16:103Nahl  Suresi 103. Ayet

Kuran Sırası: 16 İniş Sırası: 70
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128

16:103Nahl  Suresi 103. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَلَقَدْ (VLGD̃) = veleḳad : ve elbette
2. نَعْلَمُ (NALM) = neǎ'lemu : biliyoruz
3. أَنَّهُمْ (ÊNHM) = ennehum : onların
4. يَقُولُونَ (YGVLVN) = yeḳūlūne : dediklerini
5. إِنَّمَا (ÎNME) = innemā : muhakkak
6. يُعَلِّمُهُ (YALMH) = yuǎllimuhu : ona öğretiyor
7. بَشَرٌ (BŞR) = beşerun : bir insan
8. لِسَانُ (LSEN) = lisānu : dili
9. الَّذِي (ELZ̃Y) = lleƶī : şahsın
10. يُلْحِدُونَ (YLḪD̃VN) = yulHidūne : nisbet ettikleri
11. إِلَيْهِ (ÎLYH) = ileyhi : ona
12. أَعْجَمِيٌّ (ÊACMY) = eǎ'cemiyyun : a'cemi (yabancıdır)
13. وَهَٰذَا (VHZ̃E) = vehāƶā : bu ise
14. لِسَانٌ (LSEN) = lisānun : bir dildir
15. عَرَبِيٌّ (ARBY) = ǎrabiyyun : Arapça
16. مُبِينٌ (MBYN) = mubīnun : apaçık
ve elbette | biliyoruz | onların | dediklerini | muhakkak | ona öğretiyor | bir insan | dili | şahsın | nisbet ettikleri | ona | a'cemi (yabancıdır) | bu ise | bir dildir | Arapça | apaçık |

[] [ALM] [] [GVL] [] [ALM] [BŞR] [LSN] [] [LḪD̃] [] [ACM] [] [LSN] [ARB] [BYN]
VLGD̃ NALM ÊNHM YGVLVN ÎNME YALMH BŞR LSEN ELZ̃Y YLḪD̃VN ÎLYH ÊACMY VHZ̃E LSEN ARBY MBYN

veleḳad neǎ'lemu ennehum yeḳūlūne innemā yuǎllimuhu beşerun lisānu lleƶī yulHidūne ileyhi eǎ'cemiyyun vehāƶā lisānun ǎrabiyyun mubīnun
ولقد نعلم أنهم يقولون إنما يعلمه بشر لسان الذي يلحدون إليه أعجمي وهذا لسان عربي مبين

16:103Nahl  Suresi 103. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
ولقد | VLGD̃ veleḳad ve elbette And certainly
نعلم ع ل م | ALM NALM neǎ'lemu biliyoruz We know
أنهم | ÊNHM ennehum onların that they
يقولون ق و ل | GVL YGVLVN yeḳūlūne dediklerini say,
إنما | ÎNME innemā muhakkak """Only"
يعلمه ع ل م | ALM YALMH yuǎllimuhu ona öğretiyor teaches him
بشر ب ش ر | BŞR BŞR beşerun bir insan "a human being."""
لسان ل س ن | LSN LSEN lisānu dili (The) tongue
الذي | ELZ̃Y lleƶī şahsın (of) the one
يلحدون ل ح د | LḪD̃ YLḪD̃VN yulHidūne nisbet ettikleri they refer
إليه | ÎLYH ileyhi ona to him
أعجمي ع ج م | ACM ÊACMY eǎ'cemiyyun a'cemi (yabancıdır) (is) foreign
وهذا | VHZ̃E vehāƶā bu ise while this
لسان ل س ن | LSN LSEN lisānun bir dildir (is) a language
عربي ع ر ب | ARB ARBY ǎrabiyyun Arapça Arabic
مبين ب ي ن | BYN MBYN mubīnun apaçık clear.
16:103 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

ve elbette | biliyoruz | onların | dediklerini | muhakkak | ona öğretiyor | bir insan | dili | şahsın | nisbet ettikleri | ona | a'cemi (yabancıdır) | bu ise | bir dildir | Arapça | apaçık |

[] [ALM] [] [GVL] [] [ALM] [BŞR] [LSN] [] [LḪD̃] [] [ACM] [] [LSN] [ARB] [BYN]
VLGD̃ NALM ÊNHM YGVLVN ÎNME YALMH BŞR LSEN ELZ̃Y YLḪD̃VN ÎLYH ÊACMY VHZ̃E LSEN ARBY MBYN

veleḳad neǎ'lemu ennehum yeḳūlūne innemā yuǎllimuhu beşerun lisānu lleƶī yulHidūne ileyhi eǎ'cemiyyun vehāƶā lisānun ǎrabiyyun mubīnun
ولقد نعلم أنهم يقولون إنما يعلمه بشر لسان الذي يلحدون إليه أعجمي وهذا لسان عربي مبين

