Kırık Meal (Arapça) : |وَقِيلَ : ve denildi | لِلنَّاسِ : halka da | هَلْ : musunuz? | أَنْتُمْ : siz de | مُجْتَمِعُونَ : toplanıyor | Kırık Meal (Harekesiz) : |وقيل WGYL ve denildi | للناس LLNES halka da | هل HL musunuz? | أنتم ÊNTM siz de | مجتمعون MCTMAWN toplanıyor | Kırık Meal (Okunuş) : |ve ḳīle : ve denildi | linnāsi : halka da | hel : musunuz? | entum : siz de | muctemiǔne : toplanıyor | Kırık Meal (Transcript) : |VGYL : ve denildi | LLNES : halka da | HL : musunuz? | ÊNTM : siz de | MCTMAVN : toplanıyor | Abdulbaki Gölpınarlı : Halka da denildi ki siz de toplanıyor musunuz? Adem Uğur : Halka: Siz de toplanıyor musunuz (haydi hemen toplanın), denildi. Ahmed Hulusi : İnsanlara: "Hepiniz toplandınız mı?" denildi. Ahmet Tekin : Halka:
'Haydi meydanda toplanmakta acele edin!' denildi. Ahmet Varol : İnsanlara da: 'Siz de toplanıyor musunuz?' denildi. Ali Bulaç : Ve insanlara da: "Siz de toplanıyor musunuz?" dendi. Ali Fikri Yavuz : İnsanlara da, “– toplanmış mısınız?” denildi. Bekir Sadak : Insanlara: «Siz de toplanir misiniz?» denildi. Celal Yıldırım : Halka, «siz de toplandınız mı ?» denildi. Diyanet İşleri : İnsanlara da “Siz de toplanır mısınız?” denildi. Diyanet İşleri (eski) : İnsanlara: 'Siz de toplanır mısınız?' denildi. Diyanet Vakfi : Halka: Siz de toplanıyor musunuz (haydi hemen toplanın), denildi. Edip Yüksel : Halka da, 'Siz de toplanır mısınız?' denildi. Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Halka, «Siz de toplanıyor musunuz? (Haydi çabuk olun)» denildi. Elmalılı (sadeleştirilmiş) : ve halka: «Siz de toplanır mısınız?» denildi. Elmalılı Hamdi Yazır : Ve halka siz toplu musunuz denildi Fizilal-il Kuran : Halka da dediler ki, haydi toplanın bakalım. Gültekin Onan : Ve insanlara da: "Siz de toplanıyor musunuz?" dendi. Hakkı Yılmaz : İnsanlara da, “Siz toplanıyor musunuz?” denildi. –“ Hasan Basri Çantay : Ve insanlara da: «Siz de toplamalar mısınız?» denildi. Hayrat Neşriyat : İnsanlara da: 'Siz toplanacak olan kimseler misiniz? (Haydi çabuk toplanın!)' denildi. İbni Kesir : İnsanlara: Siz de toplanır mısınız? denildi. İskender Evrenosoğlu : Ve insanlara: “Siz toplandınız mı?” denildi. Muhammed Esed : Ve halka da "Hepiniz toplandınız mı?" denildi, Ömer Nasuhi Bilmen : (37-39) «Sana çok bilgin sâhirleri getirsinler.» Artık sâhirler, malum bir günün muayyen bir vaktinde toplanmış oldu. Ve nâsa da denildi ki: «Siz toplanıcılar mısınız?» Ömer Öngüt : Halka: “Toplandınız mı?” denildi. Şaban Piriş : Halka da: “Siz de toplandınız mı?” denildi. Suat Yıldırım : (39-40) Halka da: "Haydi ne duruyorsunuz, siz de toplansanıza!" "Umarız büyücüler galip gelirler, biz de onların dinlerine tâbi oluruz!" denildi. Süleyman Ateş : Halka da: "Siz de toplanır mısınız?" denildi. Tefhim-ul Kuran : Ve insanlara da: «Siz de toplanıyor musunuz?» dendi. Ümit Şimşek : Ahaliye de 'Hepiniz toplandınız mı?' denildi. Yaşar Nuri Öztürk : Halka da: "Siz de toplanır mısınız?" denildi.