» 7 / A’râf  5:

Kuran Sırası: 7
İniş Sırası: 39
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206

 » 7 / A’râf  Suresi: 5
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. فَمَا (FME) = femā : kalmadı
2. كَانَ (KEN) = kāne :
3. دَعْوَاهُمْ (D̃AVEHM) = deǎ'vāhum : yalvarıları
4. إِذْ (ÎZ̃) = iƶ : zaman
5. جَاءَهُمْ (CEÙHM) = cā'ehum : onlara geldiği
6. بَأْسُنَا (BÊSNE) = be'sunā : azabımız
7. إِلَّا (ÎLE) = illā : başka
8. أَنْ (ÊN) = en :
9. قَالُوا (GELVE) = ḳālū : demelerinden
10. إِنَّا (ÎNE) = innā : biz gerçekten
11. كُنَّا (KNE) = kunnā :
12. ظَالِمِينَ (ƵELMYN) = Zālimīne : zalimlermişiz
kalmadı | | yalvarıları | zaman | onlara geldiği | azabımız | başka | | demelerinden | biz gerçekten | | zalimlermişiz |

[] [KVN] [D̃AV] [] [CYE] [BES] [] [] [GVL] [] [KVN] [ƵLM]
FME KEN D̃AVEHM ÎZ̃ CEÙHM BÊSNE ÎLE ÊN GELVE ÎNE KNE ƵELMYN

femā kāne deǎ'vāhum cā'ehum be'sunā illā en ḳālū innā kunnā Zālimīne
فما كان دعواهم إذ جاءهم بأسنا إلا أن قالوا إنا كنا ظالمين

 » 7 / A’râf  Suresi: 5
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
فما | FME femā kalmadı Then not
كان ك و ن | KVN KEN kāne was
دعواهم د ع و | D̃AV D̃AVEHM deǎ'vāhum yalvarıları their plea
إذ | ÎZ̃ zaman when
جاءهم ج ي ا | CYE CEÙHM cā'ehum onlara geldiği came to them
بأسنا ب ا س | BES BÊSNE be'sunā azabımız Our punishment
إلا | ÎLE illā başka except
أن | ÊN en that
قالوا ق و ل | GVL GELVE ḳālū demelerinden they said,
إنا | ÎNE innā biz gerçekten """Indeed, we"
كنا ك و ن | KVN KNE kunnā were
ظالمين ظ ل م | ƵLM ƵELMYN Zālimīne zalimlermişiz "wrongdoers."""

7:5 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

kalmadı | | yalvarıları | zaman | onlara geldiği | azabımız | başka | | demelerinden | biz gerçekten | | zalimlermişiz |

[] [KVN] [D̃AV] [] [CYE] [BES] [] [] [GVL] [] [KVN] [ƵLM]
FME KEN D̃AVEHM ÎZ̃ CEÙHM BÊSNE ÎLE ÊN GELVE ÎNE KNE ƵELMYN

femā kāne deǎ'vāhum cā'ehum be'sunā illā en ḳālū innā kunnā Zālimīne
فما كان دعواهم إذ جاءهم بأسنا إلا أن قالوا إنا كنا ظالمين

[] [ك و ن] [د ع و] [] [ج ي ا] [ب ا س] [] [] [ق و ل] [] [ك و ن] [ظ ل م]

