» 7 / A’râf  156:

Kuran Sırası: 7
İniş Sırası: 39
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206

 » 7 / A’râf  Suresi: 156
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَاكْتُبْ (VEKTB) = vektub : ve yaz
2. لَنَا (LNE) = lenā : bize
3. فِي (FY) = fī :
4. هَٰذِهِ (HZ̃H) = hāƶihi : bu
5. الدُّنْيَا (ELD̃NYE) = d-dunyā : dünyada
6. حَسَنَةً (ḪSNT) = Haseneten : iyilik
7. وَفِي (VFY) = ve fī : ve
8. الْاخِرَةِ (EL ËḢRT) = l-āḣirati : ahirette
9. إِنَّا (ÎNE) = innā : biz
10. هُدْنَا (HD̃NE) = hudnā : yöneldik
11. إِلَيْكَ (ÎLYK) = ileyke : sana
12. قَالَ (GEL) = ḳāle : (Alah) buyurdu ki
13. عَذَابِي (AZ̃EBY) = ǎƶābī : azabıma
14. أُصِيبُ (ÊṦYB) = uSību : uğratırım
15. بِهِ (BH) = bihi : onu
16. مَنْ (MN) = men : kimseyi
17. أَشَاءُ (ÊŞEÙ) = eşā'u : dilediğim
18. وَرَحْمَتِي (VRḪMTY) = veraHmetī : ve rahmetim ise
19. وَسِعَتْ (VSAT) = vesiǎt : kaplamıştır
20. كُلَّ (KL) = kulle : her
21. شَيْءٍ (ŞYÙ) = şey'in : şeyi
22. فَسَأَكْتُبُهَا (FSÊKTBHE) = feseektubuhā : onu yazacağım
23. لِلَّذِينَ (LLZ̃YN) = lilleƶīne : kimselere
24. يَتَّقُونَ (YTGVN) = yetteḳūne : korunanlara
25. وَيُؤْتُونَ (VYÙTVN) = ve yu'tūne : ve verenlere
26. الزَّكَاةَ (ELZKET) = z-zekāte : zekatı
27. وَالَّذِينَ (VELZ̃YN) = velleƶīne : ve kimselere
28. هُمْ (HM) = hum : onlar
29. بِايَاتِنَا (B ËYETNE) = biāyātinā : ayetlerimize
30. يُؤْمِنُونَ (YÙMNVN) = yu'minūne : inanıyorlar
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |وَاكْتُبْ: ve yaz | لَنَا: bize | فِي: | هَٰذِهِ: bu | الدُّنْيَا: dünyada | حَسَنَةً: iyilik | وَفِي: ve | الْاخِرَةِ: ahirette | إِنَّا: biz | هُدْنَا: yöneldik | إِلَيْكَ: sana | قَالَ: (Alah) buyurdu ki | عَذَابِي: azabıma | أُصِيبُ: uğratırım | بِهِ: onu | مَنْ: kimseyi | أَشَاءُ: dilediğim | وَرَحْمَتِي: ve rahmetim ise | وَسِعَتْ: kaplamıştır | كُلَّ: her | شَيْءٍ: şeyi | فَسَأَكْتُبُهَا: onu yazacağım | لِلَّذِينَ: kimselere | يَتَّقُونَ: korunanlara | وَيُؤْتُونَ: ve verenlere | الزَّكَاةَ: zekatı | وَالَّذِينَ: ve kimselere | هُمْ: onlar | بِايَاتِنَا: ayetlerimize | يُؤْمِنُونَ: inanıyorlar |
Kırık Meal (Harekesiz) : |واكتب WEKTB ve yaz | لنا LNE bize | في FY | هذه HZ̃H bu | الدنيا ELD̃NYE dünyada | حسنة ḪSNT iyilik | وفي WFY ve | الآخرة EL ËḢRT ahirette | إنا ÎNE biz | هدنا HD̃NE yöneldik | إليك ÎLYK sana | قال GEL (Alah) buyurdu ki | عذابي AZ̃EBY azabıma | أصيب ÊṦYB uğratırım | به BH onu | من MN kimseyi | أشاء ÊŞEÙ dilediğim | ورحمتي WRḪMTY ve rahmetim ise | وسعت WSAT kaplamıştır | كل KL her | شيء ŞYÙ şeyi | فسأكتبها FSÊKTBHE onu yazacağım | للذين LLZ̃YN kimselere | يتقون YTGWN korunanlara | ويؤتون WYÙTWN ve verenlere | الزكاة ELZKET zekatı | والذين WELZ̃YN ve kimselere | هم HM onlar | بآياتنا B ËYETNE ayetlerimize | يؤمنون YÙMNWN inanıyorlar |
