10:13Yûnus  Suresi 13. Ayet

Kuran Sırası: 10 İniş Sırası: 51
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109

10:13Yûnus  Suresi 13. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَلَقَدْ (VLGD̃) = veleḳad : ve andolsun
2. أَهْلَكْنَا (ÊHLKNE) = ehleknā : helak ettik
3. الْقُرُونَ (ELGRVN) = l-ḳurūne : nice nesilleri
4. مِنْ (MN) = min :
5. قَبْلِكُمْ (GBLKM) = ḳablikum : sizden önce
6. لَمَّا (LME) = lemmā :
7. ظَلَمُوا (ƵLMVE) = Zelemū : haksızlık ettiklerinden
8. وَجَاءَتْهُمْ (VCEÙTHM) = ve cā'ethum : kendilerine geldiği halde
9. رُسُلُهُمْ (RSLHM) = rusuluhum : peygamberleri
10. بِالْبَيِّنَاتِ (BELBYNET) = bil-beyyināti : apaçık delillerle
11. وَمَا (VME) = vemā :
12. كَانُوا (KENVE) = kānū :
13. لِيُؤْمِنُوا (LYÙMNVE) = liyu'minū : ve iman etmeyecekleri için
14. كَذَٰلِكَ (KZ̃LK) = keƶālike : işte böyle
15. نَجْزِي (NCZY) = neczī : cezalandırırız
16. الْقَوْمَ (ELGVM) = l-ḳavme : topluluğunu
17. الْمُجْرِمِينَ (ELMCRMYN) = l-mucrimīne : suçlular
ve andolsun | helak ettik | nice nesilleri | | sizden önce | | haksızlık ettiklerinden | kendilerine geldiği halde | peygamberleri | apaçık delillerle | | | ve iman etmeyecekleri için | işte böyle | cezalandırırız | topluluğunu | suçlular |

[] [HLK] [GRN] [] [GBL] [] [ƵLM] [CYE] [RSL] [BYN] [] [KVN] [EMN] [] [CZY] [GVM] [CRM]
VLGD̃ ÊHLKNE ELGRVN MN GBLKM LME ƵLMVE VCEÙTHM RSLHM BELBYNET VME KENVE LYÙMNVE KZ̃LK NCZY ELGVM ELMCRMYN

veleḳad ehleknā l-ḳurūne min ḳablikum lemmā Zelemū ve cā'ethum rusuluhum bil-beyyināti vemā kānū liyu'minū keƶālike neczī l-ḳavme l-mucrimīne
ولقد أهلكنا القرون من قبلكم لما ظلموا وجاءتهم رسلهم بالبينات وما كانوا ليؤمنوا كذلك نجزي القوم المجرمين

10:13Yûnus  Suresi 13. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
ولقد | VLGD̃ veleḳad ve andolsun And verily
أهلكنا ه ل ك | HLK ÊHLKNE ehleknā helak ettik We destroyed
القرون ق ر ن | GRN ELGRVN l-ḳurūne nice nesilleri the generations
من | MN min before you
قبلكم ق ب ل | GBL GBLKM ḳablikum sizden önce before you
لما | LME lemmā when
ظلموا ظ ل م | ƵLM ƵLMVE Zelemū haksızlık ettiklerinden they wronged,
وجاءتهم ج ي ا | CYE VCEÙTHM ve cā'ethum kendilerine geldiği halde and came to them
رسلهم ر س ل | RSL RSLHM rusuluhum peygamberleri their Messengers
بالبينات ب ي ن | BYN BELBYNET bil-beyyināti apaçık delillerle with clear proofs,
وما | VME vemā but not
كانوا ك و ن | KVN KENVE kānū they were
ليؤمنوا ا م ن | EMN LYÙMNVE liyu'minū ve iman etmeyecekleri için to believe.
كذلك | KZ̃LK keƶālike işte böyle Thus
نجزي ج ز ي | CZY NCZY neczī cezalandırırız We recompense
القوم ق و م | GVM ELGVM l-ḳavme topluluğunu the people
المجرمين ج ر م | CRM ELMCRMYN l-mucrimīne suçlular (who are) criminals.