[] [ع ل م] [] [ق و ل] [] [ع ل م] [ب ش ر] [ل س ن] [] [ل ح د] [] [ع ج م] [] [ل س ن] [ع ر ب] [ب ي ن]

16:103Nahl  Suresi 103. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
ولقد | VLGD̃ veleḳad ve elbette And certainly
Vav,Lam,Gaf,Dal,
6,30,100,4,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
EMPH – emphatic prefix lām
CERT – particle of certainty
الواو عاطفة
اللام لام التوكيد
حرف تحقيق
نعلم ع ل م | ALM NALM neǎ'lemu biliyoruz We know
Nun,Ayn,Lam,Mim,
50,70,30,40,
V – 1st person plural imperfect verb
فعل مضارع
أنهم | ÊNHM ennehum onların that they
,Nun,He,Mim,
,50,5,40,
ACC – accusative particle
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
حرف نصب من اخوات «ان» و«هم» ضمير متصل في محل نصب اسم «ان»
يقولون ق و ل | GVL YGVLVN yeḳūlūne dediklerini say,
Ye,Gaf,Vav,Lam,Vav,Nun,
10,100,6,30,6,50,
V – 3rd person masculine plural imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
إنما | ÎNME innemā muhakkak """Only"
,Nun,Mim,Elif,
,50,40,1,
ACC – accusative particle
PREV – preventive particle
كافة ومكفوفة
يعلمه ع ل م | ALM YALMH yuǎllimuhu ona öğretiyor teaches him
Ye,Ayn,Lam,Mim,He,
10,70,30,40,5,
V – 3rd person masculine singular (form II) imperfect verb
PRON – 3rd person masculine singular object pronoun
فعل مضارع والهاء ضمير متصل في محل نصب مفعول به
بشر ب ش ر | BŞR BŞR beşerun bir insan "a human being."""
Be,Şın,Re,
2,300,200,
N – nominative masculine indefinite noun
اسم مرفوع
لسان ل س ن | LSN LSEN lisānu dili (The) tongue
Lam,Sin,Elif,Nun,
30,60,1,50,
N – nominative masculine noun
اسم مرفوع
الذي | ELZ̃Y lleƶī şahsın (of) the one
Elif,Lam,Zel,Ye,
1,30,700,10,
REL – masculine singular relative pronoun
اسم موصول
يلحدون ل ح د | LḪD̃ YLḪD̃VN yulHidūne nisbet ettikleri they refer
Ye,Lam,Ha,Dal,Vav,Nun,
10,30,8,4,6,50,
V – 3rd person masculine plural (form IV) imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
إليه | ÎLYH ileyhi ona to him
,Lam,Ye,He,
,30,10,5,
P – preposition
PRON – 3rd person masculine singular object pronoun
جار ومجرور
أعجمي ع ج م | ACM ÊACMY eǎ'cemiyyun a'cemi (yabancıdır) (is) foreign
,Ayn,Cim,Mim,Ye,
,70,3,40,10,
N – nominative masculine singular indefinite noun
اسم مرفوع
وهذا | VHZ̃E vehāƶā bu ise while this
Vav,He,Zel,Elif,
6,5,700,1,
CIRC – prefixed circumstantial particle
DEM – masculine singular demonstrative pronoun
الواو حالية
اسم اشارة
لسان ل س ن | LSN LSEN lisānun bir dildir (is) a language
Lam,Sin,Elif,Nun,
30,60,1,50,
"N – nominative masculine indefinite noun → Language"
اسم مرفوع
عربي ع ر ب | ARB ARBY ǎrabiyyun Arapça Arabic
Ayn,Re,Be,Ye,
70,200,2,10,
"ADJ – nominative masculine singular indefinite adjective → Arabic"
صفة مرفوعة
مبين ب ي ن | BYN MBYN mubīnun apaçık clear.
Mim,Be,Ye,Nun,
40,2,10,50,
N – nominative masculine indefinite (form IV) active participle
اسم مرفوع
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
ولقد
veleḳad
|
ve elbette
Kombi Müfredat
نعلم
neǎ'lemu
ALM|ع ل م
biliyoruz
3
أنهم
ennehum
|
onların
Kombi Müfredat
يقولون
yeḳūlūne
GVL|ق و ل
dediklerini
5
إنما
innemā
|
