» 42 / Sûrâ  44:

Kuran Sırası: 42
İniş Sırası: 62
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53

 » 42 / Sûrâ  Suresi: 44
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَمَنْ (VMN) = ve men : ve kimi
2. يُضْلِلِ (YŽLL) = yuDlili : sapıklıkta bırakırsa
3. اللَّهُ (ELLH) = llahu : Allah
4. فَمَا (FME) = femā : artık yoktur
5. لَهُ (LH) = lehu : onun
6. مِنْ (MN) = min : hiçbir
7. وَلِيٍّ (VLY) = veliyyin : velisi
8. مِنْ (MN) = min :
9. بَعْدِهِ (BAD̃H) = beǎ'dihi : O'ndan sonra
10. وَتَرَى (VTR) = ve terā : ve görürsün
11. الظَّالِمِينَ (ELƵELMYN) = Z-Zālimīne : zalimlerin
12. لَمَّا (LME) = lemmā : zaman
13. رَأَوُا (RÊVE) = raevu : gördükleri
14. الْعَذَابَ (ELAZ̃EB) = l-ǎƶābe : azabı
15. يَقُولُونَ (YGVLVN) = yeḳūlūne : dediklerini
16. هَلْ (HL) = hel : var mı?
17. إِلَىٰ (ÎL) = ilā :
18. مَرَدٍّ (MRD̃) = meraddin : geri dönecek
19. مِنْ (MN) = min : hiçbir
20. سَبِيلٍ (SBYL) = sebīlin : yol
ve kimi | sapıklıkta bırakırsa | Allah | artık yoktur | onun | hiçbir | velisi | | O'ndan sonra | ve görürsün | zalimlerin | zaman | gördükleri | azabı | dediklerini | var mı? | | geri dönecek | hiçbir | yol |

[] [ŽLL] [] [] [] [] [VLY] [] [BAD̃] [REY] [ƵLM] [] [REY] [AZ̃B] [GVL] [] [] [RD̃D̃] [] [SBL]
VMN YŽLL ELLH FME LH MN VLY MN BAD̃H VTR ELƵELMYN LME RÊVE ELAZ̃EB YGVLVN HL ÎL MRD̃ MN SBYL

ve men yuDlili llahu femā lehu min veliyyin min beǎ'dihi ve terā Z-Zālimīne lemmā raevu l-ǎƶābe yeḳūlūne hel ilā meraddin min sebīlin
ومن يضلل الله فما له من ولي من بعده وترى الظالمين لما رأوا العذاب يقولون هل إلى مرد من سبيل

 » 42 / Sûrâ  Suresi: 44
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
ومن | VMN ve men ve kimi And whoever
يضلل ض ل ل | ŽLL YŽLL yuDlili sapıklıkta bırakırsa Allah lets go astray
الله | ELLH llahu Allah Allah lets go astray
فما | FME femā artık yoktur then not
له | LH lehu onun for him
من | MN min hiçbir any
ولي و ل ي | VLY VLY veliyyin velisi protector
من | MN min after Him.
بعده ب ع د | BAD̃ BAD̃H beǎ'dihi O'ndan sonra after Him.
وترى ر ا ي | REY VTR ve terā ve görürsün And you will see
الظالمين ظ ل م | ƵLM ELƵELMYN Z-Zālimīne zalimlerin the wrongdoers,
لما | LME lemmā zaman when
رأوا ر ا ي | REY RÊVE raevu gördükleri they see
العذاب ع ذ ب | AZ̃B ELAZ̃EB l-ǎƶābe azabı the punishment
يقولون ق و ل | GVL YGVLVN yeḳūlūne dediklerini saying,
هل | HL hel var mı? """Is"
إلى | ÎL ilā (there) for
مرد ر د د | RD̃D̃ MRD̃ meraddin geri dönecek return
من | MN min hiçbir any
سبيل س ب ل | SBL SBYL sebīlin yol "way?"""

