Önceki Sonraki

26:99Su’arâ Suresi 99. Ayet

Kuran Sırası: 26 İniş Sırası: 47
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165166167168169170171172173174175176177178179180181182183184185186187188189190191192193194195196197198199200201202203204205206207208209210211212213214215216217218219220221222223224225226227

26:99Su’arâ Suresi 99. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
وما
ve mā
|
2 Kombi Müfredat
أضلنا
eDellenā
ŽLL|ض ل ل
bizi saptıramazlar
3
إلا
illā
|
bakası
4 Kombi Müfredat
المجرمون
l-mucrimūne
CRM|ج ر م
suçlulardan
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَمَا: | أَضَلَّنَا: bizi saptıramazlar | إِلَّا: bakası | الْمُجْرِمُونَ: suçlulardan | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |وما WME | أضلنا ÊŽLNE bizi saptıramazlar | إلا ÎLE bakası | المجرمون ELMCRMWN suçlulardan | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ve mā: | eDellenā: bizi saptıramazlar | illā: bakası | l-mucrimūne: suçlulardan | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VME: | ÊŽLNE: bizi saptıramazlar | ÎLE: bakası | ELMCRMVN: suçlulardan | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Bizi, ancak o mücrimler saptırdı.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Bizi ancak o günahkârlar saptırdı.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : "Bizi ancak o suçlular (hakikati inkâr edenler) saptırdı. "Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : 'Bizi, kesinlikle, İslâm’a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsiler, suçlular, günahkârlar hak yoldan uzaklaştırıp başımıza buyruk hale getirerek, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihimize imkân sağladılar.'Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Bizi o suçlulardan başkası saptırmadı.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : "Bizi suçlu günahkarlardan başka saptıran olmadı."Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Bizi ancak (kendilerine uyduğumuz bizden önceki) mücrimler sapıttı.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : (96-102) Orada putlariyla cekiserek: «Vallahi biz apacik bir sapiklikta idik; cunku biz sizi alemlerin Rabbine esit tutmustuk; bizi saptiranlar ancak suclulardir; simdi sefaatcimiz, yakin bir dostumuz yoktur; keski geriye bir donusumuz olsa da inananlardan olsak derler.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Ve bizi ancak suçlu günahkârlar saptırdı.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : “Bizi ancak (önderlerimiz olan) suçlular saptırdı.”Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : (96-102) Orada putlarıyla çekişerek: 'Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak' derler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Bizi ancak o günahkârlar saptırdı.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : 'Bizi saptıranlar suçlulardı.'Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : «Ve bizi hep o günahkarlar saptırdı.»Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ve bizi hep o suçlular şaşırtmıştı.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve bizi hep o mücrimler şaşırtmıştıDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Bizi ağır suçlular yoldan çıkarmışlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : "Bizi suçlu günahkarlardan başka saptıran olmadı."Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : (96-102) Onlar, onun içinde birbirleriyle çekişirlerken dediler ki: “Vallahi biz, gerçekten apaçık bir sapıklık içinde idik. Çünkü biz sizi, âlemlerin Rabbi ile bir seviyede tutuyorduk. Ve bizi yalnızca o günahkârlar saptırdı. Artık bizim için yardımcılardan, torpilcilerden hiçbir kimse ve candan bir yardımcı, yol gösterici, koruyucu yakın yoktur. Ah keşke bizim için bir geri dönüş olsaydı da biz de mü’minlerden olsaydık!” Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : «Bizi o mücrimlerden başkası sapdırmadı». Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : 'Bizi ancak günahkârlar dalâlete düşürdü.'Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Ve bizi suçlulardan başka da saptıran olmamıştı.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ve bizi mücrimlerden (hidayete mani olanlardan) başkası dalâlette bırakmadı.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : yine de (sizi tanrılaştırarak) yoldan çıkmamıza günah (önderlerimiz) sebep oldu!Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : «Ve bizi ancak o mücrimler sapıtmış oldular.»Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : “Bizi ancak günahkârlar saptırdı. ”Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Bizi hep o günahkarlar şaşırtmıştı.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : (96-102) Orada putlarıyla çekişirken şöyle derler "Vallahi de, tallahi de biz besbelli bir sapıklık içinde imişiz!" "Çünkü biz sizi Rabbülâlemin ile bir tutuyorduk. Ama bizi saptıranlar da, o mücrimler oldu." "Şimdi artık ne şefaatçimiz var bizim, ne candan bir dostumuz!" "Ah! Ne olurdu, imkân olsa da dünyaya bir dönsek ve müminlerden olsaydık!"Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : "Ama bizi saptıran o suçlulardır."Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : «Bizi suçlu günahkârlardan başka saptıran da olmadı.»Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : 'Fakat bizi o mücrimler saptırdı.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : "Bizi saptıran, o suçlulardan başkası değildi."Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.