10:13 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

ve andolsun | helak ettik | nice nesilleri | | sizden önce | | haksızlık ettiklerinden | kendilerine geldiği halde | peygamberleri | apaçık delillerle | | | ve iman etmeyecekleri için | işte böyle | cezalandırırız | topluluğunu | suçlular |

[] [HLK] [GRN] [] [GBL] [] [ƵLM] [CYE] [RSL] [BYN] [] [KVN] [EMN] [] [CZY] [GVM] [CRM]
VLGD̃ ÊHLKNE ELGRVN MN GBLKM LME ƵLMVE VCEÙTHM RSLHM BELBYNET VME KENVE LYÙMNVE KZ̃LK NCZY ELGVM ELMCRMYN

veleḳad ehleknā l-ḳurūne min ḳablikum lemmā Zelemū ve cā'ethum rusuluhum bil-beyyināti vemā kānū liyu'minū keƶālike neczī l-ḳavme l-mucrimīne
ولقد أهلكنا القرون من قبلكم لما ظلموا وجاءتهم رسلهم بالبينات وما كانوا ليؤمنوا كذلك نجزي القوم المجرمين

[] [ه ل ك] [ق ر ن] [] [ق ب ل] [] [ظ ل م] [ج ي ا] [ر س ل] [ب ي ن] [] [ك و ن] [ا م ن] [] [ج ز ي] [ق و م] [ج ر م]

10:13Yûnus  Suresi 13. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
ولقد | VLGD̃ veleḳad ve andolsun And verily
Vav,Lam,Gaf,Dal,
6,30,100,4,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
EMPH – emphatic prefix lām
CERT – particle of certainty
الواو عاطفة
اللام لام التوكيد
حرف تحقيق
أهلكنا ه ل ك | HLK ÊHLKNE ehleknā helak ettik We destroyed
,He,Lam,Kef,Nun,Elif,
,5,30,20,50,1,
V – 1st person plural (form IV) perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل رفع فاعل
القرون ق ر ن | GRN ELGRVN l-ḳurūne nice nesilleri the generations
Elif,Lam,Gaf,Re,Vav,Nun,
1,30,100,200,6,50,
N – accusative masculine plural noun
اسم منصوب
من | MN min before you
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
قبلكم ق ب ل | GBL GBLKM ḳablikum sizden önce before you
Gaf,Be,Lam,Kef,Mim,
100,2,30,20,40,
N – genitive noun
PRON – 2nd person masculine plural possessive pronoun
اسم مجرور والكاف ضمير متصل في محل جر بالاضافة
لما | LME lemmā when
Lam,Mim,Elif,
30,40,1,
T – time adverb
ظرف زمان
ظلموا ظ ل م | ƵLM ƵLMVE Zelemū haksızlık ettiklerinden they wronged,
Zı,Lam,Mim,Vav,Elif,
900,30,40,6,1,
V – 3rd person masculine plural perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
وجاءتهم ج ي ا | CYE VCEÙTHM ve cā'ethum kendilerine geldiği halde and came to them
Vav,Cim,Elif,,Te,He,Mim,
6,3,1,,400,5,40,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 3rd person feminine singular perfect verb
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
الواو عاطفة
فعل ماض و«هم» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
رسلهم ر س ل | RSL RSLHM rusuluhum peygamberleri their Messengers
Re,Sin,Lam,He,Mim,
200,60,30,5,40,
N – nominative masculine plural noun
PRON – 3rd person masculine plural possessive pronoun
اسم مرفوع و«هم» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
بالبينات ب ي ن | BYN BELBYNET bil-beyyināti apaçık delillerle with clear proofs,
Be,Elif,Lam,Be,Ye,Nun,Elif,Te,
2,1,30,2,10,50,1,400,
P – prefixed preposition bi
N – genitive feminine plural noun
جار ومجرور
وما | VME vemā but not
Vav,Mim,Elif,
6,40,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
NEG – negative particle
الواو عاطفة
حرف نفي
كانوا ك و ن | KVN KENVE kānū they were
Kef,Elif,Nun,Vav,Elif,
20,1,50,6,1,
V – 3rd person masculine plural perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع اسم «كان»
ليؤمنوا ا م ن | EMN LYÙMNVE liyu'minū ve iman etmeyecekleri için to believe.