42:44 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

ve kimi | sapıklıkta bırakırsa | Allah | artık yoktur | onun | hiçbir | velisi | | O'ndan sonra | ve görürsün | zalimlerin | zaman | gördükleri | azabı | dediklerini | var mı? | | geri dönecek | hiçbir | yol |

[] [ŽLL] [] [] [] [] [VLY] [] [BAD̃] [REY] [ƵLM] [] [REY] [AZ̃B] [GVL] [] [] [RD̃D̃] [] [SBL]
VMN YŽLL ELLH FME LH MN VLY MN BAD̃H VTR ELƵELMYN LME RÊVE ELAZ̃EB YGVLVN HL ÎL MRD̃ MN SBYL

ve men yuDlili llahu femā lehu min veliyyin min beǎ'dihi ve terā Z-Zālimīne lemmā raevu l-ǎƶābe yeḳūlūne hel ilā meraddin min sebīlin
ومن يضلل الله فما له من ولي من بعده وترى الظالمين لما رأوا العذاب يقولون هل إلى مرد من سبيل

[] [ض ل ل] [] [] [] [] [و ل ي] [] [ب ع د] [ر ا ي] [ظ ل م] [] [ر ا ي] [ع ذ ب] [ق و ل] [] [] [ر د د] [] [س ب ل]

