6:113En’âm  Suresi 113. Ayet

Kuran Sırası: 6 İniş Sırası: 55
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165

6:113En’âm  Suresi 113. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَلِتَصْغَىٰ (VLTṦĞ) = veliteSğā : ve meyletsin
2. إِلَيْهِ (ÎLYH) = ileyhi : ona
3. أَفْئِدَةُ (ÊFÙD̃T) = ef'idetu : kalbleri
4. الَّذِينَ (ELZ̃YN) = elleƶīne : kimselerin
5. لَا (LE) = lā :
6. يُؤْمِنُونَ (YÙMNVN) = yu'minūne : inanmayan(ların)
7. بِالْاخِرَةِ (BEL ËḢRT) = bil-āḣirati : ahirete
8. وَلِيَرْضَوْهُ (VLYRŽVH) = veliyerDevhu : ve ondan hoşlansınlar
9. وَلِيَقْتَرِفُوا (VLYGTRFVE) = veliyeḳterifū : ve işlemeğe devam etsinler
10. مَا (ME) = mā :
11. هُمْ (HM) = hum : onların
12. مُقْتَرِفُونَ (MGTRFVN) = muḳterifūne : işledikleri suçları
ve meyletsin | ona | kalbleri | kimselerin | | inanmayan(ların) | ahirete | ve ondan hoşlansınlar | ve işlemeğe devam etsinler | | onların | işledikleri suçları |

[ṦĞV] [] [FED̃] [] [] [EMN] [EḢR] [RŽV] [GRF] [] [] [GRF]
VLTṦĞ ÎLYH ÊFÙD̃T ELZ̃YN LE YÙMNVN BEL ËḢRT VLYRŽVH VLYGTRFVE ME HM MGTRFVN

veliteSğā ileyhi ef'idetu elleƶīne yu'minūne bil-āḣirati veliyerDevhu veliyeḳterifū hum muḳterifūne
ولتصغى إليه أفئدة الذين لا يؤمنون بالآخرة وليرضوه وليقترفوا ما هم مقترفون

6:113En’âm  Suresi 113. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
ولتصغى ص غ و | ṦĞV VLTṦĞ veliteSğā ve meyletsin And so that incline
إليه | ÎLYH ileyhi ona to it
أفئدة ف ا د | FED̃ ÊFÙD̃T ef'idetu kalbleri hearts
الذين | ELZ̃YN elleƶīne kimselerin (of) those who
لا | LE (do) not
يؤمنون ا م ن | EMN YÙMNVN yu'minūne inanmayan(ların) believe
بالآخرة ا خ ر | EḢR BEL ËḢRT bil-āḣirati ahirete in the Hereafter,
وليرضوه ر ض و | RŽV VLYRŽVH veliyerDevhu ve ondan hoşlansınlar and so that they may be pleased with it
وليقترفوا ق ر ف | GRF VLYGTRFVE veliyeḳterifū ve işlemeğe devam etsinler and so that they may commit
ما | ME what
هم | HM hum onların they
مقترفون ق ر ف | GRF MGTRFVN muḳterifūne işledikleri suçları (are) committing.
6:113 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

ve meyletsin | ona | kalbleri | kimselerin | | inanmayan(ların) | ahirete | ve ondan hoşlansınlar | ve işlemeğe devam etsinler | | onların | işledikleri suçları |

[ṦĞV] [] [FED̃] [] [] [EMN] [EḢR] [RŽV] [GRF] [] [] [GRF]
VLTṦĞ ÎLYH ÊFÙD̃T ELZ̃YN LE YÙMNVN BEL ËḢRT VLYRŽVH VLYGTRFVE ME HM MGTRFVN

veliteSğā ileyhi ef'idetu elleƶīne yu'minūne bil-āḣirati veliyerDevhu veliyeḳterifū hum muḳterifūne
ولتصغى إليه أفئدة الذين لا يؤمنون بالآخرة وليرضوه وليقترفوا ما هم مقترفون

[ص غ و] [] [ف ا د] [] [] [ا م ن] [ا خ ر] [ر ض و] [ق ر ف] [] [] [ق ر ف]

