» 2 / Bakara  250:

Kuran Sırası: 2
İniş Sırası: 87
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286

 » 2 / Bakara  Suresi: 250
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَلَمَّا (VLME) = velemmā : ne zaman
2. بَرَزُوا (BRZVE) = berazū : karşılaşsalar
3. لِجَالُوتَ (LCELVT) = licālūte : Calut
4. وَجُنُودِهِ (VCNVD̃H) = ve cunūdihi : ve askerleriyle
5. قَالُوا (GELVE) = ḳālū : şöyle dediler
6. رَبَّنَا (RBNE) = rabbenā : Rabbimiz
7. أَفْرِغْ (ÊFRĞ) = efriğ : dök
8. عَلَيْنَا (ALYNE) = ǎleynā : üzerimize
9. صَبْرًا (ṦBRE) = Sabran : sabır
10. وَثَبِّتْ (VS̃BT) = ve ṧebbit : ve sağlam tut
11. أَقْدَامَنَا (ÊGD̃EMNE) = eḳdāmenā : ayaklarımızı
12. وَانْصُرْنَا (VENṦRNE) = venSurnā : ve bize yardım et
13. عَلَى (AL) = ǎlā : karşı
14. الْقَوْمِ (ELGVM) = l-ḳavmi : topluluğuna
15. الْكَافِرِينَ (ELKEFRYN) = l-kāfirīne : kafirler
ne zaman | karşılaşsalar | Calut | ve askerleriyle | şöyle dediler | Rabbimiz | dök | üzerimize | sabır | ve sağlam tut | ayaklarımızı | ve bize yardım et | karşı | topluluğuna | kafirler |

[] [BRZ] [] [CND̃] [GVL] [RBB] [FRĞ] [] [ṦBR] [S̃BT] [GD̃M] [NṦR] [] [GVM] [KFR]
VLME BRZVE LCELVT VCNVD̃H GELVE RBNE ÊFRĞ ALYNE ṦBRE VS̃BT ÊGD̃EMNE VENṦRNE AL ELGVM ELKEFRYN

velemmā berazū licālūte ve cunūdihi ḳālū rabbenā efriğ ǎleynā Sabran ve ṧebbit eḳdāmenā venSurnā ǎlā l-ḳavmi l-kāfirīne
ولما برزوا لجالوت وجنوده قالوا ربنا أفرغ علينا صبرا وثبت أقدامنا وانصرنا على القوم الكافرين

 » 2 / Bakara  Suresi: 250
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
ولما | VLME velemmā ne zaman And when
برزوا ب ر ز | BRZ BRZVE berazū karşılaşsalar they went forth
لجالوت | LCELVT licālūte Calut to (face) Jalut
وجنوده ج ن د | CND̃ VCNVD̃H ve cunūdihi ve askerleriyle and his troops
قالوا ق و ل | GVL GELVE ḳālū şöyle dediler they said,
ربنا ر ب ب | RBB RBNE rabbenā Rabbimiz """Our Lord!"
أفرغ ف ر غ | FRĞ ÊFRĞ efriğ dök Pour
علينا | ALYNE ǎleynā üzerimize on us
صبرا ص ب ر | ṦBR ṦBRE Sabran sabır patience
وثبت ث ب ت | S̃BT VS̃BT ve ṧebbit ve sağlam tut and make firm
أقدامنا ق د م | GD̃M ÊGD̃EMNE eḳdāmenā ayaklarımızı our feet,
وانصرنا ن ص ر | NṦR VENṦRNE venSurnā ve bize yardım et and help us
على | AL ǎlā karşı against
القوم ق و م | GVM ELGVM l-ḳavmi topluluğuna the people
الكافرين ك ف ر | KFR ELKEFRYN l-kāfirīne kafirler "(who are) disbelieving."""

