26:136Su’arâ  Suresi 136. Ayet

Kuran Sırası: 26 İniş Sırası: 47
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165166167168169170171172173174175176177178179180181182183184185186187188189190191192193194195196197198199200201202203204205206207208209210211212213214215216217218219220221222223224225226227

26:136Su’arâ  Suresi 136. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. قَالُوا (GELVE) = ḳālū : dediler ki
2. سَوَاءٌ (SVEÙ) = sevā'un : aynıdır
3. عَلَيْنَا (ALYNE) = ǎleynā : bizce
4. أَوَعَظْتَ (ÊVAƵT) = eveǎZte : öğüt versen de
5. أَمْ (ÊM) = em : veya
6. لَمْ (LM) = lem :
7. تَكُنْ (TKN) = tekun : olmasan da
8. مِنَ (MN) = mine : -den
9. الْوَاعِظِينَ (ELVEAƵYN) = l-vāǐZīne : öğüt verenler-
dediler ki | aynıdır | bizce | öğüt versen de | veya | | olmasan da | -den | öğüt verenler- |

[GVL] [SVY] [] [VAƵ] [] [] [KVN] [] [VAƵ]
GELVE SVEÙ ALYNE ÊVAƵT ÊM LM TKN MN ELVEAƵYN

ḳālū sevā'un ǎleynā eveǎZte em lem tekun mine l-vāǐZīne
قالوا سواء علينا أوعظت أم لم تكن من الواعظين

26:136Su’arâ  Suresi 136. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
قالوا ق و ل | GVL GELVE ḳālū dediler ki They said,
سواء س و ي | SVY SVEÙ sevā'un aynıdır """(It is) same"
علينا | ALYNE ǎleynā bizce to us
أوعظت و ع ظ | VAƵ ÊVAƵT eveǎZte öğüt versen de whether you advise
أم | ÊM em veya or
لم | LM lem not
تكن ك و ن | KVN TKN tekun olmasan da you are
من | MN mine -den of
الواعظين و ع ظ | VAƵ ELVEAƵYN l-vāǐZīne öğüt verenler- the advisors.
26:136 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

dediler ki | aynıdır | bizce | öğüt versen de | veya | | olmasan da | -den | öğüt verenler- |

[GVL] [SVY] [] [VAƵ] [] [] [KVN] [] [VAƵ]
GELVE SVEÙ ALYNE ÊVAƵT ÊM LM TKN MN ELVEAƵYN

ḳālū sevā'un ǎleynā eveǎZte em lem tekun mine l-vāǐZīne
قالوا سواء علينا أوعظت أم لم تكن من الواعظين

[ق و ل] [س و ي] [] [و ع ظ] [] [] [ك و ن] [] [و ع ظ]

