Önceki Sonraki

2:89Bakara Suresi 89. Ayet

Kuran Sırası: 2 İniş Sırası: 87
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165166167168169170171172173174175176177178179180181182183184185186187188189190191192193194195196197198199200201202203204205206207208209210211212213214215216217218219220221222223224225226227228229230231232233234235236237238239240241242243244245246247248249250251252253254255256257258259260261262263264265266267268269270271272273274275276277278279280281282283284285286

2:89Bakara Suresi 89. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
ولما
velemmā
|
Ne zaman ki
Kombi Müfredat
جاءهم
cā'ehum
CYE|ج ي ا
onlara geldi
Kombi Müfredat
كتاب
kitābun
KTB|ك ت ب
bir Kitap (Kur'an)
4
من
min
|
Kombi Müfredat
عند
ǐndi
AND̃|ع ن د
katından
6
الله
llahi
|
Allah
Kombi Müfredat
مصدق
muSaddiḳun
ṦD̃G|ص د ق
doğrulayıcı
8
لما
limā
|
şeyi
9
معهم
meǎhum
|
yanlarında bulunan (Tevrat)ı
10 Kombi Müfredat
وكانوا
vekānū
KVN|ك و ن
ve idiler
11
من
min
|
12 Kombi Müfredat
قبل
ḳablu
GBL|ق ب ل
daha önce
13 Kombi Müfredat
يستفتحون
yesteftiHūne
FTḪ|ف ت ح
yardım istedikleri
14
على
ǎlā
|
karşı
15
الذين
elleƶīne
|
kimselere
16 Kombi Müfredat
كفروا
keferū
KFR|ك ف ر
inkar eden
17
فلما
felemmā
|
ne zaman
18 Kombi Müfredat
جاءهم
cā'ehum
CYE|ج ي ا
kendilerine gelince
19
ما
|
şey
20 Kombi Müfredat
عرفوا
ǎrafū
ARF|ع ر ف
o bildikleri (Kur'an)
21 Kombi Müfredat
كفروا
keferū
KFR|ك ف ر
inkar ettiler
22
به
bihi
|
onu
23 Kombi Müfredat
فلعنة
feleǎ'netu
LAN|ل ع ن
artık la'neti
24
الله
llahi
|
Allah'ın
25
على
ǎlā
|
üzerine olsun!
26 Kombi Müfredat
الكافرين
l-kāfirīne
KFR|ك ف ر
inkarcıların
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَلَمَّا: Ne zaman ki | جَاءَهُمْ: onlara geldi | كِتَابٌ: bir Kitap (Kur'an) | مِنْ: | عِنْدِ: katından | اللَّهِ: Allah | مُصَدِّقٌ: doğrulayıcı | لِمَا: şeyi | مَعَهُمْ: yanlarında bulunan (Tevrat)ı | وَكَانُوا: ve idiler | مِنْ: | قَبْلُ: daha önce | يَسْتَفْتِحُونَ: yardım istedikleri | عَلَى: karşı | الَّذِينَ: kimselere | كَفَرُوا: inkar eden | فَلَمَّا: ne zaman | جَاءَهُمْ: kendilerine gelince | مَا: şey | عَرَفُوا: o bildikleri (Kur'an) | كَفَرُوا: inkar ettiler | بِهِ: onu | فَلَعْنَةُ: artık la'neti | اللَّهِ: Allah'ın | عَلَى: üzerine olsun! | الْكَافِرِينَ: inkarcıların | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |ولما WLME Ne zaman ki | جاءهم CEÙHM onlara geldi | كتاب KTEB bir Kitap (Kur'an) | من MN | عند AND̃ katından | الله ELLH Allah | مصدق MṦD̃G doğrulayıcı | لما LME şeyi | معهم MAHM yanlarında bulunan (Tevrat)ı | وكانوا WKENWE ve idiler | من MN | قبل GBL daha önce | يستفتحون YSTFTḪWN yardım istedikleri | على AL karşı | الذين ELZ̃YN kimselere | كفروا KFRWE inkar eden | فلما FLME ne zaman | جاءهم CEÙHM kendilerine gelince | ما ME şey | عرفوا ARFWE o bildikleri (Kur'an) | كفروا KFRWE inkar ettiler | به BH onu | فلعنة FLANT artık la'neti | الله ELLH Allah'ın | على AL üzerine olsun! | الكافرين ELKEFRYN inkarcıların | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |velemmā: Ne zaman ki | cā'ehum: onlara geldi | kitābun: bir Kitap (Kur'an) | min: | ǐndi: katından | llahi: Allah | muSaddiḳun: doğrulayıcı | limā: şeyi | meǎhum: yanlarında bulunan (Tevrat)ı | vekānū: ve idiler | min: | ḳablu: daha önce | yesteftiHūne: yardım istedikleri | ǎlā: karşı | elleƶīne: kimselere | keferū: inkar eden | felemmā: ne zaman | cā'ehum: kendilerine gelince | : şey | ǎrafū: o bildikleri (Kur'an) | keferū: inkar ettiler | bihi: onu | feleǎ'netu: artık la'neti | llahi: Allah'ın | ǎlā: üzerine olsun! | l-kāfirīne: inkarcıların | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VLME: Ne zaman ki | CEÙHM: onlara geldi | KTEB: bir Kitap (Kur'an) | MN: | AND̃: katından | ELLH: Allah | MṦD̃G: doğrulayıcı | LME: şeyi | MAHM: yanlarında bulunan (Tevrat)ı | VKENVE: ve idiler | MN: | GBL: daha önce | YSTFTḪVN: yardım istedikleri | AL: karşı | ELZ̃YN: kimselere | KFRVE: inkar eden | FLME: ne zaman | CEÙHM: kendilerine gelince | ME: şey | ARFVE: o bildikleri (Kur'an) | KFRVE: inkar ettiler | BH: onu | FLANT: artık la'neti | ELLH: Allah'ın | AL: üzerine olsun! | ELKEFRYN: inkarcıların | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Evvelce kâfir olanlara üst gelmek için imdat isterlerken Allah tarafından, onların inandığı kitabı tasdik eden bir kitap geldi, bildikleri, tanıdıkları zuhur etti mi ona kâfir oldular. Hay Allah'ın lâneti kâfirlere olsun.