2:180Bakara  Suresi 180. Ayet

Kuran Sırası: 2 İniş Sırası: 87
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165166167168169170171172173174175176177178179180181182183184185186187188189190191192193194195196197198199200201202203204205206207208209210211212213214215216217218219220221222223224225226227228229230231232233234235236237238239240241242243244245246247248249250251252253254255256257258259260261262263264265266267268269270271272273274275276277278279280281282283284285286

2:180Bakara  Suresi 180. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. كُتِبَ (KTB) = kutibe : yazıldı (farz kılındı)
2. عَلَيْكُمْ (ALYKM) = ǎleykum : size
3. إِذَا (ÎZ̃E) = iƶā : zaman
4. حَضَرَ (ḪŽR) = HaDera : geldiği
5. أَحَدَكُمُ (ÊḪD̃KM) = eHadekumu : birinize
6. الْمَوْتُ (ELMVT) = l-mevtu : ölüm
7. إِنْ (ÎN) = in : eğer
8. تَرَكَ (TRK) = terake : bırakacaksa
9. خَيْرًا (ḢYRE) = ḣayran : bir hayır (mal)
10. الْوَصِيَّةُ (ELVṦYT) = l-veSiyyetu : vasiyyet etmek
11. لِلْوَالِدَيْنِ (LLVELD̃YN) = lilvālideyni : anaya babaya
12. وَالْأَقْرَبِينَ (VELÊGRBYN) = vel'eḳrabīne : ve yakınlara
13. بِالْمَعْرُوفِ (BELMARVF) = bil-meǎ'rūfi : uygun bir biçimde
14. حَقًّا (ḪGE) = Haḳḳan : bir haktır (borçtur)
15. عَلَى (AL) = ǎlā : üzerine
16. الْمُتَّقِينَ (ELMTGYN) = l-mutteḳīne : muttakiler
yazıldı (farz kılındı) | size | zaman | geldiği | birinize | ölüm | eğer | bırakacaksa | bir hayır (mal) | vasiyyet etmek | anaya babaya | ve yakınlara | uygun bir biçimde | bir haktır (borçtur) | üzerine | muttakiler |

[KTB] [] [] [ḪŽR] [EḪD̃] [MVT] [] [TRK] [ḢYR] [VṦY] [VLD̃] [GRB] [ARF] [ḪGG] [] [VGY]
KTB ALYKM ÎZ̃E ḪŽR ÊḪD̃KM ELMVT ÎN TRK ḢYRE ELVṦYT LLVELD̃YN VELÊGRBYN BELMARVF ḪGE AL ELMTGYN

kutibe ǎleykum iƶā HaDera eHadekumu l-mevtu in terake ḣayran l-veSiyyetu lilvālideyni vel'eḳrabīne bil-meǎ'rūfi Haḳḳan ǎlā l-mutteḳīne
كتب عليكم إذا حضر أحدكم الموت إن ترك خيرا الوصية للوالدين والأقربين بالمعروف حقا على المتقين

2:180Bakara  Suresi 180. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
كتب ك ت ب | KTB KTB kutibe yazıldı (farz kılındı) Prescribed
عليكم | ALYKM ǎleykum size for you
إذا | ÎZ̃E iƶā zaman when
حضر ح ض ر | ḪŽR ḪŽR HaDera geldiği approaches
أحدكم ا ح د | EḪD̃ ÊḪD̃KM eHadekumu birinize any of you
الموت م و ت | MVT ELMVT l-mevtu ölüm [the] death,
إن | ÎN in eğer if
ترك ت ر ك | TRK TRK terake bırakacaksa he leaves
خيرا خ ي ر | ḢYR ḢYRE ḣayran bir hayır (mal) good
الوصية و ص ي | VṦY ELVṦYT l-veSiyyetu vasiyyet etmek (making) the will
للوالدين و ل د | VLD̃ LLVELD̃YN lilvālideyni anaya babaya for the parents
والأقربين ق ر ب | GRB VELÊGRBYN vel'eḳrabīne ve yakınlara and the near relatives
بالمعروف ع ر ف | ARF BELMARVF bil-meǎ'rūfi uygun bir biçimde with due fairness
حقا ح ق ق | ḪGG ḪGE Haḳḳan bir haktır (borçtur) a duty
على | AL ǎlā üzerine on
المتقين و ق ي | VGY ELMTGYN l-mutteḳīne muttakiler the righteous ones.
2:180 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

yazıldı (farz kılındı) | size | zaman | geldiği | birinize | ölüm | eğer | bırakacaksa | bir hayır (mal) | vasiyyet etmek | anaya babaya | ve yakınlara | uygun bir biçimde | bir haktır (borçtur) | üzerine | muttakiler |

