Kırık Meal (Arapça) : |الَّذِينَ: kimselere | قَالُوا: diyen(lere) | لِإِخْوَانِهِمْ: kardeşleri için | وَقَعَدُوا: (Savaştan geri kalıp) oturarak | لَوْ: eğer | أَطَاعُونَا: bizim sözümüzü tutsalardı | مَا: | قُتِلُوا: öldürülmezlerdi | قُلْ: de ki | فَادْرَءُوا: haydi savın | عَنْ: | أَنْفُسِكُمُ: kendinizden | الْمَوْتَ: ölümü | إِنْ: eğer | كُنْتُمْ: iseniz | صَادِقِينَ: doğrulardan |
Kırık Meal (Harekesiz) : |الذين ELZ̃YNkimselere | قالوا GELWEdiyen(lere) | لإخوانهم LÎḢWENHMkardeşleri için | وقعدوا WGAD̃WE(Savaştan geri kalıp) oturarak | لو LWeğer | أطاعونا ÊŦEAWNEbizim sözümüzü tutsalardı | ما ME | قتلوا GTLWEöldürülmezlerdi | قل GLde ki | فادرءوا FED̃RÙWEhaydi savın | عن AN | أنفسكم ÊNFSKMkendinizden | الموت ELMWTölümü | إن ÎNeğer | كنتم KNTMiseniz | صادقين ṦED̃GYNdoğrulardan |
Kırık Meal (Okunuş) : |elleƶīne: kimselere | ḳālū: diyen(lere) | liiḣvānihim: kardeşleri için | veḳaǎdū: (Savaştan geri kalıp) oturarak | lev: eğer | eTāǔnā: bizim sözümüzü tutsalardı | mā: | ḳutilū: öldürülmezlerdi | ḳul: de ki | fedra'ū: haydi savın | ǎn: | enfusikumu: kendinizden | l-mevte: ölümü | in: eğer | kuntum: iseniz | Sādiḳīne: doğrulardan |
Kırık Meal (Transcript) : |ELZ̃YN: kimselere | GELVE: diyen(lere) | LÎḢVENHM: kardeşleri için | VGAD̃VE: (Savaştan geri kalıp) oturarak | LV: eğer | ÊŦEAVNE: bizim sözümüzü tutsalardı | ME: | GTLVE: öldürülmezlerdi | GL: de ki | FED̃RÙVE: haydi savın | AN: | ÊNFSKM: kendinizden | ELMVT: ölümü | ÎN: eğer | KNTM: iseniz | ṦED̃GYN: doğrulardan |
Abdulbaki Gölpınarlı : Onlar öyle kişilerdir ki otururlar da kardeşlerine, eğer derler, bizi dinleselerdi öldürülmeyeceklerdi. De ki: Ölümü çevirin kendinizden sözünüz doğruysa.
Adem Uğur : (Evlerinde) oturup da kardeşleri hakkında: "Bize uysalardı öldürülmezlerdi" diyenlere, "Eğer doğru sözlü insanlar iseniz, canlarınızı ölümden kurtarın bakalım!" de.
Ahmed Hulusi : O savaşa katılmayanlar, kardeşleri için "Eğer bize uysalardı, öldürülmezlerdi" dediler. De ki: "Dediğiniz doğru ise ölümü uzak kılın başınızdan bakalım!"
Ahmet Tekin : Evlerinde oturup da, kardeşlerine:
'Bize uysalardı, öldürülmezlerdi' diyenlere:
'Eğer iddianızda doğru iseniz, kendinizden ölümü uzaklaştırın, bakalım' de.
Ahmet Varol : Onlar kendileri oturup kaldıkları halde kardeşleri hakkında: 'Eğer bizim sözümüzü tutsalardı öldürülmezlerdi' diyenlerdir. De ki: 'Eğer doğru sözlü iseniz ölümü kendinizden savın bakalım!.'
Ali Bulaç : Onlar, kendileri oturup kardeşleri için: "Eğer bize itaat etselerdi, öldürülmezlerdi" diyenlerdir. De ki: "Eğer doğru sözlüler iseniz, ölümü kendinizden savın öyleyse."