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Daha önce kâfirlere karşı zafer isterlerken kendilerine Allah katından ellerindeki (Tevrat'ı) doğrulayan bir kitap gelip de (Tevrat'tan) bilip öğrendikleri gerçekler karşılarına dikilince onu inkâr ettiler. İşte Allah'ın lâneti böyle inkârcılaradır.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Daha önce, dini inkâr eden kâfirlere karşı zafer kazanmak üzere bir açılım istediklerinde (Yahudiler), kendilerindeki bilgiyi tasdik eden bir yeni bilgi, Allâh tarafından onlara verildi; O geleceğini bildikleri (Hz. Muhammed) geldi, ama onu inkâr ettiler! Artık onlar Allâh'tan uzak düşmüş bir hâlde yaşarlar (Allâh la'neti hakikati reddedenler üzerinedir)!Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Allah katından ellerindeki geçerli bilgileri tasdik eden kitaplar gelmişken, öteden beri kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlere, kâfirlere, inanmayanlara karşı görevlendirilecek peygamberin adını kullanarak üstünlük sağlamaya, insanlardan, tekrar tekrar geleceği ile ilgili haberleri öğrenmeye, mevcut kutsal kitaplardaki bilgileri yeniden değerlendirmeye alarak geleceğini teyide çalışırlarken, Allah’tan yardım ve zafer talebinde bulunmaya devam ederlerken, işte bu sırada bildikleri, tanıdıkları peygamber Muhammed ve tebliğ ettiği din ile yüz yüze gelince, Muhammed’i, Kur’ân’ı, tebliğ ettiği dini, kendi kitaplarını inkâr ettiler. İşte bundan dolayı Allah’ın lâneti, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlere, kâfirleredir.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Daha önce kâfirlere karşı kendilerine bir ilahi yardımın gelmesini diledikleri halde; Allah katından kendi yanlarında olanı doğrulayıcı bir Kitab, özelliklerinden tanıdıkları şey kendilerine gelince onu inkar ettiler. Allah'ın laneti de inkar edenlerin üzerine olsun. [17]Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Allah katından yanlarında olan (Tevrat)ı doğrulayan bir Kitap geldiği zaman, -ki bundan önce inkâr edenlere karşı fetih istiyorlardı- işte bilip tanıdıkları gelince, onu inkâr ettiler. Artık Allah'ın laneti kafirlerin üzerinedir.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Vaktâ ki onlara (Yahudî’lere), Allah katında beraberlerindekini (Tevrat’ı iman esaslarında) tasdîk eden Kur’an geldi, (bunu tanımadılar); halbuki Kur’an gelmeden önce, (bu yahudîler, arap müşrikleri ile mücadelelerinde zor duruma düştükleri zaman: Tevrat’da anılan âhir zaman Peygamberi gelseydi de bize yardım etseydi diye) o müşriklere karşı (Allah’dan) imdat diliyorlardı. İşte o (Tevrat’da vasfını) bildikleri (Peygamber) onlara gelince, onu inkâr ettiler. Artık Allah’ın lâneti o kâfirler üzerine olsun...Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Vaktaki Allah katindan onlara, kendilerinde olani tasdik eden Kitab geldi ki onlar bundan onceleri, inkar edenlere karsi kendilerine yardim gelmesini beklerlerdi, bildikleri gelince onu inkar ettiler. Allah'in laneti, inkar edenlerin uzerine olsun.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Allah katından onlara, yanlarındaki kitab (Tevrat)ı tasdîk eden (yanlışlarını düzeltip semavî olduğunu bildiren) bir kitab (Kur'ân) gelince, ki daha önce inkâr edenlere karşı böyle bir fetih (yardım kapısının açılmasını) istiyorlardı (Tevrat'da vasfını görüp) tanıdıkları şey (Kur'ân ve Hz. Muhammed A.S.) kendilerine gelince, onu inkâr ettiler. O sebeple Allah'ın laneti inkâr edenler üzerinedir.