[KTB] [] [] [ḪŽR] [EḪD̃] [MVT] [] [TRK] [ḢYR] [VṦY] [VLD̃] [GRB] [ARF] [ḪGG] [] [VGY]
KTB ALYKM ÎZ̃E ḪŽR ÊḪD̃KM ELMVT ÎN TRK ḢYRE ELVṦYT LLVELD̃YN VELÊGRBYN BELMARVF ḪGE AL ELMTGYN

kutibe ǎleykum iƶā HaDera eHadekumu l-mevtu in terake ḣayran l-veSiyyetu lilvālideyni vel'eḳrabīne bil-meǎ'rūfi Haḳḳan ǎlā l-mutteḳīne
كتب عليكم إذا حضر أحدكم الموت إن ترك خيرا الوصية للوالدين والأقربين بالمعروف حقا على المتقين

[ك ت ب] [] [] [ح ض ر] [ا ح د] [م و ت] [] [ت ر ك] [خ ي ر] [و ص ي] [و ل د] [ق ر ب] [ع ر ف] [ح ق ق] [] [و ق ي]

2:180Bakara  Suresi 180. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
كتب ك ت ب | KTB KTB kutibe yazıldı (farz kılındı) Prescribed
Kef,Te,Be,
20,400,2,
V – 3rd person masculine singular passive perfect verb
فعل ماض مبني للمجهول
عليكم | ALYKM ǎleykum size for you
Ayn,Lam,Ye,Kef,Mim,
70,30,10,20,40,
P – preposition
PRON – 2nd person masculine plural object pronoun
جار ومجرور
إذا | ÎZ̃E iƶā zaman when
,Zel,Elif,
,700,1,
T – time adverb
ظرف زمان
حضر ح ض ر | ḪŽR ḪŽR HaDera geldiği approaches
Ha,Dad,Re,
8,800,200,
V – 3rd person masculine singular perfect verb
فعل ماض
أحدكم ا ح د | EḪD̃ ÊḪD̃KM eHadekumu birinize any of you
,Ha,Dal,Kef,Mim,
,8,4,20,40,
N – accusative masculine noun
PRON – 2nd person masculine plural possessive pronoun
اسم منصوب والكاف ضمير متصل في محل جر بالاضافة
الموت م و ت | MVT ELMVT l-mevtu ölüm [the] death,
Elif,Lam,Mim,Vav,Te,
1,30,40,6,400,
N – nominative masculine noun
اسم مرفوع
إن | ÎN in eğer if
,Nun,
,50,
COND – conditional particle
حرف شرط
ترك ت ر ك | TRK TRK terake bırakacaksa he leaves
Te,Re,Kef,
400,200,20,
V – 3rd person masculine singular perfect verb
فعل ماض
خيرا خ ي ر | ḢYR ḢYRE ḣayran bir hayır (mal) good
Hı,Ye,Re,Elif,
600,10,200,1,
N – accusative masculine singular indefinite noun
اسم منصوب
الوصية و ص ي | VṦY ELVṦYT l-veSiyyetu vasiyyet etmek (making) the will
Elif,Lam,Vav,Sad,Ye,Te merbuta,
1,30,6,90,10,400,
N – nominative feminine noun
اسم مرفوع
للوالدين و ل د | VLD̃ LLVELD̃YN lilvālideyni anaya babaya for the parents
Lam,Lam,Vav,Elif,Lam,Dal,Ye,Nun,
30,30,6,1,30,4,10,50,
P – prefixed preposition lām
N – genitive masculine dual noun
جار ومجرور
والأقربين ق ر ب | GRB VELÊGRBYN vel'eḳrabīne ve yakınlara and the near relatives
Vav,Elif,Lam,,Gaf,Re,Be,Ye,Nun,
6,1,30,,100,200,2,10,50,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
N – genitive masculine plural noun
الواو عاطفة
اسم مجرور
بالمعروف ع ر ف | ARF BELMARVF bil-meǎ'rūfi uygun bir biçimde with due fairness
Be,Elif,Lam,Mim,Ayn,Re,Vav,Fe,
2,1,30,40,70,200,6,80,
P – prefixed preposition bi
N – genitive masculine passive participle
جار ومجرور
حقا ح ق ق | ḪGG ḪGE Haḳḳan bir haktır (borçtur) a duty
Ha,Gaf,Elif,
8,100,1,
N – accusative masculine indefinite noun
اسم منصوب
على | AL ǎlā üzerine on
Ayn,Lam,,
70,30,,
P – preposition
حرف جر
المتقين و ق ي | VGY ELMTGYN l-mutteḳīne muttakiler the righteous ones.
Elif,Lam,Mim,Te,Gaf,Ye,Nun,
1,30,40,400,100,10,50,
N – genitive masculine plural (form VIII) active participle
اسم مجرور
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
كتب
kutibe
KTB|ك ت ب
yazıldı (farz kılındı)
2
عليكم
ǎleykum
|
size
3
إذا
iƶā
|
zaman
Kombi Müfredat
حضر
HaDera
ḪŽR|ح ض ر
geldiği
Kombi Müfredat
أحدكم
eHadekumu
EḪD̃|ا ح د
birinize
Kombi Müfredat
الموت
l-mevtu
MVT|م و ت
ölüm
7
إن
in
|
eğer
Kombi Müfredat
ترك
terake
TRK|ت ر ك
bırakacaksa
Kombi Müfredat
خيرا
ḣayran
ḢYR|خ ي ر
bir hayır (mal)
10 Kombi Müfredat
الوصية
l-veSiyyetu
VṦY|و ص ي
vasiyyet etmek
11 Kombi Müfredat
للوالدين