Ali Fikri Yavuz : Uhud gününde Medine’de oturup, savaşta ölen yakınları hakkında: “- Eğer bizi dinleselerdi ölmiyeceklerdi” diyen o münafıklara şöyle söyle: “- Öyle ise, kendinizden ölümü geri çevirin, eğer sadıklardansanız.”
Celal Yıldırım : O münafıklar ki, oturdular da savaşa katılan kardeşleri için, «Bize uyup kalsalardı öldürülmezlerdi» dediler. De ki: Eğer doğrulardan iseniz haydi kendinizden ölümü geri çevirin !
Diyanet İşleri : (Onlar), kendileri oturup kaldıkları hâlde kardeşleri için, “Eğer bize uysalardı, öldürülmezlerdi” diyen kimselerdir. De ki: “Eğer doğru söyleyenler iseniz kendinizden ölümü savın.”
Diyanet İşleri (eski) : Onlar oturup, kardeşleri için: 'Bize itaat etselerdi öldürülmezlerdi' dediler. De ki: 'Eğer doğru sözlü iseniz, ölümü kendinizden savın'.
Diyanet Vakfi : (Evlerinde) oturup da kardeşleri hakkında: «Bize uysalardı öldürülmezlerdi» diyenlere, «Eğer doğru sözlü insanlar iseniz, canlarınızı ölümden kurtarın bakalım!» de.
Edip Yüksel : Onlar oturup, akrabaları için şunu söylediler: 'Bize uysalardı öldürülmeyeceklerdi.' De ki, 'Ölümü kendinizden savın da doğru sözlü olduğunuzu kanıtlayın.'
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Kendileri oturup kaldıkları halde kardeşleri için: «Eğer bize uysalardı öldürülmezlerdi» dediler. Onlara de ki: «Eğer iddianızda doğru iseniz, kendinizden ölümü uzaklaştırınız».
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Kendileri oturarak savaşa giden kardeşleri için: «Bizi dinleselerdi öldürülmezlerdi.» diyenlere de ki: «Haydi, o halde kendinizden ölümü geri çevirin, eğer gerçeği söylüyorsanız!
Elmalılı Hamdi Yazır : Onlar ki oturdular da muharebeye giden ihvanları için «bizi dinleselerdi katl olunmazlardı» dediler, deki haydin o halde kendinizden ölümü def'edin eğer gerçekseniz
Fizilal-il Kuran : Onlar, evlerinde oturup savaşa katılan kardeşleri için «Eğer bizim sözümüzü dinleselerdi, öldürülmezlerdi» diyenlerdir. De ki; «Eğer doğru söylüyorsanız, ölümü kendi başınızdan savın bakalım.»
Gültekin Onan : Onlar, kendileri oturup kardeşleri için : "Eğer bize itaat etselerdi, öldürülmezlerdi" diyenlerdir. De ki : "Eğer doğru sözlüler iseniz, ölümü kendinizden savın öyleyse."
Hakkı Yılmaz : (166-168) İki topluluğun karşılaştığı günde size dokunan şeyler de Allah'ın izniyledir/ bilgisiyledir. Ve mü’minleri bildirsin/ işaretleyip göstersin ve münâfıklık yapan kimseleri –kendileri oturup dururken kardeşleri için: “Eğer bize itaat etselerdi öldürülmezlerdi” diyen kimseleri– bildirsin/ işaretleyip göstersin diyedir. Ve onlara: “Geliniz, Allah yolunda savaşınız veya savunma yapınız” denilmişti. Onlar: “Biz, savaşı bilseydik kesinlikle size uyardık” dediler. Onlar o gün, imandan çok Allah'ın ilâhlığını, rabliğini örmeye yakındılar. Onlar, kalplerinde olmayan şeyleri ağızlarıyla söylüyorlar. Allah, gizledikleri şeyleri daha iyi bilendir. De ki: “Eğer doğru kimseler iseniz, haydi kendinizden ölümü uzaklaştırınız.”