muhakkak
Kombi Müfredat
يعلمه
yuǎllimuhu
ALM|ع ل م
ona öğretiyor
Kombi Müfredat
بشر
beşerun
BŞR|ب ش ر
bir insan
Kombi Müfredat
لسان
lisānu
LSN|ل س ن
dili
9
الذي
lleƶī
|
şahsın
10 Kombi Müfredat
يلحدون
yulHidūne
LḪD̃|ل ح د
nisbet ettikleri
11
إليه
ileyhi
|
ona
12 Kombi Müfredat
أعجمي
eǎ'cemiyyun
ACM|ع ج م
a'cemi (yabancıdır)
13
وهذا
vehāƶā
|
bu ise
14 Kombi Müfredat
لسان
lisānun
LSN|ل س ن
bir dildir
15 Kombi Müfredat
عربي
ǎrabiyyun
ARB|ع ر ب
Arapça
16 Kombi Müfredat
مبين
mubīnun
BYN|ب ي ن
apaçık
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَلَقَدْ: ve elbette | نَعْلَمُ: biliyoruz | أَنَّهُمْ: onların | يَقُولُونَ: dediklerini | إِنَّمَا: muhakkak | يُعَلِّمُهُ: ona öğretiyor | بَشَرٌ: bir insan | لِسَانُ: dili | الَّذِي: şahsın | يُلْحِدُونَ: nisbet ettikleri | إِلَيْهِ: ona | أَعْجَمِيٌّ: a'cemi (yabancıdır) | وَهَٰذَا: bu ise | لِسَانٌ: bir dildir | عَرَبِيٌّ: Arapça | مُبِينٌ: apaçık | Dinle
Kırık Meal (Harekesiz) : |ولقد WLGD̃ ve elbette | نعلم NALM biliyoruz | أنهم ÊNHM onların | يقولون YGWLWN dediklerini | إنما ÎNME muhakkak | يعلمه YALMH ona öğretiyor | بشر BŞR bir insan | لسان LSEN dili | الذي ELZ̃Y şahsın | يلحدون YLḪD̃WN nisbet ettikleri | إليه ÎLYH ona | أعجمي ÊACMY a'cemi (yabancıdır) | وهذا WHZ̃E bu ise | لسان LSEN bir dildir | عربي ARBY Arapça | مبين MBYN apaçık | Dinle
Kırık Meal (Okunuş) : |veleḳad: ve elbette | neǎ'lemu: biliyoruz | ennehum: onların | yeḳūlūne: dediklerini | innemā: muhakkak | yuǎllimuhu: ona öğretiyor | beşerun: bir insan | lisānu: dili | lleƶī: şahsın | yulHidūne: nisbet ettikleri | ileyhi: ona | eǎ'cemiyyun: a'cemi (yabancıdır) | vehāƶā: bu ise | lisānun: bir dildir | ǎrabiyyun: Arapça | mubīnun: apaçık | Dinle
Kırık Meal (Transcript) : |VLGD̃: ve elbette | NALM: biliyoruz | ÊNHM: onların | YGVLVN: dediklerini | ÎNME: muhakkak | YALMH: ona öğretiyor | BŞR: bir insan | LSEN: dili | ELZ̃Y: şahsın | YLḪD̃VN: nisbet ettikleri | ÎLYH: ona | ÊACMY: a'cemi (yabancıdır) | VHZ̃E: bu ise | LSEN: bir dildir | ARBY: Arapça | MBYN: apaçık | Dinle
Abdulbaki Gölpınarlı : Andolsun ki biz biliyoruz, onlar, bunu ona ancak birisi öğretmede diyorlar. Bellettiğini sandıkları adam, yabancıdır, Arapçayı doğru düzen konuşamaz, bu Kur'ân'sa, apaçık Arap diliyle.Dinle
Adem Uğur : Şüphesiz biz onların: "Kur'an'ı ona ancak bir insan öğretiyor" dediklerini biliyoruz. Kendisine nisbet ettikleri şahsın dili yabancıdır. Halbuki bu (Kur'an) apaçık bir Arapçadır.Dinle
Ahmed Hulusi : Andolsun ki: "Onu ancak bir beşer öğretiyor" demelerini biliyoruz. . . Hak'tan saparak kendisine nispet ettikleri kimsenin dili, Arapçayı iyi konuşamayan bir dildir. . . Bu ise apaçık Arapça bir lisandır.Dinle
Ahmet Tekin : Onların: 'Kesinlikle, Kur’ân’ı ona bir insan öğretiyor' dediklerini biliyoruz. Muhammed’in hak peygamberliğine dil uzatmak kastıyla Kur’ân’ı kendisine öğrettiğini söyledikleri şahsın dili yabancıdır. Halbuki, bu Kur’ân fasih, ifade gücü üstün, edebî bir Arapça’dır.Dinle
