Bekir Sadak : (53-56) Bu arada Firavun sehirlere, «Dogrusu bunlar bizi ofkelendiren dokuntu azinliklardir; hepimiz tedbirli olmaliyiz» diyen munadiler gonderdi.
Celal Yıldırım : Ve elbette bunlar bize karşı iyice kızgın olup (diş bilemektedirler).
Diyanet İşleri (eski) : (53-56) Bu arada Firavun şehirlere, 'Doğrusu bunlar bizi öfkelendiren döküntü azınlıklardır; hepimiz tedbirli olmalıyız' diyen münadiler gönderdi.
Diyanet Vakfi : «(Böyle iken) kesinkes bizi öfkelendirmişlerdir.»
Edip Yüksel : 'Bize karşı öfkeyle ayaklanmaktadırlar.'
Gültekin Onan : "Ve elbette bize karşı da büyük bir öfke beslemektedirler."
Hakkı Yılmaz : (53-56) Derken Firavun da şehirlere toplayıcıları gönderdi: “Şüphesiz bunlar, sayıları azar azar, bölük pörçük bir topluluktur. Ve onlar bizim için elbette öfkelidirler. Biz ise, elbette hazırlıklı, tedbirli bekleyen bir cemaatiz.”
Hasan Basri Çantay : «(Böyle iken) onlar mutlakaa bizi darıltıcıdırlar».
Hayrat Neşriyat : 'Ve şübhesiz ki onlar, bizi gerçekten kızdıran kimselerdir.'
İbni Kesir : Ve gerçekten bize de büyük bir öfke beslemektedirler.
İskender Evrenosoğlu : Ve muhakkak ki onlar, gerçekten bizi çok öfkelendiren (bize karşı çok öfke duyan) (bir toplum).
Muhammed Esed : fakat kalpleri bize karşı kin ve nefretle dolu;
Ömer Nasuhi Bilmen : «Ve muhakkak ki, onlar bizi elbette çok öfkelendirmekte bulunan kimselerdir.»
Ömer Öngüt : “(Böyle iken) bizi öfkelendiriyorlar. ”
Şaban Piriş : Üstelik onlar bize karşı öfkelidirler.
Suat Yıldırım : "Fakat bize karşı kızgın olup diş bilemektedirler.