6:113En’âm  Suresi 113. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
ولتصغى ص غ و | ṦĞV VLTṦĞ veliteSğā ve meyletsin And so that incline
Vav,Lam,Te,Sad,Ğayn,,
6,30,400,90,1000,,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
PRP – prefixed particle of purpose lām
V – 3rd person feminine singular imperfect verb, subjunctive mood
الواو عاطفة
اللام لام التعليل
فعل مضارع منصوب
إليه | ÎLYH ileyhi ona to it
,Lam,Ye,He,
,30,10,5,
P – preposition
PRON – 3rd person masculine singular object pronoun
جار ومجرور
أفئدة ف ا د | FED̃ ÊFÙD̃T ef'idetu kalbleri hearts
,Fe,,Dal,Te merbuta,
,80,,4,400,
N – nominative masculine plural noun
اسم مرفوع
الذين | ELZ̃YN elleƶīne kimselerin (of) those who
Elif,Lam,Zel,Ye,Nun,
1,30,700,10,50,
REL – masculine plural relative pronoun
اسم موصول
لا | LE (do) not
Lam,Elif,
30,1,
NEG – negative particle
حرف نفي
يؤمنون ا م ن | EMN YÙMNVN yu'minūne inanmayan(ların) believe
Ye,,Mim,Nun,Vav,Nun,
10,,40,50,6,50,
V – 3rd person masculine plural (form IV) imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
بالآخرة ا خ ر | EḢR BEL ËḢRT bil-āḣirati ahirete in the Hereafter,
Be,Elif,Lam,,Hı,Re,Te merbuta,
2,1,30,,600,200,400,
P – prefixed preposition bi
N – genitive feminine singular noun
جار ومجرور
وليرضوه ر ض و | RŽV VLYRŽVH veliyerDevhu ve ondan hoşlansınlar and so that they may be pleased with it
Vav,Lam,Ye,Re,Dad,Vav,He,
6,30,10,200,800,6,5,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
PRP – prefixed particle of purpose lām
V – 3rd person masculine plural imperfect verb, subjunctive mood
PRON – subject pronoun
PRON – 3rd person masculine singular object pronoun
الواو عاطفة
اللام لام التعليل
فعل مضارع منصوب والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل والهاء ضمير متصل في محل نصب مفعول به
وليقترفوا ق ر ف | GRF VLYGTRFVE veliyeḳterifū ve işlemeğe devam etsinler and so that they may commit
Vav,Lam,Ye,Gaf,Te,Re,Fe,Vav,Elif,
6,30,10,100,400,200,80,6,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
PRP – prefixed particle of purpose lām
V – 3rd person masculine plural (form VIII) imperfect verb, subjunctive mood
PRON – subject pronoun
الواو عاطفة
اللام لام التعليل
فعل مضارع منصوب والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
ما | ME what
Mim,Elif,
40,1,
REL – relative pronoun
اسم موصول
هم | HM hum onların they
He,Mim,
5,40,
PRON – 3rd person masculine plural personal pronoun
ضمير منفصل
مقترفون ق ر ف | GRF MGTRFVN muḳterifūne işledikleri suçları (are) committing.
Mim,Gaf,Te,Re,Fe,Vav,Nun,
40,100,400,200,80,6,50,
N – nominative masculine plural (form VIII) active participle
اسم مرفوع
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
ولتصغى
veliteSğā
ṦĞV|ص غ و
ve meyletsin
2
إليه
ileyhi
|
ona
Kombi Müfredat
أفئدة
ef'idetu
FED̃|ف ا د
kalbleri
4
الذين
elleƶīne
|
kimselerin
5
لا
|
Kombi Müfredat
يؤمنون
yu'minūne
EMN|ا م ن
inanmayan(ların)
Kombi Müfredat
بالآخرة
bil-āḣirati
EḢR|ا خ ر
ahirete
Kombi Müfredat
وليرضوه
veliyerDevhu
RŽV|ر ض و
ve ondan hoşlansınlar
Kombi Müfredat
وليقترفوا
veliyeḳterifū
GRF|ق ر ف
ve işlemeğe devam etsinler
10
ما
|
11
هم
hum
|
onların
12 Kombi Müfredat
مقترفون
muḳterifūne
GRF|ق ر ف
işledikleri suçları
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَلِتَصْغَىٰ: ve meyletsin | إِلَيْهِ: ona | أَفْئِدَةُ: kalbleri | الَّذِينَ: kimselerin | لَا: | يُؤْمِنُونَ: inanmayan(ların) | بِالْاخِرَةِ: ahirete | وَلِيَرْضَوْهُ: ve ondan hoşlansınlar | وَلِيَقْتَرِفُوا: ve işlemeğe devam etsinler | مَا: | هُمْ: onların | مُقْتَرِفُونَ: işledikleri suçları | Dinle