2:250 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

ne zaman | karşılaşsalar | Calut | ve askerleriyle | şöyle dediler | Rabbimiz | dök | üzerimize | sabır | ve sağlam tut | ayaklarımızı | ve bize yardım et | karşı | topluluğuna | kafirler |

[] [BRZ] [] [CND̃] [GVL] [RBB] [FRĞ] [] [ṦBR] [S̃BT] [GD̃M] [NṦR] [] [GVM] [KFR]
VLME BRZVE LCELVT VCNVD̃H GELVE RBNE ÊFRĞ ALYNE ṦBRE VS̃BT ÊGD̃EMNE VENṦRNE AL ELGVM ELKEFRYN

velemmā berazū licālūte ve cunūdihi ḳālū rabbenā efriğ ǎleynā Sabran ve ṧebbit eḳdāmenā venSurnā ǎlā l-ḳavmi l-kāfirīne
ولما برزوا لجالوت وجنوده قالوا ربنا أفرغ علينا صبرا وثبت أقدامنا وانصرنا على القوم الكافرين

[] [ب ر ز] [] [ج ن د] [ق و ل] [ر ب ب] [ف ر غ] [] [ص ب ر] [ث ب ت] [ق د م] [ن ص ر] [] [ق و م] [ك ف ر]

 » 2 / Bakara  Suresi: 250
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
ولما | VLME velemmā ne zaman And when
Vav,Lam,Mim,Elif,
6,30,40,1,
REM – prefixed resumption particle
T – time adverb
الواو استئنافية
ظرف زمان
برزوا ب ر ز | BRZ BRZVE berazū karşılaşsalar they went forth
Be,Re,Ze,Vav,Elif,
2,200,7,6,1,
V – 3rd person masculine plural perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
لجالوت | LCELVT licālūte Calut to (face) Jalut
Lam,Cim,Elif,Lam,Vav,Te,
30,3,1,30,6,400,
"P – prefixed preposition lām
PN – genitive proper noun → Jalut"
جار ومجرور
وجنوده ج ن د | CND̃ VCNVD̃H ve cunūdihi ve askerleriyle and his troops
Vav,Cim,Nun,Vav,Dal,He,
6,3,50,6,4,5,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
N – genitive masculine plural noun
PRON – 3rd person masculine singular possessive pronoun
الواو عاطفة
اسم مجرور والهاء ضمير متصل في محل جر بالاضافة
قالوا ق و ل | GVL GELVE ḳālū şöyle dediler they said,
Gaf,Elif,Lam,Vav,Elif,
100,1,30,6,1,
V – 3rd person masculine plural perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
ربنا ر ب ب | RBB RBNE rabbenā Rabbimiz """Our Lord!"
Re,Be,Nun,Elif,
200,2,50,1,
N – accusative masculine noun
PRON – 1st person plural possessive pronoun
اسم منصوب و«نا» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
أفرغ ف ر غ | FRĞ ÊFRĞ efriğ dök Pour
,Fe,Re,Ğayn,
,80,200,1000,
V – 2nd person masculine singular (form IV) imperative verb
فعل أمر
علينا | ALYNE ǎleynā üzerimize on us
Ayn,Lam,Ye,Nun,Elif,
70,30,10,50,1,
P – preposition
PRON – 1st person plural object pronoun
جار ومجرور
صبرا ص ب ر | ṦBR ṦBRE Sabran sabır patience
Sad,Be,Re,Elif,
90,2,200,1,
N – accusative masculine indefinite noun
اسم منصوب
وثبت ث ب ت | S̃BT VS̃BT ve ṧebbit ve sağlam tut and make firm
Vav,Se,Be,Te,
6,500,2,400,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 2nd person masculine singular (form II) imperative verb
الواو عاطفة
فعل أمر
أقدامنا ق د م | GD̃M ÊGD̃EMNE eḳdāmenā ayaklarımızı our feet,
,Gaf,Dal,Elif,Mim,Nun,Elif,
,100,4,1,40,50,1,
N – accusative masculine plural noun
PRON – 1st person plural possessive pronoun
اسم منصوب و«نا» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
وانصرنا ن ص ر | NṦR VENṦRNE venSurnā ve bize yardım et and help us
Vav,Elif,Nun,Sad,Re,Nun,Elif,
