Önceki Sonraki

2:145Bakara Suresi 145. Ayet

Kuran Sırası: 2 İniş Sırası: 87
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165166167168169170171172173174175176177178179180181182183184185186187188189190191192193194195196197198199200201202203204205206207208209210211212213214215216217218219220221222223224225226227228229230231232233234235236237238239240241242243244245246247248249250251252253254255256257258259260261262263264265266267268269270271272273274275276277278279280281282283284285286

2:145Bakara Suresi 145. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
ولئن
velein
|
ve eğer
Kombi Müfredat
أتيت
eteyte
ETY|ا ت ي
sen getirsen
3
الذين
elleƶīne
|
kimselere
Kombi Müfredat
أوتوا
ūtū
ETY|ا ت ي
verilen
Kombi Müfredat
الكتاب
l-kitābe
KTB|ك ت ب
Kitap
Kombi Müfredat
بكل
bikulli
KLL|ك ل ل
her türlü
Kombi Müfredat
آية
āyetin
EYY|ا ي ي
ayeti
8
ما
|
değildir
Kombi Müfredat
تبعوا
tebiǔ
TBA|ت ب ع
uyacak
10 Kombi Müfredat
قبلتك
ḳibleteke
GBL|ق ب ل
senin kıblene
11
وما
ve mā
|
ve değilsin
12
أنت
ente
|
sen (de)
13 Kombi Müfredat
بتابع
bitābiǐn
TBA|ت ب ع
uyacak
14 Kombi Müfredat
قبلتهم
ḳibletehum
GBL|ق ب ل
onların kıblesine
15
وما
ve mā
|
ve değildir
16 Kombi Müfredat
بعضهم
beǎ'Duhum
BAŽ|ب ع ض
onların bazısı
17 Kombi Müfredat
بتابع
bitābiǐn
TBA|ت ب ع
uymazlar
18 Kombi Müfredat
قبلة
ḳiblete
GBL|ق ب ل
kıblesine
19 Kombi Müfredat
بعض
beǎ'Din
BAŽ|ب ع ض
diğerlerinin
20
ولئن
veleini
|
ve eğer
21 Kombi Müfredat
اتبعت
ttebeǎ'te
TBA|ت ب ع
uyarsan
22 Kombi Müfredat
أهواءهم
ehvā'ehum
HVY|ه و ي
onların keyiflerine
23
من
min
|
-den
24 Kombi Müfredat
بعد
beǎ'di
BAD̃|ب ع د
sonra
25
ما
|
şey(den)
26 Kombi Müfredat
جاءك
cā'eke
CYE|ج ي ا
sana gelen
27
من
mine
|
-den
28 Kombi Müfredat
العلم
l-ǐlmi
ALM|ع ل م
ilim-
29
إنك
inneke
|
şüphesiz sen
30
إذا
iƶen
|
o takdirde
31
لمن
lemine
|
-den (olursun)
32 Kombi Müfredat
الظالمين
Z-Zālimīne
ƵLM|ظ ل م
zalimler-
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَلَئِنْ: ve eğer | أَتَيْتَ: sen getirsen | الَّذِينَ: kimselere | أُوتُوا: verilen | الْكِتَابَ: Kitap | بِكُلِّ: her türlü | ايَةٍ: ayeti | مَا: değildir | تَبِعُوا: uyacak | قِبْلَتَكَ: senin kıblene | وَمَا: ve değilsin | أَنْتَ: sen (de) | بِتَابِعٍ: uyacak | قِبْلَتَهُمْ: onların kıblesine | وَمَا: ve değildir | بَعْضُهُمْ: onların bazısı | بِتَابِعٍ: uymazlar | قِبْلَةَ: kıblesine | بَعْضٍ: diğerlerinin | وَلَئِنِ: ve eğer | اتَّبَعْتَ: uyarsan | أَهْوَاءَهُمْ: onların keyiflerine | مِنْ: -den | بَعْدِ: sonra | مَا: şey(den) | جَاءَكَ: sana gelen | مِنَ: -den | الْعِلْمِ: ilim- | إِنَّكَ: şüphesiz sen | إِذًا: o takdirde | لَمِنَ: -den (olursun) | الظَّالِمِينَ: zalimler- | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |ولئن WLÙN ve eğer | أتيت ÊTYT sen getirsen | الذين ELZ̃YN kimselere | أوتوا ÊWTWE verilen | الكتاب ELKTEB Kitap | بكل BKL her türlü | آية ËYT ayeti | ما ME değildir | تبعوا TBAWE uyacak | قبلتك GBLTK senin kıblene | وما WME ve değilsin | أنت ÊNT sen (de) | بتابع BTEBA uyacak | قبلتهم GBLTHM onların kıblesine | وما WME ve değildir | بعضهم BAŽHM onların bazısı | بتابع BTEBA uymazlar | قبلة GBLT kıblesine | بعض BAŽ diğerlerinin | ولئن WLÙN ve eğer | اتبعت ETBAT uyarsan | أهواءهم ÊHWEÙHM onların keyiflerine | من MN -den | بعد BAD̃ sonra | ما ME şey(den) | جاءك CEÙK sana gelen | من MN -den | العلم ELALM ilim- | إنك ÎNK şüphesiz sen | إذا ÎZ̃E o takdirde | لمن LMN -den (olursun) | الظالمين ELƵELMYN zalimler- | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |velein: ve eğer | eteyte: sen getirsen | elleƶīne: kimselere | ūtū: verilen | l-kitābe: Kitap | bikulli: her türlü | āyetin: ayeti | : değildir | tebiǔ: uyacak | ḳibleteke: senin kıblene | ve mā: ve değilsin | ente: sen (de) | bitābiǐn: uyacak | ḳibletehum: onların kıblesine | ve mā: ve değildir | beǎ'Duhum: onların bazısı | bitābiǐn: uymazlar | ḳiblete: kıblesine | beǎ'Din: diğerlerinin | veleini: ve eğer | ttebeǎ'te: uyarsan | ehvā'ehum: onların keyiflerine | min: -den | beǎ'di: sonra | : şey(den) | cā'eke: sana gelen | mine: -den | l-ǐlmi: ilim- | inneke: şüphesiz sen | iƶen: o takdirde | lemine: -den (olursun) | Z-Zālimīne: zalimler- | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VLÙN: ve eğer | ÊTYT: sen getirsen | ELZ̃YN: kimselere | ÊVTVE: verilen | ELKTEB: Kitap | BKL: her türlü | ËYT: ayeti | ME: değildir | TBAVE: uyacak | GBLTK: senin kıblene | VME: ve değilsin | ÊNT: sen (de) | BTEBA: uyacak | GBLTHM: onların kıblesine | VME: ve değildir | BAŽHM: onların bazısı | BTEBA: uymazlar | GBLT: kıblesine | BAŽ: diğerlerinin | VLÙN: ve eğer | ETBAT: uyarsan | ÊHVEÙHM: onların keyiflerine | MN: -den | BAD̃: sonra | ME: şey(den) | CEÙK: sana gelen | MN: -den | ELALM: ilim- | ÎNK: şüphesiz sen | ÎZ̃E: o takdirde | LMN: -den (olursun) | ELƵELMYN: zalimler- | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Andolsun ki sen, kendilerine kitap indirilmiş olanlara bütün delilleri getirsen gene de senin kıblene uymazlar. Sen de onların kıblesine uymazsın. Zâten onların bir kısmı da bir kısmının kıblesine uymaz. Bunu iyice bildikten sonra artık tutar, onların dileklerine uyarsan şüphe yok ki zâlimlerden olursun.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Yemin olsun ki (habibim! ) sen ehl-i kitaba her türlü âyeti (mucizeyi) getirsen yine de onlar senin kıblene dönmezler. Sen de onların kıblesine dönecek değilsin. Onlar da birbirlerinin kıblesine dönmezler. Sana gelen ilimden sonra eğer onların arzularına uyacak olursan, işte o zaman sen hakkı çiğneyenlerden olursun.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Kendilerine Kitap verilenlere her âyeti (hakikate işaret eden bilgiyi) getirsen yine de senin kıblene tâbi olmazlar! Sen de onların kıblesine tâbi olucu değilsin. (Hatta) onlar birbirlerinin kıblesine de tâbi olmazlar. Yemin olsun ki, İlimden sana gelenden sonra onların hevâlarına (şartlanmalarına göre oluşan fikirler/istekler) tâbi olursan, kesinlikle zâlimlerden olursun!Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Andolsun ki, sen kendilerine verilen kutsal kitapların hükmünce sorumlu tutulanlara, bütün delilleri de getirsen, yine de senin kıblene tâbi olmazlar. Sen de onların kıblesine tâbi olmazsın. Zaten onlar da birbirlerinin kıblesini kabul etmezler. Sana gelen bunca bilgiden sonra, sen onların şahsî arzu ve ihtiraslarına uyacak olursan, o zaman hiç şüphesiz sen de zalimlerden, âsilerden olursun.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Sen kendilerine Kitab verilmiş olanlara bütün delilleri göstersen, yine senin kıblene uymazlar. Sen de onların kıblelerine uyacak değilsin. Onlar birbirlerinin kıblelerine uymazlar. Eğer sana gelen ilimden sonra onların arzularına uyarsan, şüphesiz zalimlerden olursun.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Andolsun, kendilerine kitap verilenlere her ayeti (delili) getirsen, yine onlar senin kıblene uymaz; sen de onların kıblelerine uyacak değilsin. Onlardan bir kısmı, bir kısmının kıblesine (bile) uymaz. Andolsun, eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların heva (istek ve tutku)larına uyacak olursan, o zaman gerçekten zalimlerden olursun.