9:106Tevbe  Suresi 106. Ayet

Kuran Sırası: 9 İniş Sırası: 113
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129

9:106Tevbe  Suresi 106. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَاخَرُونَ (V ËḢRVN) = ve āḣarūne : ve başkaları da var ki
2. مُرْجَوْنَ (MRCVN) = murcevne : bırakılmışlardır
3. لِأَمْرِ (LÊMR) = liemri : emrine
4. اللَّهِ (ELLH) = llahi : Allah'ın
5. إِمَّا (ÎME) = immā : ya
6. يُعَذِّبُهُمْ (YAZ̃BHM) = yuǎƶƶibuhum : onlara azabeder
7. وَإِمَّا (VÎME) = veimmā : ya da
8. يَتُوبُ (YTVB) = yetūbu : affeder
9. عَلَيْهِمْ (ALYHM) = ǎleyhim : onları
10. وَاللَّهُ (VELLH) = vallahu : Allah
11. عَلِيمٌ (ALYM) = ǎlīmun : bilendir
12. حَكِيمٌ (ḪKYM) = Hakīmun : hüküm ve hikmet sahibidir
ve başkaları da var ki | bırakılmışlardır | emrine | Allah'ın | ya | onlara azabeder | ya da | affeder | onları | Allah | bilendir | hüküm ve hikmet sahibidir |

[EḢR] [RCV] [EMR] [] [] [AZ̃B] [] [TVB] [] [] [ALM] [ḪKM]
V ËḢRVN MRCVN LÊMR ELLH ÎME YAZ̃BHM VÎME YTVB ALYHM VELLH ALYM ḪKYM

ve āḣarūne murcevne liemri llahi immā yuǎƶƶibuhum veimmā yetūbu ǎleyhim vallahu ǎlīmun Hakīmun
وآخرون مرجون لأمر الله إما يعذبهم وإما يتوب عليهم والله عليم حكيم

9:106Tevbe  Suresi 106. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وآخرون ا خ ر | EḢR V ËḢRVN ve āḣarūne ve başkaları da var ki And others
مرجون ر ج و | RCV MRCVN murcevne bırakılmışlardır deferred
لأمر ا م ر | EMR LÊMR liemri emrine for the Command of Allah -
الله | ELLH llahi Allah'ın for the Command of Allah -
إما | ÎME immā ya whether
يعذبهم ع ذ ب | AZ̃B YAZ̃BHM yuǎƶƶibuhum onlara azabeder He will punish them
وإما | VÎME veimmā ya da or
يتوب ت و ب | TVB YTVB yetūbu affeder He will turn (in mercy)
عليهم | ALYHM ǎleyhim onları to them.
والله | VELLH vallahu Allah And Allah
عليم ع ل م | ALM ALYM ǎlīmun bilendir (is) All-Knower,
حكيم ح ك م | ḪKM ḪKYM Hakīmun hüküm ve hikmet sahibidir All-Wise.
9:106 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

ve başkaları da var ki | bırakılmışlardır | emrine | Allah'ın | ya | onlara azabeder | ya da | affeder | onları | Allah | bilendir | hüküm ve hikmet sahibidir |

[EḢR] [RCV] [EMR] [] [] [AZ̃B] [] [TVB] [] [] [ALM] [ḪKM]
V ËḢRVN MRCVN LÊMR ELLH ÎME YAZ̃BHM VÎME YTVB ALYHM VELLH ALYM ḪKYM

ve āḣarūne murcevne liemri llahi immā yuǎƶƶibuhum veimmā yetūbu ǎleyhim vallahu ǎlīmun Hakīmun
وآخرون مرجون لأمر الله إما يعذبهم وإما يتوب عليهم والله عليم حكيم

[ا خ ر] [ر ج و] [ا م ر] [] [] [ع ذ ب] [] [ت و ب] [] [] [ع ل م] [ح ك م]