6,1,50,90,200,50,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 2nd person masculine singular imperative verb
PRON – 1st person plural object pronoun
الواو عاطفة
فعل أمر و«نا» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
على | AL ǎlā karşı against
Ayn,Lam,,
70,30,,
P – preposition
حرف جر
القوم ق و م | GVM ELGVM l-ḳavmi topluluğuna the people
Elif,Lam,Gaf,Vav,Mim,
1,30,100,6,40,
N – genitive masculine noun
اسم مجرور
الكافرين ك ف ر | KFR ELKEFRYN l-kāfirīne kafirler "(who are) disbelieving."""
Elif,Lam,Kef,Elif,Fe,Re,Ye,Nun,
1,30,20,1,80,200,10,50,
ADJ – genitive masculine plural active participle
صفة مجرورة
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |وَلَمَّا: ne zaman | بَرَزُوا: karşılaşsalar | لِجَالُوتَ: Calut | وَجُنُودِهِ: ve askerleriyle | قَالُوا: şöyle dediler | رَبَّنَا: Rabbimiz | أَفْرِغْ: dök | عَلَيْنَا: üzerimize | صَبْرًا: sabır | وَثَبِّتْ: ve sağlam tut | أَقْدَامَنَا: ayaklarımızı | وَانْصُرْنَا: ve bize yardım et | عَلَى: karşı | الْقَوْمِ: topluluğuna | الْكَافِرِينَ: kafirler |
Kırık Meal (Harekesiz) : |ولما WLME ne zaman | برزوا BRZWE karşılaşsalar | لجالوت LCELWT Calut | وجنوده WCNWD̃H ve askerleriyle | قالوا GELWE şöyle dediler | ربنا RBNE Rabbimiz | أفرغ ÊFRĞ dök | علينا ALYNE üzerimize | صبرا ṦBRE sabır | وثبت WS̃BT ve sağlam tut | أقدامنا ÊGD̃EMNE ayaklarımızı | وانصرنا WENṦRNE ve bize yardım et | على AL karşı | القوم ELGWM topluluğuna | الكافرين ELKEFRYN kafirler |
Kırık Meal (Okunuş) : |velemmā: ne zaman | berazū: karşılaşsalar | licālūte: Calut | ve cunūdihi: ve askerleriyle | ḳālū: şöyle dediler | rabbenā: Rabbimiz | efriğ: dök | ǎleynā: üzerimize | Sabran: sabır | ve ṧebbit: ve sağlam tut | eḳdāmenā: ayaklarımızı | venSurnā: ve bize yardım et | ǎlā: karşı | l-ḳavmi: topluluğuna | l-kāfirīne: kafirler |
Kırık Meal (Transcript) : |VLME: ne zaman | BRZVE: karşılaşsalar | LCELVT: Calut | VCNVD̃H: ve askerleriyle | GELVE: şöyle dediler | RBNE: Rabbimiz | ÊFRĞ: dök | ALYNE: üzerimize | ṦBRE: sabır | VS̃BT: ve sağlam tut | ÊGD̃EMNE: ayaklarımızı | VENṦRNE: ve bize yardım et | AL: karşı | ELGVM: topluluğuna | ELKEFRYN: kafirler |
Abdulbaki Gölpınarlı : Câlût'la ordusuna karşı çıkınca da Rabbimiz dediler, sen bize sabırlar ver, ayaklarımızı diret, bizi kâfirlere üstün et.
Adem Uğur : Câlût ve askerleriyle savaşa tutuştuklarında: Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır. Bize cesaret ver ki tutunalım. Kâfir kavme karşı bize yardım et, dediler.
Ahmed Hulusi : Calut ve ordusunun karşısına çıktıklarında dua ettiler: "Rabbimiz dayanma kuvvesi ver, ayaklarımızı sâbitle, kaydırma ve inkârcılar topluluğuna karşı bize kazanma gücü ver. "
Ahmet Tekin : Câlût’a, askerî erkânına ve ordusuna karşı savaş meydanına çıktıkları zaman: 'Ey Rabbimiz üzerimize sabır yağdır, savaş meydanında bize metanet ihsan eyle. Ordumuzun özgüvenini, cesaretini artır. Şerefimizi ve itibarımızı yücelt. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden, kâfir bir kavme karşı da bize yardım et.' diye dua ettiler.