 » 42 / Sûrâ  Suresi: 44
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
ومن | VMN ve men ve kimi And whoever
Vav,Mim,Nun,
6,40,50,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
REL – relative pronoun
الواو عاطفة
اسم موصول
يضلل ض ل ل | ŽLL YŽLL yuDlili sapıklıkta bırakırsa Allah lets go astray
Ye,Dad,Lam,Lam,
10,800,30,30,
V – 3rd person masculine singular (form IV) imperfect verb, jussive mood
فعل مضارع مجزوم
الله | ELLH llahu Allah Allah lets go astray
Elif,Lam,Lam,He,
1,30,30,5,
"PN – nominative proper noun → Allah"
لفظ الجلالة مرفوع
فما | FME femā artık yoktur then not
Fe,Mim,Elif,
80,40,1,
REM – prefixed resumption particle
NEG – negative particle
الفاء استئنافية
حرف نفي
له | LH lehu onun for him
Lam,He,
30,5,
P – prefixed preposition lām
PRON – 3rd person masculine singular personal pronoun
جار ومجرور
من | MN min hiçbir any
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
ولي و ل ي | VLY VLY veliyyin velisi protector
Vav,Lam,Ye,
6,30,10,
N – genitive masculine indefinite noun
اسم مجرور
من | MN min after Him.
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
بعده ب ع د | BAD̃ BAD̃H beǎ'dihi O'ndan sonra after Him.
Be,Ayn,Dal,He,
2,70,4,5,
N – genitive noun
PRON – 3rd person masculine singular possessive pronoun
اسم مجرور والهاء ضمير متصل في محل جر بالاضافة
وترى ر ا ي | REY VTR ve terā ve görürsün And you will see
Vav,Te,Re,,
6,400,200,,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 2nd person masculine singular imperfect verb
الواو عاطفة
فعل مضارع
الظالمين ظ ل م | ƵLM ELƵELMYN Z-Zālimīne zalimlerin the wrongdoers,
Elif,Lam,Zı,Elif,Lam,Mim,Ye,Nun,
1,30,900,1,30,40,10,50,
N – accusative masculine plural active participle
اسم منصوب
لما | LME lemmā zaman when
Lam,Mim,Elif,
30,40,1,
T – time adverb
ظرف زمان
رأوا ر ا ي | REY RÊVE raevu gördükleri they see
Re,,Vav,Elif,
200,,6,1,
V – 3rd person masculine plural perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
العذاب ع ذ ب | AZ̃B ELAZ̃EB l-ǎƶābe azabı the punishment
Elif,Lam,Ayn,Zel,Elif,Be,
1,30,70,700,1,2,
N – accusative masculine noun
اسم منصوب
يقولون ق و ل | GVL YGVLVN yeḳūlūne dediklerini saying,
Ye,Gaf,Vav,Lam,Vav,Nun,
10,100,6,30,6,50,
V – 3rd person masculine plural imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
هل | HL hel var mı? """Is"
He,Lam,
5,30,
INTG – interrogative particle
حرف استفهام
إلى | ÎL ilā (there) for
,Lam,,
,30,,
P – preposition
حرف جر
مرد ر د د | RD̃D̃ MRD̃ meraddin geri dönecek return
Mim,Re,Dal,
40,200,4,
N – genitive masculine indefinite noun
اسم مجرور
من | MN min hiçbir any
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
سبيل س ب ل | SBL SBYL sebīlin yol "way?"""
Sin,Be,Ye,Lam,
60,2,10,30,
N – genitive masculine indefinite noun
اسم مجرور
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |وَمَنْ: ve kimi | يُضْلِلِ: sapıklıkta bırakırsa | اللَّهُ: Allah | فَمَا: artık yoktur | لَهُ: onun | مِنْ: hiçbir | وَلِيٍّ: velisi | مِنْ: | بَعْدِهِ: O'ndan sonra | وَتَرَى: ve görürsün | الظَّالِمِينَ: zalimlerin | لَمَّا: zaman | رَأَوُا: gördükleri | الْعَذَابَ: azabı | يَقُولُونَ: dediklerini | هَلْ: var mı? | إِلَىٰ: | مَرَدٍّ: geri dönecek | مِنْ: hiçbir | سَبِيلٍ: yol |
Kırık Meal (Harekesiz) : |ومن WMN ve kimi | يضلل YŽLL sapıklıkta bırakırsa | الله ELLH Allah | فما FME artık yoktur | له LH onun | من MN hiçbir | ولي WLY velisi | من MN | بعده BAD̃H O'ndan sonra | وترى WTR ve görürsün | الظالمين ELƵELMYN zalimlerin | لما LME zaman | رأوا RÊWE gördükleri | العذاب ELAZ̃EB azabı | يقولون YGWLWN dediklerini | هل HL var mı? | إلى ÎL | مرد MRD̃ geri dönecek | من MN hiçbir | سبيل SBYL yol |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve men: ve kimi | yuDlili: sapıklıkta bırakırsa | llahu: Allah | femā: artık yoktur | lehu: onun | min: hiçbir | veliyyin: velisi | min: | beǎ'dihi: O'ndan sonra | ve terā: ve görürsün | Z-Zālimīne: zalimlerin | lemmā: zaman | raevu: gördükleri | l-ǎƶābe: azabı | yeḳūlūne: dediklerini | hel: var mı? | ilā: | meraddin: geri dönecek | min: hiçbir | sebīlin: yol |
