Kırık Meal (Arapça) : |فَإِنْ: şayet | عَصَوْكَ: sana karşı gelirlerse | فَقُلْ: de ki | إِنِّي: şüphesiz ben | بَرِيءٌ: uzağım | مِمَّا: şeylerden | تَعْمَلُونَ: sizin yaptıklarınız |
Kırık Meal (Harekesiz) : |فإن FÎNşayet | عصوك AṦWKsana karşı gelirlerse | فقل FGLde ki | إني ÎNYşüphesiz ben | بريء BRYÙuzağım | مما MMEşeylerden | تعملون TAMLWNsizin yaptıklarınız |
Kırık Meal (Okunuş) : |fein: şayet | ǎSavke: sana karşı gelirlerse | feḳul: de ki | innī: şüphesiz ben | berī'un: uzağım | mimmā: şeylerden | teǎ'melūne: sizin yaptıklarınız |
Kırık Meal (Transcript) : |FÎN: şayet | AṦVK: sana karşı gelirlerse | FGL: de ki | ÎNY: şüphesiz ben | BRYÙ: uzağım | MME: şeylerden | TAMLVN: sizin yaptıklarınız |
Abdulbaki Gölpınarlı : Sana isyân ederlerse de de ki: Şüphe yok ki ben, sizin yaptıklarınızdan uzağım.
Adem Uğur : Şayet sana karşı gelirlerse de ki: Ben sizin yaptıklarınızdan muhakkak ki uzağım.
Ahmed Hulusi : Eğer sana âsi olurlar ise de ki: "Ben yaptıklarınızdan berîyim!"
Ahmet Tekin : Sana, sünnetine bağlılığı ve saygıyı terk ederler, emirlerine itaat etmezler, savsaklarlar ve rızanı gözetmezlerse eğer, onlara :
'Ben sizin işlediğiniz amellerin sorumluluğunu kabul etmem' diye bildir.
Ahmet Varol : Eğer sana karşı gelirlerse: 'Ben sizin yaptıklarınızdan uzağım' de.
Ali Bulaç : Eğer sana isyan edecek olurlarsa, artık de ki: "Gerçekten ben, sizin yaptıklarınızdan uzağım."
Ali Fikri Yavuz : (Buna rağmen) sana isyan ve muhalefet ederlerse de ki: “- Ben sizin yaptıklarınızdan beriyim,”
Bekir Sadak : Sana baskaldirirlarsa: «Yaptiklarinizdan uzagim» de.
Celal Yıldırım : Bununla beraber (hısımlarından) sana karşı gelip başkaldırırlarsa, de ki: «Şüphesiz ben sizin işleyegeldiğiniz (inkâr, azgınlık ve sapıklık)dan beriyim.»
Diyanet İşleri : Eğer sana karşı gelirlerse, “Şüphesiz ben sizin yaptığınız şeylerden uzağım” de.