Ahmet Varol : Bunlar Calut'un ve askerlerinin karşısına çıktıklarında da: 'Ey Rabbimiz, bize bolca sabır ver, ayaklarımızı sağlam tut ve kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et!' dediler.
Ali Bulaç : Onlar, Calut ve ordusuna karşı meydana (savaşa) çıktıklarında, dediler ki: "Rabbimiz, üzerimize sabır yağdır, adımlarımızı sabit kıl (kaydırma) ve kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et."
Ali Fikri Yavuz : Talût’a bağlı bulunan müminler, Calût ve onun askerlerine karşı çarpışmak üzere çıktıkları zaman şöyle dua ettiler: “- Ey Rabbimiz, üzerimize bol bol sabır dök, ayaklarımıza kuvvet ve sebat ver ve bizi kâfirler kavmi üzerine muzaffer kıl.”
Bekir Sadak : Calut ve ordusuna karsi ciktiklarinda, «Rabbimiz! Bize sabir ver, sebatimizi artir, inkar eden millete karsi bize yardim et» dediler.
Celal Yıldırım : Onlar (o teslimiyet gösteren mü'minler) Câlût'a ve onun ordusuna karşı (savaşmak üzere) çıkınca (şöyle duada bulunup) dediler ki: «Rabbimiz ! Üzerimize sabır (güç ve kudretini) boşalt (tıpkı bolca yağan yağmur gibi). Ayaklarımızı (savaş alanında, düşman karşısında) sağlam ve sabit tut ve bize, İnkâr ve haksızlık içinde bulunan millete karşı yardım et!»
Diyanet İşleri : (Tâlût’un askerleri) Câlût ve askerleriyle karşı karşıya gelince şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlam bastır ve şu kâfir kavme karşı bize yardım et.”
Diyanet İşleri (eski) : Calut ve ordusuna karşı çıktıklarında, 'Rabbimiz! Bize sabır ver, sebatımızı artır, inkar eden millete karşı bize yardım et' dediler.
Diyanet Vakfi : Câlût ve askerleriyle savaşa tutuştuklarında: Ey Rabbimiz! Yüreğimizi sabırla doldur; bize direnme gücü ver; kâfir kavme karşı bize yardım et, dediler.
Edip Yüksel : Calut ve ordusuyla karşılaştıklarında şöyle dediler: 'Rabbimiz, bize direnme gücü ver, ayaklarımızı sağlam tut, inkarcılara karşı bize yardım et.'
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Calut ve ordusuna karşı savaş meydanına çıktıkları zaman da şöyle dediler: «Ey Rabbimiz! Üzerlerimize sabır dök, ayaklarımızı sabit tut ve kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et!»
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Calut ve ordusuna karşı meydana çıktıklarında şöyle dediler: «Ey bizleri yetiştiren Rabbimiz, üzerimize sabır dök, ayaklarımıza sebat ve dayanıklılık ver ve bizi bu kafirler topluluğuna karşı zafere ulaştır.»
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve vaktaki Calut ve ordusuna karşı meydana çıktılar şöyle dediler «Ey bizleri yetişdiren rabbımız üzerlerimize sabır dök ve ayaklarımıza sebat ver ve bizi kâfirler kavmine karşı muzaffer buyur.»
Fizilal-il Kuran : Talut ve askerleri, Calut ve ordusu ile karşılaştıklarında; 'Ey Rabbimiz, üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sabit kıl ve kâfirlere karşı bize zafer nasip eyle' dediler.
Gültekin Onan : Onlar Calut ve ordusuna karşı meydana (savaşa) çıktıklarında dediler ki: "Rabbimiz, üzerimize sabır yağdır, adımlarımızı sabit kıl (kaydırma) ve kafirler kavmine karşı bize yardım et."
