Kırık Meal (Arapça) : |كُتِبَ: yazıldı (farz kılındı) | عَلَيْكُمُ: size | الْقِتَالُ: savaş | وَهُوَ: halbuki o | كُرْهٌ: hoşunuza gitmez | لَكُمْ: sizin | وَعَسَىٰ: olur ki bazen | أَنْ: | تَكْرَهُوا: hoşlanmadığınız | شَيْئًا: bir şey | وَهُوَ: o | خَيْرٌ: hayırlıdır | لَكُمْ: sizin için | وَعَسَىٰ: ve olur ki | أَنْ: | تُحِبُّوا: hoşlandığınız | شَيْئًا: bir şey (de) | وَهُوَ: o | شَرٌّ: kötüdür | لَكُمْ: sizin için | وَاللَّهُ: Allah | يَعْلَمُ: bilir | وَأَنْتُمْ: siz ise | لَا: | تَعْلَمُونَ: bilmezsiniz |
Kırık Meal (Harekesiz) : |كتب KTByazıldı (farz kılındı) | عليكم ALYKMsize | القتال ELGTELsavaş | وهو WHWhalbuki o | كره KRHhoşunuza gitmez | لكم LKMsizin | وعسى WASolur ki bazen | أن ÊN | تكرهوا TKRHWEhoşlanmadığınız | شيئا ŞYÙEbir şey | وهو WHWo | خير ḢYRhayırlıdır | لكم LKMsizin için | وعسى WASve olur ki | أن ÊN | تحبوا TḪBWEhoşlandığınız | شيئا ŞYÙEbir şey (de) | وهو WHWo | شر ŞRkötüdür | لكم LKMsizin için | والله WELLHAllah | يعلم YALMbilir | وأنتم WÊNTMsiz ise | لا LE | تعلمون TALMWNbilmezsiniz |
Kırık Meal (Okunuş) : |kutibe: yazıldı (farz kılındı) | ǎleykumu: size | l-ḳitālu: savaş | vehuve: halbuki o | kurhun: hoşunuza gitmez | lekum: sizin | veǎsā: olur ki bazen | en: | tekrahū: hoşlanmadığınız | şey'en: bir şey | ve huve: o | ḣayrun: hayırlıdır | lekum: sizin için | ve ǎsā: ve olur ki | en: | tuHibbū: hoşlandığınız | şey'en: bir şey (de) | ve huve: o | şerrun: kötüdür | lekum: sizin için | vallahu: Allah | yeǎ'lemu: bilir | veentum: siz ise | lā: | teǎ'lemūne: bilmezsiniz |
Kırık Meal (Transcript) : |KTB: yazıldı (farz kılındı) | ALYKM: size | ELGTEL: savaş | VHV: halbuki o | KRH: hoşunuza gitmez | LKM: sizin | VAS: olur ki bazen | ÊN: | TKRHVE: hoşlanmadığınız | ŞYÙE: bir şey | VHV: o | ḢYR: hayırlıdır | LKM: sizin için | VAS: ve olur ki | ÊN: | TḪBVE: hoşlandığınız | ŞYÙE: bir şey (de) | VHV: o | ŞR: kötüdür | LKM: sizin için | VELLH: Allah | YALM: bilir | VÊNTM: siz ise | LE: | TALMVN: bilmezsiniz |
Abdulbaki Gölpınarlı : Hoşlanmazsınız, size ağır gelir ama düşmanlarla savaşmak, size farz edilmiştir. Bâzı şeyler vardır ki hoşlanmazsınız, fakat hayırlıdır size. Bâzı şeyler de vardır, hoşlanırsınız, şerdir size. Allah bilir, siz bilmezsiniz ki.
Adem Uğur : Hoşunuza gitmediği halde savaş size farz kılındı. Sizin için daha hayırlı olduğu halde bir şeyi sevmemeniz mümkündür. Sizin için daha kötü olduğu halde bir şeyi sevmeniz de mümkündür. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Ahmed Hulusi : Hoşunuza gitmediği hâlde, savaş üzerinize hükmoldu. Sizin için hayır olan bir şeyden hoşlanmayabilir; sizin için şerr olan bir şeyi sevebilirsiniz. Allâh bilir, ne var ki siz bilmezsiniz!