 » 7 / A’râf  Suresi: 5
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
فما | FME femā kalmadı Then not
Fe,Mim,Elif,
80,40,1,
CONJ – prefixed conjunction fa (and)
NEG – negative particle
الفاء عاطفة
حرف نفي
كان ك و ن | KVN KEN kāne was
Kef,Elif,Nun,
20,1,50,
V – 3rd person masculine singular perfect verb
فعل ماض
دعواهم د ع و | D̃AV D̃AVEHM deǎ'vāhum yalvarıları their plea
Dal,Ayn,Vav,Elif,He,Mim,
4,70,6,1,5,40,
N – nominative masculine noun
PRON – 3rd person masculine plural possessive pronoun
اسم مرفوع و«هم» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
إذ | ÎZ̃ zaman when
,Zel,
,700,
T – time adverb
ظرف زمان
جاءهم ج ي ا | CYE CEÙHM cā'ehum onlara geldiği came to them
Cim,Elif,,He,Mim,
3,1,,5,40,
V – 3rd person masculine singular perfect verb
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
فعل ماض و«هم» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
بأسنا ب ا س | BES BÊSNE be'sunā azabımız Our punishment
Be,,Sin,Nun,Elif,
2,,60,50,1,
N – nominative masculine noun
PRON – 1st person plural possessive pronoun
اسم مرفوع و«نا» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
إلا | ÎLE illā başka except
,Lam,Elif,
,30,1,
RES – restriction particle
أداة حصر
أن | ÊN en that
,Nun,
,50,
SUB – subordinating conjunction
حرف مصدري
قالوا ق و ل | GVL GELVE ḳālū demelerinden they said,
Gaf,Elif,Lam,Vav,Elif,
100,1,30,6,1,
V – 3rd person masculine plural perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
إنا | ÎNE innā biz gerçekten """Indeed, we"
,Nun,Elif,
,50,1,
ACC – accusative particle
PRON – 1st person plural object pronoun
حرف نصب و«نا» ضمير متصل في محل نصب اسم «ان»
كنا ك و ن | KVN KNE kunnā were
Kef,Nun,Elif,
20,50,1,
V – 1st person plural perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل رفع اسم «كان»
ظالمين ظ ل م | ƵLM ƵELMYN Zālimīne zalimlermişiz "wrongdoers."""
Zı,Elif,Lam,Mim,Ye,Nun,
900,1,30,40,10,50,
N – accusative masculine plural active participle
اسم منصوب
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |فَمَا: kalmadı | كَانَ: | دَعْوَاهُمْ: yalvarıları | إِذْ: zaman | جَاءَهُمْ: onlara geldiği | بَأْسُنَا: azabımız | إِلَّا: başka | أَنْ: | قَالُوا: demelerinden | إِنَّا: biz gerçekten | كُنَّا: | ظَالِمِينَ: zalimlermişiz |
Kırık Meal (Harekesiz) : |فما FME kalmadı | كان KEN | دعواهم D̃AWEHM yalvarıları | إذ ÎZ̃ zaman | جاءهم CEÙHM onlara geldiği | بأسنا BÊSNE azabımız | إلا ÎLE başka | أن ÊN | قالوا GELWE demelerinden | إنا ÎNE biz gerçekten | كنا KNE | ظالمين ƵELMYN zalimlermişiz |
Kırık Meal (Okunuş) : |femā: kalmadı | kāne: | deǎ'vāhum: yalvarıları | : zaman | cā'ehum: onlara geldiği | be'sunā: azabımız | illā: başka | en: | ḳālū: demelerinden | innā: biz gerçekten | kunnā: | Zālimīne: zalimlermişiz |
Kırık Meal (Transcript) : |FME: kalmadı | KEN: | D̃AVEHM: yalvarıları | ÎZ̃: zaman | CEÙHM: onlara geldiği | BÊSNE: azabımız | ÎLE: başka | ÊN: | GELVE: demelerinden | ÎNE: biz gerçekten | KNE: | ƵELMYN: zalimlermişiz |
Abdulbaki Gölpınarlı : Azâbımız geldiği zaman ancak, biz zulmetmiştik diye niyâz edebildiler.
Adem Uğur : Azabımız onlara geldiğinde çağırışları, "Biz gerçekten zalim kişilermişiz" demelerinden başka bir şey olmadı.
Ahmed Hulusi : Azabımız onlara geldiğinde, onların seslenişleri: "Biz gerçekten zâlimlermişiz" demekten başka bir şey olmadı.
Ahmet Tekin : Azâbımız onlara geldiğinde: 'Biz gerçekten Allah’a şirk koşan, rasullerini yalanlayan, inkârda, isyanda ısrar eden zâlim kimseleriz' diyerek itiraftan başka bir savunmaları olmadı.
Ahmet Varol : Kendilerine azabımız geldiğinde: 'Şüphesiz biz zalim kimselerdik' demekten başka savunmaları olmadı.