Lam,Ye,,Mim,Nun,Vav,Elif,
30,10,,40,50,6,1,
PRP – prefixed particle of purpose lām
V – 3rd person masculine plural (form IV) imperfect verb, subjunctive mood
PRON – subject pronoun
اللام لام التعليل
فعل مضارع منصوب والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
كذلك | KZ̃LK keƶālike işte böyle Thus
Kef,Zel,Lam,Kef,
20,700,30,20,
P – prefixed preposition ka
DEM – masculine singular demonstrative pronoun
جار ومجرور
نجزي ج ز ي | CZY NCZY neczī cezalandırırız We recompense
Nun,Cim,Ze,Ye,
50,3,7,10,
V – 1st person plural imperfect verb
فعل مضارع
القوم ق و م | GVM ELGVM l-ḳavme topluluğunu the people
Elif,Lam,Gaf,Vav,Mim,
1,30,100,6,40,
N – accusative masculine noun
اسم منصوب
المجرمين ج ر م | CRM ELMCRMYN l-mucrimīne suçlular (who are) criminals.
Elif,Lam,Mim,Cim,Re,Mim,Ye,Nun,
1,30,40,3,200,40,10,50,
ADJ – accusative masculine plural (form IV) active participle
صفة منصوبة
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
ولقد
veleḳad
|
ve andolsun
Kombi Müfredat
أهلكنا
ehleknā
HLK|ه ل ك
helak ettik
Kombi Müfredat
القرون
l-ḳurūne
GRN|ق ر ن
nice nesilleri
4
من
min
|
Kombi Müfredat
قبلكم
ḳablikum
GBL|ق ب ل
sizden önce
6
لما
lemmā
|
Kombi Müfredat
ظلموا
Zelemū
ƵLM|ظ ل م
haksızlık ettiklerinden
Kombi Müfredat
وجاءتهم
ve cā'ethum
CYE|ج ي ا
kendilerine geldiği halde
Kombi Müfredat
رسلهم
rusuluhum
RSL|ر س ل
peygamberleri
10 Kombi Müfredat
بالبينات
bil-beyyināti
BYN|ب ي ن
apaçık delillerle
11
وما
vemā
|
12 Kombi Müfredat
كانوا
kānū
KVN|ك و ن
13 Kombi Müfredat
ليؤمنوا
liyu'minū
EMN|ا م ن
ve iman etmeyecekleri için
14
كذلك
keƶālike
|
işte böyle
15 Kombi Müfredat
نجزي
neczī
CZY|ج ز ي
cezalandırırız
16 Kombi Müfredat
القوم
l-ḳavme
GVM|ق و م
topluluğunu
17 Kombi Müfredat
المجرمين
l-mucrimīne
CRM|ج ر م
suçlular
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَلَقَدْ: ve andolsun | أَهْلَكْنَا: helak ettik | الْقُرُونَ: nice nesilleri | مِنْ: | قَبْلِكُمْ: sizden önce | لَمَّا: | ظَلَمُوا: haksızlık ettiklerinden | وَجَاءَتْهُمْ: kendilerine geldiği halde | رُسُلُهُمْ: peygamberleri | بِالْبَيِّنَاتِ: apaçık delillerle | وَمَا: | كَانُوا: | لِيُؤْمِنُوا: ve iman etmeyecekleri için | كَذَٰلِكَ: işte böyle | نَجْزِي: cezalandırırız | الْقَوْمَ: topluluğunu | الْمُجْرِمِينَ: suçlular | Dinle
Kırık Meal (Harekesiz) : |ولقد WLGD̃ ve andolsun | أهلكنا ÊHLKNE helak ettik | القرون ELGRWN nice nesilleri | من MN | قبلكم GBLKM sizden önce | لما LME | ظلموا ƵLMWE haksızlık ettiklerinden | وجاءتهم WCEÙTHM kendilerine geldiği halde | رسلهم RSLHM peygamberleri | بالبينات BELBYNET apaçık delillerle | وما WME | كانوا KENWE | ليؤمنوا LYÙMNWE ve iman etmeyecekleri için | كذلك KZ̃LK işte böyle | نجزي NCZY cezalandırırız | القوم ELGWM topluluğunu | المجرمين ELMCRMYN suçlular | Dinle
