi.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.