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Kendilerine ellerindekini (Tevrat’ı) tasdik eden bir kitap (Kur’an) gelince onu inkâr ettiler. Oysa, daha önce (bu kitabı getirecek peygamber ile) inkârcılara (Arap müşriklerine) karşı yardım istiyorlardı. (Tevrat’tan) tanıyıp bildikleri (bu peygamber) kendilerine gelince ise onu inkâr ettiler. Allah’ın lâneti inkârcıların üzerine olsun.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Vaktaki Allah katından onlara, kendilerinde olanı tasdik eden Kitap geldi ki onlar bundan önceleri, inkar edenlere karşı kendilerine yardım gelmesini beklerlerdi, bildikleri gelince onu inkar ettiler. Allah'ın laneti, inkar edenlerin üzerine olsun.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Daha önce kâfirlere karşı zafer isterlerken kendilerine Allah katından ellerindeki (Tevrat'ı) doğrulayan bir kitap gelip de (Tevrat'tan) bilip öğrendikleri gerçekler karşılarına dikilince onu inkâr ettiler. İşte Allah'ın lâneti böyle inkârcılaradır.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : İnkarcılara karşı yardım beklemelerine rağmen, onlara ALLAH katından yanlarındakini doğrulayıcı bir kitap, bu bekledikleri şey, kendilerine gelince onu inkar ettiler. ALLAH'ın laneti, inkarcılara olsun!Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Yanlarındakini tasdik etmek üzere onlara Allah katından bir kitap gelince, daha önceleri inanmayanlara karşı onunla yardım isteyip durdukları halde, o tanıdıkları kendilerine gelince, bu sefer kendileri onu inkâr ettiler. İşte bundan dolayı Allah'ın laneti kâfirleredir.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Yanlarındakini (Tevrat'ı) tasdik etmek üzere onlara Allah tarafından bir kitap (Kur'an) gelince; önceden inkar edenlere karşı yardım isteyip dururlarken o tanıdıkları kendilerine gelince tuttular onu inkar ettiler. Artık Allah'ın laneti kafirlerin boynuna olsun!Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Yanlarındakini tasdıklamak üzere onlara Allah tarafından bir kitab gelince önceden küfredenlere karşı istimdad edib dururlarken o tanıdıkları kendilerine gelince tuttular ona küfrettiler imdi Allahın lâneti kâfirlerin boynunaDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Onlara Allah katından elleri altındaki Tevrat'ı onaylayan bir kitap (Kur'an) gelince - ki, daha önce kâfirlere karşı zafer kazanmak istedikleri halde ötedenberi bilip durdukları bu kitap kendilerine gelince- onu inkâr ettiler. Allah'ın lâneti kâfirlerin üzerinedir.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Tanrı katından yanlarında olanı doğrulayan bir kitap geldiği zaman, daha önce küfredenlere karşı yardım isteyip dururlarken bilip tanıdıkları gelince ona küfrettiler. Artık Tanrı'nın laneti kafirlere olsun!Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : "Onlara Allah katından kendileri ile birlikte olanı doğrulayan bir kitap; Kur’an gelince de –ki bunlar daha önceleri kâfirlere; Allah'ın ilâhlığını, rabliğini bilerek reddeden kimselere karşı zafer kazanmak istemişlerdi de o tanıdıkları kendilerine gelmişti– onu kendileri örttüler. Artık Allah'ın dışlaması/ rahmetinden mahrum bırakması, Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini örtenler üzerinedir. "Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Vaktaki onlara Allah katından nezdlerinde bulunan (Tevrat) ı tasdıyk edici (ve doğrultucu) bir Kitab (Kur'an) geldi, ki daha evvel küfredenlerin (Arab müşriklerinin) aleyhine (Allahdan böyle bir) feth istiyorlardı, işte (Tevrâtın şehâdet ve saraahatiyle) tanıdıkları o şey (Kur'an) kendilerine gelince ona (hasedlerinden ve mevki' hırsından dolayı) küfretdiler. Artık Allahın lâ'neti o kâfirlerin tepesine. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Hem onlara Allah tarafından, yanlarında bulunanı (Tevrât’ı) tasdîk edici bir Kitab(Kur’ân) gelince, ki daha önce (o gönderilecek peygamberi vesîle yaparak) inkâr edenlere karşı zafer istiyorlardı; işte (bu kadar iyi) tanıdıkları (o peygamber) kendilerine gelince, onu inkâr ettiler. Bu yüzden, Allah’ın lâ'neti o kâfirler üzerinedir!Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Ne zaman ki; Allah'ın katından, kendilerinde olanı tasdik eden kitab geldi, onlar bundan önceki küfredenlere karşı kendilerine yardım gelmesini beklerlerken, bildikleri gelince onu inkar ettiler. Allah'ın la'neti kafirlerin üzerinedir.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ve onlara, Allah katından onların beraberindeki şeyi (Tevrat'ı) tasdik eden bir Kitap, (Kur'ân) geldiği zaman (o'nu kabul etmediler). (Kur'ân gelmeden) önce kâfirlere karşı (zor durumda kaldıklarında, Tevrat'ta bahsi geçen ahir zaman Peygamberi adına) fetih ve zafer için (Allah'tan) yardım istiyorlardı. Oysa, O bildikleri (Tevrat'ta vasfı bildirilen Peygamber) onlara gelince O'nu inkâr ettiler. Bu yüzden Allah'ın lâneti kâfirlerin üzerinedir.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Ve ne zaman Allah katından onlara, halen sahip oldukları hakikati tasdik eden bir (yeni) vahiy geldiyse, daha önce, hakikati inkara şartlanmış olanlara karşı üstün gelmek için yalvarıp yakardı(klarını çarçabuk unutarak) daha önce tanıdıkları (hakikati) bu defa inkara kalkıştılar. Ve Allah'ın laneti, hakikati inkar eden herkesin üzerindedir.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Vaktâ ki onlara taraf-ı ilâhîden yanlarındakini musaddık olan bir kitap geldi, halbuki evvelce kâfirlere karşı fetih ve nusret isterlerdi. Fakat o bildikleri şey kendilerine gelince onu inkar ettiler. Artık Allah'ın lâneti kâfirler üzerinedir.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Yanlarında bulunan (Tevrat'ı) tasdik etmek üzere onlara Allah katından bir kitap gelince, daha önceleri kâfirlere karşı onunla yardım isteyip durdukları halde, tanıdıkları ve bekledikleri (o Kur'an) kendilerine gelince, bu defa onu inkâr ettiler. İşte bundan dolayı Allah'ın lâneti kâfirlerin üzerinedir.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Allah katından, onlara, yanlarında bulunan (Tevrat)ı tasdik eden bir kitap geldiği zaman; daha önce kafirlere karşı kendilerine yardım gelmesini beklerlerken; onlara, bildikleri şey gelince onu inkar ettiler. Allah’ın laneti kafirlerin üzerinedir.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Onlara, Allah tarafından, ellerindeki Tevrat’ı tasdik eden bir kitap gönderildiği zaman. Daha önce kâfirlere karşı zafer kazanmak için "ahir zaman Peygamberi hakkı için" diye dua ettikleri halde. Evet o tanıyıp bekledikleri Peygamber kendilerine gelince, onu inkâr ettiler. Bu sebeple, Allah’ın lâneti de kâfirlerin boynuna olsun!Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Ne zaman ki, onlara Allâh katından, yanlarında bulunan (Tevrat)ı doğrulayıcı bir Kitap (Kur'ân) geldi, daha önce inkâr edenlere karşı yardım isteyip dururlarken o bildikleri (Kur'ân) kendilerine gelince onu inkâr ettiler; artık Allâh'ın la'neti, inkârcıların üzerine olsun!Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Allah katından yanlarında olan (Tevrat) ı doğrulayıcı bir Kitap geldiği zaman, -ki bundan önce küfredenlere karşı fetih istiyorlardı- işte bilip tanıdıkları gelince, onu inkâr ettiler. Artık Allah'ın laneti kâfirlerin üzerinedir.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Kendilerinde olanı doğrulayan bir kitap Allah katından geldiğinde-ki daha evvel onunla kâfirlere karşı zafer kazanmak için dua edip duruyorlardı-işte o tanıdıkları kitap geldiğinde, onu da inkâr ettiler. Allah'ın lâneti işte böyle kâfirleredir.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Yanlarındakini doğrulamak üzere kendilerine Allah katından bir kitap geldiğinde, daha önce inkâr edenlere karşı zafer isteyip durdukları halde, tanıyıp bildikleri kendilerine gelince, onu inkâr ettiler. Küfre sapanların üstüne olsun Allah'ın laneti!...Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.