Kırık Meal (Okunuş) : |veleḳad: ve andolsun | ehleknā: helak ettik | l-ḳurūne: nice nesilleri | min: | ḳablikum: sizden önce | lemmā: | Zelemū: haksızlık ettiklerinden | ve cā'ethum: kendilerine geldiği halde | rusuluhum: peygamberleri | bil-beyyināti: apaçık delillerle | vemā: | kānū: | liyu'minū: ve iman etmeyecekleri için | keƶālike: işte böyle | neczī: cezalandırırız | l-ḳavme: topluluğunu | l-mucrimīne: suçlular | Dinle
Kırık Meal (Transcript) : |VLGD̃: ve andolsun | ÊHLKNE: helak ettik | ELGRVN: nice nesilleri | MN: | GBLKM: sizden önce | LME: | ƵLMVE: haksızlık ettiklerinden | VCEÙTHM: kendilerine geldiği halde | RSLHM: peygamberleri | BELBYNET: apaçık delillerle | VME: | KENVE: | LYÙMNVE: ve iman etmeyecekleri için | KZ̃LK: işte böyle | NCZY: cezalandırırız | ELGVM: topluluğunu | ELMCRMYN: suçlular | Dinle
Abdulbaki Gölpınarlı : Andolsun ki sizden önce gelip geçen nice toplulukları zulmettikleri için helâk ettik. Peygamberleri, onlara apaçık delillerle gelseydi gene de inanmazlardı. İşte mücrim topluluğu böyle cezâlandırırız biz.Dinle
Adem Uğur : Andolsun ki sizden önce, peygamberleri kendilerine mûcizeler getirdiği halde (yalanlayıp) zulmettiklerinden dolayı nice milletleri helâk ettik; zaten onlar iman edecek değillerdi. İşte biz suçlu kavimleri böyle cezalandırırız.Dinle
Ahmed Hulusi : Andolsun ki, sizden önceki nesilleri, kendilerine Rasûlleri açık deliller olarak geldikleri hâlde, zulümleri ve iman etmemeleri nedeniyle helâk ettik. . . Suçlu toplumları işte böyle cezalandırırız!Dinle
Ahmet Tekin : Andolsun ki, sizden önce, Rasulleri, kendilerine açık mûcizeler, delillerle geldiği halde, yalanlayıp âsi olduklarından, baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engellediklerinden, haksızlık ettiklerinden dolayı nice nesilleri helâk ettik. Zaten onlar iman edecek değillerdi. İşte biz, İslâm’a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsileri, suçlu kavimleri, milletleri böyle cezalandırdık.Dinle
Ahmet Varol : Sizden önce, peygamberleri kendilerine apaçık delillerle geldiği halde haksızlık ettiklerinden ve zaten iman etmeyecekleri için nice nesilleri helak ettik. İşte suçlular topluluğunu böyle cezalandırırız.Dinle
Ali Bulaç : Andolsun, sizden önceki nesilleri, resulleri kendilerine apaçık deliller getirdiği halde, zulmettikleri ve iman etmeyecek oldukları için yıkıma uğrattık. İşte biz, suçlu, günahkar olan bir topluluğu böyle cezalandırırız.Dinle
Ali Fikri Yavuz : Andolsun, biz, senden önceki devirlerdekileri, kendilerine Peygamberleri mucizelerle geldikleri halde, zulmettikleri ve imana gelmedikleri vakit helâk ettik. İşte mücrim kavimleri, biz böyle cezalandırırız.Dinle
Bekir Sadak : And olsun ki, sizden once nice nesilleri, peygamberleri onlara belgeler getirmisken, haksizlik ederek inanmadiklari zaman yok etmistik. Iste biz suclu milleti boyle cezalandiririz.Dinle
Celal Yıldırım : And olsun ki sizden önce nice kuşakları, kendilerine peygamberlerimiz açık belgelerle gelmişken (baş kaldırıp) zulmettikleri ve imâna gelmiyecekleri (sabit olup dönme ihtimalleri kalmadığı) zaman yok ettik, işte biz, suçlu-günahkâr milleti böyle cezalandırırız.Dinle
