Kırık Meal (Arapça) : |وَإِذْ: hani | قَتَلْتُمْ: siz öldürmüştünüz | نَفْسًا: bir adam | فَادَّارَأْتُمْ: birbirinizle atışmıştınız | فِيهَا: onun hakkında | وَاللَّهُ: oysa Allah | مُخْرِجٌ: ortaya çıkarıcıdır | مَا: şeyi | كُنْتُمْ: olduğunuz | تَكْتُمُونَ: gizlemiş |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وإذ WÎZ̃hani | قتلتم GTLTMsiz öldürmüştünüz | نفسا NFSEbir adam | فادارأتم FED̃ERÊTMbirbirinizle atışmıştınız | فيها FYHEonun hakkında | والله WELLHoysa Allah | مخرج MḢRCortaya çıkarıcıdır | ما MEşeyi | كنتم KNTMolduğunuz | تكتمون TKTMWNgizlemiş |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve iƶ: hani | ḳateltum: siz öldürmüştünüz | nefsen: bir adam | feddāra'tum: birbirinizle atışmıştınız | fīhā: onun hakkında | vallahu: oysa Allah | muḣricun: ortaya çıkarıcıdır | mā: şeyi | kuntum: olduğunuz | tektumūne: gizlemiş |
Kırık Meal (Transcript) : |VÎZ̃: hani | GTLTM: siz öldürmüştünüz | NFSE: bir adam | FED̃ERÊTM: birbirinizle atışmıştınız | FYHE: onun hakkında | VELLH: oysa Allah | MḢRC: ortaya çıkarıcıdır | ME: şeyi | KNTM: olduğunuz | TKTMVN: gizlemiş |
Adem Uğur : Hani siz bir adam öldürmüştünüz de onun hakkında birbirinizle atışmıştınız. Halbuki Allah gizlemekte olduğunuzu ortaya çıkaracaktır.
Ahmed Hulusi : Hani siz birini öldürmüştünüz de, onun hakkında tartışıp birbirinize düşmüştünüz. Oysa Allâh sakladığınızı açığa çıkarandır!
Ahmet Tekin : Hani bir adam öldürmüştünüz de, suçu birbirinizin üstüne atarak başınızdaki belayı defetmek istemiştiniz. Allah gizlemeye devam ettiğiniz şeyi ortaya çıkarmıştı.
Ahmet Varol : Hani siz bir can öldürmüştünüz de, bu konuda aranızda tartışmaya girmiştiniz. [11] Oysa Allah sizin gizlediğinizi açığa çıkaracaktı.
Ali Bulaç : Hani siz bir kişiyi öldürmüştünüz ve bu konuda birbirinize düşmüştünüz. Oysa Allah, gizlediklerinizi açığa çıkaracaktı.
Ali Fikri Yavuz : Hani o vakıt, bir kişiyi öldürmüştünüz de, öldürenin kim olduğunu saklayıp suçu üstünüzden birbirinize atmıştınız. Halbuki, Allah gizlediğiniz şeyi açığa çıkarıcıdır.
Bekir Sadak : Siz bir kimseyi oldurmus ve bunu birbirinize atmistiniz; oysa Allah gizlemekte oldugunuzu ortaya cikaracakti.
Celal Yıldırım : Hatırlayın ki, bir zamanlar bir adam öldürmüştünüz ve onun hakkında (birbirinizi suçlamak suretiyle) çekişmiştiniz. Allah da sizin gizlediğinizi meydana çıkarandır.
Diyanet İşleri : Hani, bir kimseyi öldürmüştünüz de suçu birbirinizin üstüne atmıştınız. Hâlbuki Allah, gizlemekte olduğunuzu ortaya çıkaracaktı.
Diyanet İşleri (eski) : Siz bir kimseyi öldürmüş ve bunu birbirinize atmıştınız; oysa Allah gizlemekte olduğunuzu ortaya çıkaracaktı.
Diyanet Vakfi : Hani siz bir adam öldürmüştünüz de onun hakkında birbirinizle atışmıştınız. Halbuki Allah gizlemekte olduğunuzu ortaya çıkaracaktır.