Hasan Basri Çantay : Kendileri (evlerinde) oturarak kardeşlerine: «Eğer bizi dinleselerdi ölmeyeceklerdi» diyen o adamlara de ki: «öyle ise kendi nefislerinizden ölümü geri çevirin, eğer doğrucu (adam) larsanız».
Hayrat Neşriyat : Onlar ki (savaşa gitmeyip, evlerinde) oturdukları hâlde, (Uhud günü şehîd edilen)kardeşleri için: 'Eğer bize itaat etselerdi, öldürülmezlerdi!' dediler. (Ey Habîbim!) De ki: 'Eğer (iddiânızda) doğru kimseler iseniz, haydi kendinizden ölümü def' edin!'
İbni Kesir : Kendileri oturarak kardeşleri için: Bize uysalardı öldürülmezlerdi, diyenlere, de ki: Şayet sadıklardan iseniz, kendi nefislerinizden ölümü geri çevirin.
İskender Evrenosoğlu : Onlar (münafıklar), kendileri oturdukları (savaşa gitmedikleri) halde, savaşa katılan kardeşleri için: "Eğer bize itaat etselerdi, öldürülmezlerdi." dediler. (Onlara) de ki: "Eğer (sözünüzde) sâdık kimselerseniz, haydi ölümü kendinizden savın."
Muhammed Esed : kendilerini (savaştan) geri tutanlar, (öldürülen) kardeşleri hakkında, (sonradan,) "Bizi dinleselerdi öldürülmüş olmayacaklardı" dediler. De ki: "Peki, sözünüzde samimi iseniz ölümü başınızdan savın bakalım!"
Ömer Nasuhi Bilmen : Onlar ki, kendileri oturdukları halde kardeşleri için «Eğer bize itaat etseydiler öldürülmezler idi,» dediler. De ki: «Öyle ise kendi nefislerinizden ölümü defediniz! Eğer sâdık kimseler iseniz.»
Ömer Öngüt : Onlar (evlerinde) oturup da kardeşleri için: “Bize itaat etselerdi öldürülmezlerdi. ” dediler. Resulüm! De ki: “Eğer doğru sözlü iseniz ölümü kendinizden savın. ”
Şaban Piriş : Oturdukları yerden, öldürülen kardeşleri için: -Bize uysalardı öldürülmezlerdi, diyen kimselere de ki: -Haydi, doğru söylüyorsanız, ölümü kendinizden savın!
Suat Yıldırım : Onlar o münafıklardır ki kendileri savaşa çıkmayıp evde oturmaları yetmiyor gibi, bir de kalkıp (bilgiçlik taslayarak) savaşta şehid olan arkadaşları hakkında: "Sözümüze kulak verselerdi böyle öldürülmezlerdi." derler. De ki: "Eğer, iddianızda tutarlı iseniz, haydi elinizden geliyorsa kendinizi ölümün elinden kurtarın bakalım!"
Süleyman Ateş : (Savaştan geri kalıp) Oturarak, kardeşleri için "Bizim sözümüzü tutsalardı, öldürülmezlerdi." diyenlere söyle: "Eğer doğru iseniz, kendinizden ölümü savınız!"
Tefhim-ul Kuran : Onlar, kendileri oturup kardeşleri için: «Eğer bize itaat etselerdi, öldürülmezlerdi» diyenlerdir. De ki: «Eğer doğru sözlüler iseniz, ölümü kendinizden savın öyleyse.»
Ümit Şimşek : Evlerinde oturup da şehit kardeşleri için 'Bizi dinleseler öldürülmezlerdi' diyenlere sen de ki: Eğer doğru söylüyorsanız, ölümü kendinizden uzaklaştırın.
Yaşar Nuri Öztürk : Yerlerinde oturup da kardeşleri için, "Bizi dinlemiş olsalardı öldürülmeyeceklerdi." diyenlere şöyle söyle: "Eğer doğru sözlüler iseniz, kendi benliklerinizden uzaklaştırın ölümü!"