Diyanet İşleri : Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdikleri hâlde (yalanlayıp) zulmettikleri vakit helâk ettik. Onlar zaten inanacak değillerdi. İşte biz suçlu toplumu böyle cezalandırırız.Dinle
Diyanet İşleri (eski) : And olsun ki, sizden önce nice nesilleri, peygamberleri onlara belgeler getirmişken, haksızlık ederek inanmadıkları zaman yok etmiştik. İşte biz suçlu milleti böyle cezalandırırız.Dinle
Diyanet Vakfi : Andolsun ki sizden önce, peygamberleri kendilerine mûcizeler getirdiği halde (yalanlayıp) zulmettiklerinden dolayı nice milletleri helâk ettik; zaten onlar iman edecek değillerdi. İşte biz suçlu kavimleri böyle cezalandırırız.Dinle
Edip Yüksel : Sizden önceki nice nesilleri, zulmettikleri zaman yok etmişizdir. Elçileri kendilerine açık delillerle gitmişlerdi, ancak onlar inanmayı reddetmişlerdi. Suçlu toplumları böyle cezalandırırız.Dinle
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Andolsun ki, sizden önceki devirlerin bir çok kavmini, peygamberleri kendilerine bir çok belge ile geldikleri halde zulmettikleri ve imana gelmedikleri için helak ettik. İşte günahkârlar topluluğunu biz böyle cezalandırırız.Dinle
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Andolsun ki, Biz sizden önceki yüzyılların nesillerini, kendilerine peygamberleri açık deliller ile geldikleri halde, zulmettikleri ve iman etme ihtimalleri kalmadığı vakit helak ettik. İşte suçlu kavimleri böyle cezalandırırız.Dinle
Elmalılı Hamdi Yazır : Celâlim hakkı için biz sizden evvelki kurunu, kendilerine Peygamberleri beyyinat ile geldikleri halde zulmettikleri ve iymana gelmeleri ıhtimali kalmadığı vakıt helâk eyledik, işte mücrim kavmleri biz böyle cezalandırırızDinle
Fizilal-il Kuran : Sizden önceki nice kuşakları, peygamberleri kendilerine açık gerçekler getirmişlerken, zalimce davranarak iman etmeye yanaşmadıkları için yokettik. İşte biz ağır suçlu toplumları böyle cezalandırırız.Dinle
Gültekin Onan : Andolsun, sizden önceki nesilleri, resulleri kendilerine apaçık deliller getirdiği halde, zulmettikleri ve inanır olmadıkları / inanmadıkları için yıkıma uğrattık. İşte Biz, suçlu, günahkar olan bir topluluğu böyle cezalandırırız.Dinle
Hakkı Yılmaz : Ve andolsun ki sizden önceki kuşakları, şirk koşarak, küfrederek yanlış yaptıkları zaman değişime/ yıkıma uğrattık. Ve onların elçileri açık belgeler ile gelmişlerdi. Zaten onlar inanacak değillerdi. İşte günahkârlar topluluğunu Biz böyle cezalandırırız. Dinle
Hasan Basri Çantay : Andolsun ki (ey Mekkeliler) sizden evvelki devirler (de geçmiş ümmetler) i — peygamberleri kendilerine apaçık deliller (ve mu'cizeler) getirdikleri halde (onları yalana çıkarmak, hakka karşı dâima kuvvet istimal etmek suretiyle) zulm etdikleri, îmana gelmeyecekleri (sabit olduğu) için — helak etmişizdir. İşte günahkârlar güruhunu biz böyle cezalandırırız. Dinle