Kırık Meal (Okunuş) : |vektub: ve yaz | lenā: bize | : | hāƶihi: bu | d-dunyā: dünyada | Haseneten: iyilik | ve fī: ve | l-āḣirati: ahirette | innā: biz | hudnā: yöneldik | ileyke: sana | ḳāle: (Alah) buyurdu ki | ǎƶābī: azabıma | uSību: uğratırım | bihi: onu | men: kimseyi | eşā'u: dilediğim | veraHmetī: ve rahmetim ise | vesiǎt: kaplamıştır | kulle: her | şey'in: şeyi | feseektubuhā: onu yazacağım | lilleƶīne: kimselere | yetteḳūne: korunanlara | ve yu'tūne: ve verenlere | z-zekāte: zekatı | velleƶīne: ve kimselere | hum: onlar | biāyātinā: ayetlerimize | yu'minūne: inanıyorlar |
Kırık Meal (Transcript) : |VEKTB: ve yaz | LNE: bize | FY: | HZ̃H: bu | ELD̃NYE: dünyada | ḪSNT: iyilik | VFY: ve | EL ËḢRT: ahirette | ÎNE: biz | HD̃NE: yöneldik | ÎLYK: sana | GEL: (Alah) buyurdu ki | AZ̃EBY: azabıma | ÊṦYB: uğratırım | BH: onu | MN: kimseyi | ÊŞEÙ: dilediğim | VRḪMTY: ve rahmetim ise | VSAT: kaplamıştır | KL: her | ŞYÙ: şeyi | FSÊKTBHE: onu yazacağım | LLZ̃YN: kimselere | YTGVN: korunanlara | VYÙTVN: ve verenlere | ELZKET: zekatı | VELZ̃YN: ve kimselere | HM: onlar | B ËYETNE: ayetlerimize | YÙMNVN: inanıyorlar |
Abdulbaki Gölpınarlı : Şu dünyâda da iyilikler ver bize, âhirette de ve şüphesiz ki sana yöneldik biz. Tanrı, dilediğimi azâbıma uğratırım dedi, fakat rahmetim, her şeyi kaplamıştır da çekinenleri, zekât verenleri ve âyetlerime inananları rahmetime mazhar ederim.
Adem Uğur : Bize, bu dünyada da iyilik yaz ahirette de. Şüphesiz biz sana döndük." Allah buyurdu ki: Kimi dilersem onu azabıma uğratırım; rahmetim ise her şeyi kuşatır. Onu, sakınanlara, zekâtı verenlere ve âyetlerimize inananlara yazacağım.
Ahmed Hulusi : "Bize hem şu dünyada güzellik yaz hem sonsuz gelecek yaşamında. . . Doğrusu biz sana yöneldik". . . Buyurdu ki: "Azabımı, kime dilersem ona isâbet ettiririm. . . Rahmetim her şeyi kapsar! Onu, korunanlara, zekâtı verenlere ve işaretlerimizdeki hakikate iman edenlere yazacağım. "
Ahmet Tekin : 'Bize bu dünyada bir bayrak altında yaşamayı, sağlıklı olmayı, zenginliği, sâlih ameller işlemeyi, iyilikler yapmayı, âhirette, ebedî yurtta da mükâfatlandırılmayı divan defterine yaz. Biz isyandan vazgeçtik, tevbe ederek sana yöneldik.' dedi. Allah: 'Azâbım var, sünnetim, düzenimin yasaları ve irademin tecellisi içinde onu dilediğime isabet ettiririm. Rahmetim de var, her şeyi kucaklamıştır. Rahmetimi bana sığınanlar, emirlerime yapışanlar, günahlardan arınıp, azaptan korunanlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davrananlar, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olanlar, vicdanlarını, servetlerini, sosyal bünyelerini arındıran, berekete vesile olan zekâtı verenler, özellikle âyetlerimize iman edenler için vâcip kılıp yazacağım.' buyurdu.