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Celâlim hakkı için, eğer sen o Yahûdi ve Hristiyanlara her türlü mûcize ve hücceti getirsen, yine kıblene tâbi olmazlar; ve sen de onların kıblesine tâbi olmazsın, onların bâzısı diğer bâzının kıblesine tâbi olmaz. Celâlim hakkı için, sana gelen bunca ilim arkasından bilfarz onların arzularına uyarsan, bu takdirde muhakkak zâlimlerden olursun. (Bu hitab zâhiren Hazreti Peygambere ise de gerçekte ümmetine aittir.)Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Sen, Kitab verilenlere her turlu delili getirsen, yine de kiblene uymazlar; sen de onlarin kiblesine uyacak degilsin. Onlar birbirlerinin kiblesine de uymazlar. And olsun ki, eger sana gelen ilimden sonra onlarin heveslerine uyarsan, suphesiz o zaman zulmedenlerden olursun.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : And olsun ki, kendilerine kitap verilenlere her türlü âyet (delil, belge, kanıt)ı getirsen yine de Senin kıblene uymazlar. (Elbetteki) Sen de onların kıblesine uyacak değilsin. Onların kimi kiminin (Yahudiler, Hıristiyanların, Hıristiyanlar da Yahudilerin) kıblesine zaten uyacak değillerdir. And olsun ki. Sana gelen bunca ilimden sonra kalkar da (farzedelim) onların arzu ve heveslerine uyacak olursan, şüphesiz ki o zaman Sen de zâlimlerden olursun.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Andolsun, sen kendilerine kitap verilenlere her türlü mucizeyi getirsen de, onlar yine senin kıblene uymazlar. Sen de onların kıblesine uyacak değilsin. Onlar birbirlerinin kıblesine de uymazlar. Andolsun, eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, o takdirde sen de mutlaka zalimlerden olursun.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Sen, Kitap verilenlere her türlü delili getirsen, yine de kıblene uymazlar; sen de onların kıblesine uyacak değilsin. Onlar birbirlerinin kıblesine de uymazlar. And olsun ki, eğer sana gelen ilimden sonra onların heveslerine uyarsan, şüphesiz o zaman zulmedenlerden olursun.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Yemin olsun ki (habibim!) sen ehl-i kitaba her türlü âyeti (mucizeyi) getirsen yine de onlar senin kıblene dönmezler. Sen de onların kıblesine dönecek değilsin. Onlar da birbirlerinin kıblesine dönmezler. Sana gelen ilimden sonra eğer onların arzularına uyacak olursan, işte o zaman sen hakkı çiğneyenlerden olursun.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Kitap verilenlere her türlü ayeti (mucizeyi) getirsen de onlar yine senin kıblene yönelmez. Sen de onların kıblesine uyacak değilsin. Onlar birbirlerinin kıblesine de uymaz. Sana gelen bu bilgiden sonra, onların keyfine uyarsan zalimlerden olursun.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Celâlim için, sen o kitap verilmiş olanlara, bütün delilleri de getirsen, yine de senin kıblene tabi olmazlar, sen de onların kıblesine tabi olmazsın. Zaten onlar da birbirlerinin kıblesine tabi değiller. Celâlim hakkı için, sana gelen bunca ilmin arkasından sen tutar da onların arzu ve heveslerine uyacak olursan, o zaman hiç şüphesiz, sen de zâlimlerden olursun.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Andolsun ki, sen, o kitap verilmiş olanlara her türlü delili de getirsen yine senin kıblene uymazlar; sen de onların kıblesine uymazsın. Bir kısmı diğer bir kısmının kıblesine de uymuyor. Andolsun ki sana gelen bunca ilmin arkasından tutup onların arzularına uyacak olursan, o takdirde sen de mutlaka haksızlık yapanlardan olursun.