Edip Yüksel : Hani bir kişiyi öldürmüş ve suçu birbirinize atmıştınız. Oysa ALLAH gizlediklerinizi açığa çıkaracaktı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Hani bir zamanlar siz bir adam öldürmüştünüz de onun hakkında birbirinizle atışmış ve onu üstünüzden atmıştınız, halbuki Allah, saklamış olduğunuzu açığa çıkaracaktı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ve o vakit birini öldürmüştünüz de, katili hakkında birbirinizle atışmış, üstünüzden atmıştınız. Halbuki Allah gizlemiş olduğunuzu açığa çıkaracaktı.
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve o vakit bir kimse katletmiştiniz de hakkında biribirinizle atışmış, üstünüzden atmıştınız, halbuki Allah sakladığınızı çıkaracaktı
Fizilal-il Kuran : Hani bir adam öldürmüştünüz de bu suçu birbirinize atmaya kalkmıştınız. Oysa Allah gizlediğinizi ortaya çıkaracaktı.
Gültekin Onan : Hani bir kişiyi öldürmüş ve suçu birbirinize / birbirinizin üzerine atmıştınız / birbirinize düşmüştünüz (feddaretüm). Oysa Tanrı gizlediklerinizi (tektümun) açığa çıkaracaktı / çıkartıcıdır (muhricun).
Hakkı Yılmaz : Ve hani siz bir kişiyi öldürmüştünüz de onun hakkında birbirinizle atışmıştınız. Hâlbuki Allah, saklamış olduğunuzu çıkarandır.
Hasan Basri Çantay : Hani siz bir kimse öldürmüşdünüz de onun (kaatili) hakkında birbirinizle atışmışdınız (her biriniz suçu üstünüzden atmışdınız). Halbuki Allah sizin gizleyecek olduğunuz şey'i açığa vurandı.
Hayrat Neşriyat : Hem hani bir zaman siz, bir kimseyi öldürmüştünüz de, onun (katili) hakkında birbirinizle münâkaşa etmiştiniz. Hâlbuki Allah, gizlemekte olduğunuzu hakkıyla ortaya çıkarıcıdır.
İbni Kesir : Hani, siz bir kişiyi öldürmüştünüz de; sonra o konuda birbirinizle çekişmeye başlamıştınız. Allah ise sizin gizlediğinizi açığa çıkarıcıdır.
İskender Evrenosoğlu : Ve siz, bir adam öldürmüştünüz sonra da (katilini saklayarak) onun hakkındaki (suçu) birbirinize yüklemiştiniz. (Oysa) Allah gizlemiş olduğunuz şeyi açığa çıkarandır.
Muhammed Esed : Çünkü ey İsrailoğulları, siz bir adam öldürmüştünüz ve sonra da bu suçlunun sorumluluğunu birbirinizin üstüne atmıştınız. Oysa Allah, sizin örtbas ettiğiniz her şeyi açığa çıkarmaya kadirdir.
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve yine hatırlayınız ki, siz bir şahsı öldürmüştünüz, sonra bunda münazaaya kalkıştınız. Allah Teâlâ ise sizin gizlediğiniz şeyi (meydana) çıkarıcıdır.
Ömer Öngüt : Siz bir kimseyi öldürmüş ve bunu birbirinize atmıştınız. Oysa Allah gizlediğinizi ortaya çıkaracaktır.
Şaban Piriş : Siz bir kimseyi öldürmüş ve suçu birbirinize atmıştınız, oysa Allah gizlemekte olduğunuzu ortaya çıkaracaktı.
Suat Yıldırım : Hani siz bir adam öldürmüştünüz de peşinden katilin kim olduğu hakkında birbirinizle kavgaya tutuşup suçu üzerinizden atmıştınız. Halbuki Allah sizin gizlediğinizi meydana çıkaracaktı.
Süleyman Ateş : Hani siz bir adam öldürmüştünüz de onun (katili) hakkında birbirinizle atışmıştınız; oysa Allâh, gizlediğinizi ortaya çıkaracaktı.
Tefhim-ul Kuran : Hani siz bir kişiyi öldürmüştünüz de bu konuda birbirinize düşmüştünüz. Oysa Allah, sizin gizlediklerinizi açığa çıkaracaktı.
Ümit Şimşek : Yine hatırlayın ki, siz birisini öldürmüş, onun katili hakkında da birbirinizle çekişmiştiniz. Allah ise sizin sakladığınızı açığa çıkaracaktı.
Yaşar Nuri Öztürk : Siz bir adam öldürmüştünüz de onunla ilgili olarak çekişip duruyordunuz. Oysa ki Allah, sizin sakladıklarınızı ortaya çıkaracaktı.