Kırık Meal (Arapça) : |إِذْ: hani | أَبَقَ: kaçmıştı | إِلَى: | الْفُلْكِ: gemiye | الْمَشْحُونِ: dolu |  | |
Kırık Meal (Harekesiz) : |إذ ÎZ̃ hani | أبق ÊBG kaçmıştı | إلى ÎL | الفلك ELFLK gemiye | المشحون ELMŞḪWN dolu |  | |
Kırık Meal (Okunuş) : |iƶ: hani | ebeḳa: kaçmıştı | ilā: | l-fulki: gemiye | l-meşHūni: dolu |  | |
Kırık Meal (Transcript) : |ÎZ̃: hani | ÊBG: kaçmıştı | ÎL: | ELFLK: gemiye | ELMŞḪVN: dolu |  | |
Abdulbaki Gölpınarlı : Hani, yolcularla dolu bir gemiye kaçmıştı da.  | |
Adem Uğur : Hani o, dolu bir gemiye binip kaçmıştı.  | |
Ahmed Hulusi : Hani o dopdolu gemiye kaçmıştı (Hakikat bilgisine rağmen halkına yararlı olamadığı düşüncesiyle sıradan yaşamına dönmüştü).  | |
Ahmet Tekin : Hani o, âni bir öfkeye kapılıp görevi terkederek gizlice, istiap haddi aşılarak yüklenmiş, donanımlı bir gemiye binip kaçmıştı.  | |
Ahmet Varol : Hani o dolu gemiye kaçmıştı.  | |
Ali Bulaç : Hani o, dolu bir gemiye kaçmıştı.  | |
Ali Fikri Yavuz : Hani o, (kavmine vaad ettiği azab gelmeyince aralarında çıkıb) yüklü gemiye kaçmıştı.  | |
Bekir Sadak : Dolu bir gemiye kacmisti.  | |
Celal Yıldırım : Hani bir vakit dolu bir gemiye kaçmıştı da,  | |
Diyanet İşleri : Hani o kaçıp yüklü gemiye binmişti.  | |
Diyanet İşleri (eski) : Dolu bir gemiye kaçmıştı.  | |
Diyanet Vakfi : Hani o, dolu bir gemiye binip kaçmıştı.  | |
Edip Yüksel : Dolu bir gemiye kaçmıştı.  | |
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Hani o bir zaman dolu bir gemiye kaçmıştı.  | |
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Hani bir vakit dolu gemiye kaç(ıp sığın)mıştı,  | |
Elmalılı Hamdi Yazır : Hani bir vakıt dolu gemiye kaçmıştı,  | |
Fizilal-il Kuran : Dolu bir gemiye kaçmıştı.  | |
Gültekin Onan : Hani o, dolu bir gemiye kaçmıştı.  | |
Hakkı Yılmaz : Hani o, dolu bir gemiye doğru kaçak bir köle gibi kaçmıştı.  | |
Hasan Basri Çantay : Hani o, dolu bir gemiye kaçmışdı.  | |
Hayrat Neşriyat : Hani (o), dolu gemiye kaçmıştı.  | |
İbni Kesir : Hani o, dolu bir gemiye kaçmıştı.  | |
İskender Evrenosoğlu : O (Yunus A.S) dolu bir gemiye (gemi ile) kaçmıştı.  | |
Muhammed Esed : kaçak bir köle gibi, yüklü bir gemiye (binip) kaçmıştı.  | |
Ömer Nasuhi Bilmen : (139-140) Ve şüphe yok ki, Yûnus da elbette gönderilmiş peygamberlerdendir. Vaktâ ki O, dolu bir gemiye kaçmıştı.  | |
Ömer Öngüt : Hani o bir vakit dolu bir gemiye kaçmıştı.  | |
Şaban Piriş : Dolu bir gemiye binmişti.  | |
Suat Yıldırım : Hani o, Rabbinden izinsiz kaçıp yolcusunu doldurmuş gemiye kendini atmıştı.  | |
Süleyman Ateş : Dolu gemiye kaçmıştı.  | |
Tefhim-ul Kuran : Hani o, dolu bir gemiye kaçmıştı.  | |
Ümit Şimşek : Hani o yolcu dolu bir gemiye kaçmıştı.  | |
Yaşar Nuri Öztürk : Hani o, dolu bir gemiye kaçmıştı.  | |