Ahmet Varol : Bizim için bu dünyada da ahirette de iyilik yaz. Biz sana yöneldik.' (Allah) dedi ki: 'Azabıma dilediğimi uğratırım. Rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır. Onu sakınan, zekatı veren ve ayetlerimize iman edenlere yazacağım.
Ali Bulaç : Bize bu dünyada da, ahirette de iyilik yaz, şüphesiz ki biz Sana yöneldik. Dedi ki: "Azabımı dilediğime isabet ettiririm, rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır; onu korkup sakınanlara, zekatı verenlere ve bizim ayetlerimize iman edenlere yazacağım."
Ali Fikri Yavuz : Bize, hem bu dünyada bir iyilik, hem de âhirette bir iyilik ver. Gerçekten biz tevbe edip sana döndük. (Allah şöyle) buyurmuştur: “- Ben azabımı kullarımdan dilediğime isabet ettiririm. Rahmetim dünyada her şeyi kuşatmıştır (mümine de kâfire de şamildir). Fakat âhirette onu, küfürden sakınanlara, zekâtı verenlere ve âyetlerimize iman etmiş olanlara has kılacağım.”
Bekir Sadak : (156-15) 7 «Bu dunyada ve ahirette bizim icin guzel olani yaz; biz Sana yoneldik» dedi. Allah : «Azabima diledigim kimseyi ugratirim, rahmetim herseyi kaplamistir; bunu Allah'a karsi gelmekten sakinanlara, zekat verenlere, ayetlerimize inanip, yanlarindaki Tevrat ve Incil'de yazili bulduklari, okuyup yazmasi olmayan peygambere uyanlara yazacagiz. O peygamber, onlara, uygun olani emreder ve fenaliktan meneder, temiz seyleri helal, murdar seyleri haram kilar, onlarin agir yuklerini indirir, zor tekliflerini hafifletir. Bu peygambere inanan, hurmet eden, yardim eden, onunla gonderilen nura uyanlar yok mu? Iste onlar saadete erenlerdir» dedi. *
Celal Yıldırım : Bizim için şu dünyada da, Âhirette de iyilik yaz. Doğrusu biz sana yönelip geldik.» Allah da: «Azabıma kimi dilersem onu uğratırım; rahmetim ise her şeyi kapsayıp kuşatmıştır. Onu Allah'tan korkup kötülüklerden sakınanlara, zekâtını verip âyetlerimize dosdoğru imân edenlere yazacağım.»
Diyanet İşleri : “Bizim için bu dünyada da bir iyilik yaz, ahirette de. Çünkü biz sana varan doğru yola yöneldik.” Allah, şöyle dedi: “Azabım var ya, dilediğim kimseyi ona uğratırım. Rahmetim ise her şeyi kapsamıştır. Onu, bana karşı gelmekten sakınanlara, zekâtı verenlere ve âyetlerimize inananlara yazacağım.”
Diyanet İşleri (eski) : (156-157) 'Bu dünyada ve ahirette bizim için güzel olanı yaz; biz Sana yöneldik' dedi. Allah: 'Azabıma dilediğim kimseyi uğratırım, rahmetim herşeyi kaplamıştır; bunu Allah'a karşı gelmekten sakınanlara, zekat verenlere, ayetlerimize inanıp, yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları, okuyup yazması olmayan peygambere uyanlara yazacağız. O peygamber, onlara, uygun olanı emreder ve fenalıktan meneder, temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılar, onların ağır yüklerini indirir, zor tekliflerini hafifletir. Bu peygambere inanan, hürmet eden, yardım eden, onunla gönderilen nura uyanlar yok mu? İşte onlar saadete erenlerdir' dedi.
Diyanet Vakfi : Bize, bu dünyada da iyilik yaz ahirette de. Şüphesiz biz sana döndük.» Allah buyurdu ki: Kimi dilersem onu azabıma uğratırım; rahmetim ise her şeyi kuşatır. Onu, sakınanlara, zekâtı verenlere ve âyetlerimize inananlara yazacağım.
Edip Yüksel : 'Bu dünyada da bizim için iyilik yaz, ahirette de... Biz sana yöneldik.' Dedi ki: 'Azabım dilediğim kimseye dokunacaktır. Rahmetim ise her şeyi kapsamıştır; onu özellikle: erdemli bir hayat sürenlere, zekatı verenlere ve ayetlerimize inananlara yazacağım.'