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : celâlim hakkı için sen o kitab verilmiş olanlara her bürhanı da getirsen yine senin Kıblene tabi olmazlar, sen de onların Kıblesine tabi olmazsın, bir kısmı diğer kısmın Kıblesine tabi değil ki.. celâlim hakkı için sana gelen bunca ilmin arkasından sen tutar da onların hevalarına uyacak olursan o takdirde sen de mutlak zulmedenlerdensindirDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Kendilerine kitap verilenlere sen her türlü ayeti (delili) göstersen bile onlar yine senin kıblene uymazlar. Sen de onların kıblesine uyacak değilsin. Onlar birbirlerinin kıblelerine de uymazlar. Sana gelen bilgiden sonra eğer onların keyiflerine, arzularına uyacak olursan, o zaman, kesinlikle zalimlerden olursun.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Andolsun kendilerine kitap verilenlere her türlü ayeti getirsen de onlar yine senin kıblene yönelmez / uymaz. Sen de onların kıblelerine uyacak değilsin. Onlardan bir kısmı bir kısmının kıblesine uymaz. Sana gelen bunca ilimden sonra onların hevalarına uyarsan, o zaman sen elbette / gerçekten zalimlerden olursun.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Ve andolsun ki sen, o Kitap verilmiş olan kimselere, bütün âyetleri de getirsen, yine de senin hedefine/stratejine uymazlar. Sen de onların hedefine/stratejisine uyan biri değilsin. Zaten onlar da birbirlerinin hedeflerine/stratejilerine tâbi değiller. Yine andolsun ki sana gelen bunca bilgiden sonra, sen onların boş-iğreti arzularına uyacak olursan, o zaman hiç şüphesiz sen, kendi benliğine haksızlık eden kimselerden olursun. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Andolsun ki (Habîbim) sen, kendilerine Kıble verilenlere (kıble mes'elesine dâir) her âyeti (burhanı, mu'cizeyi) getirmiş olsan onlar (inadiarmdan) yine senin kıblene uymazlar. Sen de onların kıblesine tâbi' olucu değilsin. (Hattâ) onların kimi kiminin (Yahudiler Hıristiyanların, Hıristiyanlar Yahudilerin) kıblesine uyucu değildir. Andolsun (Habîbim) sana gelen bunca ilim (ve vahy) den sonra (bilfarz) onların hevâ (ve heves) terine uyacak olursan, o takdirde şübhesiz ve muhakkak (kendilerine) yazık etmişlerden (sayılır) sın. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : And olsun ki, eğer (sen) kendilerine kitab verilmiş olanlara her ne delil getirsen,(yine de) senin kıblene tâbi' olmazlar. Sen de onların kıblesine tâbi' (olacak) değilsin. Onların bazısı da (diğer) bazıların kıblesine tâbi' değildir(ler). Celâlim hakkı için, eğer sana (vahiyle)gelen ilimden sonra onların arzularına uyarsan, şübhesiz sen o takdirde, mutlaka zâlimlerden olursun!Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Andolsun ki; sen, kendilerine kitab verilmiş olanlara her ayeti getirsen, onlar yine senin kıblene uymazlar. Sen de onların kıblesine uyacak değilsin. Onların kimi de, kiminin kıblesine uyacak değildirler. Andolsun ki; sana gelen bunca ilimden sonra şayet sen onların heveslerine uyacak olursan, o takdirde şüphesiz zalimlerden olursun.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ve eğer gerçekten, kendilerine kitap verilenlere âyetlerin (mucizelerin) hepsini getirsen (yine de) senin kıblene tâbî olmazlar. Ve sen de onların kıblesine tâbî olacak değilsin. Ve onların bir kısmı da diğerlerinin kıblesine uymazlar. Sana gelen ilimden sonra gerçekten onların hevalarına uyacak olursan, o zaman muhakkak ki sen, zâlimlerden olursun.