Hayrat Neşriyat : Celâlim hakkı için, sizden önceki nesilleri, kendilerine peygamberleri mu'cizelerle geldikleri hâlde zulmettikleri ve îmân edecek de olmadıklarından helâk ettik! İşte günahkârlar topluluğunu böyle cezâlandırırız.Dinle
İbni Kesir : Andolsun ki; sizden önce nice nesilleri zulmettikleri zaman helak ettik. Peygamberleri onlara apaçık delillerle geldikleri halde, onlar inanmamışlardı. İşte Biz, suçlu kavmi böyle cezalandırırız.Dinle
İskender Evrenosoğlu : Andolsun, sizden önceki devirlerde yaşayanları zulmettikleri zaman helâk ettik. Ve onlara resûlleri beyyineler (deliller) ile geldi. Ve onlar inanmadılar. Mücrim kavmi işte böyle cezalandırırız.Dinle
Muhammed Esed : Ve gerçek şu ki, sizden önce, kendilerine gönderilen peygamberler onlara hakkın apaçık delillerini getirdikleri halde (inat ve ısrarla) zulüm (ve kötülük) yapmaya devam ettikleri zaman, nice nesilleri yok ettik; çünkü onlar (bu delillere ya da peygamberlere) inanmayı reddettiler. Biz işte böyle cezalandırırız, günaha gömülüp giden toplumları.Dinle
Ömer Nasuhi Bilmen : Andolsun ki, Biz sizden evvelki nice nesilleri, zulmettikleri zaman helâk ettik. Halbuki, onlara peygamberleri beyyineler ile gelmişlerdi. Onlar ise imân eder olmadılar. İşte günahkârlar olan kavmi Biz böyle cezalandırırız.Dinle
Ömer Öngüt : Andolsun ki, sizden önce nice nesilleri zulmettikleri zaman helâk ettik. Peygamberleri kendilerine apaçık delillerle geldiği halde, onlar iman etmemişlerdi. İşte biz günahkârlar topluluğunu böyle cezalandırırız.Dinle
Şaban Piriş : And olsun ki , sizden önce nesilleri, resulleri onlara belgeler getirdikleri halde zulmedip, iman etmedikleri için yıkıma uğrattık. Suçlu bir toplumu işte böyle cezalandırırız.Dinle
Suat Yıldırım : Sizden önceki devirlerde geçen nice ümmetleri,Peygamberleri kendilerine açık deliller (mûcizeler) getirdikleri halde, zulmedip iman etmedikleri için imha ettik. İşte suçlular güruhunu Biz böyle cezalandırırız.Dinle
Süleyman Ateş : Sizden önce, zulmettikleri ve peygamberleri kendilerine açık kanıtlar getirdikleri halde inanmadıkları için nice nesilleri helâk etmişizdir. İşte suç işleyen kavmi böyle cezâlandırırız.Dinle
Tefhim-ul Kuran : Andolsun, sizden önceki nesilleri, peygamberleri kendilerine apaçık deliller getirdiği halde, zulme saptıkları ve iman etmeyecek oldukları için yıkıma uğrattık. İşte biz, suçlu, günahkâr olan bir topluluğu böyle cezalandırırız.Dinle
Ümit Şimşek : Sizden önce nice kavimleri, zulmettiklerinde Biz helâk ettik. Halbuki peygamberleri onlara apaçık deliller getirmişlerdi; lâkin onların inanmaya niyetleri yoktu. Öyle mücrimleri Biz işte böyle cezalandırırız.Dinle
Yaşar Nuri Öztürk : Yemin olsun ki biz sizden önceki kuşakları, zulmettikleri ve resulleri kendilerine açık kanıtlar getirdiği halde inanmadıkları için, helak ettik. Günaha batanlar topluluğunu biz böyle cezalandırırız.Dinle
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.