26:136Su’arâ  Suresi 136. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
قالوا ق و ل | GVL GELVE ḳālū dediler ki They said,
Gaf,Elif,Lam,Vav,Elif,
100,1,30,6,1,
V – 3rd person masculine plural perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
سواء س و ي | SVY SVEÙ sevā'un aynıdır """(It is) same"
Sin,Vav,Elif,,
60,6,1,,
N – nominative masculine indefinite noun
اسم مرفوع
علينا | ALYNE ǎleynā bizce to us
Ayn,Lam,Ye,Nun,Elif,
70,30,10,50,1,
P – preposition
PRON – 1st person plural object pronoun
جار ومجرور
أوعظت و ع ظ | VAƵ ÊVAƵT eveǎZte öğüt versen de whether you advise
,Vav,Ayn,Zı,Te,
,6,70,900,400,
EQ – prefixed equalization particle
V – 2nd person masculine singular perfect verb
PRON – subject pronoun
الهمزة همزة التسوية
فعل ماض والتاء ضمير متصل في محل رفع فاعل
أم | ÊM em veya or
,Mim,
,40,
CONJ – coordinating conjunction
حرف عطف
لم | LM lem not
Lam,Mim,
30,40,
NEG – negative particle
حرف نفي
تكن ك و ن | KVN TKN tekun olmasan da you are
Te,Kef,Nun,
400,20,50,
V – 2nd person masculine singular imperfect verb, jussive mood
فعل مضارع مجزوم
من | MN mine -den of
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
الواعظين و ع ظ | VAƵ ELVEAƵYN l-vāǐZīne öğüt verenler- the advisors.
Elif,Lam,Vav,Elif,Ayn,Zı,Ye,Nun,
1,30,6,1,70,900,10,50,
N – genitive masculine plural active participle
اسم مجرور
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
قالوا
ḳālū
GVL|ق و ل
dediler ki
Kombi Müfredat
سواء
sevā'un
SVY|س و ي
aynıdır
3
علينا
ǎleynā
|
bizce
Kombi Müfredat
أوعظت
eveǎZte
VAƵ|و ع ظ
öğüt versen de
5
أم
em
|
veya
6
لم
lem
|
Kombi Müfredat
تكن
tekun
KVN|ك و ن
olmasan da
8
من
mine
|
-den
Kombi Müfredat
الواعظين
l-vāǐZīne
VAƵ|و ع ظ
öğüt verenler-
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |قَالُوا: dediler ki | سَوَاءٌ: aynıdır | عَلَيْنَا: bizce | أَوَعَظْتَ: öğüt versen de | أَمْ: veya | لَمْ: | تَكُنْ: olmasan da | مِنَ: -den | الْوَاعِظِينَ: öğüt verenler- | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |قالوا GELWE dediler ki | سواء SWEÙ aynıdır | علينا ALYNE bizce | أوعظت ÊWAƵT öğüt versen de | أم ÊM veya | لم LM | تكن TKN olmasan da | من MN -den | الواعظين ELWEAƵYN öğüt verenler- | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ḳālū: dediler ki | sevā'un: aynıdır | ǎleynā: bizce | eveǎZte: öğüt versen de | em: veya | lem: | tekun: olmasan da | mine: -den | l-vāǐZīne: öğüt verenler- | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |GELVE: dediler ki | SVEÙ: aynıdır | ALYNE: bizce | ÊVAƵT: öğüt versen de | ÊM: veya | LM: | TKN: olmasan da | MN: -den | ELVEAƵYN: öğüt verenler- | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Bizce bir dediler, istersen öğüt ver bize, istersen öğüt verenlerden olma. Kopyala Paylaş
Adem Uğur : (Onlar) şöyle dediler: Sen öğüt versen de, vermesen de bizce birdir. Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Dediler ki: "İster öğüt ver ister verme; bize birdir!" Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Kavmi: 'Sen gönül alsan, öğüt versen, sorumlulukla ilgili uyarılarda bulunsan da, öğüt verenlerden, uyarılarda bulunanlardan olmasan da, bizim için farketmez.' dediler. Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Dediler ki: 'Öğüt versen de öğüt verenlerden olmasan da bizim için birdir. Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Dediler ki: "Bizim için farketmez; öğüt versen de, öğüt verenlerden olmasan da." Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Onlar dediler ki: “- Sen öğüd versen de, öğüd verenlerden olmasan da bizce farkı yoktur. Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : «ster ogut ver, ister ogut verenlerden olma, bizce birdir. Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Onlar dediler ki: Öğüt versen de, öğüt verenlerden olmasan da bizim için fark etmez, birdir. Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Dediler ki: “Sen ister öğüt ver, ister öğüt verenlerden olma, bize göre birdir.”Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : 'İster öğüt ver, ister öğüt verenlerden olma, bizce birdir. Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : (Onlar) şöyle dediler: Sen öğüt versen de, vermesen de bizce birdir. Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Dediler ki, 'Öğüt versen de vermesen de bizce birdir.'Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Dediler ki: «Sen ha vaaz etmişsin, ha vaaz edenlerden olmamışsın, bizce birdir.» Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Dediler ki: «Sen ha öğüt vermişsin, ha öğüt verenlerden olmamışsın, bizce birdir. Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Sen, dediler: ha va'zetmişin ha va'zedenlerden olmamışın bizce müsavidirDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Adoğulları dediler ki, «İster öğüt ver, ister öğüt verenlerden olma, bizim için birdir.» Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Dediler ki: "Bizim için farketmez; öğüt versen de, öğüt verenlerden olmasan da." Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : (136-138) Onlar dediler ki: “Sen, öğüt versen de yahut öğüt verenlerden olmasan da bizim için değişmez. Bu, sadece öncekilerin hayat tarzlarıdır. Ve biz azaba uğratılacaklar değiliz.” Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Dediler: «Va'z etsen de, yahud va'z edicilerden olmasan da bize göre birdir». Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : (Onlar şöyle) dediler: '(Sen) nasîhat etsen de, nasîhat edenlerden olmasan da, bizim için birdir. (Biz vazgeçmeyiz!)' Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Dediler ki: Öğüt versen de, yahut öğüt verenlerden olmasan da bizim için eşittir. Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : “Sen, bize vaazetsen de veya vaazedenlerden olmasan da bizim için eşittir.” dediler. Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : (Ama bütün bu uyarılara karşı onlar:) "Bize öğüt veriyor olsan da, olmasan da, bizim için fark etmez!" dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Dediler ki: «Öğüt versen de veya öğüt verenlerden olmasan da bize karşı müsavîdir.» Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Dediler ki: “Sen bize öğüt versen de, öğüt verenlerden olmasan da bizce birdir. ” Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Onlar da şöyle dediler: -Öğüt versen de vermesen de bizim için birdir. Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : (136-138) "Sen" dediler, "Ha böyle nasihat etmiş, ha etmemişsin, bize göre hepsi bir. Bizim tuttuğumuz yol, önceki atalarımızın sürüp gelen âdetlerinden başka bir şey değildir. Biz bundan ötürü de cezalandırılacak değiliz!" Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Dediler ki: "Öğüt versen de, öğüt verenlerden olmasan da bizce birdir."Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Dediler ki: «Bizim için farketmez; öğüt versen de, öğüt verenlerden olmasan da.» Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Dediler ki: 'Bize öğüt versen de bizim için birdir, vermesen de. Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Dediler: "Sen ha öğüt vermişsin ha öğüt verenlerden olmamışsın. Bizim için fark etmez."Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.