Kırık Meal (Harekesiz) : |ولتصغى WLTṦĞ ve meyletsin | إليه ÎLYH ona | أفئدة ÊFÙD̃T kalbleri | الذين ELZ̃YN kimselerin | لا LE | يؤمنون YÙMNWN inanmayan(ların) | بالآخرة BEL ËḢRT ahirete | وليرضوه WLYRŽWH ve ondan hoşlansınlar | وليقترفوا WLYGTRFWE ve işlemeğe devam etsinler | ما ME | هم HM onların | مقترفون MGTRFWN işledikleri suçları | Dinle
Kırık Meal (Okunuş) : |veliteSğā: ve meyletsin | ileyhi: ona | ef'idetu: kalbleri | elleƶīne: kimselerin | : | yu'minūne: inanmayan(ların) | bil-āḣirati: ahirete | veliyerDevhu: ve ondan hoşlansınlar | veliyeḳterifū: ve işlemeğe devam etsinler | : | hum: onların | muḳterifūne: işledikleri suçları | Dinle
Kırık Meal (Transcript) : |VLTṦĞ: ve meyletsin | ÎLYH: ona | ÊFÙD̃T: kalbleri | ELZ̃YN: kimselerin | LE: | YÙMNVN: inanmayan(ların) | BEL ËḢRT: ahirete | VLYRŽVH: ve ondan hoşlansınlar | VLYGTRFVE: ve işlemeğe devam etsinler | ME: | HM: onların | MGTRFVN: işledikleri suçları | Dinle
Abdulbaki Gölpınarlı : Onlar, âhirete inanmayanların gönülleri meyletsin ve hoşnut olsunlar da yapageldiklerine devâm etsinler diye söylerler o sözleri.Dinle
Adem Uğur : Ahirete inanmayanların kalpleri ona (yaldızlı söze) kansın, ondan hoşlansınlar ve işledikleri suçu işlemeye devam etsinler diye (böyle yaparlar).Dinle
Ahmed Hulusi : Tâ ki, geleceklerindeki sonsuz yaşam süreçlerine iman etmeyenlerin fuadları (Esmâ mânâ özelliklerini şuura yansıtıcılar - kalp nöronları) ona (aldatıcı bilgiye) meyletsin, ondan hoşlansınlar; (buna göre de) yapacaklarını yapmaya devam etsinler.Dinle
Ahmet Tekin : Âhirete, ebedî yurda iman etmeyenlerin kalpleri, akılları yaldızlı sözlere kansın, ondan hoşlansın ve işledikleri suçu, günahı işlemeye devam etsinler diye böyle vesvese vermeye devam ederler.Dinle
Ahmet Varol : Ahirete inanmayanların kalpleri o sözlere meyletsin, onlardan hoşnut olsunlar ve kendilerinin yaptıklarını onlar da yapsınlar diye (böyle sözler fısıldarlar).Dinle
Ali Bulaç : Bir de ahirete inanmayanların kalpleri ona meyletsin de ondan (bu yaldızlı ve içi çarpık sözlerden) hoşlansınlar ve yüklenmekte olduklarını yüklenedursunlar.Dinle
Ali Fikri Yavuz : Bir de o yaldızlı lâfa, âhirete inanmıyanların kalbleri meyletsin, ondan hoşlansınlar ve kazanmakta oldukları günahı onlar da kazansınlar diye, öyle yaparlar.Dinle
Bekir Sadak : (112-11) 3 Aldatmak icin birbirlerine cazip sozler fisildayan cin ve insan seytanlarini her peygambere dusman yaptik. Bu seytanlar ahirete inanmayanlarin kalblerinin o sozlere yonelmesi, ondan hosnut olmasi ve kendilerinin isledikleri suclari islemeleri icin byle yaparlar. Rabbin dileseydi bunu yapamazlardÙ, sen onlarÙ iftiralarÙ ile ba_ba_a bÙrak.Dinle
Celal Yıldırım : Bir de Âhiret'e inanmayanların gönüllerinin meyletmesini, hoşlanmalarını ve elde ettikleri günahları işleyedurmalarını (devam ettirmek) için (bu yola başvururlar),Dinle
Diyanet İşleri : Bir de (şeytanlar), ahirete inanmayanların gönülleri bu yaldızlı sözlere meyletsin, onlardan hoşlansınlar ve işleyecekleri günahları işlesinler diye (bu fısıldamayı yaparlar).Dinle
Diyanet İşleri (eski) : (112-113) Aldatmak için birbirlerine cazip sözler fısıldayan cin ve insan şeytanlarını her peygambere düşman yaptık. Bu şeytanlar ahirete inanmayanların kalblerinin o sözlere yönelmesi, ondan hoşnut olması ve kendilerinin işledikleri suçları işlemeleri için böyle yaparlar. Rabbin dileseydi bunu yapamazlardı, sen onları iftiraları ile başbaşa bırak;Dinle
Diyanet Vakfi : Âhirete inanmayanların kalpleri ona (yaldızlı söze) kansın, ondan hoşlansınlar ve işledikleri suçu işlemeye devam etsinler diye (böyle yaparlar).Dinle
Edip Yüksel : Ahirete inanmıyanların kalbi ona kansın, ondan hoşlansın ve gerçekten yapmak istediklerini yapabilsinler diye. . .Dinle