Ali Bulaç : Zorlu azabımız onlara gelince yakarabildikleri: "Biz gerçekten zulme sapanlardandık" demelerinden başka olmadı.
Ali Fikri Yavuz : Azabımız kendilerine geldiği zaman, yalvarış ve itirafları ancak şu olmuştu: “- Gerçekten bizler zalimlerdeniz.”
Bekir Sadak : Baskinimiza ugradiklarinda, sozleri, «Gercekten biz haksizdik» demekten ibaret kalmistir.
Celal Yıldırım : Kahredici azabımız gelip çattığında, bağırıp çağırmaları sadece, «doğrusu biz zâlimler idik!» olmuş tur.
Diyanet İşleri : Azabımız kendilerine geldiğinde, “(Biz bunu hak ettik.) Gerçekten biz zalimler olmuştuk” demekten başka söyleyecekleri kalmamıştı.
Diyanet İşleri (eski) : Baskınımıza uğradıklarında, sözleri, 'Gerçekten biz haksızdık' demekten ibaret kalmıştır.
Diyanet Vakfi : Azabımız onlara geldiğinde çağırışları, «Biz gerçekten zalim kişilermişiz» demelerinden başka bir şey olmadı.
Edip Yüksel : Kendilerine azabımız geldiği vakit, 'Gerçekten bizler zalimler imişiz,' demekten başka sözleri olmadı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Azabımız onlara geldiğinde «Biz gerçekten zalimlermişiz!» demelerinden başka yalvarışları kalmadı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Azabımız kendilerine geldiğinde: «Bizler, gerçekten zalimlerdik!» demekten başka bir iddiaları olmadı.
Elmalılı Hamdi Yazır : Azâbımız kendilerine geldiği vakıt da «bizler hakıkaten zalimler idik» demekten başka da'vaları olmadı
Fizilal-il Kuran : Azabımıza uğradıkları andaki tek feryadları «Biz gerçekten zalimdik» demekten ibaret oldu.
Gültekin Onan : Zorlu azabımız onlara gelince yakarabildikleri: "Biz gerçekten zulme sapanlardandık" demelerinden başka olmadı.
Hakkı Yılmaz : Azabımız onlara geldiğinde de, “Biz gerçekten şirk koşarak kendilerine yazık eden kimselermişiz!” demelerinden başka yalvarışları olmamıştı.
Hasan Basri Çantay : Kendilerine azabımız geldiği zaman çağrışları «Biz hakîkaten zaalimlerdendik» demelerinden başka (bir şey) olmadı.
Hayrat Neşriyat : Azâbımız onlara geldiğinde: 'Gerçekten biz zâlimlerdik!' demelerinden başka çağırışları (ve yalvarışları) da olmadı.
İbni Kesir : Baskınımız geldiği zaman, çağırışları: Biz gerçekten zalimlerdendik, demekten başka birşey olmadı.
İskender Evrenosoğlu : Azabımız onlara geldiği zaman, onların duaları (yalvarmaları): “Muhakkak ki; biz zalimler olduk.” demekten başka bir şey olmadı.
Muhammed Esed : Ve cezamız başlarında koptuğu zaman, kendi kendilerine, "vah bize! Biz gerçekten zalim kimselerdik!" demekten başka söyleyecek sözleri olmamıştır.
Ömer Nasuhi Bilmen : Onlara azabımız geldiği zaman ise onların sözleri, «Biz hakikaten zalim kimseler olmuş idik» demekten başka olmamıştır.
Ömer Öngüt : Azabımız kendilerine geldiğinde onların çağırışları: “Biz gerçekten zâlim kişilermişiz!” demelerinden başka bir şey olmadı.
Şaban Piriş : Azabımız onlara geldiği vakit, feryatları “Biz, gerçekten zalimler idik!” demekten başka bir şey olmadı.
Suat Yıldırım : Azabımız gelip çattığında da itiraf ve yalvarmaları: "Biz gerçekten zalim adamlarmışız!" demekten başka bir şey olmadı.
Süleyman Ateş : Azâbımız onlara geldiğinde "Biz gerçekten zâlimlermişiz!" demelerinden başka yalvarıları kalmadı.
Tefhim-ul Kuran : Zorlu azabımız onlara geliverince yakarabildikleri: «Biz gerçekten zulme sapanlardandık» demelerinden başka olmadı.
Ümit Şimşek : Kendilerine azabımız geldiği zaman onların 'Biz gerçekten zalimmişiz' sözünden başka bir diyecekleri yoktu.
Yaşar Nuri Öztürk : Azabımız onlara gelip çattığında, yaptıkları, şu çığlığı yükseltmekten başka birşey olmamıştır: Biz gerçekten zalimlerdik!


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}