Hakkı Yılmaz : "Ve onlar, Câlût ve ordusu için ortaya çıktıkları zaman, “Rabbimiz! Bize çok çok sabır ver de gevşemeyelim, zaafa düşmeyelim, boyun eğmeyelim, ayaklarımızı sâbit tut ve kâfirler toplumuna; senin ilâhlığını, rabliğini bilerek reddedenler topluluğuna karşı bize yardım et!” dediler. "
Hasan Basri Çantay : Onlar (Taaluta itaat eden mü'minler), Câlut ile askerlerine karşı çıkdıkları zaman (niyaz edib) dediler ki: «Ey Rabbimiz, üzerimize (yağmur gibi) sabır yağdır. Ayaklarımıza sebat ver (er meydanından kaydırma). Bu kâfirler güruhuna karşı bize yardım et».
Hayrat Neşriyat : (Tâlût ve ona itâat eden mü’minler) Câlût ve ordusuna karşı çıktıklarında ise şöyle dediler: 'Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımıza sebât ver ve kâfirler topluluğuna karşı bize yardım eyle!'
İbni Kesir : Calut ve askerlerine karşı çıktıkları zaman, dediler ki: Ey Rabbımız, üzerimize sabır yağdır, ayaklarımıza sebat ver ve bizi kafirler güruhuna karşı muzaffer kıl.
İskender Evrenosoğlu : Ve (Talut'un askerleri), Calut ve onun askerlerinin (ordusunun) karşısına çıktıkları zaman şöyle dediler: “Rabbimiz üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı (düşman karşısında) sabit kıl ve kâfirler kavmine karşı bize yardım et.”
Muhammed Esed : Onlar Calut ve kuvvetleriyle karşı karşıya geldiklerinde, "Ey Rabbimiz! Bize zorluklara tahammül gücü bağışla, adımlarımızı sağlam kıl ve hakikati inkar eden bu topluma karşı bize yardım et!" diye dua ettiler.
Ömer Nasuhi Bilmen : Vaktâ ki Câlût ile askerlerine karşı meydana çıktılar, dediler ki: «Ey Rabbimiz! üzerimize sabır yağdır ve ayaklarımızı sabit kıl ve bizlere o kâfirler gürûhu üzerine nusret ver.»
Ömer Öngüt : Câlut ve ordusuna karşı çıktıklarında: “Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır! Ayaklarımıza sebat ver! O kâfirler gürûhuna karşı bize yardım et!” dediler.
Şaban Piriş : Câlût ve ordusuna karşı çıktıklarında: -Rabbimiz! üzerimize sabır yağdır. Ayaklarımıza sebat ver, bu kafir topluma karşı bize yardım et, zafer ver, dediler.
Suat Yıldırım : Talut’un beraberindeki müminler ise Câlut ile ordusuna karşı çıkınca dediler ki: "Ya Rabbenâ, üstümüze (gürül gürül) sabır yağdır, Ayaklarımıza sebat ver ve kâfir topluluğa karşı bizi muzaffer eyle!"
Süleyman Ateş : (Tâlût'un askerleri) Câlût ve askerlerinin karşısına çıktıklarında şöyle dediler: "Rabbimiz, üzerimize sabır dök! ayaklarımızı sağlam tut ve o kâfir millete karşı bize yardım et!"
Tefhim-ul Kuran : Onlar, Calut ve ordusuna karşı meydana (savaşa) çıktıklarında, dediler ki: «Rabbimiz, üzerimize sabır yağdır, adımlarımızı sabit kıl (kaydırma) ve kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.»
Ümit Şimşek : Câlût ve ordusuyla karşılaşınca da 'Rabbimiz,' dediler. 'Bize sabır yağdır. Ayaklarımıza sebat ver. Kâfirler güruhuna karşı bize yardım et.'
Yaşar Nuri Öztürk : Câlût ve ordusuyla karşılaştıklarında şöyle yakardılar: "Ey Rabb'imiz, üzerimize sabır yağdır. Ayaklarımızı yere sağlam bastır. Ve küfre sapanlara karşı bize yardım et."


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}