Kırık Meal (Transcript) : |VMN: ve kimi | YŽLL: sapıklıkta bırakırsa | ELLH: Allah | FME: artık yoktur | LH: onun | MN: hiçbir | VLY: velisi | MN: | BAD̃H: O'ndan sonra | VTR: ve görürsün | ELƵELMYN: zalimlerin | LME: zaman | RÊVE: gördükleri | ELAZ̃EB: azabı | YGVLVN: dediklerini | HL: var mı? | ÎL: | MRD̃: geri dönecek | MN: hiçbir | SBYL: yol |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve Allah, kimi saptırırsa artık ona, bundan böyle bir dost yoktur ve zâlimleri görürsün ki azâbı görünce, geriye dünyâya dönmeye derler, bir yol var mı ki?
Adem Uğur : Allah kimi saptırırsa, bundan sonra artık onun hiçbir dostu yoktur. Azabı gördüklerinde zalimlerin: Dönecek bir yol var mı? dediklerini görürsün.
Ahmed Hulusi : Allâh kimi saptırırsa, artık bundan sonra onun için bir velî yoktur. . . Zâlimlerin, azabı (ölümü) gördüklerinde: "(Biyolojik beden yaşamına) geri dönecek bir yol var mı?" dediklerini görürsün.
Ahmet Tekin : Allah kimin hak yoldan uzaklaşmasına, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihine özgürlük tanırsa, artık bundan sonra onu hiç kimse koruyamaz, ona hiç kimse yardım edemez. Baskı, zulüm ve işkenceyle temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu ve Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen, inkârda, isyanda ısrar eden zâlimlerin, azâbı gördükleri zaman: 'Dünyaya dönecek bir yol, bir çıkış yolu var mı?' dediklerini göreceksin.
Ahmet Varol : Allah kimi saptırırsa artık onun O'ndan sonra bir dostu olmaz. Zalimlerin azabı gördüklerinde: 'Geri dönmeye bir yol var mı?' dediklerini görürsün.
Ali Bulaç : Allah, kimi saptırırsa, artık bundan sonra onun hiçbir velisi yoktur. Azabı gördükleri zaman, o zalimleri bir görsen; "Geri dönmeye bir yol var mı?" derler.
Ali Fikri Yavuz : Her kimi de Allah saptırırsa, artık bundan sonra onun hiç bir yardımcısı yoktur; ve o zalimleri göreceksin ki, onlar azabı görünce şöyle diyecekler: “- Var mı geri dönmeye bir yol?”
Bekir Sadak : Allah kimi saptirirsa, artik onun bundan sonra bir dostu olmaz. Azabi gorduklerinde, zalimlerin: «Donecek bir yol yok mudur?» dediklerini gorursun.
Celal Yıldırım : Allah, kimi sapıklıkta bırakırsa, artık O'nun bundan sonra hiçbir dostu, sahip çıkanı bulunmaz. Azabı gördükleri zaman o zâlimleri bir görsen ; geri dönmeğe bir yol yok mudur? derler.
Diyanet İşleri : Allah, kimi saptırırsa artık bundan sonra onun hiçbir dostu yoktur. Azabı gördüklerinde zâlimlerin, “Dünyaya dönmek için bir yol var mı?” dediklerini görürsün.
Diyanet İşleri (eski) : Allah kimi saptırırsa, artık onun bundan sonra bir dostu olmaz. Azabı gördüklerinde, zalimlerin: 'Dönecek bir yol yok mudur?' dediklerini görürsün.
Diyanet Vakfi : Allah kimi saptırırsa, bundan sonra artık onun hiçbir dostu yoktur. Azabı gördüklerinde zalimlerin: Dönecek bir yol var mı? dediklerini görürsün.
Edip Yüksel : ALLAH kimi saptırmışsa, artık O'ndan sonra onun bir koruyucusu yoktur. Azabı gördüklerinde, zalimlerin, 'Bizim için bir şans daha yok mu?' dediklerini görürsün.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Allah kimi saptırırsa artık bundan sonra onun için hiçbir dost yoktur. Sen, azabı gördüklerinde zalimlerin: «Acaba dönecek bir yol var mıdır?» dediklerini görürsün.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Her kimi de Allah şaşırtırsa artık bundan sonra ona hiçbir dost yoktur. O zalimleri azabı gördükleri vakit: «Geri dönmeye bir yol var mı?» derken göreceksin.