lilvālideyni
VLD̃|و ل د
anaya babaya
12 Kombi Müfredat
والأقربين
vel'eḳrabīne
GRB|ق ر ب
ve yakınlara
13 Kombi Müfredat
بالمعروف
bil-meǎ'rūfi
ARF|ع ر ف
uygun bir biçimde
14 Kombi Müfredat
حقا
Haḳḳan
ḪGG|ح ق ق
bir haktır (borçtur)
15
على
ǎlā
|
üzerine
16 Kombi Müfredat
المتقين
l-mutteḳīne
VGY|و ق ي
muttakiler
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |كُتِبَ: yazıldı (farz kılındı) | عَلَيْكُمْ: size | إِذَا: zaman | حَضَرَ: geldiği | أَحَدَكُمُ: birinize | الْمَوْتُ: ölüm | إِنْ: eğer | تَرَكَ: bırakacaksa | خَيْرًا: bir hayır (mal) | الْوَصِيَّةُ: vasiyyet etmek | لِلْوَالِدَيْنِ: anaya babaya | وَالْأَقْرَبِينَ: ve yakınlara | بِالْمَعْرُوفِ: uygun bir biçimde | حَقًّا: bir haktır (borçtur) | عَلَى: üzerine | الْمُتَّقِينَ: muttakiler | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |كتب KTB yazıldı (farz kılındı) | عليكم ALYKM size | إذا ÎZ̃E zaman | حضر ḪŽR geldiği | أحدكم ÊḪD̃KM birinize | الموت ELMWT ölüm | إن ÎN eğer | ترك TRK bırakacaksa | خيرا ḢYRE bir hayır (mal) | الوصية ELWṦYT vasiyyet etmek | للوالدين LLWELD̃YN anaya babaya | والأقربين WELÊGRBYN ve yakınlara | بالمعروف BELMARWF uygun bir biçimde | حقا ḪGE bir haktır (borçtur) | على AL üzerine | المتقين ELMTGYN muttakiler | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |kutibe: yazıldı (farz kılındı) | ǎleykum: size | iƶā: zaman | HaDera: geldiği | eHadekumu: birinize | l-mevtu: ölüm | in: eğer | terake: bırakacaksa | ḣayran: bir hayır (mal) | l-veSiyyetu: vasiyyet etmek | lilvālideyni: anaya babaya | vel'eḳrabīne: ve yakınlara | bil-meǎ'rūfi: uygun bir biçimde | Haḳḳan: bir haktır (borçtur) | ǎlā: üzerine | l-mutteḳīne: muttakiler | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |KTB: yazıldı (farz kılındı) | ALYKM: size | ÎZ̃E: zaman | ḪŽR: geldiği | ÊḪD̃KM: birinize | ELMVT: ölüm | ÎN: eğer | TRK: bırakacaksa | ḢYRE: bir hayır (mal) | ELVṦYT: vasiyyet etmek | LLVELD̃YN: anaya babaya | VELÊGRBYN: ve yakınlara | BELMARVF: uygun bir biçimde | ḪGE: bir haktır (borçtur) | AL: üzerine | ELMTGYN: muttakiler | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Biriniz ölürken kendisinden sonra bir hayır bırakacaksa anasına, babasına ve yakınlarına, örfe uyarak vasiyette bulunmalı. Bu, sakınanlara bir haktır, bir borçtur. Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Birinize ölüm geldiği zaman, eğer bir hayır bırakacaksa anaya, babaya, yakınlara uygun bir biçimde vasiyet etmek Allah'tan korkanlar üzerine bir borçtur. Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Birinize ölüm yaklaştığında eğer bir hayır (miras - mal) bırakacaksa, ana-babası veya akrabaları için vasiyet etsin. Bu korunmak isteyenler için bir haktır! Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Ölüm hastalığı anında, bırakabileceği malı, serveti olanlarınıza, Kur’ân’ın ve sünnetin hükümlerine göre, meşrû, İslâmî kurallarla örtüşen örfe uygun bir şekilde anaya, babaya, akrabalara vasiyet yapması farz kılındı. Bu vasiyetleri icra etmek, yerine getirmek de, Allah’a sığınıp, emirlerine yapışarak, günahlardan arınıp, azaptan korunanlara, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü’minlerin üzerine düşen bir sorumluluktur. Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Sizden birine ölüm geldiğinde arkasında bir varlık bırakırsa, anne, babaya ve yakınlara iyilik üzere vasiyette bulunmak üzerinize farz kılındı. Bu, takva sahiplerinin üzerine bir haktır. [36] Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya bilinen (uygun, meşru) bir tarzda vasiyette bulunması -Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir hak olarak- size yazıldı (farz kılındı). Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Sizden birinize ölüm alâmetleri belirdiği zaman, eğer geriye mal bırakacaksa, babasına, anasına ve akrabasına malının üçte birinden çok olmıyacak şekilde vasiyyet etmek farz kılındı. Bu vasiyyet, ebeveyn ve akrabasını mahrum etmemek için takva sahiplerine hak oldu. (Bu âyeti kerimenin hükmü, daha ileride gelecek olan Nisa sûresindeki miras âyeti ile kaldırılmış, nesh edilmiştir.) Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Birinize olum geldigi zaman, eger mal birakiyorsa, ana babaya, yakinlara, uygun bir tarzda vasiyet etmesi Allah'a karsi gelmekten sakinanlara bir borc olarak size farz kilindi. Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Birinize ölüm geldiğinde, bir hayr (çokça mal) bırakacaksa, ana - babaya, yakınlara uygun ve meşru' bir biçimde vasiyette bulunması, —Allah'tan korkup kötülüklerden sakınanlara yerine getirilmesi bir hak olmak üzere— size farz kılındı. Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır (mal) bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya meşru bir tarzda vasiyette bulunması -Allah’a karşı gelmekten sakınanlar üzerinde bir hak olarak- size farz kılındı.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Birinize ölüm geldiği zaman, eğer mal bırakıyorsa, ana babaya, yakınlara, uygun bir tarzda vasiyet etmesi Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir borç olarak size farz kılındı. Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Birinize ölüm geldiği zaman, eğer bir mal bırakacaksa anaya, babaya, yakınlara uygun bir biçimde vasiyet etmek Allah'tan korkanlar üzerine bir borçtur. Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Sizden birine ölüm yaklaştığında, bir mal bırakacaksa anaya babaya, yakınlara, uygun bir biçimde vasiyet etmesi farz kılındı. Bu, erdemliler için bir görevdir.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Birinize ölüm geldiği vakit, bir hayır (bir mal) bırakacaksa, babası, anası ve en yakın akrabası için meşru bir surette vasiyet etmek, Allah'tan korkan kimseler üzerine yerine getirilmesi vacib bir hak olarak size farz kılındı. Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Birinize ölüm geldiği vakit, bir mal bırakacaksa, babası, annesi ve en yakın akrabası için meşru bir biçimde vasiyette bulunması, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar üzerine yapılması gerekli bir hak olarak üzerinize yazıldı. Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Birinize ölüm geldiği vakit bir hayır -bir mal- bırakacaksa, babası ve anası ve en yakın akrıbası için meşru bir surette vasıyyet etmek müttekiler üzerine icrası vacib bir hak olarak üzerinize yazıldıDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : İçinizden biri ölmek üzereyken eğer geride mal (hayır) bırakıyorsa anaya, babaya ve yakın akrabalara geleneklere uygun biçimde vasiyyette bulunması, Allah'tan korkanlar üzerine bir borçtur. Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Sizden birine ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya bilinen (uygun, meşru) bir tarzda vasiyette bulunması - Tanrı'ya karşı gelmekten sakınanlara bir hak olarak - size yazıldı. Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : "Sizden birinize ölüm hazır olduğu vakit, eğer bir hayır/mal bıraktıysa, Allah'ın koruması altına girmiş kişiler üzerine bir hak olarak, babası-anası ve en yakın akrabası için, örfe uygun; herkesçe kabul gören bir şekilde vasiyet etmek zorunlu görev kılındı. "Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Sizden birinize ölüm gelib çatdığı vakit eğer mal bırakacaksa anaya, babaya, yakın akrabaya meşru' bir suretde vasıyyetde bulunmak takvaa sahihleri üzerinde bir hak olarak farzedildi. Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Birinize ölüm geldiği zaman, eğer bir hayır (bir mal) bırakacaksa, ana-babaya ve akrabâlara meşrû' bir sûrette vasiyet etmek, takvâ sâhiblerine bir borç olarak üzerinize farz kılındı! Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Sizden birinize ölüm geldiği zaman; eğer bir hayır bırakacaksa; anaya, babaya, yakın akrabaya, ma'ruf şekilde vasiyette bulunması farz kılındı. Bu, takva sahibleri üzerinde bir haktır. Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Sizden birinize ölüm geldiği zaman eğer bir hayır (mal v.s) bırakırsa, anne-babaya ve yakınlarına (akrabalarına) marufla (örf ve adete uygun olarak) vasiyet etmek, siz muttekilerin (takva sahiplerinin) üzerine (yerine getirilmesi gereken) bir hakk (bir borç) olarak farz kılındı. Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Herhangi birinize ölüm yaklaştığında, eğer arkasında yeterli bir servet bırakıyorsa, ebeveynine ve (diğer) yakın akrabalarına uygun şekilde vasiyette bulunmak size farz kılındı: Bu, Allah'a karşı sorumluluk bilincini duyanlar için bir yükümlülüktür.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Birinize ölüm yaklaştığı zaman eğer fazla bir mal terkedecekse anasına, babasına ve en yakınlarına mâruf veçhile vasiyette bulunması farz kılınmıştır. Bu muttakîler üzerine terettüp eden bir vecibedir. Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Birinize ölüm geldiği zaman, eğer geriye bir hayır (mal) bırakacak olursa, anaya, babaya ve yakın akrabaya usulüne uygun bir şekilde vasiyette bulunmak takvâ sahipleri üzerine bir hak olarak yazıldı. Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Sizden birinize ölüm geldiği zaman, eğer bir mal bırakacaksa; anaya, babaya, yakınlara uygun bir biçimde vasiyet etmek, muttakiler üzerine bir borç olarak yazıldı. Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Sizden öleceğini hisseden herhangi biriniz, geriye mal bırakacaksa; Annesi, babası ve akrabaları için, münasip bir tarzda vasiyet etmesi size farz kılındı. Bu, haksızlık yapmaktan korunan takvâlılar üzerine borçtur. Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Birinize ölüm geldiği zaman, eğer bir hayır (mal) bırakacaksa, anaya, babaya, yakınlara uygun bir biçimde vasiyyet etmek, korunanlar üzerine bir borçtur.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya bilinen (uygun, meşru) bir tarzda vasiyette bulunması -Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir hak olarak- size yazıldı (farz kılındı) . Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Sizden birisine ölüm yaklaştığında, eğer ardında mal bırakacaksa, vasiyet etmek farz kılındı. Bu vasiyetin anne ve baba ile akrabaya uygun şekilde yapılması gerekir. Bu, takvâ sahipleri üzerine bir borçtur. Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : İçinizden birine ölüm geldiğinde, eğer bir hayır bırakacaksa, üzerinize yazılan şudur: Ana-babaya, akrabaya, örfe uygun vasiyette bulunmak. Takva sahipleri üstüne bir hak olarak...Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.