» 2 / Bakara  162:

Kuran Sırası: 2
İniş Sırası: 87
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286

 » 2 / Bakara  Suresi: 162
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. خَالِدِينَ (ḢELD̃YN) = ḣālidīne : ebedi kalırlar
2. فِيهَا (FYHE) = fīhā : (la'net) içinde
3. لَا (LE) = lā :
4. يُخَفَّفُ (YḢFF) = yuḣaffefu : hafifletilmez
5. عَنْهُمُ (ANHM) = ǎnhumu : onlardan
6. الْعَذَابُ (ELAZ̃EB) = l-ǎƶābu : azab
7. وَلَا (VLE) = ve lā : ve yoktur
8. هُمْ (HM) = hum : onlara
9. يُنْظَرُونَ (YNƵRVN) = yunZerūne : gözetme
ebedi kalırlar | (la'net) içinde | | hafifletilmez | onlardan | azab | ve yoktur | onlara | gözetme |

[ḢLD̃] [] [] [ḢFF] [] [AZ̃B] [] [] [NƵR]
ḢELD̃YN FYHE LE YḢFF ANHM ELAZ̃EB VLE HM YNƵRVN

ḣālidīne fīhā yuḣaffefu ǎnhumu l-ǎƶābu ve lā hum yunZerūne
خالدين فيها لا يخفف عنهم العذاب ولا هم ينظرون

 » 2 / Bakara  Suresi: 162
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
خالدين خ ل د | ḢLD̃ ḢELD̃YN ḣālidīne ebedi kalırlar (Will) abide forever
فيها | FYHE fīhā (la'net) içinde in it.
لا | LE Not
يخفف خ ف ف | ḢFF YḢFF yuḣaffefu hafifletilmez will be lightened
عنهم | ANHM ǎnhumu onlardan for them
العذاب ع ذ ب | AZ̃B ELAZ̃EB l-ǎƶābu azab the punishment
ولا | VLE ve lā ve yoktur and not
هم | HM hum onlara they
ينظرون ن ظ ر | NƵR YNƵRVN yunZerūne gözetme will be reprieved.

2:162 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

ebedi kalırlar | (la'net) içinde | | hafifletilmez | onlardan | azab | ve yoktur | onlara | gözetme |

[ḢLD̃] [] [] [ḢFF] [] [AZ̃B] [] [] [NƵR]
ḢELD̃YN FYHE LE YḢFF ANHM ELAZ̃EB VLE HM YNƵRVN

ḣālidīne fīhā yuḣaffefu ǎnhumu l-ǎƶābu ve lā hum yunZerūne
خالدين فيها لا يخفف عنهم العذاب ولا هم ينظرون

[خ ل د] [] [] [خ ف ف] [] [ع ذ ب] [] [] [ن ظ ر]