Ahmet Varol : Onların: 'Ona bir insan öğretiyor' dediklerini biliyoruz. Kasdettikleri kişinin dili yabancıdır; bu ise apaçık Arapça bir dildir.Dinle
Ali Bulaç : Andolsun ki biz, onların: "Bunu kendisine ancak bir beşer öğretmektedir" dediklerini biliyoruz. Saparak kendisine yöneldikleri (kimse)nin dili a'cemidir, bu ise açıkça Arapça olan bir dildir.Dinle
Ali Fikri Yavuz : Gerçekten biliyoruz ki, kâfirler: “- Kur’an’ı muhakkak surette (Peygambere, ara sıra görüşüp konuştuğu Rûm’lardan hristiyan) bir insan öğretiyor.” diyorlar. Peygambere öğretiyor zannında bulundukları kimsenin dili yabancıdır; bu Kur’an ise, açık Arapçadır.Dinle
Bekir Sadak : And olsun ki: «Ona elbette bir insan ogretiyor» dediklerini biliyoruz. Kast ettikleri kimsenin dili yabancidir, Kuran ise fasih arabcadir.Dinle
Celal Yıldırım : And olsun ki, onların, «Ona (Muhammed'e) ancak bir insan öğretiyor» dediklerini biliyoruz. O işaret ettikleri kimsenin dili (olsa olsa) fasîh ve açık Arapça değildir. Bu Kur'ân ise çok açık ve fasih bir Arapça'dır,Dinle
Diyanet İşleri : Andolsun ki biz onların, “Kur’an’ı ona bir insan öğretiyor” dediklerini biliyoruz. İma ettikleri kimsenin dili yabancıdır. Bu Kur’an ise gayet açık bir Arapça’dır.Dinle
Diyanet İşleri (eski) : And olsun ki: 'Ona elbette bir insan öğretiyor' dediklerini biliyoruz. Kast ettikleri kimsenin dili yabancıdır, Kuran ise fasih Arapça'dır.Dinle
Diyanet Vakfi : Şüphesiz biz onların: «Kur'an'ı ona ancak bir insan öğretiyor» dediklerini biliyoruz. Kendisine nisbet ettikleri şahsın dili yabancıdır. Halbuki bu (Kur'an) apaçık bir Arapçadır.Dinle
Edip Yüksel : 'Ona bir insan öğretiyor' biçimindeki sözlerini elbette biliyoruz. Amaçladıkları kişinin dili yabancıdır, bu ise apaçık Arapça bir dildir.Dinle
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Muhakkak biliyoruz ki kâfirler: «Kur'ân'ı Muhammed'e bir insan öğretiyor» diyorlar. Peygambere öğretiyor zannında bulundukları kimsenin dili yabancıdır. Bu Kur'ân ise apaçık bir Arapçadır.Dinle
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Muhakkak biliyoruz ki onlar: «Mutlaka onu bir insan öğretiyor!» da diyorlar. Haktan saparak isnatta bulunmak istedikleri kimsenin dili yabancıdır; bu Kur'an ise gayet açık bir Arapça'dır.Dinle
Elmalılı Hamdi Yazır : Muhakkak biliyoruz ki onlar «mutlaka onu bir beşer ta'lim ediyor» da diyorlar, ilhad etmek istedikleri kimsenin lisanı A'cemîdir, bu Kur'an ise gayet beliğ bir Arabî lisanDinle
Fizilal-il Kuran : Onların «Bu Kur'an'ı, Muhammed'e biri öğretiyor» dediklerini kesinlikle biliyoruz. Bu asılsız yakıştırmayı ileri sürerken kastettikleri kişinin dili yabancıdır, Arapça değildir; oysa Kur'an'ın dili fasih bir Arapça'dır.Dinle
Gültekin Onan : Andolsun ki biz onların: "Bunu kendisine ancak bir beşer öğretmektedir" dediklerini biliyoruz. Saparak kendisine yöneldikleri (kimse)nin dili acemidir, bu ise açıkça Arapça olan bir dildir.Dinle
Hakkı Yılmaz : Ve kesinlikle Biz biliyoruz ki, onlar “Sadece, o'na bir beşer öğretiyor” diyorlar. Peygamber'e öğretiyor zannında bulundukları kimsenin dili yabancıdır. Kur’ân ise apaçık bir Arapça'dır. Dinle