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : «Ve bize hem bu dünyada bir iyilik yaz, hem de ahirette. Biz gerçekten de tevbe edip senin hidayetine döndük.» Buyurdu ki, azabım var, onu dilediğime isabet ettiririm, rahmetim de vardır , o ise her şeyi kaplamış ve kuşatmıştır. Onu da özellikle korunanlara, zekatını verenlere ve âyetlerimize inananlara mahsus kılacağım.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ve bize bu dünyada da, ahirette de bir iyilik yaz! Biz gerçekten tevbe edip sana yöneldik!» Buyurdu ki: «Azabıma, kimi dilersem onu uğratırım; rahmetim ise herşeyi kapsamıştır. İleride onu özellikle, kötülükten sakınanlara, zekatını verenlere ve ayetlerimize inananlara yazacağım.
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve bize hem bu Dünyada bir hasene yaz hem Âhırette, biz sana cidden tevbe ile rücua geldik. Buyurdu ki azâbım, onunla dilediğimi musâb kılarım, rahmetim ise her şey'e vâsi'dir, ileride onu bilhâssa onlar için yazacağım ki korunurlar ve zekât verirler, hem onlar ki âyetlerimize iyman ederler
Fizilal-il Kuran : Bize bu dünyada da ahirette de iyi olanı yaz. Biz sana yöneldik.» Allah dedi ki, «Azabıma dilediğimi çarptırırım. Fakat rahmetim her şeyi kapsamına almıştır. Onu günahlardan sakınanlara, zekâtı verenlere ve ayetlerimize inananlara yazacağım.»
Gültekin Onan : "Bize bu dünyada da, ahirette de iyilik yaz, kuşkusuz ki biz sana yöneldik." De ki: "Azabımı dilediğime isabet ettiririm, rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır; onu korkup sakınanlara, zekatı verenlere ve bizim ayetlerimize inananlara yazacağım."
Hakkı Yılmaz : (156,157) "Allah diyor ki: “Benim azabım var; onu dilediğime dokundururum, rahmetim de var; o ise her şeyi kuşatmıştır. Onu da özellikle Allah'ın koruması altına girenlere, zekâtını; vergisini verenlere ve âyetlerimize inananlara; kendilerine iyiyi emreden ve onları kötülüklerden alıkoyan, temiz ve hoş şeyleri kendilerine serbestleştiren, kirli, pis ve kötü şeyleri de üzerlerine yasaklayan, sırtlarından ağır yükleri, üzerlerindeki bağları ve zincirleri indiren, yanlarındaki Tevrât ve İncîl'de yazılmış bulacakları Anakentli/ Mekkeli Peygamber, o Elçi'ye uyan kimselere yazacağım. O hâlde, O'na iman eden, O'na kuvvetle saygı gösteren, O'na yardımcı olan ve O'nun ile birlikte indirilen nûru izleyen kimseler var ya, işte onlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.” "
Hasan Basri Çantay : «Dünyâda da, âhiretde de bize iyilik yaz. Biz hiç şübhesiz (tevbe ederek) sana döndük». Buyurdu: «Ben azabıma kimi dilersem onu dûçâr ederim. Benim rahmetim ise her şey'i kuşatmışdır. Onu (rahmetimi, küfürden, masıyetden) sakınmakda, zekâtı vermekde, bir de âyetlerimize îman etmekde olanlar (yok mu?) işte onlara has olmak üzere tesbît edeceğim».
Hayrat Neşriyat : Ve (Mûsâ:) 'Bize bu dünyada da, âhirette de iyilik yaz; şübhesiz ki biz sana yöneldik.' (dedi). (Allah ise) buyurdu ki: 'Azâbımı, (kötülük yapanlardan) dilediğime isâbet ettiririm. Rahmetim ise herşeyi kaplamıştır. Fakat (âhirette) onu (günahlardan)sakınanlara, zekâtı verenlere ve âyetlerimize îmân edenlere yazacağım!'
İbni Kesir : Ve bize; hem bu dünyada bir iyilik yaz, hem de ahirette. Biz sana döndük.