 » 2 / Bakara  Suresi: 162
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
خالدين خ ل د | ḢLD̃ ḢELD̃YN ḣālidīne ebedi kalırlar (Will) abide forever
Hı,Elif,Lam,Dal,Ye,Nun,
600,1,30,4,10,50,
N – accusative masculine plural active participle
اسم منصوب
فيها | FYHE fīhā (la'net) içinde in it.
Fe,Ye,He,Elif,
80,10,5,1,
P – preposition
PRON – 3rd person feminine singular object pronoun
جار ومجرور
لا | LE Not
Lam,Elif,
30,1,
NEG – negative particle
حرف نفي
يخفف خ ف ف | ḢFF YḢFF yuḣaffefu hafifletilmez will be lightened
Ye,Hı,Fe,Fe,
10,600,80,80,
V – 3rd person masculine singular (form II) passive imperfect verb
فعل مضارع مبني للمجهول
عنهم | ANHM ǎnhumu onlardan for them
Ayn,Nun,He,Mim,
70,50,5,40,
P – preposition
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
جار ومجرور
العذاب ع ذ ب | AZ̃B ELAZ̃EB l-ǎƶābu azab the punishment
Elif,Lam,Ayn,Zel,Elif,Be,
1,30,70,700,1,2,
N – nominative masculine noun
اسم مرفوع
ولا | VLE ve lā ve yoktur and not
Vav,Lam,Elif,
6,30,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
NEG – negative particle
الواو عاطفة
حرف نفي
هم | HM hum onlara they
He,Mim,
5,40,
PRON – 3rd person masculine plural personal pronoun
ضمير منفصل
ينظرون ن ظ ر | NƵR YNƵRVN yunZerūne gözetme will be reprieved.
Ye,Nun,Zı,Re,Vav,Nun,
10,50,900,200,6,50,
V – 3rd person masculine plural (form IV) passive imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع مبني للمجهول والواو ضمير متصل في محل رفع نائب فاعل
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |خَالِدِينَ: ebedi kalırlar | فِيهَا: (la'net) içinde | لَا: | يُخَفَّفُ: hafifletilmez | عَنْهُمُ: onlardan | الْعَذَابُ: azab | وَلَا: ve yoktur | هُمْ: onlara | يُنْظَرُونَ: gözetme |
Kırık Meal (Harekesiz) : |خالدين ḢELD̃YN ebedi kalırlar | فيها FYHE (la'net) içinde | لا LE | يخفف YḢFF hafifletilmez | عنهم ANHM onlardan | العذاب ELAZ̃EB azab | ولا WLE ve yoktur | هم HM onlara | ينظرون YNƵRWN gözetme |
Kırık Meal (Okunuş) : |ḣālidīne: ebedi kalırlar | fīhā: (la'net) içinde | : | yuḣaffefu: hafifletilmez | ǎnhumu: onlardan | l-ǎƶābu: azab | ve lā: ve yoktur | hum: onlara | yunZerūne: gözetme |
Kırık Meal (Transcript) : |ḢELD̃YN: ebedi kalırlar | FYHE: (la'net) içinde | LE: | YḢFF: hafifletilmez | ANHM: onlardan | ELAZ̃EB: azab | VLE: ve yoktur | HM: onlara | YNƵRVN: gözetme |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ebedî olarak lânette kalırlar. Ne azapları hafifletilir, ne yüzlerine bakılır.
Adem Uğur : Onlar ebediyen lânet içinde kalırlar. Artık ne azapları hafifletilir ne de onların yüzlerine bakılır.
Ahmed Hulusi : O lânetlerin sonuçlarını sonsuza dek yaşarlar. Bunun azabı asla hafifletilmez ve onlara mühlet (yanlışı düzeltme süreci) de verilmez.
Ahmet Tekin : Onlar ebediyyen lânet içinde kalırlar. Onların cezaları hafifletilmez. Özür dilemelerine, tevbe etmelerine fırsat verilmez, onlara merhamet nazarıyla bakılmaz, göz açtırılmaz.
Ahmet Varol : Onlar (lanette) sürekli kalıcıdırlar. [32] Üzerlerinden azap hafifletilmez ve kendilerine bakılmaz da.
Ali Bulaç : Onda (lanette) süresiz kalacaklardır, onlardan azab hafifletilmez ve onlar gözetilmezler.
Ali Fikri Yavuz : Onlar, o lânet ve ateş içinde devamlı olarak kalanlardır. Onlardan ne azâb hafifletilir, ne de kendilerine göz açtırılır.
Bekir Sadak : Lanette temellidirler, onlardan azab hafifletilmez ve onlarin azabi geciktirilmez.
Celal Yıldırım : Lanette devamlı kalıcılardır ; azâb onlardan hafifletilmez ve (bir ân olsun) azâbdan geri bırakılıp bekletilmezler.
Diyanet İşleri : Onlar ebedî olarak lânet içinde kalırlar. Artık ne kendilerinden azap hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır.
Diyanet İşleri (eski) : Lanette temellidirler, onlardan azab hafifletilmez ve onların azabı geciktirilmez.
Diyanet Vakfi : Onlar ebediyen lânet içinde kalırlar. Artık ne azapları hafifletilir ne de onların yüzlerine bakılır.
Edip Yüksel : O durumda sürekli kalırlar. Azapları hafifletilmez ve ertelenmez.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Onlar ebedi olarak onun altında kalırlar. Ne azabları hafifletilir, ne de kendilerine göz açtırılır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Onlar, sonsuza kadar o lanetin altında kalırlar, ne azapları hafifletilir, ne de kendilerine göz açtırılır.
Elmalılı Hamdi Yazır : ebediyen onun altında kalırlar, ne azabları hafifletilir ne de kendilerine göz açtırılır
Fizilal-il Kuran : Bunlar (sürekli lânetlenmiş olarak) orada ebediyen kalırlar. Ne azapları hafifletilir ve ne de kendilerine mühlet verilir.
Gültekin Onan : O durumda/Onda süresiz kalacaklardır. Azapları hafifletilmez ve ertelenmez/onlar gözetilmezler.
Hakkı Yılmaz : (161,162) "Küfredip; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddedip de bu hâl üzerine ölen şu kimseler; işte onlar; Allah'ın, doğal güçlerin/vahiylerin, insanların hepsinin dışlaması onlaradır. Onlar dışlanışta temelli kalıcıdırlar. Onlardan azap hafifletilmez ve onlara bakılmayacaktır da. "
Hasan Basri Çantay : Onun (o lâ'netin, yahud cehennemin) içinde ebedî kalıcıdırlar onlar. Onlardan âzab da hafifletilmez. Kendilerinin yüzlerine de bakılmaz.
Hayrat Neşriyat : Orada (Cehennemde) ebedî olarak kalıcıdırlar! Onlardan ne azab hafifletilir, ne de onlara (özür dilemeleri üzere) mühlet verilir!
İbni Kesir : Onun içinde temelli kalacaklardır. Onlardan ne azab hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır.
İskender Evrenosoğlu : (Onlar), onun (lânetin) içinde ebediyyen kalacak olanlardır. Onlardan azap hafifletilmez ve onlara bakılmaz.
Muhammed Esed : Onlar bu halde kalacaklar; (ve) ne azapları hafifletilecek, ne de soluk almalarına imkan verilecek.
Ömer Nasuhi Bilmen : Orada ebedî bir halde kalacaklardır. Onlardan azab hafifletilmez ve kendilerine asla nazar olunmaz.
Ömer Öngüt : Onlar ebedi olarak o lânetin içinde kalacaklardır. Onlardan azap hafifletilmez ve onlara mühlet de verilmez.
Şaban Piriş : Onlar lanette temellidirler. Onlardan azap hafifletilmez ve onların yüzlerine bakılmaz.
Suat Yıldırım : Onlar bu lânet içinde ebedî olarak kalırlar. Onların azapları hafifletilmeyeceği gibi, Kendilerine yeni bir mühlet de verilmez.
Süleyman Ateş : Ebedi la'net içinde kalırlar. Ne kendilerinden azâb hafifletilir, ne de onlara fırsat verilir.
Tefhim-ul Kuran : Onda (lanette) temelli kalıcıdırlar, onlardan azab hafifletilmez ve onlar gözetilmezler de.
Ümit Şimşek : Onlar ebediyen lânet içinde kalırlar; ne azapları hafifletilir, ne yüzlerine bakan olur.
Yaşar Nuri Öztürk : Sürekli o lanetin içindedirler. Ne azapları hafifletilir ne de yüzlerine bakılır.


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}