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Ama daha önce kendilerine vahiy tevdi edilmiş olanların önüne bütün delilleri koymuş olsaydın bile senin kıblene yönelmezlerdi; ne sen onların kıblelerine yönelirsin, ne de onlar birbirlerinin kıblelerine yönelirler. Ve eğer sana ilim geldikten sonra onların asılsız görüşlerine uysaydın muhakkak ki zalimlerden olurdun.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Andolsun ki sen kendilerine vaktiyle kitap verilmiş olanlara her ne bürhan getirsen, yine senin kıblene tâbi olmuş olmayacaklardır. Sen de onların kıblesine tâbi olmazsın. Onların bazıları da bazılarının kıblesine tâbi değildir. Ve kasem olsun ki sana gelen ilimden sonra onların hevâlarına tâbi olacak olsan şüphe yok sen de o zaman zalimlerden olmuş olursun.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Andolsun ki sen kendilerine kitap verilmiş olanlara her türlü âyeti getirsen, yine de sana uyup kıblene dönmezler. Sen de onların kıblesine dönecek değilsin. Onlar birbirinin kıblesine de dönmezler. Sana gelen ilimden sonra eğer sen onların heveslerine uyacak olursan, işte o zaman sen de zulmedenlerden olursun.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Sen, kitap verilenlere her belgeyi getirsen, yine de senin kıblene tabi olmazlar; sen de onların kıblesine tabi olacak değilsin. Zaten onlar, birbirlerinin kıblesine de tabi olmazlar. Sana gelen bunca ilimden sonra onların arzularına uyarsan o zaman sen de zalimlerden olursun.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Kendilerine kitap verilmiş olanlara her türlü delili de getirsen onlar senin kıblene yönelmezler. Sen de onların kıblesine dönecek değilsin. Zaten onların da bazısı bazısının kıblesine yönelmez ki!... Faraza, sana gelen bunca ilimden sonra onların keyiflerine uyacak olursan, Bilmiş ol ki, o takdirde sen de zalimlerden olursun!Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Sen Kitap verilenlere her türlü âyeti getirsen yine onlar senin kıblene uymazlar; sen de onların kıblesine uyacak değilsin. Onlar birbirlerinin kıblesine de uymazlar. Sana gelen ilimden sonra onların keyiflerine uyarsan, o takdirde sen, mutlaka zâlimlerden olursun.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Andolsun, kendilerine kitap verilenlere her ayeti (delili) getirsen, yine de onlar senin kıblene uymaz; sen de onların kıblelerine uyacak değilsin. (Hatta) Onlardan bir kısmı, bir kısmının kıblesine de uymaz. Andolsun, eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların heva (istek ve tutku) larına uyacak olursan, kuşkusuz, o zaman zalimlerden olursun.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Kendilerine kitap verilenlere her türlü delili getirsen, onlar yine senin kıblene uymazlar. Sen de onların kıblesine uyacak değilsin. Aslında onlar birbirinin kıblesine de uymazlar. Sana gelen ilimden sonra sen onların heveslerine uyacak olursan, işte o zaman zalimlerden olursun.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Ehlikitap'a sen her türlü mucizeyi getirsen de onlar senin kıblene uymazlar; sen de onların kıblesine uymayacaksın. Onlar birbirlerinin kıblesine de uymazlar. Eğer sen, ilimden nasibin sana geldikten sonra onların boş ve iğreti arzularına uyarsan, işte o zaman kesinlikle zalimlerden olursun.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.