9:106Tevbe  Suresi 106. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وآخرون ا خ ر | EḢR V ËḢRVN ve āḣarūne ve başkaları da var ki And others
Vav,,Hı,Re,Vav,Nun,
6,,600,200,6,50,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
N – nominative masculine plural noun
الواو عاطفة
اسم مرفوع
مرجون ر ج و | RCV MRCVN murcevne bırakılmışlardır deferred
Mim,Re,Cim,Vav,Nun,
40,200,3,6,50,
N – nominative masculine plural (form IV) passive participle
اسم مرفوع
لأمر ا م ر | EMR LÊMR liemri emrine for the Command of Allah -
Lam,,Mim,Re,
30,,40,200,
P – prefixed preposition lām
N – genitive masculine noun
جار ومجرور
الله | ELLH llahi Allah'ın for the Command of Allah -
Elif,Lam,Lam,He,
1,30,30,5,
"PN – genitive proper noun → Allah"
لفظ الجلالة مجرور
إما | ÎME immā ya whether
,Mim,Elif,
,40,1,
EXL – explanation particle
حرف تفصيل
يعذبهم ع ذ ب | AZ̃B YAZ̃BHM yuǎƶƶibuhum onlara azabeder He will punish them
Ye,Ayn,Zel,Be,He,Mim,
10,70,700,2,5,40,
V – 3rd person masculine singular (form II) imperfect verb
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
فعل مضارع و«هم» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
وإما | VÎME veimmā ya da or
Vav,,Mim,Elif,
6,,40,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
EXL – explanation particle
الواو عاطفة
حرف تفصيل
يتوب ت و ب | TVB YTVB yetūbu affeder He will turn (in mercy)
Ye,Te,Vav,Be,
10,400,6,2,
V – 3rd person masculine singular imperfect verb
فعل مضارع
عليهم | ALYHM ǎleyhim onları to them.
Ayn,Lam,Ye,He,Mim,
70,30,10,5,40,
P – preposition
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
جار ومجرور
والله | VELLH vallahu Allah And Allah
Vav,Elif,Lam,Lam,He,
6,1,30,30,5,
"CONJ – prefixed conjunction wa (and)
PN – nominative proper noun → Allah"
الواو عاطفة
لفظ الجلالة مرفوع
عليم ع ل م | ALM ALYM ǎlīmun bilendir (is) All-Knower,
Ayn,Lam,Ye,Mim,
70,30,10,40,
ADJ – nominative masculine singular indefinite adjective
صفة مرفوعة
حكيم ح ك م | ḪKM ḪKYM Hakīmun hüküm ve hikmet sahibidir All-Wise.
Ha,Kef,Ye,Mim,
8,20,10,40,
ADJ – nominative masculine singular indefinite adjective
صفة مرفوعة
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
وآخرون
ve āḣarūne
EḢR|ا خ ر
ve başkaları da var ki
Kombi Müfredat
مرجون
murcevne
RCV|ر ج و
bırakılmışlardır
Kombi Müfredat
لأمر
liemri
EMR|ا م ر
emrine
4
الله
llahi
|
Allah'ın
5
إما
immā
|
ya
Kombi Müfredat
يعذبهم
yuǎƶƶibuhum
AZ̃B|ع ذ ب
onlara azabeder
7
وإما
veimmā
|
ya da
Kombi Müfredat
يتوب
yetūbu
TVB|ت و ب
affeder
9
عليهم
ǎleyhim
|
onları
10
والله
vallahu
|
Allah
11 Kombi Müfredat
عليم
ǎlīmun
ALM|ع ل م
bilendir
12 Kombi Müfredat
حكيم
Hakīmun
ḪKM|ح ك م
hüküm ve hikmet sahibidir
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَاخَرُونَ: ve başkaları da var ki | مُرْجَوْنَ: bırakılmışlardır | لِأَمْرِ: emrine | اللَّهِ: Allah'ın | إِمَّا: ya | يُعَذِّبُهُمْ: onlara azabeder | وَإِمَّا: ya da | يَتُوبُ: affeder | عَلَيْهِمْ: onları | وَاللَّهُ: Allah | عَلِيمٌ: bilendir | حَكِيمٌ: hüküm ve hikmet sahibidir | Dinle Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |وآخرون W ËḢRWN ve başkaları da var ki | مرجون MRCWN bırakılmışlardır | لأمر LÊMR emrine | الله ELLH Allah'ın | إما ÎME ya | يعذبهم YAZ̃BHM onlara azabeder | وإما WÎME ya da | يتوب YTWB affeder | عليهم ALYHM onları | والله WELLH Allah | عليم ALYM bilendir | حكيم ḪKYM hüküm ve hikmet sahibidir | Dinle Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ve āḣarūne: ve başkaları da var ki | murcevne: bırakılmışlardır | liemri: emrine | llahi: Allah'ın | immā: ya | yuǎƶƶibuhum: onlara azabeder | veimmā: ya da | yetūbu: affeder | ǎleyhim: onları | vallahu: Allah | ǎlīmun: bilendir | Hakīmun: hüküm ve hikmet sahibidir | Dinle Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |V ËḢRVN: ve başkaları da var ki | MRCVN: bırakılmışlardır | LÊMR: emrine | ELLH: Allah'ın | ÎME: ya | YAZ̃BHM: onlara azabeder | VÎME: ya da | YTVB: affeder | ALYHM: onları | VELLH: Allah | ALYM: bilendir | ḪKYM: hüküm ve hikmet sahibidir | Dinle Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Bir başka bölük de var ki işleri, Allah'ın emrine kalmış; dilerse azaplandırır onları, dilerse tövbelerini kabûl eder ve Allah, her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sâhibidir.Dinle Paylaş
Adem Uğur : (Sefere katılmayanlardan) diğer bir gurup da Allah'ın emrine bırakılmışlardır. O, bunlara ya azap eder veya tevbelerini kabul eder. Allah çok bilendir, hikmet sahibidir.Dinle Paylaş
Ahmed Hulusi : (Savaş için sefere çıkmayan) diğer bir kısım da Allâh hükmüne bırakılmışlardır. . . Ya onlara azap yaşatır ya da tövbe nasip eder. . . Allâh Aliym'dir, Hakiym'dir.Dinle Paylaş
Ahmet Tekin : Bir diğerleri de, Allah’ın emrini, hükmünü beklemektedirler. Allah ya onları cezalandıracak veya tevbelerini, günah işlemekten vazgeçerek, kendisine itaate yönelişlerini kabul edecek. Allah her şeyi bilir, hikmet sahibi ve hükümrandır.Dinle Paylaş
Ahmet Varol : Diğer bazılarının işleri de Allah'ın buyruğuna bırakılmıştır. Onlara ya azab eder, ya da tevbelerini kabul eder. Allah bilendir, hakimdir.Dinle Paylaş
Ali Bulaç : Diğer bir kısmı, Allah'ın emri için ertelenmişlerdir. O, bunları, ya azablandıracak veya tevbelerini kabul edecektir. Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.Dinle Paylaş
Ali Fikri Yavuz : O savaştan geri kalan diğer bir kısmı da, Allah’ın kaderi icabı tevbe etmekte gecikmişlerdi. Eğer günahlarında ısrar edip tevbe etmezlerse, Allah onlara azab eder; yok tevbekâr olursa, tevbelerini kabul eder. Allah, Alîm’dir, Hakîm’dir.Dinle Paylaş
Bekir Sadak : Savastan geri kalanlarin bir kisminin isi de Allah'in buyruguna kalmistir. Allah onlara ya azabeder, ya da tevbelerini kabul eder. O bilendir, hakimdir.Dinle Paylaş
Celal Yıldırım : (Tebük Seferi'ne katılmayanlardan) başka bir kısmı da Allah' in vereceği hükme bırakılmışlardır; ya onlara azâb eder ya da tevbe nasîb edip pişmanlıklarını kabul eder. Allah her şeyi bilendir, her şeyi hikmetle yürütendir.Dinle Paylaş
Diyanet İşleri : (Sefere katılmayanlardan) diğer bir kısmı da, Allah’ın emrine bırakılmışlardır. Bunlara ya azap eder ya da tövbelerini kabul eder. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.Dinle Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Savaştan geri kalanların bir kısmının işi de Allah'ın buyruğuna kalmıştır. Allah onlara ya azabeder, ya da tevbelerini kabul eder. O bilendir, hakimdir.Dinle Paylaş
Diyanet Vakfi : (Sefere katılmayanlardan) diğer bir gurup da Allah'ın emrine bırakılmışlardır. O, bunlara ya azap eder veya tevbelerini kabul eder. Allah çok bilendir, hikmet sahibidir.Dinle Paylaş
Edip Yüksel : Bir başka grup da ALLAH'ın hükmünü bekliyor. Kendilerini ya cezalandırır veya tevbelerini kabul eder. ALLAH Bilendir, Bilgedir.Dinle Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Savaşa katılmayanlardan diğer bir kısmının affı da Allah'ın emrini beklemek için geri bırakılmıştır. Ya kendilerini cezalandırır ya da tevbelerini kabul eder. Allah alîmdir, hakîmdir.Dinle Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Diğer bir kısmı da Allah'ın iradesine bırakılmışlardır; ya onlara azap eder veya tevbelerini kabul buyurur. Allah, herşeyi bilendir, hikmet sahibidir.Dinle Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Diğer bir takımı da Allahın emrine geri bırakılmışlardır, ya kendilerini tazib eder veya tevbelerini kabul buyurur, Allah alîmdir, hakîmdirDinle Paylaş
