CONJ – prefixed conjunction wa (and) ACC – accusative particle PRON – 1st person plural object pronoun الواو عاطفة حرف نصب و«نا» ضمير متصل في محل نصب اسم «ان»
لجميع
ج م ع | CMA
LCMYA
lecemīǔn
bir cemaatiz
(are) surely a multitude
Lam,Cim,Mim,Ye,Ayn, 30,3,40,10,70,
EMPH – emphatic prefix lām N – nominative masculine indefinite noun اللام لام التوكيد اسم مرفوع
حاذرون
ح ذ ر | ḪZ̃R
ḪEZ̃RVN
Hāƶirūne
ihtiyatlı
"forewarned."""
Ha,Elif,Zel,Re,Vav,Nun, 8,1,700,200,6,50,
N – nominative masculine plural active participle اسم مرفوع
Ali Fikri Yavuz : Biz ise ihtiyatlı (silâh kuşanmış) bir topluluğuz.” (dedi).
Bekir Sadak : (53-56) Bu arada Firavun sehirlere, «Dogrusu bunlar bizi ofkelendiren dokuntu azinliklardir; hepimiz tedbirli olmaliyiz» diyen munadiler gonderdi.
Celal Yıldırım : Doğrusu biz de uyanık tedbirli bir topluluğuzdur.»
Diyanet İşleri : “Ama biz uyanık ve tedbirli bir topluluğuz.”
Diyanet İşleri (eski) : (53-56) Bu arada Firavun şehirlere, 'Doğrusu bunlar bizi öfkelendiren döküntü azınlıklardır; hepimiz tedbirli olmalıyız' diyen münadiler gönderdi.
Diyanet Vakfi : «Biz ise, elbette uyanık (ve yekvücut) bir cemaatız.» (diyor ve dedirtiyordu).
Edip Yüksel : 'Biz ise çoğunluk olarak alarmda olmalıyız.'
Gültekin Onan : "Biz ise uyanık bir toplumuz" (dedi).
Hakkı Yılmaz : (53-56) Derken Firavun da şehirlere toplayıcıları gönderdi: “Şüphesiz bunlar, sayıları azar azar, bölük pörçük bir topluluktur. Ve onlar bizim için elbette öfkelidirler. Biz ise, elbette hazırlıklı, tedbirli bekleyen bir cemaatiz.”