İskender Evrenosoğlu : Bize bu dünyada ve ahirette (yevm'il âhirde, kıyâmet gününde, hayat gününde) haseneler (güzel ameller, derecat kazandıran ameller) yaz (pozitif derecelerimizi, negatif derecelerimizden daha çok kazandır). Gerçekten biz tövbe edip, Sana döndük. Allahû Tealâ, şöyle buyurdu: “Azabımı dilediğime isabet ettiririm. Ve rahmetim herşeyi kuşattı. Böylece onu (haseneyi) takva sahiplerine ve zekâtı veren kimselere yazacağım. Ve onlar ki; onlar, âyetlerimize îmân ederler (mü'minlerdir).”
Muhammed Esed : Bizim için bu dünyada da, ahirette de iyi ve güzel olanı yaz. Bak işte, pişmanlık içinde Sana yöneldik!" (Allah) şöyle karşılık verdi: "Azabıma dilediğim kimseyi uğratabilirim, ama rahmetim her şeyi kuşatır, bunun içindir ki onu Bana karşı sorumluluk bilincine sahip olan, arınmak için verilmesi gerekeni veren ve ayetlerimize inanan kimselere pay olarak ayıracağım;
Ömer Nasuhi Bilmen : «Ve bizim için bu dünyada da ve ahirette de bir iyilik yaz. Biz muhakkak ki Sana döndük.» Buyurdu ki: «Azabımdır. Bununla dilediğimi mus'ab ederim. Rahmetim ise herşeyi kuşatmıştır. Onu ittikada bulunanlar ve zekâtlarını verenler ve Bizim âyetlerimize imân edenler için elbette yazacağım.»
Ömer Öngüt : “Bize dünyada da iyilik yaz, ahirette de. Biz sana yöneldik. ” Allah buyurdu ki: “Ben kimi dilersem onu azabıma uğratırım. Rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır. Ben onu Allah'tan korkup kötülükten sakınanlara, zekâtını verenlere ve âyetlerimize imân etmiş olanlara yazacağım. ”
Şaban Piriş : Bize bu dünyada ve ahirette iyilik yaz; biz sana yöneldik. Allah: -Dilediğime azabım dokunur. Rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır. Onunla ayetlerimize iman etmiş olarak korkanlar, günahtan kaçanlar ve zekat verenleri yazacağım, dedi.
Suat Yıldırım : "Bize bu dünyada da, âhirette de iyilik nasib et. Biz Sana yöneldik, Senin yolunu tuttuk." Hak Teâlâ da şöyle buyurdu: "Ben dilediğim kimseyi cezalandırırım. Rahmetim ise her şeyi kaplar. Rahmetimi (âhirette) Allah’a karşı gelmekten korunan, zekât veren ve özellikle Bizim âyetlerimize iman edenlere nasib edeceğim."
Süleyman Ateş : "Bize bu dünyâda da iyilik yaz, âhirette de. Biz sana yöneldik." (Alah) buyurdu ki: "Azâbıma, dilediğimi uğratırım; rahmetim ise her şeyi kaplamıştır. Onu, korunanlara, zekâtı verenlere ve âyetlerimize inananlara yazacağım."
Tefhim-ul Kuran : Bize bu dünyada da, ahirette de iyilik yaz, şüphesiz ki biz Sana yöneldik. Dedi ki: «Azabımı dilediğime isabet ettiririm, rahmetim ise her şeyi kapsamıştır onu korkup sakınanlara, zekâtı verenlere ve bizim ayetlerimize iman edenlere yazacağım.»
Ümit Şimşek : 'Bize bu dünyada da, âhirette de güzellik yaz. Biz Senin yolunu tuttuk.' Allah buyurdu ki: Ben azabı dilediğime veririm. Rahmetim ise herşeyi kaplamıştır; onu da sakınanlara, zekâtı veren ve âyetlerimize iman edenlere yazacağım.
Yaşar Nuri Öztürk : "Bize hem bu dünyada güzellik yaz hem de ahirette. Dönüp dolaşıp sana geldik." Buyurdu ki: "Azabıma dilediğimi çarptırırım. Rahmetime gelince, o herşeyi çepeçevre kuşatmıştır. Ben onu; sakınıp korunanlara, zekatı verenlere, ayetlerimize inananlara yazacağım."


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}