Fizilal-il Kuran : Savaşa katılmayanların bir başka bölümü daha var ki, onların işleri doğrudan doğruya Allah'ın iradesine kalmıştır. O, onları ya azaba çarptırır ya da tevbelerini kabul eder. Allah her şeyi bilir ve her yaptığı yerindedir.Dinle Paylaş
Gültekin Onan : Diğer bir kısmı, Tanrı'nın buyruğu için ertelenmişlerdir. O, bunları ya azablandıracak ya da tevbelerini kabul edecektir. Tanrı, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.Dinle Paylaş
Hakkı Yılmaz : Ve diğerleri, Allah'ın emrine bırakılmış olanlardır. O, ya kendilerini azaplandırır ya da tevbelerini kabul eder. Ve Allah en iyi bilendir, en iyi yasa koyandır. Dinle Paylaş
Hasan Basri Çantay : (Savaşa gitmeyenlerden) diğer bir takımı da Allahın emrine (intizaren) gecikdirilmişlerdir. O, bunları ya azaba uğratacak, yahud tevbelerini kabul edecekdir. Allah (onların hallerini) çok iyi bilen, (her şey'i) tam bir hikmetle yapandır. Dinle Paylaş
Hayrat Neşriyat : (Savaşa gitmeyenlerin) diğer bir kısmı da Allah’ın emrine bırakılmış kimselerdir; onlara ya azâb eder, ya da (hikmetine binâen, kendi lütfundan) tevbelerini kabûl eder. Çünki Allah, Alîm (onların kalbinde olanı hakkıyla bilen)dir, Hakîm (hükmettiği her işte hikmetli olan)dır.Dinle Paylaş
İbni Kesir : Diğer bir kısmı da Allah'ın emrine bırakılmışlardır; ya onlara azab eder veya tevbelerini kabul eder. Allah; Alim'dir, Hakim'dir.Dinle Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ve diğerleri, Allah'ın emri için ertelenmiştir. Onları ya azaplandırır ya da onların tövbesini kabul eder. Ve Allah; Alîm'dir (en iyi bilen), Hakîm'dir (hüküm veren, hikmet sahibi).Dinle Paylaş
Muhammed Esed : Bir de, (durumlarının ne olacağı) Allah'ın yargı ve iradesine kalmış olan başka bir kısım insanlar (var ki), bunları (Allah) ya azaplandıracak ya da yine acıması, esirgemesiyle yönelecektir onlara. Çünkü Allah doğru hüküm ve hikmetle yargılayan mutlak ve sınırsız bilgi sahibidir.Dinle Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve diğer birtakımı da Allah Teâlâ'nın emri için tehir edilmişlerdir. Ya onları muazzep kılacak veya onların tevbelerini kabul buyuracaktır. Ve Allah Teâlâ alîmdir, hakîmdir.Dinle Paylaş
Ömer Öngüt : Diğer bazıları da Allah'ın emrine bırakılmışlardır. Onlara ya azap eder, ya da tevbelerini kabul eder. Allah bilendir, hikmet sahibidir.Dinle Paylaş
Şaban Piriş : Bir kısmı da Allah’ın emrine kalmıştır. Allah onlara ya azap eder; ya da tevbelerini kabul eder. O, alimdir, hakimdir.Dinle Paylaş
Suat Yıldırım : Sefere katılmayan bazı kişilerin akıbetleri de Allah’ın emrine kalmıştır:Allah ister onları cezalandırır, ister merhamet eder. Allah alîmdir, hakîmdir (her şeyi bilir, tam hüküm ve hikmet sahibidir).Dinle Paylaş
Süleyman Ateş : Başka bir takımları da var ki Allâh'ın emrine bırakılmışlardır. (Allâh) ya onlara azâbeder, ya da onları affeder. Allâh bilendir, hüküm ve hikmet sâhibidir.Dinle Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Diğer bir kısmı da, Allah'ın emri için ertelenmişlerdir. O, bunları, ya azablandıracak veya tevbelerini kabul edecektir. Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.Dinle Paylaş
Ümit Şimşek : Diğer bazılarının da işi Allah'ın emrine kalmıştır. Allah onları ister cezalandırır, ister tevbelerini kabul eder. Zira Allah herşeyi bilir, her işi hikmetle yapar.Dinle Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Bir kısmı da umutları Allah'ın emrine bağlı, beklemektedir. Allah onlara ya azap edecektir ya tövbe edecektir. Allah, Alîm'dir, Hakîm'dir.Dinle Paylaş
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.