Elmalılı Hamdi Yazır : Her kimi de Allah şaşırtırsa artık ondan sonra ona hiç bir veliy yoktur ve göreceksin o zalimleri azâbı gördükleri vakıt diyecekler: var mı geri dönmiye bir yol?
Fizilal-il Kuran : Allah kimi sapıklıkta bırakırsa artık onun, bundan sonra bir dostu olmaz. Azabı gördükleri zaman zalimlerin: «Geri dönecek bir yol var mı?» dediklerini görürsün.
Gültekin Onan : Tanrı, kimi saptırırsa, artık bundan sonra onun hiçbir velisi yoktur. Azabı gördükleri zaman, o zalimleri bir görsen; "Geri dönmeye bir yol var mı?" derler.
Hakkı Yılmaz : "Ve Allah her kimi saptırırsa artık bundan sonra onun için hiçbir yardımcı, yol gösterici, koruyucu yakın yoktur. Ve sen, azabı gördüklerinde şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yapanların: “Geri dönüş yerine bir yol var mıdır?” dediklerini görürsün. "
Hasan Basri Çantay : Allah kimi şaşırtırsa bundan sonra onun hiçbir haamîsi yokdur. O zaalimleri göreceksin ki onlar azâbı gördükleri zaman «(Dünyâye) geri dönmiye bir yol var mı?» diyeceklerdir.
Hayrat Neşriyat : Ve Allah (küfürlerindeki inadları sebebiyle) kimi dalâlete atarsa, artık bundan sonra onun için hiçbir dost yoktur. Azâbı gördüklerinde ise, o zâlimleri: '(Dünyaya) geri dönecek bir yol var mı?' derlerken görürsün.
İbni Kesir : Kimi de Allah saptırırsa; bundan sonra artık onun için bir veli yoktur. Göreceksin ki; o zalimler, azabı gördükleri zaman: Geri dönecek bir yol yok mudur? diyeceklerdir.
İskender Evrenosoğlu : Ve Allah kimi dalâlette bırakırsa, o taktirde onun için, bundan sonra bir velî (dost) yoktur. Zalimleri, azabı gördükleri zaman: “(Dünyaya) geri dönüşe bir yol var mı?” derken görürsün.
Muhammed Esed : İşte (böyle:) Allah kimi saptırırsa artık onun hiçbir koruyucusu olmaz, böylece sen bu zalimlerin (Kıyamet Günü kendilerini bekleyen) azabı görür görmez, "(Eyvah!) Bunun dönüşü yok mu?" diye feryad ettiklerini görecek (ve duyacak)sın.
Ömer Nasuhi Bilmen : (43-44) Ve elbette her kim sabreder ve (kötülüğü) setrederse şüphe yok ki bu, azmolunacak emirlerdendir. Ve Allah kimi sapıklıkta bırakırsa artık onun için ondan sonra bir velî yoktur. Ve zalimleri göreceksin ki, azabı gördükleri zaman diyeceklerdir ki: «Acaba geri dönmeye bir yol var mıdır?»
Ömer Öngüt : Allah kimi saptırırsa, bundan sonra artık onun hiçbir dostu yoktur. Zâlimleri görürsün ki, azabı gördükleri zaman: "Geri dönecek bir yol var mı?" derler.
Şaban Piriş : Allah kimi sapıklıkta bırakırsa, artık bundan sonra onun hiçbir velisi yoktur. Azabı gördükleri zaman, zalimlerin şöyle dediğini göreceksin: -Geri dönmeye bir yol var mı?
Suat Yıldırım : Allah kimi şaşırtırsa, artık ondan sonra kendisini koruyacak kimse bulunamaz. O zalimlerin azabı görünce, imanlı kul olmak için "Acaba geri dönme imkânı var mıdır?" dediklerini görürsün.
Süleyman Ateş : Allâh kimi sapıklıkta bırakırsa artık onun, Allah'tan sonra bir velisi yoktur. Zâlimlerin, azâbı gördükleri zaman: "Geri dönecek bir yol var mı?" dediklerini görürsün.
Tefhim-ul Kuran : Allah, kimi saptırırsa, artık bundan sonra onun hiçbir velisi yoktur. Azabı gördükleri zaman, o zalimleri bir görsen; «Geri dönmeğe bir yol var mı?» derler.
Ümit Şimşek : Allah kimi saptırırsa, artık onun dostu olmaz. Zalimleri de görürsün ki, azabı gördükleri zaman 'Geri dönmenin bir yolu yok mu?' demektedirler.
Yaşar Nuri Öztürk : Allah'ın saptırdığına, O'ndan başka dost yoktur. Zalimlerin, azapla yüzyüze geldiklerinde, "Geri dönüşe bir yol yok mu?" diye söylendiklerini göreceksin.


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}