Ahmet Tekin : Hoşunuza gitmediği, sıkıntılı ve zor olduğu halde savaş, size farz kılındı, yazılı kanun haline getirildi.
Bazı şeyler hakkınızda hayırlı olduğu halde hoşunuza gitmeyebilir. Bazı şeyler de hakkınızda hayırlı olmadığı, şer olduğu halde hoşunuza gidebilir. Bunları Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Ahmet Varol : Savaş, hoşunuza gitmemekle birlikte üzerinize farz kılındı. Bir şeyden hoşlanmadığınız halde o sizin iyiliğinize olabilir. Bir şeyi de sevdiğiniz halde o sizin için kötü olabilir. Allah bilir, siz bilemezsiniz.
Ali Bulaç : Savaş, hoşunuza gitmediği halde üzerinize yazıldı (farz kılındı). Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz.
Ali Fikri Yavuz : Ey müminler, hoşunuza gitmediği halde, din düşmanları ile savaşmak üzerinize farz kılındı. Olur ki, bir şey hoşunuza gitmezken, sizin için o hayırlı olur ve bir şeyi de sevdiğiniz halde o, hakkınızda şer olur. Allah bilir, siz bilemezsiniz.
Bekir Sadak : Savas, hosunuza gitmedigi halde size farz kilindi. Ihtimal ki hoslanmadiginiz sey sizin iyiliginizedir ve ihtimal ki sevdiginiz bir sey sizin kotulugunuzedir. Siz bilmezsiniz, Allah bilir.*
Celal Yıldırım : Savaş (insanî duygularınızın gelişmesinden ve ilâhî rahmeti yansıtan bir ümmet olmanızdan dolayı), hoşlanmadığınız halde, size farz kılındı. Umulur ki hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırlı olabilir; sevip hoşlandığınız bir şey de sizin için şerr olabilir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Diyanet İşleri : Savaş, hoşunuza gitmediği hâlde, size farz kılındı. Olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki, bir şey sizin için kötü iken, siz onu seversiniz. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Diyanet İşleri (eski) : Savaş, hoşunuza gitmediği halde size farz kılındı. İhtimal ki hoşlanmadığınız şey sizin iyiliğinizedir ve ihtimal ki sevdiğiniz bir şey sizin kötülüğünüzedir. Siz bilmezsiniz, Allah bilir.
Diyanet Vakfi : Hoşunuza gitmediği halde savaş size farz kılındı. Sizin için daha hayırlı olduğu halde bir şeyi sevmemeniz mümkündür. Sizin için daha kötü olduğu halde bir şeyi sevmeniz de mümkündür. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Edip Yüksel : Sevmediğiniz halde savaş size zorunlu kılındı. Sevmediğiniz bir şey sizin için iyi ve sevdiğiniz bir şey de sizin için kötü olabilir. Siz bilmeseniz de ALLAH bilir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Savaş size farz kılındı, gerçi o size hoş gelmez. Olabilir ki siz, bir şeyden hoşlanmazsınız; oysa ki o sizin için bir hayırdır. Yine olabilir ki, siz bir şeyi seversiniz, oysaki o sizin için bir kötülüktür. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Savaş, hoşunuza gitmese de üzerinize yazıldı. Gerçi o size hoş gelmez, fakat olur ki, siz bir şeyden hoşlanmazsınız; oysa o, hakkınızda hayırlıdır. Olur ki, siz birşeyi seversiniz; ama o, sizin hakkınızda bir fenalıktır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır : kıtal üzerinize yazıldı, gerçi o size hoş gelmez fakat olur ki siz bir şey'i hoşlanmazsınız halbuki hakkınızda o bir hayırdır ve olur ki bir şey'i severseniz halbuki hakkınızda o bir şerdir siz bilmezken Allah bilir
Fizilal-il Kuran : Savaş, hoşunuza giden bir iş olmadığı halde size farz kılındı. Bazan hoşunuza gitmeyen birşey hakkınızda hayırlı olabilir, buna karşılık hoşunuza giden birşey de hakkınızda kötü olabilir. Allah bilir, fakat siz bilmezsiniz.
Gültekin Onan : Savaş, hoşunuza gitmediği halde üzerinize yazıldı. Olur ki hoşunuza gitmeyen birşey sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz bir şey de sizin için şerdir. Tanrı bilir de siz bilmezsiniz.