Hasan Basri Çantay : Andolsun ki biz onların: «Bunu mutlakaa bir beşer öğretiyor» diyeceklerini biliyoruz. Hakdan sapmak suretiyle kendisine nisbet edecekleri (o mefruz kimse) nin lisânı (olsa olsa) a'cemî (olabilir. Arabî değil). Bu (Kur'anın dili) ise (bütün fesaahat ve belâğati ile) apaçık Arabca bir dildir. Dinle
Hayrat Neşriyat : Şübhesiz biliyoruz ki, onlar: '(Kur’ân’ı) ona ancak bir insan öğretiyor' diyorlar.(Hâlbuki o) nisbet ettikleri kimsenin lisânı yabancıdır; bu ise, apaçık Arabca bir lisandır.Dinle
İbni Kesir : Andolsun ki; ona mutlaka bir insan öğretiyor, dediklerini biliyoruz. Kasdettikleri kişinin dili yabancıdır. Kur'an ise apaçık arapçadır.Dinle
İskender Evrenosoğlu : Ve andolsun ki Biz, onların: “Fakat O'nu (Kur'ân-ı Kerim'i), ona şüphesiz bir beşer (insan) öğretiyor.” dediğini biliyoruz. Ona isnad ettikleri kişinin lisanı acemidir (Arapça değildir). Bu (Kur'ân-ı Kerim) lisanı ise apaçık Arapça'dır.Dinle
Muhammed Esed : Hiç kuşkusuz onların, "Ona (bütün) bunları mutlaka bir insan öğretiyor!" dediklerini pekala biliyoruz. Oysa, onların karalamak amacıyla ima ettikleri kimsenin dili bütünüyle yabancı bir dil olduğu halde, bu mesaj (hem kendisi) açık olan, (hem de gerçeğin özünü) apaçık gösteren Arapça bir söylemdir.Dinle
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve muhakkak biliyoruz, onlar derler ki, «O'nu şüphe yok bir beşer öğretiyor.» Kendisine nisbet ettikleri şahsın lisanı Acemidir, bu ise pek açık bildiren bir lisan-ı Arabîdir.Dinle
Ömer Öngüt : Andolsun ki biz onların: “Ona bir insan öğretiyor!” dediklerini biliyoruz. O kastettikleri kişinin dili yabancıdır, bu Kur'an ise apaçık Arapça bir dildir.Dinle
Şaban Piriş : Onların, “Muhammed’e bir insan öğretiyor” dediklerini elbette biliyoruz. Kastettikleri kimsenin dili yabancıdır. Kur’an ise apaçık Arapça'dır.Dinle
Suat Yıldırım : Biz onların, Peygamber hakkında: "Mutlaka ona öğreten bir insan vardır!" dediklerini pek iyi biliyoruz. Hakikatten uzaklaşarak tahminle kendisine yöneldikleri şahsın dili, yabancı bir dildir, halbuki bu Kur’ân, açık bir Arapça ifadedir.Dinle
Süleyman Ateş : Biz onların, "Ona bir insan öğretiyor!" dediklerini biliyoruz. Hak'tan saparak kendisine yöneldikleri adamın dili a'cemi (yabancıdır, açık değildir), bu ise apaçık Arapça bir dildir.Dinle
Tefhim-ul Kuran : Andolsun ki biz, onların: «Bunu ancak kendisine bir beşer öğretmektedir» dediklerini biliyoruz. Saparak kendisine yöneldikleri (kimse) nin dili a'cemidir, bu ise açıkça Arapça olan bir dildir.Dinle
Ümit Şimşek : Onların 'Kur'ân'ı ona bir beşer öğretiyor' dediklerini Biz biliyoruz. Oysa Kur'ân'ı kendisine yakıştırdıkları kimsenin dili yabancı, Kur'ân ise apaçık Arapçadır.Dinle
Yaşar Nuri Öztürk : Yemin olsun ki, biz, onların, "Kur'an'ı ona bir insan öğretiyor" demekte olduklarını biliyoruz. Nispet etmeye uğraştıkları adamın dili yabancıdır. Oysaki bu, apaçık Arapça bir dildir.Dinle
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.