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Bir de ahirete iman etmeyenlerin kalbleri, o yaldızlı söze kansın, ondan hoşlansın ve işledikleri suçları işlemeye devam etsinler diye böyle yaparlar.Dinle
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bir de ahirete inanmayanların gönülleri o yaldızlı söze meyletsin, ondan hoşlansınlar ve onların işlediği günahları işlesinler diye yaldızlı söz fısıldarlar.Dinle
Elmalılı Hamdi Yazır : Bir de o yaldızlı lâfa Âhırete inanmıyanların gönülleri aksın ve onu hoşlansınlar ve bu ele geçirmekte oldukları varidatı elde etsinler diye öyle yaparlarDinle
Fizilal-il Kuran : Ahirete inanmayanların kalpleri bu yaldızlı uydurmalara kansın, onlardan hoşlansın ve işledikleri kötülükleri işlemeye devam etsinler diye.Dinle
Gültekin Onan : Bir de ahirete inanmayanların yürekleri (efidet) ona meyletsin de ondan (bu yaldızlı ve çarpık sözlerden) hoşlansınlar ve yüklenmekte olduklarını yüklenedursunlar.Dinle
Hakkı Yılmaz : (112,113) Böylece Biz, her peygamber için gizli-açık şeytanlarını düşman yaptık: Ki dünya malına aldanmaktan dolayı, âhirete inanmayan kimselerin kalpleri ona kansın, ondan hoşnut olsun ve yapmakta olduklarını yapsınlar diye bunların bazısı bazısına sözün süslüsünü gizlice telkinde bulunur/fısıldar. –Ve şâyet Rabbin dileseydi onu yapmazlardı. Öyleyse onları ve uydurdukları şeyleri bırak!– Dinle
Hasan Basri Çantay : Bir de (bu telkıyni) âhirete inanmazların gönülleri ona ağsın, ondan hoşlansınlar, kazanmakda oldukları (günâhı) onlar ko-kazana dursunlar diye (yapar). Dinle
Hayrat Neşriyat : Bir de (o şeytanlar bu telkini) âhirete inanmayanların gönülleri ona (o yaldızlı sözlere) meyletsin, ondan hoşlansınlar ve onlar işleyici oldukları (günahları)nı işlesinler diye (yaparlar).Dinle
İbni Kesir : Bir de ahirete inanmayanların kalbleri ona meyletsin, ondan hoşlansınlar ve işlesinler diye.Dinle
İskender Evrenosoğlu : Ve ahirete inanmayanların gönülleri ona (onlara; insan ve cin şeytanlara) meyletsin ve ondan razı olsunlar. Ve onlar, kazandıkları şeyleri kazanmaya devam etsinler.Dinle
Muhammed Esed : Yine de, ahirete inanmayanların kalpleri Ona yönelebilsin ve Onda tatmin bulabilsinler diye, ayrıca ulaşabilecekleri (fazilet derecesi)ne ulaşabilsinler diye,Dinle
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve o (yaldızlı) sözlerle ahirete inanmayanların gönülleri ona meyletsin ve ondan hoşlansınlar ve onlar irtikab eder olduklarını irtikab etsinler diye telkin eyler.Dinle
Ömer Öngüt : Bir de ahirete inanmayanların kalpleri ona meyletsin, ondan hoşlansınlar ve işleyeceklerini işlesinler diye.Dinle
Şaban Piriş : Ahirete inanmayanların kalpleri o sözlere kansın, ondan hoşlansınlar ve işledikleri günahları işlemeye devam etsinler.Dinle
Suat Yıldırım : Bir de bu telkini, âhirete inanmayanların gönülleri ona meyletsin, derken ondan hoşlansınlar ve işledikleri suçlarını işlemeye devam etsinler diye yaparlar.Dinle
Süleyman Ateş : Ki âhirete inanmayanların kalbleri o(nların yaldızlı sözleri)ne kansın, ondan hoşlansınlar ve onlar, işledikleri suçları işlemeğe devam etsinler.Dinle
Tefhim-ul Kuran : Bir de ahirete inanmayanların kalpleri ona meyletsin de ondan (bu yaldızlı ve içi çarpık sözlerden) hoşlansınlar ve yüklenmekte olduklarını yüklenedursunlar.Dinle
Ümit Şimşek : Onlar bunu, âhirete inanmayanların gönülleri o yaldızlı sözlere meyletsin, sonra ondan hoşlansınlar ve işlemekte oldukları kötülükleri işlemeye devam etsinler diye yaparlar.Dinle
Yaşar Nuri Öztürk : Ki âhirete inanmayanların gönülleri ona ısınsın, ondan hoşlansınlar, elde ettikleri şeylere sahip olmaya devam etsinler.Dinle
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.