Hakkı Yılmaz : Ve savaş sizin için hoş olmayan bir şey olmasına rağmen, size zorunlu görev olarak verildi. Olabilir ki siz, sizin için hayırlı olan bir şeyden hoşlanmazsınız. Yine olabilir ki, siz, sizin için kötü, zararlı olan bir şeyi seversiniz. Ve Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Hasan Basri Çantay : (Ey mü'mînler, tab'an) sizin hoşunuza gitmediği halde uhdenize, kıtal (düşmanlarla savaş) yazıldı (farz edildi). Olur ki'bir şey hoşunuza gitmezken o, sizin için hayırlı olur, bir şey'i de sevdiğiniz halde o da hakkınızda şer olur. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Hayrat Neşriyat : (Ey mü’minler!) O, hoşunuza gitmediği hâlde savaş size farz kılındı. Fakat olur ki, bir şeyden hoşlanmazsınız ama, o sizin için hayırlıdır. Ve olur ki bir şeyi (de) seversiniz, hâlbuki o sizin için bir şerdir. Allah ise (sizin için hayır olanı) bilir de siz bilmezsiniz.
İbni Kesir : Hoşunuza gitmediği halde, savaşı üzerinize farz kılınmıştır. Bir şey hoşunuza gitmediği halde sizin için hayırlı olabilir. Bir şey de hoşunuza gittiği halde sizin için kötü olabilir. Allah bilir, siz bilmesziniz.
İskender Evrenosoğlu : Savaş, o sizin için kerih olsa da (hoşunuza gitmese de) üzerinize farz kılındı. Ve hoşlanmayacağınız bir şey olur ki, o sizin için bir hayırdır. Ve seveceğiniz bir şey olur ki, o sizin için bir şerrdir. Ve (bütün bunları) Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Muhammed Esed : Hoşunuza gitmese de savaşmak size farz kılındı; mümkündür ki nefret ettiğiniz bir şey sizin için iyi olabilir ve yine mümkündür ki hoşlandığınız bir şey de sizin için kötü olabilir: Allah bilir, ama siz bilmezsiniz.
Ömer Nasuhi Bilmen : Cihad, hoşunuza gitmediği halde üzerinize farz kılındı. Bazan bir şeyi kerih görürsünüz. Halbuki o şey sizin için bir hayırdır. Ve bazan da bir şeyi seversiniz, halbuki o şey sizin için bir şerdir. Ve Allah Teâlâ bilir, sizler ise bilmezsiniz.
Ömer Öngüt : Hoşunuza gitmediği halde savaş size farz kılındı. Bazen hoşunuza gitmeyen bir şey, hakkınızda hayırlı olabilir ve hoşunuza giden bir şey de hakkınızda şer olabilir. Allah bilir siz bilmezsiniz.
Şaban Piriş : Sizin için hoş olmasa da savaş size farz kılındı. Olabilir ki sizin hoşlanmadığınız bir şey, sizin için iyidir ve ihtimal ki sizin hoşlandığınız bir şey sizin için kötüdür. Siz bilmezsiniz Allah bilir.
Suat Yıldırım : Hoşlanmasanız da savaş size farz kılındı. Olur ki hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırlı olur. Olur ki sevip arzu ettiğiniz bir şey sizin için şerli olur. Gerçeği Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Süleyman Ateş : Hoşunuza gitmese de size savaş yazıldı (farz kılındı). Bazen hoşlanmadığınız bir şey, hakkınızda iyi olabilir ve hoşlandığınız bir şey de hakkınızda kötü olabilir. Allâh bilir, siz bilmezsiniz.
Tefhim-ul Kuran : Savaş, hoşunuza gitmediği halde üzerinize yazıldı (farz kılındı) . Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz.
Ümit Şimşek : Hoşlanmasanız da, savaş size farz kılındı. Belki de sizin hoşlanmadığınız şey, hakkınızda hayırlı olur; hoşlandığınız şey ise sizin için bir şer olur. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Yaşar Nuri Öztürk : Hoşunuza gitmemekle birlikte, savaş üzerinize yazılmıştır. Bir şey sizin için hayırlı olduğu halde siz ondan tiksinebilirsiniz. Ve bir şey sizin için şer olduğu halde siz onu sevebilirsiniz. Allah bilir, siz bilmezsiniz.